72. Koğuş

8,3/10  (83 Oy) · 
312 okunma  · 
58 beğeni  · 
1.772 gösterim
Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olan Orhan Kemal'in başyapıtlarından biri olan 72. Koğuş, insan haysiyetinin düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir. Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını ve sevgisini korumuş olan Orhan Kemal, bu derin çukura yuvarlanmış olan insanların, en yakınını bile üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış olanların dünyasını, bir koğuşun karanlığında anlatırken bile direnişin sesini duyuruyor okurlarına. Alçalışın bile yok edemeyeceği insanlık onurunu dile getiriyor.

Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar, okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, çok az yazar, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    100
  • ISBN:
    9789752893962
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Celal Uslu 
14 Eki 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Asla Nobel ve ya diğer ' prestijli ' ödül alamyacak yazarlardan biri.
Çünkü kalemini bir kılıç gibi, halkın yanında saf tutarak egemenlere doğrultmuş bir yazardır Orhan Kemal.
Hiçbir zaman kitaplarını sattırmak için, dini ve ya aşkı romanlarının merkezine koymamıştır. Bütün romanlarının merkezinde insanımızın hayat kavgaları yer alır, bu kavgayla beraber dini ve aşkı da harmanlayarak bize yaşadığı dönemde halkın çektiği zorlukları, karşılaştığı güçlükleri anlatan eserler meydana getirmiştir.

Betül YILDIRIM 
11 Mar 22:45 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Ba-yıl-dım...
Orhan Kemal'in okuduğum her kitabını beğenmiştim fakat 72. Koğuş bende derin izler bıraktı. Hapishane hayatını, mahkumların açlık pahasına neleri göze aldığını, boş geçen günlerinde nasıl saplantılara düştüklerini görüp gerçekten böyle mi diye düşündüm bunlar yaşanmış olabilir mi? İnsan yaşamı bu denli hiçe sayılabilir mi? 1000 kitap ailesi sizde okuyun tavsiye ediyorum...

Halil Yavuz KAYA 
 17 Oca 11:50 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Sizlerde de oluyor mu bilmem? Ben bazen özlerim yazarları...Kitaplar soba ise eğer, anlatan dilleri sobanın sıcaklığı gibi gelir bana Üşüyünce kış ortasında nasıl ki sarılmak gelirse insanın içinden sobaya bende öyle sarılasım gelir kitaplara. Susayınca kana kana içtiğim su misali..
Özlem gidermenin yolunun, onların, okunan kitaplarının defa defa okunmasından geçtiğini de bilirim. Hasret kavuşmakla biter ya, bende öyle yaparım işte.. Defalarca okurum onları...Bunlarda kitapların yıpranmasına eskimesine neden olurlar onu da bilirim. "Olsun" derim. "Onlar eskir ama ben yenilenirim."
Sizlerde yapar mısınız onu da bilmem? Ben hasret gidermeye sarıldığım , defalarca kütüphanemden indirip okumaya elime aldığım da okumaya başlamadan önce yanı başıma bir şeffaf yapıştırıcı bant alır koyarım. Niye mi? Hem, benim gibi çoğu koliler içinde diyar diyar yurdu senelerce gezmiştir. Kimi yerde yersizlikden açılmadan kalmıştır bir tutsak gibi koli içinde. Zaman zaman rutubete, nem'e yaza, ya da ayaza maruz kalmışlıkları da olmazı hani, Hem, okunmaktan elde fazlaca tutulmaktan yorgun düşmüşlerdir bir taraftan. Hem de kitaplarımın çoğu yaşlıdır, yorgundur benim gibi.Yaşları 50 yi geçeni de 50 sine yaklaşanı da var..72.nci KOĞUŞ 'a baktım yaş 42 olmuş. Yenileri yok mu? elbette onlar da var. Benim bahse konu ettiklerim "emektarlar"
Onları okurken sayfaların bazen özgürlüğe kavuşmak istercesine kitaptan ayrılıp hazan yaprağı gibi düştüklerine şahit olurum. Ben de onları işte o şeffaf bantla birbirine prangaya, bana mahkum ederim.
Aslın da onlar, bizlerin (kitap severler) in kalbimizin tutsaklarıdır. Bizler onları okumaya müebbete mahkum, Onlar bize tutsak.
Özlerim demiştim ya yazarları. İşte en çok özlediğim yazarların başta gelenlerindendir Orhan Kemal. Kitapları okurum ta orta okul sıralarından beri.Severim ve özlerim kısacası...
72.nci Koğuşu kaçıncı okuyuşumdur bilmiyorum. Nedense atlladığım bir kitabı varmış. "OYUNCU KADIN" onu elime aldım okumaya, şeytan kalk 72.nci yi oku dedi aldım okudum.O final var ya o final...
Şimdi bunca lafı neden ettim. Sizlerin içinizden geçeni duyar gibiyim. "Sen kitabın incelemesini mi yazıyorsun, dert mi anlatıyorsun." der gibisiniz belki de haklısınız.
Açıklıyayım efendim...:
Kitap incelemelerine bu kitapla ilgili olarak, baktığımda Orhan Kemal 'i bilmeyen henüz tanışanların olduğunu görünce içim cız etti. Belki yeni yazarlar henüz kendini kanıtlayamamış, isim yapmamış ama gelecek vadeden yazarlar dan olsa bir parca gam yemem ama bu durum beni üzer. Bilhassa bu sitede olan tüm okurlar için ( belki yaşı çok küçük orta öğrenim seviyesindekileri af götürür ama) sözüm. Bir yazarı çeşitli sebeplerden dolayı hiç okumamış olabilirsiniz hakkında hiç yorum yapmaya bilirsiniz. Düşünceleri fikirlerine ters düşebilirsiniz Lakin onu tanımıyor anlamında ifadelerden kaçınmanız gerekir. Zaten okumuyorsanız, okumama sebebiniz dahi onu tanıyor olmanız dandır. Hatta onu da okumanız gerekir. kitabını burada paylaşmazsınız. olur biter.
Orhan Kemal bilinmiyorsa "Ya!" dedim kendi kendime Sait Faik, Kemal Tahir, Fakir Baykurt, Sabahattin Ali, Yaşar Kemal, Vedat Türkali, Hıfzı Topuz, Çetin Altan, Daha uzar bu liste...daha niceleri bunlar ne olacak. onlarda mı bilin miyor? o zaman bizim edebiyat dünyamız yok demektir.
Oysa o saydığım isimlerin çoğu Nobel Edebiyat Ödülüne hak etmişlerdir bana göre...
Neyse, Bu kitap okunmalı derim yukarıda da söylediğim gibi fevkalade bir kitap fevkalade bir final.
Be Orhan Kemal 'e" BİZİ, BİZE ANLATAN İÇİMİZDEKİ BİZ" olarak tanımladığım bir yazar gözüyle bakarım...
Çok laf ettim af ola...

Taner durmaz 
13 Haz 20:18 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Harika bir kitap
Ve onu harika hale getiren ise ŞüphesiZ orhan kemal diyebiliriz ve bize bu kitabında cezaevlerinde yaşanılanları aynen anlatıyor ve insan ister istemez etkisinde kalıyor

Selen Seyhan 
23 Haz 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

O günler, karanlık günler, aydınlığa birkaç adım kala... İnsanlık gururunun ayaklar altında ezilip geçildiği yerde "insan"ı anlamaya çalışmak...
O zamanın zor şartlarında, en kuytu köşelerde bile bir parça insanlık var, peki ya şimdi?

Afşin 
03 Eyl 03:13 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Cezaevini ve cezaevindeki insan psikolojisini gerçekten çok güzel ifade etmiş. Bunun yanında romanın kısa oluşu da okuyucuyu sıkmadan başlayıp bitmesini sağlamış.

Okurken Kaptan'a acıyacak ve etrafındakilere ise beddua edeceksiniz.

Hasan G. 
20 May 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Murtaza’dan sonra 72.Koğuş’u da oldukça beğendim. Hikayenin yanında Orhan Kemal’in üslubu yakalıyor insanı çünkü sanki koğuşun içerisinde yarattığı karakterle beraber yazıyor hikayeyi. Koğuş üslubu ve şartlarının bu kadar korkutucu anlatılmasında Nazım ile Bursa cezaevinde geçirdiği yılların etkisi kaçınılmaz sanırım, gerçek mahkûmlardan esinlendiği aşikârdır. Bu sebeple de ayrıca sarsıcıdır.
Bu kitabında aslında iyi ile kötüyü ayırt ederken yapılan küçük iyiliklerle nasıl değişimlerin meydana gelebileceğini, umudun hep var olabileceğini, umudu kaybetmektense aklın kaybedilebileceğini anlıyorsunuz. İnsana verilen değerin yerlerde gezdiği, onurun ve haysiyetin ayaklar altına alındığı ortamlarda, değersiz olan insanda da ahlakın yitirildiği anlatılır. Yine de her zaman umut vardır. Taa ki ortam şartları sizi yutana kadar. Bir yandan da yoksulluğun ve imkânsızlığın sınırları zorladığı bir kurgu ile yüreği burkar, insanlıktan utandırır.
Kitabı okurken nedense aklıma ayrıca Şener Şen’in Milyarder filmi geldi, piyango vurduğunda insan davranışlarının 180 derece dönüşüne tanık olmuştuk, benzettim.
Bunun yanında Orhan Kemal’in hikâyelerindeki karakterler daha doğrusu bulduğu takma isimler eğlenceli: Tavukçu Recep, İzmirli, Beton, Kaptan, Berbat, Adembaba’lar, Bobi, Kaya Ali, Dalyan Rıza, Uzun Emin, Kuru Nedime. Kim bilir bazılarını gerçekten de görmüştür.
Sonuç itibariyle, Orhan Kemal’in hayatında belli bir dönem tecrübe ettiği, okunması gereken önemli bir hikâyesidir, çünkü yoksulluğun, imkânsızlığın, umutsuzluğun arasından insanı anlatır.

Ahmed Yasir Orman 
17 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Orhan Kemal en gerçekçi ve acı yönüyle toplumumuzu yansıtmış bu kitapta. Bunu yaparken de mekanı hapishane; tipleri ise mahkumlar seçmiş. 72. Koğuş bizlere insan onurunun ne kadar düşebileceğini gösteriyor. Kitapla ilgili incelemem:
http://ahmedyasirorman.blogspot.com.tr/...itap-incelemesi.html

Veysiye Celen 
18 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Orhan Kemal'in yazdığı ve benim okuduğum ilk kitabı.Kendime kızdım doğrusu. Sabun köpüğü kıvamındaki kitaplara bile vakit ayırıp böylesini es geçtiğim için...

Halil Korkut 
27 May 11:18 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

20.yy'da hapishane hakkında yazılan romanlar denilince dünya edebiyatında akla ilk gelenler Soljenitsin'in Ivan Denisovich'in Bir Günü, Victor Serge'in İçerdekiler, Arthur Koestler'in Gün Ortasında Karanlık ve Dostoyevski'nin Ölü Evinden Anılar yazınlarıdır. Bu yazınların hepsini okudum haikaten başarılı baş yapıt eserler bunlar. Fakat Orhan Kemal'in bu 72.Koğuş kitabını sebepsiz ön yargım yüzünden en sona bırakmıştım fakat bu önyargım yüzünden kendimi yadırgadım öyle ki bu hikayenin bu üstde saydıklarımdam hiç de geri kalır yanı yok ve hatta bu hikayenin daha başarılı olduğunu söyleyebilirim. Tek sorun dünya çapındaki kategorilerde yerini bulamamasıdır bu da hikayenin zamanında yeteri kadar tanıtımının yapılmamasındandır. Yabancı dillere çevrildi mi bilmiyorum...
İnsanlık konusunu işlemesi açısından Tolstoy'un tarzını da anımsatıyor biraz. Yazarın diğer kitablarını da okumayı düşünüyorum. Tavsiye ediyorum...

2 /

Kitaptan 36 Alıntı

Hakan TEKİN 
31 Oca 00:01 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"İnsan doğru oturup doğru konuşmalı."

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 84 - Can 14. baskı 1993)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 84 - Can 14. baskı 1993)
Zagor 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Herkesin kendine göre bir şerefi var!"
Berbat şöyle bir baktı:
"Yenir mi o dediğin?"

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 23 - Everest)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 23 - Everest)
İlayda G. 
 17 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tok karınla uyunan uykunun tadı bir başka oluyordu. İnsan korkunç rüyalar görmüyor, genç, güzel kadınlarla düşlerinde sevişiyor, iliklerine kadar ısınıyordu. Tokluk gibi var mıydı? Yaşasındı tokluk!

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 57)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 57)
Halil Yavuz KAYA 
16 Oca 18:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kaya Aliye çıkıştı:
_ Kabartsana yatağı lan!
Kaya Aliye sertçe döndü:
_ Ben lan değilim!
_ ya nesin ya?
_ Muhtar oğluyum.
_ Mezar taşıyla öğünmeyi boşver!

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 28)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 28)
Halil Yavuz KAYA 
17 Oca 10:29 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kirazdan sonra kavun, karpuz, üzüm...Daha sonra havada oynak, beyaz bulutlar, arkasından yağmurlar, daha arkadan da lapa lapa kar...

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 107)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 107)
Halil Yavuz KAYA 
17 Oca 10:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Tekrar bahar geldi, arkasından yaz. kimsesizlerin sahibi güneş tam zamanında yetişti.

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 107)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 107)
Zagor 
15 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kaya Ali
"Ne güldün başefendi?"
"Ne mi güldüm? Ulan siz kim, ampul kim?"
"Niye başefendi? Biz insan değil miyiz?"
"Değilsiniz ya, insan mısınız? İnsan olanın 72. Koğuş'ta işi ne?"

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 60 - Everest Yayınları)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 60 - Everest Yayınları)
Enes Sezer İslamoğlu 
15 Nis 15:05 · Kitabı okudu · 9/10 puan

72. Koğuş, bütün cezaevlerinde olduğu gibi cezaevinin en yoksul, yoksul olduğu için de en pis koğuşuydu. Buranın insanları ayağa kalkmış birer solucandılar.

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 16 - Everest Yayınları)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 16 - Everest Yayınları)
Halil Yavuz KAYA 
16 Oca 22:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Son gece miydi o gece? Kar savuruyordu lapa lapa. Meyhane kokusu yüklü nefesleriyle çıkmışlardı meyhaneden de Aysel'e rastlamışlardı kıyıda. Eh be Aysel! güzel değildi pek öyle ama içli bakışları vardı. Zavallıydı. Kurtulmak istiyordu. "öleceğim ya da öldürecekler!" diyordu. Ölümden değil, ölmekten korkuyordu. Sevmiyordu bu hayatı, orospuluğu sevmiyordu.

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 74)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 74)
Zagor 
15 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Açlık
"Her zaman tok olmak ne iyi!"
"İnsan rahatça uyuyor..."
"Aç acına bırak. Allah açlığı düşmanıma bile vermesin..."
"Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. Ya uçurumdan yuvarlanırım, ya kolumu aslan, kaplan koparır, ya yılan sokar. Bazı bazı bağırırmışım..."
"Mışım ne kelime? Öküz gibi böğürürsün hem de!"
"Hiç bilmiyorum. Demek açlığın boku?"

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 50 - Everest)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 50 - Everest)
4 /