Mehmet Y.'in Kapak Resmi
Mehmet Y., bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okuyor

Hollandalı taraftarların açtıkları pankartta savaşa açık ve acı göndermeler vardı. 'Bisikletlerimizi geri verin' diye tezahürat ediyorlardı seyirciler. Almanların savaş esnasında Hollandalıların fiestlerine/bisiklet toplu halde koymuş el olmasını kast ediyorlardı. Nazilerin Führer sloganını tiye alan bir pankartta 'Ein Reich, Ein Volk, Ein Gullit' yazıyordu.

Harika Portakal, David Winner (Sayfa 138 - İthaki)Harika Portakal, David Winner (Sayfa 138 - İthaki)
Mehmet Y., bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okuyor

1993 yılında Alman neo-Nazilerin Türk Gastarbeiter'lerin evlerini kundaklaması Hollanda'da bir dizi protestoya neden oldu. Bir milyondan fazla Hollandalı erkek ve kadın 'Kızgınım' isimli dilekçesini imzalayıp Alman Şansölye Kohl'e gönderdi. 'Ben De Kızgınım' aslında daha doğru bir isim olabilirdi: Dehşet içindeki yüz binlerce Alman da kendi şehirlerindeki bu kundaklama olayını lanetliyordu.

Harika Portakal, David Winner (Sayfa 142 - İthaki)Harika Portakal, David Winner (Sayfa 142 - İthaki)
Mehmet Y., Turan Masalları'ı inceledi.
27 Mar 11:35 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Ne zaman Ömer Seyfettin mevzusu açılsa söylediğim bir şey var. Ömer Seyfettin'i bize çocuk edebiyatçısı, çocuklar için hikaye yazan bir yazar gibi tanıttılar. Aslında alakası yok. Ömer Seyfettin hikayeleri çok ciddi, hem edebi yönü kuvvetli olan hem de anlattığı konular bakımından oldukça üst düzey anlamlar taşıyan hikayeler.

Turan Masallarında da bu var. İçerisinde farklı hikayeler barındıran bir derleme bu. Genç bir yaşta vefat eden ve bugün dahi Türk edebiyatının en önemli hikayecilerinden biri olan Ömer Seyfettin'in güçlü kalemi ve parlak zekasının izlerini bulabilirsiniz.

Üç Nasihat benim çok sevdiğim bir hikayeydi zaten. Herkesin İçtiği Su ise adeta günümüz Türkiye'sini anlatmış. O sudan içmek lazım belki de...

Mehmet Y., bir alıntı ekledi.
27 Mar 10:57 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Nâdan ( kaba cahil ) ile sohbet etmek güçtür bilene;
Çünkü nâdân ne gelirse, söyler, diline!
Atasözü

Turan Masalları, Ömer Seyfettin (Sayfa 205 - Ötüken)Turan Masalları, Ömer Seyfettin (Sayfa 205 - Ötüken)
Mehmet Y. tekrar paylaştı. 26 Mar 22:56
nyks, Tuna'nın Türküsü'ü inceledi.
26 Mar 22:52 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Mehmet Yılmaz'a teşekkür ediyorum öncelikle. Gerçekten çok beğendim. Karakterler öyle samimi öyle tanıdık geldi ki sanki tanıdığım insanların öyküsünü okudum. Aslında daha kısa sürede bitirebilirdim bile çünkü akıcı bir kitap. Sizler de bu kitapla tanışıp içten karakterler ile sohbet ediyormuş gibi hissedin derim. Tekrardan yazarımız Mehmet beye teşekkürlerimi sunuyorum bu güzel kitap ile tanıştırdığı için. Başarılarının devamını diliyorum (:

Mehmet Y. tekrar paylaştı. 24 Mar 13:46
Mahfuz Ayışığı, bir alıntı ekledi.
04 Mar 23:09 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

O, hayat şiirimin bercestesi olmuştu...

Bir Gün, Mehmet Yılmaz (Sayfa 144 - Roza Yayınları)Bir Gün, Mehmet Yılmaz (Sayfa 144 - Roza Yayınları)
Mehmet Y., bir alıntı ekledi.
24 Mar 11:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Ömer Seyfettin çok cepheli bir edip olmakla birlikte öncelikle hikayecidir.
...

Ömer Seyfettin hakkındaki en yanlış kanaat onu, çocuk edebiyatı yazarlığıyla sınırlandırmaktır.

Turan Masalları, Ömer Seyfettin (Sayfa 13 - Ötüken)Turan Masalları, Ömer Seyfettin (Sayfa 13 - Ötüken)
Mehmet Y., Leyla'nın Evi'yi inceledi.
23 Mar 13:48 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Ev, bir küçük dünyadır. Eskiler dar-ı dünya derdi zaten, yani dünya evi. Sadece barınılan bir yer değildir. Çünkü içinde hatıralar barındırır, umutlar, sevgiler, beklentiler, acılar…

Livaneli, Leyla’nın Evi’nde merkeze ‘ev’ kavramını yerleştirmiş. Kurgusunu çok beğendim. İstanbul yalılarından birisinin hikayesini, bir aile hikayesi üzerinden anlatıyor. 1910’lardan 2000’lere uzanan bir Türkiye hikayesi bu. Dedesinden kalan yalıdan türlü hilelerle atılan Leyla Hanımın ve onunla zıt kutuplardaymış gibi görünen ama tanıdıkça farklılaşan Roxie/Rukiye’nin de hikayesi aynı zamanda.

Livaneli romanlarının karakteristik özellikleri burada da var. Kolay okunuyor, araya malumatlar serpiştiriyor ve tabii ki müzik. Livaneli’nin sevdiğim bir yönü ise vicdanlı davranma çabasıdır. Çünkü başka birkaç romanda da yaptığı gibi acıları tek taraflı işlemiyor. Bizim bir kısım yazarımız sanki bütün acıları biz çekmişiz gibi yazarlar, bir başka kısım ise sadece Ermeniler, Rumlar sıkıntılar yaşamış gibi… Halbuki Livaneli’nin sondaki röportajda dediği gibiydi durum; Çünkü imparatorluk yıkılırken bütün Osmanlı tebaası acı çekti ve herkes birbirinin evine yerleşti.

Başarılı bir roman; tavsiye ederim.

Mehmet Y., bir alıntı ekledi.
23 Mar 13:29 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Çünkü imparatorluk yıkılırken bütün Osmanlı tebaası acı çekti ve herkes birbirinin evine yerleşti.

Leyla'nın Evi, Zülfü Livaneli (Sayfa 279 - DK)Leyla'nın Evi, Zülfü Livaneli (Sayfa 279 - DK)
Mehmet Y., bir alıntı ekledi.
23 Mar 13:28 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Ölümü göze alacak kadar aşık olmalarında yüreğe dokunan bir yan var. Sizin zamanınıza gelinceye kadar aşk kelimesi aynı anlamı koruyacak mı bilmiyorum ama onların bu duygusuna saygı duymak gerektiğini düşünüyorum.

Leyla'nın Evi, Zülfü Livaneli (Sayfa 271 - DK)Leyla'nın Evi, Zülfü Livaneli (Sayfa 271 - DK)
Mehmet Y., bir alıntı ekledi.
23 Mar 11:23 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Politika da aynen hayat gibi. Senden kuvvetlinin önünde eziliyorsun, senden güçsüzü de eziyorsun.

Leyla'nın Evi, Zülfü Livaneli (Sayfa 224 - DK)Leyla'nın Evi, Zülfü Livaneli (Sayfa 224 - DK)
Mehmet Y. tekrar paylaştı. 23 Mar 00:14
Hatice Biçer, bir alıntı ekledi.
23 Mar 00:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakılacak insan olmazsa soba söner. Sönen, yanmayan sobanın da hiçbir yararı yoktur. Ama öte yandan bu insanlar da devlet olmadan yaşayamazlar: sobayı tutuşturan, yakan onlardır.

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 23)Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 23)