Bereketli Topraklar Üzerinde

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.064
Gösterim
Adı:
Bereketli Topraklar Üzerinde
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895546
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Bereketli Topraklar Üzerinde
Bereketli Topraklar Üzerinde
"Bu kitap, kendi bilgi ve görgülerim dışında, bir lokma ekmek için kötü iş şartları içinde zehir gibi bir hayatı yaşayanlardan derlenmiş malzemeyle meydana gelmiştir. Yayımlanmadan önce, çeşitli ırgat, usta, usta yardımcısını toplayarak bir gece sabaha kadar okudum onlara. Dinlediler. Pardon, dediler, bu bu kadar olur. Bütün anlattıkların doğru. Eksik bile. Çukurovanın bereketli topraklarında öyle işler olur ki, aklın durur. Sana anlatsak, bir değil beş roman çıkarırsın..." 

Orhan Kemalin kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemalin kitaplarını yayımlamaktan onur duyuyoruz.

 
Sahiden bereketli mi topraklar üzerinde? Geçim derdinde olan garibanın ezildiği, ırgatbaşının işçinin haftalıklarından kestiği, işçilere araç gözüyle bakıldığı, tozlu topraklı, bayat ekmeklerin yemek zorunda bırakıldığı bir ortamda sahiden bereketli mi topraklar üzerinde? Umutların bir bir söndürüldüğü, emeklerin sömürüldüğü, adam kayırmanın başını alıp gittiği, gurbetin için için yaktığı bir ortamda sahiden bereketli mi topraklar üzerinde?

Tatilde biraz daha olaya dayalı, kolay okunan kitaplar okumak için liste oluştururken Bereketli Topraklar Üzerinde’ye de şans vermek istedim. Nasıl olsa edebiyatımıza daha fazla ağırlık verecektim bu sene. Başlangıç için güzel bir seçimdi bana göre. Okudum. Orhan Kemal’i bize hep şöyle anlattılar: “Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü’dür. İşçi sınıfını edebiyatımıza dahil eden yazarımızdır. Kitaplarında genelde Çukurova yöresini işledi. Arka sokaklara, toplumun alt tabakalarına, fabrika ve toprak işçilerinin gurbetteki acılı hikayelerine, temiz umutlu kişilere yer verdi. Kısa ve yalın cümlelerle gerçekçi bir üslubu benimsedi.” Buraya kadar çok güzel. Ama kimse bize bu adamın gerçeği kulaklarından tutup acılı acılı yerlerde sürüklediğinden, şahit olanın kafasını duvarlara vurdurduğundan bahsetmedi. Kimse Orhan Kemal’in bize umudun ne kadar tatlı ama bir o kadar da acı olduğunu gösterdiğini söylemedi. Kimse bereketli topraklar üzerinde neler döndüğünden bahsetmedi. Daha neler neler…

Roman, Ç. Köyü’den Çukurova’daki fabrikatör hemşerilerin yanında iş bulma umutlarıyla yola çıkan üç arkadaşın hikayesini anlatıyor. İflahsızın Yusuf, Köse Hasan, Pehlivan Ali. Bu üç arkadaş. İflahsızın Yusuf dışında diğer ikisi hiç köyden çıkmamışlar. Yusuf yolda atıp tutuyor. Ben şöyle gördüm böyle gördüm, emmim şunu dediydi bunu dediydi. Tabi arkadaşları fazla dinlemiyorlar bunu. Onaylayıp duruyorlar. İnsan işte ufak bir umut ışığı görse sonunu düşünmeden peşine takılıyor. Hakkılar da tabii. O zamanlarda para mı var insanlarda, yemeye ekmek mi var. Geçim derdi zorluyor, haliyle gurbet yolu gözüküyor insanlara. Bu üç arkadaş neyse gidiyor Çukurova’ya işe başlıyorlar ama sonrası? Sonrasını anlatmayacağım ama yaşananlar bir insanlık dramıdır desek yeridir. Orhan Kemal bu romanında 4 çeşit insandan bahsediyor üstü kapalı olarak. İlki iflahsızın Yusuf gibi gurbete ne için çıktığını bilen, işinin ardından tutan insan tipi. Bu kişilere saygımız sonsuz. İkincisi Köse Hasan gibi. Olan şeyler karşısında hemen boyun eğen, çaresiz kalan, elinden bir şey gelmeyen insan tipi. Üçüncüsü sonradan görerek aslını, sılasını unutup gurbette harcanan insan tipi. Bu kişiler kendi eder kendi bulur, örneği romanda. Dördüncüsü ise en şerefsiz kategoride yer alan insan tipi. Sömüren, emeğin karşılığını vermeyen, açgözlü pislik insanlar. Bunlara saygı falan duyamayız. Duymamız gerekir. Açıkçası ben her insanı sevmenin gerekli olduğunu da düşünmüyorum. İnsan olduğunu unutan kişileri severek niye kendimize eziyet edelim. “Ne olursan ol gel” düşüncesi bana ters, ne kadar acımasız olduğumu düşünseniz de. Bana göre roman bu dört tip insan üzerinden bir yapıya bağlanıyor. Çukurova’nın bereketli topraklarının üstünde ne hikayelerin döndüğüne aşırı bir gerçeklikle şahit oluyoruz.

Geçenlerde İzdiham Dergisi’nin 32. sayısını okurken “Ben Kapitalizmi kurduğumda böyle şeyler olmasını beklemiyordum” tarzı bir yazı vardı. Bu romanın üstüne güzel bir tesadüf oldu. Başta zaten tüm düşünceler temizdir(!) Adam diyor ki “İnsanlara yediğinden fazla üret, ihtiyaçtan fazlasını sat, sermeye yap görüşünü benimsettim. Amacım topluca refahı artırmaktı, oysa onlar biriktirdikçe aristokratlara özendiler, kibirliydiler, takıntıları vardı, kendilerine burjuva dediler. Başta her şey planlarıma uygundu…Ama sonra işler kontrolden çıktı. Burjuva iktidara ve güce önce ortak sonra da sahip olmak istedi…savaşlar çıktı…satamadıkları hiçbir şeye değer vermediler…doğru değil bedeli olan kıymete bindi.” Orhan Kemal’in deyimiyle a be hırt sen insanların fazlayı görünce gözü döndüğünü bilmiyor musun? Romanda tam bu burjuva tarzında ağalar, ırgatbaşıları var. İşçinin parasını tam vermezler, saatinden fazla çalıştırırlar, yemeklerini kısarlar, kendileri paşa gibi yaşarlar. İşte bu düzeni görmek için de bu roman okunabilir. Yazdıkları birilerini rahatsız etmiş olacak ki Orhan Kemal hapislerde yatmış. Şimdi mi artık insanların duyguları sömürülüyor…
Yazar köylü-kentli, ezen-ezilen çatışmasını 3 köylü arkadaşın çalışmak üzere Çukurova'ya gitmeleriyle başlarından geçenler üzerine kurgulayarak ele almış.Kitap 50'li yılların Türkiye'sinde geçse de ele aldığı konular hiçbir zaman güncelliğini yitirmeyecek gibi gözüküyor. Okuduğunuzda İflahsızın Yusuf, Köse Hasan ve Pehlivan Ali gibilerin çevrenizde ne kadar çok olduğunu düşüneceksiniz. Hatta belki siz de onlardan birisinizdir... Yazarın olağanüstü gözlem yeteneğine hayran olmamak elde değil. Şiddetle okumanızı öneririm...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.920 Oy)19.836 beğeni45.424 okunma3.469 alıntı191.962 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.908 Oy)9.181 beğeni30.108 okunma922 alıntı146.146 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.205 Oy)5.655 beğeni18.176 okunma1.139 alıntı63.595 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.712 Oy)8.173 beğeni22.238 okunma4.392 alıntı136.416 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.218 Oy)9.207 beğeni27.492 okunma2.921 alıntı121.139 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.898 Oy)6.007 beğeni20.558 okunma916 alıntı106.787 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.097 Oy)13.909 beğeni36.029 okunma3.754 alıntı153.083 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.705 Oy)9.655 beğeni27.106 okunma1.996 alıntı125.528 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (9.979 Oy)11.767 beğeni29.529 okunma1.681 alıntı154.497 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.750 Oy)8.364 beğeni23.906 okunma947 alıntı95.264 gösterim
İflahsızın Yusuf, Köse Hasan ve Pehlivan Ali... Üç arkadaş köylerinden çıkıp Çukurova'da yazlık iş bulmaya yola çıkıyorlar. Çukurova'da binbir zorluk onları bekliyor. Kitap bitince hüzün basıyor insanı bu kadar da olmaz diyorsun.
Orhan Kemal büyük yazar, şiddetle okumanızı tavsiye ederim.
Orhan Kemal'in okuduğum ilk eseri ;çok geç kalmışım Orhan Kemal'e.Bu kitabı okurken hissettiklerimi Yaşar Kemal'in İnce Memed'ini okurken hissetmistim. Bu iki eserde de hissettiğim sanki yazar size:gel yanıma otur bak sana anlatacaklarim var demiş de baslayivermis anlatmaya ...Duygular o kadar güzel aktarılmış ki bazen derinden hüzünleniyorsunuz ,kimi zaman kaygilaniyorsunuz kimi zaman da şimdi oldu mu şu yaptığına bak diyorsunuz ..Şimdilerde empati yapmanız için yazılan romanları okumanıza gerek yok açın bir Orhan Kemal ,Yaşar Kemal kitabı alın size empati yöntemi.
Kitabın konusuna gelince köylerinde is bulamayan Cukurovaya çalışmak için giden üç arkadaşın hikayesi.1950 lerde yaşanan toprak agaligi sistemine ince ince dokundurmalar yapmış ..Eğer sizde Pehlivan Ali ,Köse Hasan ve Yusuf'un başına gelenleri ogrenmek istiyorsanız mutlaka okuyun .
1914-1970 yılları arasında yaşamış olan Orhan Kemal, toplumun alt
tabakasını oluşturan insanların yaşam kavgasını, işçi sınıfının çalışma koşullarını,
“küçük insan”ların dünyasını aydınlık gerçekçi bir bakışla sergilediği; toplumsal
sınıflar arasındaki zıtlıkları, çelişkileri yansıttığı öykü ve romanlarıyla, Türk
edebiyatında 2. Dünya Savaşı’nın getirdiği baskı ve yokluklar ortamında ortaya
çıkan sosyal gerçekçi kuşağın en etkili kalemlerinden biri diye düşünüyorum.
“Orhan Kemal’in Fabrika ve Toprak İşçilerini Konu Alan Bereketli Topraklar
Üzerinde, kitabı İflahsızın Yusuf,Köse Hasan ve Pehlivan Ali üzerinden dönemin ırgatbaşılarını,emek sömürücüleri,kan emicileri bizlere gösteriyor.Dönem belirtilmemiş.Bildiğimiz üç arkadaş yazlık iş için Çukurova'ya çalışmaya geliyor ve ardından başlarına gelenler adamın ciğerini sızlatıyor.İşçi-patron,ezen-ezilen,köylü-kentli çatışması!Politik bir kitap.Orhan Kemal,Yaşar Kemal,Kemal Tahir kesinlikle okunması gereken üç emekçi yazar !
İlk Orhan Kemal okuyuşumdu ve gerçekten çok güzeldi; tanışmış olduk. Vesile olan kişi Hasan Ali Toptaş oldu. Kendisinin çok sevdiği okunması istediği bir kitap olan Bereketli Topraklar Üzerinde’yi okudum.

Roman 3 arkadaşın birlikte yola koyularak köylerinden Çukurova’ya hemşehrilerinin fabrikasına gidiyorlar. Daha köyden çıkmadan trene binerken dahi bu arkadaşlar ezilmeye başlıyorlar ve kitap bitiyor hala eziliyorlar, eziliyorlar, eziliyorlar… Umudun azami seviyeden hüzne dönüşen hikayesi bu kitap.

Bu roman tam bir Anadolu hikayesi. Geçmişte geçen konular olabilir ama günümüzle birebir örtüşen bir eser. İşçi sınıfının rezil bir biçimde yaşamaya mahkum edilmelerini konu almış. İş kazaları günümüzün en önemli sorunlarından ve bu kitapta birebir yaşanıyor. Parasızlık ve geçinceme derdi yine aynı şekilde romanda mevcut. Diğer konuları başlıklarla ele almak gerekirse:
- paranın insanları ve hukuku satın alması
- taşeron çalışma ve çalışana yapılanlar ( ırgatbaşı olarak kitapta mevcut ) : Kötü şartlar, yemek yok, para kesintisi, adam kayırma vb.
- Teknolojiye ayak uyduramama ( hala okumayı öğrenmeyen, teknolojiyi kötü bilen kişiler )
- Kötü alışkanlıklara özendirme ( kumar, kadın ticareti.. )
- Güçlü olanın güçsüzü ezmesi, beter duruma sokması

Romanda gerçekten güncel hayata dair bir sürü mana çıkarabilirsiniz.

Yazarın dili, betimlemeleri, akıcılığı, üslup hepsi gayet yerinde ve güzel. Çok doğal ve sizinle konuşur gibi. Gözünüzün önünde canlanan bir roman olacak.
"Avradın Osmanlısı" ve "Kadere 45" bol bol geçiyor romanda. ( Bu ne demek dersiniz diye koydum merak edersiniz belki )

İnanç sorgusu da aralarda bir yerde konu edinilmiş. Aşk da var tabi onsuz olmaz. Hidayetin Oğlu’nun karşılıksız bir yardım örneği var günümüzde zor bulunan hasta bir kişiye bakması gerçekten en beğendiğim yerlerden birisiydi. Hemşehricilik ve milliyetçilik kavramları ön plana atılmış. En önemlisi ise sıla, gurbet, vatan, aile özlemi…

Sonu gerçekten üzücü ve hıphızlı bir şekilde biten çok çok güzel bir eser. Üzerinden 50 değil 100 sene de geçse baki kalacak konuları ele alan bir eser mutlaka okunması gereken eserlerden diyebilirim. İşci sınıfıyla ilgili çok güzel bir eser gerçekten.

Uzun lafın kısası bu kitap okunur arkadaşlar. Edebiyatseverlere şiddetle tavsiyemdir.
İşçi grubun çektikleri zorlukları anlatan güzel bir eser. Filmi de var. Ama ben kitabı daha çok beğendim. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Her zamanki gibi bir Orhan Kemal şaheseriyle buluşmanın memnuniyetini yaşıyorum.Bu eserinde dönemin ağır şartlarını konu alıyor.3 hemşehrinin gurbet ellerde başlarına gelen türlü eziyetleri konu alırken okuru o atmosfere çekiyor hemen.Şartlar belki farklı olsa da biz de Yusuf,Pehlivan Ali,Köse Hasan'ız.Yahut onlarin deyimi ile köylüyü cin çarpar gibi çarpan şehirlileriz.İyi bir bilinç için mihenk taşı.Okumalısınız.
1K Adana Okuma Grubumuzun ikinci kitabı olarak seçtiğimiz Bereketli Topraklar Üzerinde'yi tamamlayıp sıcağı sıcağına incelememe "Kadere kırk beş!" diyerek başlamam sanırım en doğru tercih. Köyden yakın olan üç arkadaşın; İflahsızın Yusuf, Köse Hasan ve Pehlivan Ali'nin geçim derdiyle Ç. köyünden çıkıp Çukurova'ya uzanan hikâyesi gibi gözükse de başka karakterlerin de olaya dahil olmasıyla bambaşka bir olay örgüsüne dönüyor ve çok kapsamlı bir yapıya bürünüyor.

Dili biz Adanalı okurlar için oldukça aşina gelebilir. Dışarı çıktığımızda sıklıkla duyduğumuz kelimeler ve özellikle deyimleşmiş kalıplar sıkça kullanılmış.

Orhan Kemal Bereketli Topraklar Üzerinde'de köylüyü, onların yoksulluğunu, sefaletlerini, acılarını, özellikle de cehaletlerini; çalışan işçilerin yaşadıklarını, yaşattıklarını, çalışma şartlarını, güç sahiplerinin işçiye olan bakışını ve onlar üzerindeki tahakkümünü tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

Kitap bittiğinde aklımda kalan tek soru şuydu: Kim ne kadar masumdu? Bunun cevabını her okuyan belki farklı yorumlayacaktır. O yüzden net bir yargıda bulunmak istemem ama fırsatçıların, birbirinin ayağını kaydırmaya çalışanların bolca bulunduğu bu kitapta ne yazık ki yanıtsız kalacak gibi.

İnsanın makineleşmesini sıkça hissettiğim bu kitapta bir yerden sonra duyguların yok olmaya başladığını ve görünmez olduğunu bencilliğin devreye girerek insanı nasıl esir aldığını ve onu pençesinde nasıl hırpalayıp yok edebildiğini gözler önüne seriyordu. Bir tür homo homini lupusçuluk.

Okurken belki de en olumsuz yaklaştığım beni oldukça da rahatsız eden tarafı ise kadının tamamen metalaştırılmasıydı. Kadınların sadece fizyolojik ihtiyaçların giderilmesi için var olduğu vurgusu beni oldukça üzen tarafıydı. Keşke bu daha farklı olabilseydi ve farklı bir kurguyla bir kadın karaktere de önemli bir rol biçilmiş olabilseydi. Belki de romanın en zayıf tarafı da benim açımdan bu kısmıydı.
Orhan Kemal, bu toplumu en iyi biçimde anlatan nadir insanlardan biridir bana göre. Üç arkadaşın köy de başlayıp şehirde bitmeye yüz tutan macerasını okuyoruz. Bugüne nasıl gelindiği anlamak isteyenlere rehber niteliği taşıyor. Haksız kazançlar, kapitalist düzen, biten ilişkiler, sahteleşen insanlar. Hepsi ve daha fazlası.
Köylerinden büyük umutlarla gelen işçilerin karşılaştığı zorlukları 3 başkahraman ve yardımcı kahramanlar aracılığıyla anlatılmak istenmiş bana göre anlamak isteyene kitabın neredeyse her sayfasından çıkarılabilecek sonuçları var. Kitapta geçen "ben köle değilim,emekçiyim" sözüyle kitabın konusunu açıkça anlaşılıyor.
Bereketli topraklar üzerinde mi yoksa insanlık toprağının altında mı? Güneşin yakıcı, kavurucu sıcaklığının bile keyfini çıkarabilmek mi yoksa güneşin varlığına lanetler yağdırmak mı? Gecenin buz gibi ayazında kalın yorganlarda, rahat yataklarda yatmak mı yoksa üşümemek için sarilabilecek tek şeyin yıldızlar olması mı? Yeni plağınızdan yayılan hoş bir musiki mi duyduğunuz yoksa artık varlığınızın bir parçası olmuş aşağılanmalar, hakaretler, küfürler mi? Sevdiğiniz insanı yanınızda tutabilme gücünüz mü yoksa kurduğunuz en güzel hayalinizin, onunla bir daha hiç ayrılmamak üzere bir araya geleceğiniz günü beklemek olması mı? Böyle gelmiş ama böyle gider mi?

Maksim Gorki'nin şu güzel cümlesini tekrar hatırlattı bana bu kitap: "Başkalarının ne düşündüğünü bilmem ama ben, açlarla tokların dostluğuna inanmıyorum." Kime bereketli bu topraklar? 20 saat çalışan, küflü, kurtlu ekmek yiyen, elleri nasırlaşmış erkeklere mi? Hayatını biraz olsa iyi hale getirebilmek için kendini satmaktan, erkeklerin yanaşmalarına göz yummaktan başka yol bilmeyen kadınlara mı? Hastaneye gidemediği için ölen insanlara mı? Kime? Söyleyin kime bereketli?

İnsanların ne kadar kötü olabileceklerini düşünemiyor, hemen hemen herkesin aslında iyi olduğunu düşünüyorsanız, bu fikrinizin ne kadar yanıltıcı olabileceğini de görebilirsiniz, eser sayesinde ya da yüzünden mi demeliydim...

Edebiyatımızda ne kadar güzel eserler olabileceğinin kanıtlarından biri, Bereketli Topraklar Üzerinde. Türk yazarları okumaktan neden uzak kaldığımı sorgulattı bana. Bundan sonra daha çok okuyacağım, yazarlarımızı...
"Ölüm Allah'ın emriydi. Allah emretmeden kuş kanadını oynatamaz, karınca adımını atamazdı."
Orhan Kemal
Sayfa 99 - Everest Yayınları,39. Baskı
Keşke o kuşların arasında olsaydı insan olacağına!
Gözlerini yumdu.
Ya da kanadı olsaydı insanların, kuş misali, uçsalardı, uçabilselerdi.
Orhan Kemal
Sayfa 250 - Everest Yayınları
Bir insan ya insan olmalı, insanlar için canını vermeli, ya da kalabalık etmemeli dünyamıza! Ben bunu bilir bunu söylerim.
Orhan Kemal
Sayfa 164 - Everest Yayınları 37.Baskı Şubat 2017
Anca beraber kanca beraberdi sözde. Hani? Neredeydi? Demek düş-miye görmeliydi insan...
"Aliii!"
"Hı?"
"Pilav pişti oğlum."
"Geliyorum ana"
"Soğan da ister misin?"
"Bak hele bak. Hastaya kar sorulur mu?"
Orhan Kemal
Sayfa 48 - Everest Yayınları 37.Baskı Şubat 2017

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bereketli Topraklar Üzerinde
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895546
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Bereketli Topraklar Üzerinde
Bereketli Topraklar Üzerinde
"Bu kitap, kendi bilgi ve görgülerim dışında, bir lokma ekmek için kötü iş şartları içinde zehir gibi bir hayatı yaşayanlardan derlenmiş malzemeyle meydana gelmiştir. Yayımlanmadan önce, çeşitli ırgat, usta, usta yardımcısını toplayarak bir gece sabaha kadar okudum onlara. Dinlediler. Pardon, dediler, bu bu kadar olur. Bütün anlattıkların doğru. Eksik bile. Çukurovanın bereketli topraklarında öyle işler olur ki, aklın durur. Sana anlatsak, bir değil beş roman çıkarırsın..." 

Orhan Kemalin kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemalin kitaplarını yayımlamaktan onur duyuyoruz.

 

Kitabı okuyanlar 635 okur

  • sngl agy
  • Aykut Güner
  • YUSUF ŞANLIYURT
  • FERAY
  • Bey Böyrek
  • inn akkç
  • Barış Günaşan
  • Nesli C.
  • Nietzsche, At ve Kırbaç
  • Aleyna

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%6.4
18-24 Yaş
%23
25-34 Yaş
%32.3
35-44 Yaş
%19.6
45-54 Yaş
%10.2
55-64 Yaş
%3.4
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.3
Erkek
%50.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32 (64)
9
%28.5 (57)
8
%21.5 (43)
7
%8.5 (17)
6
%3.5 (7)
5
%0
4
%0.5 (1)
3
%0.5 (1)
2
%0.5 (1)
1
%0.5 (1)

Kitabın sıralamaları