Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·128 syf.··
2026 3. kitabı
Betimlemeleriyle insanı bulunduğu yere, o mekana götüren, nahif dille yapılmış esprilerin bulunduğu muhteşem yazarın romanı. Okurken "ahh iffet, yapma" diye defalarca geçirdim içimden. Demek ki aşk o zamanlar da aynıymış. Aşkı için her şeyi yapmaya hazır genç adamın nasıl da değer verdiği şeyin karşılığını alamadığını çok güzel bir dille anlatan, kısa ama güzel bir roman.
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20254,159 okunma
8/10
·128 syf.··
2025 181. kitabı
Damga #okudumbitti Reşat Nuri’nin kaleminden okuduğum beşinci kitaptı Damga. Her seferinde aynı sadeliğe, aynı içtenliğe hayran kalıyorum. Yazarın o dönemin insan ruhunu çözümleme biçimi, bugün bile insanın içine işliyor. Romanın kahramanı İffet Bey, adının anlamına yakışır şekilde dürüst, temiz bir adam. Ama ne yazık ki bazen insanın iyi niyeti, en büyük tuzağı olabiliyor. Sevdiği kadını korumak için işlemediği bir suçu üstleniyor ve bu “fedakârlık” zamanla hayatına kazınan bir damgaya dönüşüyor. En çok da insanın değil, toplumun yargısının ne kadar ağır olduğunu hissettiren bir hikâye bu. Bir kez yanlış anlaşıldığında, o damgayı ne kadar çabalasa da silemiyor insan. Ben kitabı okurken sık sık durup düşündüm: “Bir insanın kaderi, bir gecede bu kadar değişebilir mi?” Reşat Nuri bunu öyle sade ama öyle etkileyici bir dille anlatmış ki, hikâyenin içindeymişim gibi hissettim. Her satırda İffet’in vicdanıyla, onuruyla ve yalnızlığıyla birlikte yürüdüm. Damga, bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası. Gururun, önyargının, sessizliğin ve adalet arayışının romanı. Yazarın kaleminden çıkan her cümle, insanın içini acıtırken bir yandan da düşündürüyor. Özellikle kitabın finali, uzun süre aklımdan çıkmadı. Reşat Nuri’nin eserlerini seviyorsanız, Damga kesinlikle okumanız gerekenlerden biri. Kısa ama etkisi uzun süre kalıyor. @inkilapkitabevi #Damga #ReşatNuriGüntekin #TürkEdebiyatı #Klasikler #KitapÖnerisi #OkudumBitti #KitapYorumu #EdebiyatSever #KütüphanemdeBuVar #OkumaZamanı #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20254,159 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 115. kitabı
Reşat Nuri Güntekin’in Damga romanı, gençlik hayallerinden başlayıp bir ömür boyu süren bir yükün hikâyesini anlatıyor. İffet Bey, daha çocukken halasından dinlediği bir aşk fedakârlığından
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20254,159 okunma
Okuuuu!!!
Puan vermedi
" Ah bi çare çocuk!" Aşk için fedakarlık yapar mısınız? diye sorulsa ; aaa nasıl soru tabii ki cevapları gelir büyük ihtimalle. Peki "aşkınızı korumak için hayatınız boyunca taşayacağınız bir damga yemeyi göze alır mısınız?" sorusuna cevabınız ne olur?? Tahmin edeyim ; upuzun bir sessizlik.. Sonuçta kimse kahramanımız İffet gibi kolayına gözükara olamaz!! İffet ; özel ders verdiği evde evin genç hanımına abayı yakar ve bir gece Vedia Hanımla gizlice buluşmak için eve girdiğinde yakalanır ve sırf sevdiği kadının namusuna laf gelmesin diye hırsızlık yapmak için girdiğini söyler. Ve o artık "hırsız" damgalı bir öğretmen olarak hayatını yaşamaya devam ettirmeye çalışır.. Her şeye rağmen ama aşkım için değer diye kendini teselli ederken yıllar sonra karşılaştığı Vedia Hanım'a ettiği evlilik teklifinden red cevabını alınca gerçeğin farkına varır ama artık çok geç..
Reşat Nuri Güntekin
Reşat Nuri Güntekin
in eserlerini keşfetmeyi isteyen ama dilinden çekinen arkadaşlar için özellikle tavsiyemdir. Şimdiden keyifli okumalar..
1000Kitap
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20254,159 okunma
Damga
8/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2021 85. kitabı
Merhabalar Bugün bende çok ayrı yeri olan bir yazarla, Reşat Nuri Güntekin ile geldim. Reşat Nuri demek benim için lise yılları demek. Lisede neredeyse birçok eserini okumuşumdur. Başta Çalıkuşu
Roman
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,159 okunma
10/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
Reşat Nuri Gültekinin ölümsüz eserlerinden birisi olan damga, iftiraya uğrayarak toplumdan dışlanan bir memurun onur mücadelesini, yalnızlığını ve insanların ön yargılarıyla savaşını anlatır. Kitap iftira, toplumsal baskı ve insan psikolojisi üzerine güçlü bir eleştiri sunar. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,159 okunma
Damga Üzerine
Puan vermedi·143 syf.··
2023 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 02:41
Reşat Nuri'nin 3. romanı olan Damga oldukça kısa ve hızlı bir roman. Bu eseri okurken kitabın muhtemelen yazarın ilk eserlerinden biri olacağını düşünmüştüm ve araştırdığımda tahminim doğru
Edebiyat
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,159 okunma
Bir vehme kurban edilen hayat...
8/10
·143 syf.··
2023 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2023 23:18
Okumuş olduğum
Reşat Nuri Güntekin
Reşat Nuri Güntekin
adlı yazarın bu kitabında bir insanın sevdiği için ne kadar büyük bir fedakarlık yapabileceği ve bunun sonucunda başına gelen tatsız ve nahoş olaylar ile kitabın sonunda buna değip değmediğinin cevabını,yaşadığı bir olay ile sevdiği kız tarafından acı bir şekilde anlaşılmasını konu ediniyor...Kitapta ayrıca eskiden aşkın ve insan gururunun ne kadar önemli olduğunu ve insanların onuru için kendini hiçe sayanların aşkı için her şeyi yapılabileceğini çok güzel bir şekilde anlatmış.Keşke her şey eskisi gibi olsa,şu zamanda olsa kitapta anlatılanları yapabilecek kaç kişi var ki ? Toparlayacak olursam bir vehme kurban edilen hayat uğruna birçok şeyden vazgeçtiğin insanlar, gerçekten buna değer mi?Gençliğin delice bir aşkı uğruna tüm bu cefalara katlanmaya değer mi?Sorularına cevap arıyor. Oldukça etkileyici bir kitaptı benim için. Birçok dersler aldım kendi payıma...Herkesin mutlaka okuması gereken ve öğrenilecek dersler içeren bir kitap...
Edebiyat & Roman
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,159 okunma
Damgalandın da vuruldun!
9/10
·143 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 16:15
Reşat Nuri GÜNTEKİN'in "Acımak" kitabından sonra okuduğum ikinci eseri DAMGA. Her iki kitabının da baş karakterleri bu hayattan minimal istekleri olan, gayet makul ve deyim yerindeyse
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,159 okunma
“Hayatımı bir vehme kurban etmiştim.”
9/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2024 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2024 22:44
Aşka, dürüstlüğe ve fedakarlığa adanmış acı bir hayat o kadar akıcı anlatılmış ki, kitabı elinizden asla bırakamıyorsunuz. Benim de başlıkta yer verdiğim final cümlesi ise zaten kurşun gibi ağır. Eserin son sayfasında, Tren İstasyonunun bekleme salonunda, İffet’in onca fedakarlığına ve hatta esere de ismini veren damga yediği hadiseye rağmen, Vedia ona: “Hiç olmazsa bu kadar şeyi göze alacağımıza göre, büyük bir aşk mazereti olsa...” cümlesini kuruyor. O satırları okurken en az İffet kadar yüreğim acıdı. Roma imparatorlarından Septimus’un sevdiğim bir sözü var; “Omnia fui, nihil expedit,” Yani: “Her şey idim; hiçbir şeye değmezmiş.” Gerçekten hiçbir şeye değmiyor. Kesinlikle okunmasını tavsiye edeceğim bir eser. İyi okumalar değerli 1K Okurları :)
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,159 okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."