Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Spoiler içerir.
8/10
·143 syf.··
2022 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2022 21:57
GözdeGözde Okuması kolay, konu itibariyle sürükleyici ve akıcı bir roman. Kitabın başında halasının anlattığı hikaye ile https://1000kitap.com/gonderi/162009906 aşkı, sevilen kadın için kendini feda etmek olarak öğrenen İffet Bey, yıllar sonra yasak aşkını korumak pahasına, sevdiği kadın uğruna, kendini feda eder ve hayatının geri kalanında hep onunla birlikte anılacak damgalı bir hırsız olur. Onuruna düşkün olan İffet Bey bu lekenin acısını hayatı boyunca yaşayarak hissedecek, gençliği, itibarı zedelenecektir. Kitapta en can alıcı nokta, yıllar sonra yasak aşkıyla karşılaşan İffet Bey'in, hayatını feda ettiği sevdiği kadın tarafından da bu damga yüzünden reddedilmesiydi. Hayatını boş bir hayale feda eden İffet Bey'den şu can alıcı söz yükselir : ''Hayatımı bir vehme kurban etmişim.'' Şunu belirtmekte fayda var : Olaylar, olaylara verilen tepkiler, değerler o yıllara göre düşünülmelidir. Günümüzün değerleriyle karşılaştırılmamalı, yalnızca ders çıkarılmalı, üzerine düşünülmelidir. Reşat Nuri GüntekinReşat Nuri Güntekin - DamgaDamga
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19884,169 okunma
Hayatımı Bir Vehme Kurban Etmiştim
10/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
Reşat Nuri Güntekin 'i ne zaman okusam etkisinden bir süre çıkamıyorum. Klasik bir olayı bile o kadar güzel kaleme alıyor ki o ne yazsa okumak istiyorum. Damga da çok beğendiğim romanlarından biri oldu. İffet' in çocukken halasından dinlediği bir aşk hikayesi o kadar aklına kazınmıştır ki, hikayedeki adamın, sevdiği kadının namusu için canıyla ödediği fedakarlık onun kişiliği olmuştur bile diyebiliriz. Aslında tüm roman bu hikaye üzerine kuruludur. İffet, saray yanlısı bir ailenin çocuğudur. Ama hiçbir zaman kendini onlardan biri görmemiş, ağabeyi, babası ve ablalarının aksine cumhuriyet yanlısı bir düşünceye sahiptir. Her zaman mütevazılığını koruyan, naif, ahlaklı, tokgözlü, namuslu, terbiyeli ve aklınıza ne kadar güzel özellik gelebiliyorsa ona sahip bir insandır. Cumhuriyetin ilanıyla babasının işine son verilip sürgüne gönderilmiş, ellerinde ne var ne yoksa kaybetmişlerdir. Ama bu durum İffet'i o kadar da etkilememiştir. Çünkü onun parada, malda, mülkte gözü yoktur. Babasının ölümünün ardından İstanbul'a geri döner ve bir işte çalışmak ister. İstanbul'un hatırı sayılır ailelerinden birine mensup olduğu için de iş bulmakta sıkıntı çekmez. Bir ailenin yanına çocuklarına öğretmenlik yapmak için gider, yeni işi budur. Çocukların anneleri uzun zaman önce ölmüş, üvey anneleri de hasta babasının yanına, ona yardıma gitmiştir. Çocuklarin anlattığına göre kaba, sevimsiz bir kadın olarak tasavvur ettiği Vedia'ı gördüğü zaman çok şaşırır. Oldukça nahif, sessiz bir insan olduğunu görür. Zamanla aralarında çocukların eğitimi dışında iletişim kurmaya başlarlar ve birbirlerine aşık olurlar. Bu aşk güzeldir, masumdur ama tek bir kötü yanı vardır. Yasak aşktır. Bir gün yalnızlarken basılırlar ve İffet, o karakteriyle özdeşleşen hikayedeki adam olur. Vedia'nın adı kötüye çıkmasın
Edebiyat
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19884,169 okunma
Bir Acımak değildi...
8/10
·143 syf.··
2023 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 16:20
Yazarın okuduğum üçüncü kitabıydı DamgaDamga Okuyacağım listesinde de pek çok kitabı var. Diğer okuduğum kitaplarında da baş karakter ile anlaşamamıştım bunda da Iffet şahsına münhasır davranışlarıyla yine zorladı beni. Reşat Nuri GüntekinReşat Nuri Güntekin hikâyelerinde görünen bir olayın özelinde daha derin dersler de veriyor inceden inceye. Severek okunan kalemlerden benim için.
Türk hikâye
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19884,169 okunma
9/10
·143 syf.··
2023 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2023 19:18
Lise yıllarımın yazarı Resat Nuri Guntekin'... Damga,sayfalarını merakla cevirerek okuduğum I.Meşrutiyet'ten hemen önce ve I.Dunya Savaş'ı çerçevesinde İffet Bey'in çocuklugundan başlayarak hayatına eşlik ettiğimiz bir eser. İffet Bey abisiyle birlikte önce kösklerinde eğitim alır,daha sonra diğer çocuklar gibi okula gitse de ailesinin saray yanlısı olmasından dolayı imtiyazli bir çocuktur.Ama o diger cocuklar gibi olmak,aynı muameleyi görmek ve onlarla arkadaşlık etmek istiyordu. Sert ve soğuk babası,abisi ve dadısıyla gecen hayatında yalnız hissediyordu..... Meşrutiyet ilan edildiğinde babası Midille'ye sürülür,abisinin aksine babasını son nefesine kadar orada yalnız birakmaz. Istanbul'a döndüğünde çalısması gerektiği için,bir ailenin çocuklarına ders verir aynı zamanda yarim biraktiğı hukuk eğitimine de devam eder. Ders verdiği çocukların üvey annesine aşık olur.Konakta firsat buldukça gizli gizli buluşurlar.Bir gün bu yasak aşkın ortaya çıkmasını engellemek için büyük bir fedakarlik yapar.Sevdiği kadının onuru kurtarmak için, hırsızlık yapmak için orada bulunduğunu söyler.Cezaevinde kaldığı 6 ay boyunca da sevdiği kadın hiç uğramaz.Cezaevinden çıktığında artik hiç kimse ve hiçbir şey eskisi gibi değildir.O artık bu hırsızlık lekesini ömrü boyunca taşıyacaktır. Sayfalarca yasak aşk uğruna yapılan fedakarlığa değdi mi diye merakla okudum.Sonu gerçekten çok ama çok şaşırtıcı oldu. Yazıldığı dönemi düşündüğümüzde anlamayı zorlaştirmayacak düzeyde kulağa hoş gelen eski turkçe kelimelerin olduğunu,insanlarin birbirine naif uslupla hitap ettiklerini görüyoruz.Dönemi hissederek cephelerde şehit ya da gazi olan ecdadımızı hatırlamak yureğime ayrı dokundu. Keyifli okumalar...
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19884,169 okunma
8/10
·143 syf.··
2021 42. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 19:00
Düşündüğümden çok daha akıcı bir kitaptı. Bir oturuşta bitti diyebilirim. Damgalı bir şekilde hayata tutunmanın ne kadar da acımasızca zor olduğunu ve nasıl hissettirdiğini buradan hissettim.
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19884,169 okunma
Damga / Reşat Nuri Güntekin
Puan vermedi·143 syf.··
2025 20. kitabı
Reşat Nuri Güntekin'in Damga eserinin 1974 basımını okuma fırsatı buldum, dil ve anlatımı oldukça akıcı, basımının eski olmasına karşın okurken beni zorlamadı. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi özellikle 2. Meşrutiyet'in ilanından sonraki dönemde, işlemediği bir suçu üstlenen ana karakter İffet'in hem kendi iç dünyası, hem toplum gözünde hem de ekonomik alanda yaşadığı zorluklar konu edilmiştir. İffet, çocukluğunda halasından sevdiği kadının namusunu korumak için kendini feda eden, İsmail'in masalını dinlemiş, hayat onu da bu çok etkilendiği masaldakine benzer bir fedakarlıkta bulunma noktasına getirmiştir. İşlemediği suçu aşık olduğu kadını korumak için üstlenmiş, ancak aradan geçen zorlu ve uzun yıllar, ne yazık ki göze aldığı fedakârlığa değecek bir aşk hikayesi yaşamadığını göstermiştir. Bireyin toplumsal yargılar karşısında ki çaresizliği, ana karakterin içsel hesaplaşmaları, bir ömre bedel fedakarlığın hayal kırıklığı ile sonuçlanması temalarının işlendiği romanı ben beğenerek okudum, Türk Edebiyatı'nın bu önemli eserini sizlerin de mutlaka okumasını tavsiye ederim.
Edebiyat
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19884,169 okunma
İffet'den Bize Kalanlar
Puan vermedi·143 syf.··
2025 7. kitabı
İffet... Aşk için değmiyor(muş). Bunu anlamak için İffet gibi tekrar karşılaşmayı beklemeyin derim. Ufak bir tavsiyeyle giriş yapmış olalım. Öyle fevkalade inceleme yapacak edebiyat bilgisine sahip değilim lakin kısa bir sohbet edelim isterim. Şöyle güzel bir Türkce'yi henüz okumuşken iki kelime de bizden olsun. Kitap boyunca başına ne gelirse gelsin iyi biri olduğundan emin olduğunuz bir karakterin, gereksiz yere kendine çektirdiklerini okuyorsunuz. Oysa baştan aşkın rüzgarına kapılmasaydı ne güzel bir adam olurdu diyorsunuz. Belki adaletli bir hukukçu, iyi bir baba, iyi bir eş... Ama işte belki... Birçoğumuz değmeyecek fedakarlıklarımızın, önyargılarımızın kurbanı olmuyor muyuz? İffet de tam olarak "bizden" biri.Aşksa sebep olup kenara çekilen bir unsur yine. Kalbe söz geçmiyorlara sığınmak için kısa bir serüven dünya hayatı. Kalbinizi doğru şekilde beslerseniz doğruyu görebilmeyi öğrenir diye düşünmekteyim. Yanlış başlayan hikayelerden doğru sonlar beklemek, suya tuz atıp şerbet beklemeye benzer. Tuz ile şekeri ayırt edebilmek için bazen sadece göz yetmez. Kimisi tatmayı akıl eder kimisi aldanmayı seçer. İffet sağolsun nerelere geldik. Buraya kadar okuyanların sabrına bereket dilerim. Allah kararlarınıza doğruluk versin. Selametle...
Düşünce
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19884,169 okunma
Damga
8/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2021 85. kitabı
Merhabalar Bugün bende çok ayrı yeri olan bir yazarla, Reşat Nuri Güntekin ile geldim. Reşat Nuri demek benim için lise yılları demek. Lisede neredeyse birçok eserini okumuşumdur. Başta Çalıkuşu olmak üzere, Dudaktan Kalbe, Yaprak Dökümü , Acımak, Yeşil Gece, Anadolu Notları ve daha niceleri... Onu okumak öyle bir sevdaydı ki, Çalıkuşu'nu okurken kitabı kapatıp kalbime bastırdığımı falan hatırlıyorum. :D Ahaha ya belki de ergenlik dönemi duyguları vb her şey etken olabilir ama gerçekten yazarımızın kalemi o kadar güzel,sade ve akıcıydı ki adeta büyüleniyordum. Eskiden edebiyat derslerinde ayrıca kompozisyon sınavları olurdu. Şimdi de var mı bilmiyorum. Kompozisyonu yazar ve sonuna, onun bir kitabında yazılarının sonuna eklediğini gördüğüm "vesselam" kelimesini yazardım. :)) ************************** Önce biraz yazarımız hakkında bilgi vermek istiyorum. Reşat Nuri İstanbul doğumlu bir yazar. Babası askeri doktormuş ve onun görevi nedeniyle il il dolaşmışlar küçükken. Kendisi de daha sonra öğretmen, okul müdürü ve müfettişlik görevlerinde bulunduğundan, Anadolu'yu karış karış gezme şansı olmuş. Bundan dolayı, kitaplarını okuduğunuzda ülke gerçeklerine yakından tanıklık ediyorsunuz. Gözlem yeteneği muhteşem. Yaklaşık yedi yıl milletvekilliği yaptıktan sonra "Memleket" gazetesini çıkaran Reşat Nuri, en son Paris kültür ateşeliği yapmıştır. ************************** Gelelim kitabımıza :) Aşk için her türlü fedakarlık yapılabilir mi ve buna değer mi? Kitapta bu soruların cevabını sorgulatıyor bize yazar. Kitapta geçen bir söz var ki kitabın özeti adeta : Bir şeyin "şüyu-u vuku-undan beterdir." Yani kötü bir olayın, (gerçekleşmemiş olmasına rağmen) gerçekleştiği söylentisinin çıkması, gerçekleşmiş olmasından daha kötüdür.Yine kitabın en son cümlesi de her şeyi anlatır
Roman
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,169 okunma
10/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
Reşat Nuri Gültekinin ölümsüz eserlerinden birisi olan damga, iftiraya uğrayarak toplumdan dışlanan bir memurun onur mücadelesini, yalnızlığını ve insanların ön yargılarıyla savaşını anlatır. Kitap iftira, toplumsal baskı ve insan psikolojisi üzerine güçlü bir eleştiri sunar. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,169 okunma
Damga Üzerine
Puan vermedi·143 syf.··
2023 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 02:41
Reşat Nuri'nin 3. romanı olan Damga oldukça kısa ve hızlı bir roman. Bu eseri okurken kitabın muhtemelen yazarın ilk eserlerinden biri olacağını düşünmüştüm ve araştırdığımda tahminim doğru olduğunu gördüm. Reşat Nuri'nin Çalıkuşu veya Dudaktan Kalbe'de var olan güçlü üslubu, dili kullanma istidadı bu kitapta tam olarak kendini hissettirmiyor. Eser sanki bir çırpıda deyim yerindeyse "çalakalem yazılmış " izlenimi uyandırıyor. Eserde Reşat Nuri'nin klasik karakter seçimlerinden birini görüyoruz munis ve güzel bir mizaca sahip fakat küçük yaşta anne ya da babasını kaybetmiş, ardından yaşadıklarıyla kendini derin buhranlara sürükleyen minik bir Raskolnikov havası uyandıran erkek karakter bu kitapta da karşımıza çıkıyor. Kitabın ana karakteri olan İffet, küçükken halasından dinlediği bir hikayenin kendi hayatını heba etmesine yine kendi elleriyle izin veriyor. Yasak aşkı olan Vedia'yı aynı dinlediği hikayedeki gibi kurtarmak isterken kendi hayatını hiç ediyor. Aslında ufak kurgu hileleriyle çözülebilecek olan bu düğüm zorlama bir trajediye sürükleniyor. Yazarı eleştirdiğim bir diğer nokta bu. Hemen her kitabında karakterlerin içine büründüğü hava çok yapay, zorlama bir ahlaki tutum, Yeşilçamvari bir dram ve sonrasında gelen trajik sonlar; bunları daha doğru şekilde kurgulayarak vermek istenen mesajın, okuyucuda hissettirilmek istenen dramın yine hissettirilebileceğini düşünüyorum. Öyle ki kitabı okurken kendini "Damgalı" olarak gören İffet bir süre sonra okuyucuyu bunaltmaya başlıyor çünkü İffet'in tutumu oldukça yapay, yüzeysel kalıyor. Karşılaştığı birkaç ufak durum onda hemen infial yaratıyor ve derin bunalımlara sürüklüyor fakat biz neden bu kadar ağır bir bunalım yaşıyor bunu tam olarak hissedemiyoruz bu konuda yazar, anlatımı derinleştirerek bu duyguyu tam olarak
Edebiyat
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,169 okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."