Adı:
72. Koğuş
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752893962
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
72. Koğuş
72. Koğuş
Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olan Orhan Kemal'in başyapıtlarından biri olan 72. Koğuş, insan haysiyetinin düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir. Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını ve sevgisini korumuş olan Orhan Kemal, bu derin çukura yuvarlanmış olan insanların, en yakınını bile üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış olanların dünyasını, bir koğuşun karanlığında anlatırken bile direnişin sesini duyuruyor okurlarına. Alçalışın bile yok edemeyeceği insanlık onurunu dile getiriyor.

Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar, okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, çok az yazar, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize.
(Tanıtım Yazısından)
100 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bu aralar 'ben" ne yapıyorum?

Kendim hakkında #spolier

Orhan Kemal okumuyorum..

duyuyorum ,biliyorum, okumuyorum tıpkı pek çok Türk yazar gibi. .bu da benim cahilliģim olsun ..hadi öyle olsun ..

Ilk kitabı "sokakların çocuğu " elime geçtiğinde uzun bir süre beklettim ,bu yaz oturdum okudum ..
güzeldi,hayal dünyası bambaşka bir genç adamı anlatıyordu ..Amerikan romanlarından fırlayan karakterlerle özdeşleşmek istiyordu ..çünkü hayatı çok acımasız dı..hapis vardı geçmişinde.. tıpkı geleceğinde de olduğu gibi ..

Sonra Tatar Ramazan çıktı karşıma birden bire yazarı Kerim Korcan onu da tanımıyorum "cahillik diz boyu" ne sebeple okumaya karar verdim unuttum .. çok güzeldi ..Adalet ayarının tüm notalarını sıkıştıran bir virtüöz ..
"Çok beğeniyorum "


Ardından 72.Koğuş okunmalı diyor beynim ordan devam etmelisin ..
Ediyorum ..

.Işte o 72. KOĞUŞ

# SPOILER

Bilmediğimiz mecralarda akmaya,okumaya çalıştığımız zaman "yazar dili" en bağlayıcı etkendir ..bu koğuşun insanları "gerçektir" demeden okutmuyor kendini Orhan Kemal ..

"Adem Babalar " diye bir terim varmış hatta koğuşu varmış ilk defa duyup öğrendim ve araştırdım .. yatacak yorganı yiyecek ekmeği olmayanların koğuşu imiş ..

72. Koğuş bir "Adem babalar" koğuşu ..
Açlıktan çöp tenekelerini talan eden insanlar ..
Aralarına iyisi de var kotüsüde ama her iki cinsine "sefil" ...

"Bir tencere kaynat" demenin ne olduğunu öğretiyor insana kitap ..o burun kıvırdığımız envai çeşidini alabildigimiz"ekmek" birden öyle bir kutsallaşıyor ki ..okumanız lazım ..

Ekmekle borçlanmak "tayın" ını 365 gün başka birine vermek demek .. aklımızın yetmediği bir dünyadan bahsediyor bu yazarlar bizlere ..

Ali Kaptan ve koğuş arkadaşlarının başına gelen 150 liralık bir maceraya düşüyoruz yazarın peşinden .. aynı heyecanla kurufasulye pişiriyor aynı heyecanla temiz döşek arıyoruz zengin koğuşlarından,kumar koğuşlarından geçiyoruz , ihaneti de görüyoruz mertliģide .. kahpeliğide

Gözle gözlenebilir tüm insan hallerinin bir potada eritilip önümüze koyulduğu bir sofra ..bence oturup onların konuşmalarını dinleyin

En "vükela" sından en yalancısına
En "hökela" sından en yalakasına, hırslısına,olmadık mektuplarla para kazanan akıllısına kulak verin ..çünkü bu insanlar biziz aslında ..biraz eğri biraz doğru __şartlar çerçevesinde __ yaşayan canlı insanlar ..

Insanın canını yakan gerçek _yalan sevdasına , aklının bir yere kadar dayanıp iflasına, o beyaz boyalı duvarların küfüne ,bir tek ampulün ışığına muhtaç karanlıklara, bir pencerede donarak ölecek kadar sokağa bakışına şahit olun. .

Orhan Kemal okuyun ..
Kerim Korcan okuyun ..
Aziz Nesin , Nazım Hikmet ve daha nice Türk edebiyatı yazarlarını okuyun .

"İnsan kalabilmek adına "
Teşekkürler. .

Dipnot ..
72.Kogus filmine de bir göz attim.
Film o kadar yoz ve kitap dışı ki ..
Konuyu öyle saçma bir hale getirmişler ki "yazıklar olsun " demekten kendimi alamadım. .

Iyi okumalar olsun ...
hür nefesler, huzurlu vicdanlar olsun .. ha birde etli patates yemeği. . O da olsun :)
100 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
"İnsan değil miyiz? Fırça da isteriz, karyola da, buzdolabı, radyo da!"

İnsanlardı onlar da. Her ne kadar 72. Koğuşun mahkumları olsa da ihtiyaçları, istekleri, hayalleri vardı. Sıcak bir yemek, biraz sigara, akşamları yapılan çay sefaları...

Az çok kavuşuyorlar da bu isteklerine. Her şey koğuşta" kaptan" diye anılan adama, anasının 150 lira göndermesiyle başlıyor. Kaptan cömerttir. Her ne kadar arkadaşlarının amacı biraz da ondan para tırtıklamak olsa da hepsine göz yumar. Her akşam sıcak yemekler, hepsine birer yatak, pencereler muhafazalı, çaylar, sohbetler... Can gelir 72. Koğuşa bir nevi.

Tok yatmanın sefasını sürer herkes. Kışın da soğuktan korunmak kadar güzeli yoktur. Mis gibi ceketler de vardır üzerlerinde. Kimin sayesinde? Tabiki de Kaptan sayesinde.

Hayaller canlanır tekrar. Hepsi, çıkmak için gün sayarken olur da belki af çıkar hülyaları vardır. Hele bir de bizim Kaptan aşka düşünce daha da canlanır, renklenir hayalleri. Artık varsa yoksa tek bir kişi var onun için.

İnsan çıkarları, hayalleri ve ihtiyaçları üzerine güzel bir hikayeydi.

Tavsiye edilir.
100 syf.
·1 günde·10/10
Asla Nobel ve ya diğer ' prestijli ' ödül alamyacak yazarlardan biri.
Çünkü kalemini bir kılıç gibi, halkın yanında saf tutarak egemenlere doğrultmuş bir yazardır Orhan Kemal.
Hiçbir zaman kitaplarını sattırmak için, dini ve ya aşkı romanlarının merkezine koymamıştır. Bütün romanlarının merkezinde insanımızın hayat kavgaları yer alır, bu kavgayla beraber dini ve aşkı da harmanlayarak bize yaşadığı dönemde halkın çektiği zorlukları, karşılaştığı güçlükleri anlatan eserler meydana getirmiştir.
100 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Ba-yıl-dım...
Orhan Kemal'in okuduğum her kitabını beğenmiştim fakat 72. Koğuş bende derin izler bıraktı. Hapishane hayatını, mahkumların açlık pahasına neleri göze aldığını, boş geçen günlerinde nasıl saplantılara düştüklerini görüp gerçekten böyle mi diye düşündüm bunlar yaşanmış olabilir mi? İnsan yaşamı bu denli hiçe sayılabilir mi? 1000 kitap ailesi sizde okuyun tavsiye ediyorum...
100 syf.
Toplum düzensizliğinden gelen birer itilişle 72’nci Koğuş’a düşmüş insanlar, sefaletin, insan haysiyetsizliğinin uçurumlarına yuvarlanmışlardır. 72’nci Koğuş, somut olduğu kadar soyut bir dramdır derim. Onda yalnızca Kaptan’ın, Berbat’ın ve ötekilerin değil, insanoğlunun olanca kirliliği yanındaki gururu, direnişi, kafa kaldırışının destanı vardır. Ya da ben böyle bir şey yapmak istedim.”
100 syf.
·Beğendi·8/10
Sizlerde de oluyor mu bilmem? Ben bazen özlerim yazarları...Kitaplar soba ise eğer, anlatan dilleri sobanın sıcaklığı gibi gelir bana Üşüyünce kış ortasında nasıl ki sarılmak gelirse insanın içinden sobaya bende öyle sarılasım gelir kitaplara. Susayınca kana kana içtiğim su misali..
Özlem gidermenin yolunun, onların, okunan kitaplarının defa defa okunmasından geçtiğini de bilirim. Hasret kavuşmakla biter ya, bende öyle yaparım işte.. Defalarca okurum onları...Bunlarda kitapların yıpranmasına eskimesine neden olurlar onu da bilirim. "Olsun" derim. "Onlar eskir ama ben yenilenirim."
Sizlerde yapar mısınız onu da bilmem? Ben hasret gidermeye sarıldığım , defalarca kütüphanemden indirip okumaya elime aldığım da okumaya başlamadan önce yanı başıma bir şeffaf yapıştırıcı bant alır koyarım. Niye mi? Hem, benim gibi çoğu koliler içinde diyar diyar yurdu senelerce gezmiştir. Kimi yerde yersizlikden açılmadan kalmıştır bir tutsak gibi koli içinde. Zaman zaman rutubete, nem'e yaza, ya da ayaza maruz kalmışlıkları da olmazı hani, Hem, okunmaktan elde fazlaca tutulmaktan yorgun düşmüşlerdir bir taraftan. Hem de kitaplarımın çoğu yaşlıdır, yorgundur benim gibi.Yaşları 50 yi geçeni de 50 sine yaklaşanı da var..72.nci KOĞUŞ 'a baktım yaş 42 olmuş. Yenileri yok mu? elbette onlar da var. Benim bahse konu ettiklerim "emektarlar"
Onları okurken sayfaların bazen özgürlüğe kavuşmak istercesine kitaptan ayrılıp hazan yaprağı gibi düştüklerine şahit olurum. Ben de onları işte o şeffaf bantla birbirine prangaya, bana mahkum ederim.
Aslın da onlar, bizlerin (kitap severler) in kalbimizin tutsaklarıdır. Bizler onları okumaya müebbete mahkum, Onlar bize tutsak.
Özlerim demiştim ya yazarları. İşte en çok özlediğim yazarların başta gelenlerindendir Orhan Kemal. Kitapları okurum ta orta okul sıralarından beri.Severim ve özlerim kısacası...
72.nci Koğuşu kaçıncı okuyuşumdur bilmiyorum. Nedense atlladığım bir kitabı varmış. "OYUNCU KADIN" onu elime aldım okumaya, şeytan kalk 72.nci yi oku dedi aldım okudum.O final var ya o final...
Şimdi bunca lafı neden ettim. Sizlerin içinizden geçeni duyar gibiyim. "Sen kitabın incelemesini mi yazıyorsun, dert mi anlatıyorsun." der gibisiniz belki de haklısınız.
Açıklıyayım efendim...:
Kitap incelemelerine bu kitapla ilgili olarak, baktığımda Orhan Kemal 'i bilmeyen henüz tanışanların olduğunu görünce içim cız etti. Belki yeni yazarlar henüz kendini kanıtlayamamış, isim yapmamış ama gelecek vadeden yazarlar dan olsa bir parca gam yemem ama bu durum beni üzer. Bilhassa bu sitede olan tüm okurlar için ( belki yaşı çok küçük orta öğrenim seviyesindekileri af götürür ama) sözüm. Bir yazarı çeşitli sebeplerden dolayı hiç okumamış olabilirsiniz hakkında hiç yorum yapmaya bilirsiniz. Düşünceleri fikirlerine ters düşebilirsiniz Lakin onu tanımıyor anlamında ifadelerden kaçınmanız gerekir. Zaten okumuyorsanız, okumama sebebiniz dahi onu tanıyor olmanız dandır. Hatta onu da okumanız gerekir. kitabını burada paylaşmazsınız. olur biter.
Orhan Kemal bilinmiyorsa "Ya!" dedim kendi kendime Sait Faik, Kemal Tahir, Fakir Baykurt, Sabahattin Ali, Yaşar Kemal, Vedat Türkali, Hıfzı Topuz, Çetin Altan, Daha uzar bu liste...daha niceleri bunlar ne olacak. onlarda mı bilin miyor? o zaman bizim edebiyat dünyamız yok demektir.
Oysa o saydığım isimlerin çoğu Nobel Edebiyat Ödülüne hak etmişlerdir bana göre...
Neyse, Bu kitap okunmalı derim yukarıda da söylediğim gibi fevkalade bir kitap fevkalade bir final.
Be Orhan Kemal 'e" BİZİ, BİZE ANLATAN İÇİMİZDEKİ BİZ" olarak tanımladığım bir yazar gözüyle bakarım...
Çok laf ettim af ola...
98 syf.
·2 günde·8/10
Alıntı ve Hafif Spoiler İçerir

72. Koğuş, cezaevinin en yoksul, en pis koğuşu. İnsan olarak görülmeyenlerin koğuşu.

"Biz insan değil miyiz?"
"Değilsiniz ya, insan mısınız? İnsan olanın 72. Koğuş'ta işi ne?"
(Everest Yayınları, sayfa 60)

Para için babasını satabileceklerin koğuşu. Devletin günde bir kere verdiği yemekleri 'tayınlarını' satan insanlar var bu koğuşta. Hem de bütün bir yılın tayınının karşısında kirli bir beşlik alıyorlar. O beşlikle de kumar oynuyorlar. Beş, on olabilir, yirmi olabilir, elli, yüz olabilir mantığıyla. Oluyor mu? Olmuyor tabi ki de. Aç acına yaşıyorlar. Oradan buradan yemek araklıyorlar. Yakalanınca da dayağı yiyorlar.

Ama içlerinden biri, Ahmet Kaptan, diğerleri gibi değil. Kumar oynamaz, esrar kullanmaz, kendi halinde bir adam. Bütün olay, bu adamın etrafında şekilleniyor.
Bir gün bu adama annesinden 150 lira para geliyor. Birden koğuşta ağa oluyor. Herkes önünde saygı duruşunda. Eh, Ahmet Kaptan'da merhametli adam. Yemekler pişiriliyor, çaylar içiliyor, üstüne sigaralar da yakılıyor. Ama bitmiyor tabi, daha neler neler. Fazla spoiler vermeden duruyorum.

Kısaca kitap, 72. Koğuş'un 150 lirayla yaşadıklarını anlatıyor. Ben tavsiye ederim. Gayet akıcı ve zevkli bir kitap.
100 syf.
·Puan vermedi
Harika bir kitap
Ve onu harika hale getiren ise ŞüphesiZ orhan kemal diyebiliriz ve bize bu kitabında cezaevlerinde yaşanılanları aynen anlatıyor ve insan ister istemez etkisinde kalıyor
100 syf.
·8/10
O günler, karanlık günler, aydınlığa birkaç adım kala... İnsanlık gururunun ayaklar altında ezilip geçildiği yerde "insan"ı anlamaya çalışmak...
O zamanın zor şartlarında, en kuytu köşelerde bile bir parça insanlık var, peki ya şimdi?
100 syf.
·Puan vermedi
Yaklaşık iki saatte bitirebildiğim 98 sayfalık kısacık bir kitap. O kadar kalitesiz kitaplar var ki daha üst sıralarda böyle kaliteli bir kitap nasıl daha alt sıralarda kalmış şaşırmamak elde değil.
98 syf.
·2 günde·9/10
En yoksul mahkumların yaşadığı 72. koğuşta birgün Kaptan'a yıllardır görmediği annesinden 150 lira gelir. Koğuşa sıcak yemek ısmarlayan Kaptan, fakir mahkumlarla parasını bölüşür onların gönlünü kazanır. Yancıları kumar oynayarak parasını kat kat artırmasını tavsiye etmesi üzerine olaylar başlar.
Kısa sürede okuyabileceğiniz, atıştırmalık bir kitap.
98 syf.
·2 günde·8/10
Cezaevini ve cezaevindeki insan psikolojisini gerçekten çok güzel ifade etmiş. Bunun yanında romanın kısa oluşu da okuyucuyu sıkmadan başlayıp bitmesini sağlamış.

Okurken Kaptan'a acıyacak ve etrafındakilere ise beddua edeceksiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
72. Koğuş
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752893962
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
72. Koğuş
72. Koğuş
Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olan Orhan Kemal'in başyapıtlarından biri olan 72. Koğuş, insan haysiyetinin düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir. Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını ve sevgisini korumuş olan Orhan Kemal, bu derin çukura yuvarlanmış olan insanların, en yakınını bile üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış olanların dünyasını, bir koğuşun karanlığında anlatırken bile direnişin sesini duyuruyor okurlarına. Alçalışın bile yok edemeyeceği insanlık onurunu dile getiriyor.

Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar, okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, çok az yazar, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 972 okur

  • Sena AYDOĞDU
  • Tuğba Ceren Kara
  • Emin UGUS
  • Banu
  • Yusuf Çelik
  • Veysel Can
  • Berke İpli
  • GÜLİSTAN AKBIYIK
  • ATLIKARINCA
  • Nesnosh

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.7
14-17 Yaş
%3.8
18-24 Yaş
%21.3
25-34 Yaş
%32.9
35-44 Yaş
%24.2
45-54 Yaş
%11.7
55-64 Yaş
%3.8
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.5
Erkek
%50.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.5 (67)
9
%23.4 (64)
8
%30.8 (84)
7
%11.7 (32)
6
%5.9 (16)
5
%1.1 (3)
4
%0.7 (2)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları