72. Koğuş

Orhan Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

2/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
72. KOĞUŞ (Roman) Orhan Kemal 1914–1970 yılları arasında yaşamış, toplumsal gerçekçi sanat akımının baş temsilcilerinden sayılan yazar Orhan Kemal’in sanat hayatını ve düşünce dünyasını anlama yolculuğumuza, onun Bursa Cezaevi’nde kaldığı günlere dair gözlemlerinden hareketle oluşturduğu 72. Koğuş romanı ile devam ediyoruz. Daha önceki eserlerinde sıkça görülen yoksulluk ve yoksunluk temalarının işlendiği bu romanda, cezaevinde uzun yıllar kalan kader mahkûmlarının umutlarını yitirişi, içine düştükleri hiçlik duygusu ve psikolojik çöküşleri anlatılır. “72. Koğuş”, bu insanların konulduğu koğuşun adıdır. Bu koğuşta kalanlara “Adem Baba” denir. Koğuşun diğer adı da “Adem Babaların Koğuşu”dur. Peki, kimdir bunlar? Hemen söyleyelim: Bunlar, çoğunlukla vicdani yönleriyle hareket edip toplumsal aksaklıklara ve yanlışlıklara rıza göstermedikleri için “suç” işleyip cezaevine düşmüş kişilerdir. Çoğu, yaşını başını almış insanlardır. Toplumdaki ahlaki yapı, teamüller ve kabuller burada işlemez. Bu insanlar öyle bir noktaya gelmişlerdir ki toplumsal kurallardan tamamen kopmuşlardır. 72. Koğuş bir ıslah mekânı değildir; ölüme mahkûm edilmemiş insanların ölüme komşu edildiği bir yerdir. Romanda bir de sözde bir aşk hikâyesi yer alır. Cezaevine düşen kahramanlardan biri Rizeli Ahmet Kaptan’dır. Genellikle “Kaptan” olarak anılır. Rize’deki köyünde yaşayan annesi tarafından kendisine bir miktar para gönderilmiştir. Bu, Adem Babalar için çok büyük bir paradır. Kaptan, bu parayla onlara yemek yedirir, üstlerini giydirir, koğuşu düzenler, yatak aldırır, çay içirir. Et ve fasulye yedirir. Onun sayesinde mahkûmlar bir nebze de olsa hayata tutunurlar. Cezaevinde kumar oynanmaktadır. Meydancılar Kaptan’ı kumara çeker. Ancak Kaptan tüm paraları kazanır ve elde ettiği parayı
72. KoğuşOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19797,5bin okunma
Puan vermedi·103 syf.··
2023 9. kitabı
Vasat bir kitap, okunmasa da olur, okunursa da sıkmaz, üzmez işte. 1987'de ve 2011'de iki defa sinemaya uyarlanmış, 2011'i bence boş verin ama 1987 yapımı olan filmi tavsiye ederim. Yalnız kitapta çirkin diye adlandırılan Kaptan karakterini Türk sinemasının en yakışıklı aktörlerinden biri olan Kadir İnanır oynamış. Bunun haricinde kitapta olmayıp da filmde olan bölümler var. Tabii bu filme özel mi yapıldı yoksa kitaba Orhan Kemal ekleme mi yaptı bilmiyorum fakat günümüzde de aynı sayfa sayısı ile çıkıyor kitap, o yüzden film için eklenmiştir muhtemelen. Mesela daha bugün bir abime de sorup teyit ettim, Murtaza kitabının ilk baskıları 100 sayfa civarı, günümüzde 300 sayfa üzerinde çıkıyor çünkü Orhan Kemal bir şeyler eklemiş kitaba sürekli. Kitabın bir bölümden sonra yön değiştirip başka bir hikayeye evrilmesini sevdim, başladığı gibi gitse çok boş bulurdum kitabı muhtemelen. Bunun dışında dönemin sefaletini -o dönemleri pek bilmesem de- iyi yansıtıyor. Ben bir kitapta ya da filmde kendi savunduğum şeyleri görmeyi severim. Örneğin ben insan sıklıkla içinde bulunduğu durumu meşrulaştırır derim. Yani mesela sevgilinizi aldatıyorsunuz diyelim, bunu bir şekilde meşrulaştırırsınız. Tamam yine yanlış olduğunu bilirsiniz ama içten içe de kendinize haklı nedenler yaratırsınız. Bu kitapta da ''bunu hak etti'' cümlesi bana öyle acımasızca vs. gelmedi, yüreğime de okunmadı, sadece çok insanca geldi çünkü insan böyle bir şey, sadece biraz fazla abartılıp romantize ediliyor insan, bence sorun o. İkinci olarak da aşkı anlatış biçimini sevdim. Öyle bir kutsallık atfetmeden içinde bulunulan şartlar altında olabilecek adaylar arasından biri seçiliyor işte, aşk budur. Silahlara Veda'da da çok benzer bir durum vardı, bir askeri mektuplaştığı ve hiç görmediği bir kadına aşık
72. KoğuşOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19797,5bin okunma
Puan vermedi·103 syf.··
2020 31. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2020 19:08
Orhan Kemal’in kalemiyle bu kitapla tanışmış oldum. Fakirlik ve çaresizlik bu kadar güzel anlatılırdı. Çok etkileyiciydi. Dönemin ağır şartları bu çaresiz koğuşa ağır bir gölge gibi çökmüş. Kitap hem akıcıydı hemde karakterler çok güzel çizilmişti. Sıkılmadan okudum, karakterler o kadar canlıydı ki bu çaresiz insanların yanıbaşındaydım sanki. Tavsiye ederim kesinlikle okuyun. Takıldığım tek nokta fakirliğin boyutuydu. Gerçek olamayacak kadar uçtaydı ama evet Türkiye çok zor şartlardan geçti. Askerimizin önündeki lokmadan tutun cezaevlerine kadar, savaşlardan çıkmış fakir bir halk kurdu bu ülkeyi, keşke bu bolluğun içinde kıymetini biliyor olsak. keşke daha çok şükretsek.
72. KoğuşOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19797,5bin okunma
Puan vermedi·103 syf.··
2019 29. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2019 08:58
72. Koğuş... En sefil şekilde mahkum olanların kaldığı, ama Ahmet Kaptan'a anası 150 lira para gönderdikten sonra işlerin tersine döndüğü, sevdaya tutulunca gözü başka bir şey görmeyen Ahmet Kaptan'ın tüm her şeyi nasıl kaybettiğini, onu hiç takmayanların bile parayı görünce yanlarına gittiği, herkese kucak açışından faydalanarak parasını yedikleri, o parayla saraya dönen koğuşlarının nasıl eski haline döndüğünü anlatmış Orhan Kemal.. İnsanların gerçeklerini, daha doğrusu toplumun gerçeklerini gözler önüne sermiş..
72. KoğuşOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19797,5bin okunma
Aslını yitiren insanlık!
9/10
·100 syf.··
2023 52. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2023 20:23
"Her zaman tok olmak ne iyi! İnsan rahatça uyuyor..." (s.50). Edebiyatımızda ismi, yazdığı roman, öykü, oyun ve şiir gibi farklı türlerdeki eserleriyle en büyük ustalar arasında anılan yazarlarımızdan biri de Orhan Kemal'dir. O, her ne kadar edebiyatın hemen her dalında eserler vermiş olsa da daha çok toplumsal gerçekçi türde kaleme aldığı romanlarıyla tanınıyor.¹ Bu itibarla onun romanlarının kahramanlarını çoğunlukla köylüler, işçiler, ezilenler, yoksullar, kumarbazlar, sarhoşlar, düşkünler, yaşama tutunmak için çırpınan mutsuz insanlar oluşturuyor. O, günlük yaşamın farklı yönlerini kaleme aldığı romanlarında toplumsal yapı ve alt/üst sınıflar arasındaki çelişkileri büyük bir ustalıkla ortaya koyuyor. Nitekim "72. Koğuş" da onun bu tür eserlerine örnek olarak gösterilebilecek en önemli yapıtları arasında sayılabilir. 1940'lı yılların hapishane hayatının anlatıldığı eserde 72. Koğuş, hapishanenin en pis, en yoksul ve en düşkün koğuşu. Bu öyle bir koğuş ki insanlar izmaritine zar atıyor, bir yıllık yiyeceklerini gelir gelmez satıyor, çöplerden yemek topluyor, çimento kağıtlarının üzerinde yatıyor, geceleri karanlık, kışları ise ölüm kol geziyor. Bir gün romanın kahramanı Ahmet kaptana, annesinden yüz elli lira para gelmesi üzerine koğuşun çehresi değişiyor. O günden sonra yokluğun ve yoksulluğun pençesinde onurlarını, gururlarını ve insanlıklarını yitiren "adem babalar" için sıcak bir yemeğin, bir ampulün, bir camın, sıcak bir yatağın ne anlama geldiğini daha iyi anlıyorsunuz. Tüm bunlarla birlikte devran değiştiğinde bir kuruş para için vefasızlığın, riyakarlığın, kıskançlığın, kurnazlığın ve sefilliğin bütün yönleriyle nasıl yaşandığına ve böylesi bir ortamda insan haysiyetinin ayaklar altına nasıl alındığına şahit oluyorsunuz. Doğrusu Orhan Kemal, insanın ve insanlığın
Edebiyat
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
9/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 23:10
72.KOĞUŞ-ORHAN KEMAL,103 sayfa Orhan Kemal ‘in kısa ama insanın içini burkan 72. Koğuş romanı Türkiye’de bir cezaevinde yoğun sefaletin yaşandığı bir koğuşu ve bu koğuşta kalan Ahmet Kaptan adlı naif karakterli mahkûmun trajedisini anlatır. Kitap, insan onurunun sefalet karşısındaki sınavını, dayanışmayı ve kaçınılmaz yozlaşmayı anlatırken,açlık ve parasızlığın insanı ne hale getirdiğini,onurunu nasıl ayaklar altına aldığını,cezaevinde bile parası olanın “ağa” olmayanın nasıl sefillik çektiğini anlatan hüzünlü bir roman. Aynı zamanda umudun bittiği,en karanlık anlarda bile insanın bir hayale tutunma ihtiyacını da işler. 72. Koğuş, cezaevinin en alt tabakasının, yani hiçbir geliri olmayan, kimsesiz ve "adem babalar" olarak adlandırılan mahkumların kaldığı çok kötü bir yerdir. Burası soğuğun, açlığın ve pisliğin kol gezdiği bir koğuştur. Ahmet Kaptan,72.Koğuşun sessiz ama saygı duyulan bir “sakini”.Bir gün annesinden o zamanın parasına göre yüklü bir para gelir.(150 TL) O anda koğuşta her şey değişir.Bir anda koğuşun ağası olur,(para sen nelere kadirsin) herkes beton üzerinde yatarken,ona yatak,yorgan temin edilir,bir dediği ikiletilmez.Kaptan gelen parayı tek başına yemek yerine koğuş arkadaşları ile paylaşır.Arkadaşlarına,yatak,yorgan,yiyecekler alır.Koğuş boyanır,cam,çerçevesi yenilenir.Koğuş Kaptan sayesinde bayramı yaşar. Kaptan’ın kadın mahkumlardan birine duyduğu aşk ve aç gözlü koğuş arkadaşlarının onu sömürmesi,tüm parasını kadın için harcıyormuş gibi gösterip elinden alması,Kaptanın yine fakirliğe düşmesiyle hazır düzene alışanların iki yüzlülüğü onu yalnızlığa ve trajik bir sona sürükler…
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
72. Koğuş İncelemesi
7/10
·100 syf.··
2023 29. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2023 23:27
Türkiye’nin yetiştirdiği en büyü toplumcu gerçekçi yazarlarından olan Orhan Kemal , 72.Koğuş kısa romanı ile bizi 1940’ların hapishanesine götürüyor. Üstüne üstlük hapishanenin en yoksul koğuşu olan 72.Koğuşa…Bu koğuşun ne penceresi vardır ne de döşeği. Doğru düzgün tayını bile yoktur bu koğuşta kalanların. Çoğu zaman aç girerler yatağa. Kışı geçirmeleri için ne sobaları var ne de herhangi bir ısıtıcıları. Pencereleri bile yoktur dışardan gelen soğuk havayı kesmek için. Bir şekilde hayatta kalmaya çalışmaktadırlar. 1940’lar tüm Türkiye için kolay geçmezken (2.Dünya Savaşı sırasıdır, çoğu şey karneye bağlanmıştır) 72. Koğuşun mürettebatı için hayat çok daha zor geçmektedir. Ta ki koğuşun en sessiz en kendi halinde ve en dürüst mahkûmu olan Ali Kaptan’a annesinden 150 lira para gelene kadar. 150 lira çok büyük paradır. Bir mahkûmun hayatını epey değiştirmeye yetecek kadar. Koğuş bayram etmiştir bu haberi duyunca. Üstüne üstlük Ali Kaptan çok eli açık biridir. İlk iş koğuşa bir ziyafet verir, etli kuru fasulye ile. Uzun zaman sonra koğuş tayfası yatağa aç olarak girmez. Sonra döşek alır ihtiyacı olanlara. Derken ampul taktırır ki bu büyük lükstür o zamanın şartlarına göre. Bir de pencere taktırır ki bu mahkumların soğuktan donmaması demektir. Tüm hayatı değişir koğuştakilerin. Ama insan doğası nankördür… Çok kısa bir eser olmasına rağmen çok etkileyici bir eser. Neden etkileyici olduğunu soracak olursanız, 1940’ların en alt tabakasını bu denli iyi gözlemleyip okuyucuya aktardığı, bunu yaparken de insanların özünde nankör olduğu ve ne kadar iyilik yaparsanız yapın, bu iyiliklerin size dönüşü sırtınızdan hançerlenmek olduğu gerçeğini fark edip bunu okuyucu ile paylaştığı için diyebilirim. Kitap kısa ve insanı yoran cümleler barındırmıyor. Diğer Orhan Kemal eserlerinde olduğu gibi
Türk Edebiyatı
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
72. Koğuş
Puan vermedi
Derin çukura yuvarlanmış insanların en yakınını dahi 3 kuruş uğruna kaybedecek kadar alçalmış olanların dünyasını anlatıyor. Direnişin sesini duyuruyor. Okunmasını tavsiye ettiğim kitaplar arasında Orhan Kemal 72. Koğuş
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Puan vermedi
Orhan Kemal’in 72. Koğuş adlı eserinin filmi de çekilmiş olup kitaptaki konu ise, II. Dünya Savaşı yıllarında bir Türk cezaevinde geçen; yoksulluk, adaletsizlik ve insan onurunun sınandığı çarpıcı bir öyküdür. Merkezde, cezaevinin en kötü koğuşlarından biri olan 72. Koğuş ve burada yaşayan mahkûmların dramı yer almaktadır. Eserdeki ana karakter Kaptandır. Kaptan, suçsuz olduğuna inanan, onurlu ve çalışkan bir adamdır. Ancak yoksulluk ve çaresizlik onu toplum tarafından kolayca ezilebilir biri hâline getirmiştir. Koğuşta yaşam şartları son derece kötüdür; yetersiz yemek, hastalıklar, yokluk ve gardiyanların sertliği mahkûmların hayatını zindana çevirir. Koğuşun zengin mahkûmlarından biri olan Hacı ise para ve gücü sayesinde diğerlerine hükmetmektedir. Hacı’nın koğuştakilere uyguladığı baskı, eserdeki sınıfsal eşitsizliğin bir yansımasıdır. Kaptan, Hacı’nın zorbalığına başkaldırdığı için hedef hâline gelir ve çeşitli iftiralarla daha da zor duruma düşürülür. Orhan Kemal, toplumdaki sınıf uçurumunu cezaevi üzerinden simgeler: Para ve güç sahipleri koğuştaki hayatı kontrol eder, yoksullar ise sömürülür ve ezilir. Her zaman her yerde olduğu gibi...
72'nci KoğuşOrhan Kemal · Can Yayınları · 20007,5bin okunma
9/10
·100 syf.··
2024 84. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2024 19:59
Hapishane hayatının gerçekliğini öyle anlatmış ki #orhankemal ; 72.Koğuş , eşitsizliğin , ezilmişliğin , yoksulluğun,adaletsizliğin,ayaklar altına alınan onurun yansımasını iliklerimize kadar hissettirmiş. Dayanışma ve dostluğu anlattığını düşündüğümüz yerde, güce tapanların gücü yitirenin üstünde nasıl tepindikleri hayatın olağan akışına kapılıp dün etrafında pervane olduğunun üstündeki ceketi alacak kader acımasız olabileceklerini keskin bir mesaj olarak gözümüze gözümüze sokuyor yazar… Hiç mi iyi bir şey yok var tabii ; aşk var Kısacık ama çok etkili… # Okunmalı … Biz borasbooks ile okuduk gelsin yeni ayın kitabı Mutlu hafta sonları
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma

Yazar Hakkında

Orhan KemalYazar · 78 kitap
Mehmet Raşit Öğütçü, yazar olarak Orhan Kemal, aydınlık gerçekçi Türk roman ve oyun yazarıdır. Adı, Türk edebiyatının büyük ustaları arasında anılan yazar; roman, öykü, oyun, şiir gibi farklı tarzlarda birçok esere imza atmış olsa da daha çok romancılık yönü ile tanınmıştır. İlk öykü kitabı Ekmek Kavgası (1949) ve Küçük Adamın Notları başlığı altında yayımladığı öz yaşam öyküsü roman dizisiyle yaygın bir üne kavuştu. Edebi hayatı 1960'lı yıllarda zirveye ulaştı. Adana'da toprak ve fabrika işçilerinin dünyasını, İstanbul'daki gecekondu mahallelerini, fabrika çevrelerini eserlerine yansıttı. Murtaza, Hanımın Çiftliği, 72. Koğuş adlı eserleri başyapıtlarındandır. Adanaspor'da futbol oynamıştır. Golcü Raşit olarak bilinmektedir. HAYATI; Orhan Kemal, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. Babası Çanakkale cephesinde topçu teğmeni olan avukat Abdülkadir Kemali Bey, annesi ise öğretmen Azime Hanım’dı. Çocukluğu Adana’da geçti, I. Dünya Savaşı sonrası Fransız işgali nedeniyle ailesiyle Niğde ve Konya’ya taşındı. Babası Kuvâ-yi Milliye’de yer aldı ve daha sonra TBMM’ye milletvekili seçildi. 1931’de aile Beyrut’a taşındı; Orhan Kemal burada orta öğrenimini bırakıp çeşitli işlerde çalıştı, bir yıl sonra Türkiye’ye dönerek Adana’da çırçır fabrikalarında işçilik yaptı. 1937’de evlendi ve ilk çocuğu Yıldız doğdu. 1938’de askere gitti; Maksim Gorki ve Nâzım Hikmet kitapları okuduğu için 5 yıl hapis cezası aldı ve Kayseri Hapishanesi’nde tutuldu. Burada ilk şiirlerini yazdı ve 1940’ta Nazım Hikmet ile tanışarak onun etkisiyle öykü ve romana yöneldi. İlk öykülerini Bacaksız Orhan adıyla yayımladı, Orhan Kemal ismini ise 1943’te kullanmaya başladı. Tahliye olduktan sonra Adana’da işçilik ve hamallık yaptı; geçim sıkıntısı yaşadı. 1945’te öyküleri yayımlanmaya başladı ve kısa sürede tanındı. 1948’de ilk öykü kitabı Duygu, 1949’da ilk romanı Baba Evi yayımlandı. İstanbul’a taşındıktan sonra edebiyat çalışmalarını sürdürdü, önemli eserleri arasında Murtaza, Cemile, Bereketli Topraklar Üzerinde ve 72. Koğuş bulunur. 1960’larda tiyatroya da adım attı ve çeşitli ödüller kazandı. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi. Hayatı boyunca yoksul ve emekçi sınıfların yaşamını, toplumsal gerçekçilik çerçevesinde eserlerine aktardı ve Türk edebiyatında bu türün öncü isimlerinden biri oldu. Anısını yaşatmak için İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, Cihangir semtinde Orhan Kemal Müzesi açıldı. 1972'den bu yana adına bir roman yarışması (Orhan Kemal Roman Armağanı) düzenlenmektedir. Ayrıca Fatih Ordu Caddesi üzerinde bulunan İl Halk Kütüphanesi'ne adı verilmiştir.