·
Okunma
·
Beğeni
·
9,7bin
Gösterim
Adı:
Damga
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751026729
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Baskılar:
Damga
Damga
Damga
Damga
Reşat Nuri Güntekin'in kısa romanlarından biri. Güntekin, çocukluk anılarının dile getirildiği eski İstanbul günlerini anlatıyor. Vedia'ya duyulan büyük aşkın, sonunda boş bir kuruntu nedeniyle umutsuzluğa dönüşmesini hüzünlenip severek okuyacaksınız. Özlenen bir evliliğin gerçekleşmemesi, büyük bir düş kırıklığına yolaçıyor.
143 syf.
·3 günde
Reşat Nuri GÜNTEKİN'in "Acımak" kitabından sonra okuduğum ikinci eseri DAMGA. Her iki kitabının da baş karakterleri bu hayattan minimal istekleri olan, gayet makul ve deyim yerindeyse "çiçek" gibi erkeklerdi. Hayattan tek beklentileri bir iş sahibi olmak, küçük ama sıcakcık bir yuvada mutlu ve mesut bir şekilde yaşamak olan bu erkeklerin nedense ekmeğe tükürmüş, ateşe işemiş, inkar etmiş gibi başlarına gelmeyen kalmadı. Acıdı, acıttı ve damgaladı!

Her insanın yüreği kendinden yanadır ama vicdan denilen kavram doğrudan yanadır her zaman. Senin, benim, onun doğruları değil! Evrensel ve bir otu bile "doğru!" dercesine dile getirecek doğrulardan bahsediyorum. Hani özellikle kendi yüreklerinden yana olan kadınlar ve kadınlarımızın ünlü bir kadın şairin yazdığı "neden her aşk mutlaka bir kadının cenazesini kaldırır" mısrası var ya? Üzgünüm ama külliyen yalan ve eksik! Aşk; kadın erkek demeden bir çok cenaze kaldırabilir. Aşk adına yapılmış fedakarlıklar, çekilen acılar, ödenen bedeller sadece kadına ya da sadece erkeğe mâl edilemez. Kime mâl edilir? En çok sevene, en çok emek verene, en çok elini taşın altına koyana mâl edilir. Edilmeli! Bunu başarabilen ama sonunda kaybettiğini sanan kadın ve erkeklerin gözlerinden öpüyorum. Çünkü; aşkta kazanan taraf yoktur, bunu sonra anlarsınız, ayrılığın acısını kaldırıp saklayabileceğiniz tek bir yer bulamazsınız. Siz şimdi sizi sakız gibi çiğneyip tükürdü sanırsınız, vaziyeti şaşırıp algıda hata yaparsınız. O sadece çiğnemiştir, siz tükürün gitsin. Haydi gelin bir ayrılık şarkısı söyleyelim, Allah gidenleri affetsin!


https://youtu.be/QKrx30AGWFA



Romanın baş karakteri Paşa çocuğu İffet Bey, halasından duyduğu bir aşk hikayesinin ve yaşadığı aşkın da derin tesiri altında kendini yakmış, ateşten gömlek giymiş ve o gömleğe petrol mavisi kravat takmış Meşrutiyetçi, mağrur, onurlu ve gururlu bir ADAM. Adının İFFET olması sebebiyle adeta kendi başını arabanın camına sıkıştırıp kendine tecavüz etmiş, bundan aşırı zevk almış ve zerre kadar pişman olmamış bir ADAM. Yıllar sonra aşkı, uğruna damgalandığı (sabıkalandığı) kadınla karşılaştığı ve bütün hayatını bir vehme kurban ettiğini anladığı anda bile ASİL.


Beni çok etkiledin İFFET Bey, beni çok sarstın. Son sayfada denizleri içsen de içinin yangınının sönmeyeceğini çok iyi biliyorum. Ben İstanbul'un rüzgarında uçuşanı toz sanmıyorum, hepsi küldür senin gibi. Bu illet (AŞK) senin gibi kaç adamı küle çevirdi de, küllerin hepsini kalbi yalandan bir LEYLA üfleyip gitti...Bu ibret dolu eseri okumanızı çok isterim ama yine her zamanki gibi siz bilirsiniz. İyi okumalar :)
143 syf.
·3 günde·10/10 puan
Reşat Nuri Güntekin'in en sevdiğim iki romanı Çalıkuşu ve Acımak. Miskinler Tekkesi'ni geçen yıl severek okudum ve Damga'da olayların anlatılış tarzı bana biraz Miskinler Tekkesi'ni hatırlattı. Kısa kısa olaylar art arda akarken, yazar senelerin geçişini, olayların akışından çok zamanın kaybolup gidişini ve nihayetinde karakterlerin pişmanlıklarını, üzüntülerini, bu hislerin kalıcılığını ve yapılan yanlış seçimleri, yanlış kabullenilmiş değerleri anlatıyor, herşey zeval bulurken karakterlerimiz ya yeni yüzleşmelerle doğruları buluyor ama artık çok geç kalmış oluyor, ya da doğru seçimler yapmayı nihayet başarsalar da yüklü bir geçmişin ağırlığının altında ezildiklerini görüyoruz. Karakterler muhakkak pişman oluyorlar: ya affetmekte, ya kavramakta ve anlamakta, ya doğruyu görmekte, muhakkak bir konuda pişmanlar. Damga'da da aynı şey söz konusu: romanın son cümlesi oldukça kısa ama baş karakterimiz İffet'in başına gelen şeyi ne de güzel özetliyor. İffet'in eğlenceli çocukluğundan ilk gençlik dönemlerine, ekonomik durumu yerinde bir delikanlı olarak sonra hayatının en büyük ve etkileri bütün hayatına yayılacak seçimini yapan, kitabın son sayfasına dek tanığı olduğumuz küçük ama inançlı, kendisi lekeli görse de yine de güzelliklerle dolu masum hayatının hızlı bir dökümü gibi romanı okurken, İffet'i sevmeden edemiyoruz, aynen kitabın sarı yaprakları ve eski dili gibi, eski bir basım olmasının da etkisiyle belki. İffet geride kalmış ve çok daha incelikli değerlerle yaşayan insanların bir hatırası gibi bir yandan. Kitapta İffet hayatını mahveden ve bir damgayla yaşamaya mahkûm eden olayın zilletini yaşarken karşısına çıkan insanlardan bazılarının kendi damgalarına rağmen hayattan keyf alabildiğini ve hiç birşeyi umursamadığını da görüyor. Bu olaylar kitapta birbirini etkileyen, ana konuyu geliştiren olaylar değiller, bu anlamda eserden çıkarılsalar acaba birşey fark eder mi bilmiyorum. Aynı şeyi Miskinler Tekkesi için de söyleyebiliriz. Olaylar değil, ama duygunun, esas duygunun veya duyguların sürekliliği anlamında ise bir bütünlük hissi kesinlikle var ve bu anlamda Reşat Nuri Güntekin bu eserinde de bu bütünlük hissini verebiliyor.

Ben İffet'i çok sevdim. Kitabı herkese öneririm.
  • Yeşil Gece
    7.9/10 (395 Oy)382 beğeni2.032 okunma1.011 alıntı12,8bin gösterim
  • Akşam Güneşi
    8.3/10 (464 Oy)469 beğeni2.275 okunma1.684 alıntı17,9bin gösterim
  • Bir Kadın Düşmanı
    8.7/10 (590 Oy)595 beğeni2.226 okunma1.879 alıntı13,3bin gösterim
  • Dudaktan Kalbe
    8.4/10 (744 Oy)811 beğeni4.062 okunma1.753 alıntı18bin gösterim
  • Cânân
    8.1/10 (436 Oy)414 beğeni2.047 okunma1.311 alıntı11bin gösterim
  • Bomba
    7.4/10 (236 Oy)199 beğeni1.682 okunma65 alıntı4.657 gösterim
  • Cezmi
    7.7/10 (524 Oy)501 beğeni2.708 okunma1.579 alıntı18,8bin gösterim
  • Handan
    8.1/10 (645 Oy)559 beğeni2.773 okunma1.975 alıntı15,3bin gösterim
  • Forsa
    8.1/10 (253 Oy)222 beğeni1.788 okunma137 alıntı5bin gösterim
  • Mor Salkımlı Ev
    7.8/10 (436 Oy)414 beğeni1.996 okunma1.112 alıntı14,2bin gösterim
143 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Damga, usta yazar Ömer Seyfettin'in ilk olarak 1924 yılında yayınladığı kısa romanıdır. Yazar bu romanda Osmanlının son yıllarını ve özellikle İkinci Meşrutiyet sonrasını anlatmaktadır. Yazar bireylerin duygusal dünyaları ile sosyal gerçekleri ve sosyal sorunları birarada ele almaktadır.
Romanın kahramanı olan İffet adlı delikanlı, aşkı uğruna hırsızlık damgası yemeyi göze almaktadır. Bu damga yüzünden hem toplumsal hem de bireysel olarak yaşadığı sıkıntılar romanın genel konusunu oluşturmaktadır.
Damga'da, seven kişinin gözleri kör olduğundan gerçekleri görememesi ve hayatını mahvetmesi anlatıldığından okunmaya değer bir eser olarak görülmelidir...
189 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
Yine bir Reşat Nuri Güntekin daha... Nedendir bilmem ama son derece kısa bir zamanda okunabilecek bu kitabı baya geç bitirdim. Tekrardan " Reşat Nuri Güntekin yazar da hiç güzel olmaz mı?" diyeyim... Damga romanı genel olarak, her ne kadar gerçek suçu hırsızlık olmasa da, hırsızlıktan altı ay hapis yatan İffet Bey'in hapishane sonrası "toplum" tarafından suçundan ötürü damgalanmasını konu edinen, gerçek hayatla bire bir örtüştüğünü düşündüğüm son derece akıcı ve bir o kadar da güzel bir Reşat Nuri Güntekin romanı...
Bilmem ne denir ki Reşat Nuri Güntekin'in başka bir şahanemsi romanına...
Ama bu kitabında dikkatimi çeken şey ,diğer Reşat Nuri Güntekin kitaplarına kıyasla, aşktan başka bir şeyin ağır basmasıydı, lekelenenin lekesi...
İnsanlar hata yapar... Yaptıklarının bedeli gün gelir ödenir... Ancak "toplum" denen şey yapılan hataları pis bir lekeye çevirip söküp atmaya izin vermez...
İnsanlar değişir... Yaptığı hataların farkına varır... Ancak mesele geçmişi, "toplum"a unutturmaktadır belki de... Yapılan hata pis bir lekeye dönüşmemeli... Lekelenenin lekesi gün gelip unutulmalı... Her şey güzel olsun diye...


Çalıkuşu Akşam Güneşi Yaprak Dökümü Acımak Damga ...
143 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Sevdiği kadın için hiç suçu olmadığı halde hem hapis yatan hem de hırsız damgası yiyen bir adamın yaşamını anlatan güzel bir roman. Reşat Nuri burada günlük yaşamı da konu alan bir olguyu ele almıştır. Muhteşem bir hayat hikayesi bu kitaptan da insan sevdiği zaman herşey yapar sözüne anlam veriyoruz Aşk sen ne garipsin hem güzelsin hem zuiüm veren şuan aklımda tek soru seven mi? Sevilen mi?
143 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İnsanların gerçek yüzlerini bu kadar çarpıcı bir şekilde yansıtan bir kitap olmasını beklemiyordum, karakterlerin birini çok severken bir diğerinden nefret ediyorsunuz adeta. İnsanın, aşk için neleri göze aldığını ve beraberinde getirdiği durumları ele alan kalp kırıklıklarıyla dolu bir kitap.
143 syf.
·Puan vermedi
Kitabın kapağını ilk incelediğimde ‘Damga’ ismi ile nasıl bir hikaye ilişkisi kurulmuştur acaba diye düşünmedim değil ama okudukça sanki ismini açıklarcasına bir olay örgüsü ile karşılaştım. “Yediğimiz bir damga hayatımızı ne kadar değiştirebilir? Yaşadığımız bir olay karar verme irademizi ne kadar etkileyebilir?” Sorularını sürükleyici bir hikaye ile okuyucuyla buluşturmuş yazarımız final belki biraz daha farklı olabilirdi diye düşündüm ama Reşat Nuri Güntekini eleştirme hakkını kendimde bulmuyorum. :) tavsiye edeceklerim arasına girmiş güzel bir roman diyerek de sözlerimi tamamlıyorum..
189 syf.
·2 günde·10/10 puan
Aşkı uğruna hırsız damgası yemeyi göze almış İffet adlı bir gencin hikayesi. Çok harika ve sürükleyici bir kitap. Eskiden aşkın ve insan gururunun ne kadar önemli olduğunu ve aşk için her şeyin yapılabileceğini çok güzel bir şekilde anlatmış. Keşke her şey eskisi gibi olsa...
189 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Okuduğum ilk Reşat Nuri Güntekin romanı. Aşka, fedakârlığa ve dürüstlüğe adanmış acı verici bir hayat o kadar akıcı anlatılmış ki, kitabı elinizden ancak mecburiyetten bırakabiliyorsunuz. Kısa bir roman olması sebebiyle de bir çırpıda bitiyor. Final cümlesi ise insanı kalbinden kurşun gibi vuruyor. Dokunaklı bir eser. Tavsiye ederim, keyifli okumalar.
143 syf.
·7 günde·10/10 puan
“Hayatımı bir vehme kurban etmiştim.”
Kitabın bu son cümlesi tüyleri diken diken ediyor.
İnsanın ruhuna dokunan kitaplar vardır, işte onlardan biri.
Bir insanın, insan kalabilme çabası anlatılıyor kitapta. Ben ortada bir aşk görmediğim için etkilendiğim yalnızca İffet’in sağlam karakteri ve yaşadıkları oldu.
Asla olamayacağım ve etrafımda hiç görmediğim, görmeyi de hayal dahi edemeyeceğim, biri İffet. E insanız bu kadar dürüstlük bazen okuyanı bile sıkıyor ama Reşat Nuri Güntekin olması gerekeni çok güzel anlatmış. Akıcı ve insanı saran bir kitap olması da ayrı bir güzellik :)
Kesinlikle okuyun derim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Damga
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751026729
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Baskılar:
Damga
Damga
Damga
Damga
Reşat Nuri Güntekin'in kısa romanlarından biri. Güntekin, çocukluk anılarının dile getirildiği eski İstanbul günlerini anlatıyor. Vedia'ya duyulan büyük aşkın, sonunda boş bir kuruntu nedeniyle umutsuzluğa dönüşmesini hüzünlenip severek okuyacaksınız. Özlenen bir evliliğin gerçekleşmemesi, büyük bir düş kırıklığına yolaçıyor.

Kitabı okuyanlar 1.895 okur

  • asuM
  • Sevde
  • sonsuz evren sonlu varoluş
  • Ece aydın
  • Shrguven
  • eylül ipek yılmaz
  • Saffet Türkoğlu
  • Öyküm Yıldırım
  • merdümgiriz
  • Sıla İnci

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.9
13-17 Yaş
%5.7
18-24 Yaş
%20.4
25-34 Yaş
%34.3
35-44 Yaş
%21.7
45-54 Yaş
%9.6
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.9
Erkek
%21.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.6 (83)
9
%15.1 (64)
8
%18.2 (77)
7
%13 (55)
6
%7.1 (30)
5
%1.7 (7)
4
%0.5 (2)
3
%0.9 (4)
2
%0
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları