Dostlar hoşgeldiniz, Türk Edebiyatından, tarihe damgasını vurmuş roman örneklerini incelemeye devam ediyoruz. En son, yine Ahmet Mithat Efendi’den bir roman okumuştuk ,ve, onun üzerinden, Osmanlı’da “namus” kavramına bir kısa bakış atmıştık.
Şimdi, o Ahmet Mithat Efendi’nin manevi kızım dediği, filozof kızım dediği, hediye olarak biyografisini yazdığı (50 TL gösterip) Fatma Aliye Hanım, ve 2 romanını (Refet, Udi) inceleyeceğiz.
Fatma Aliye Hanım 1862 doğumlu, Ahmet Cevdet Paşa gibi inanılmaz bir adamın kızı. Bu adam Osmanlı’da Adalet, Eğitim, Ticaret, Ziraat.. defalarca, nerede ihtiyaç varsa orada bakanlık yapmış, Tarih-i Cevdet adında, 12 ciltlik Osmanlı Tarihi yazmış, Mecelle gibi İslam Hukukuna dayalı, Türkçe medeni kanun yazmış, ki 1851 maddelik bu kanun, 1926’ya kadar Türkiye’de, 1949’a kadar Suriye’de, 1953’e kadar Irak’ta yürürlükte kalmış. Böyle dahi, böyle mükemmel bir adamın kızı Fatma Aliye.
Ahmet Mithat Efendi onun biyografisini 1893 yılında yazmış, Fatma Aliye hanım 31 yaşında o zamanlar. Bu biyografiden ancak, bebekliği, çocukluğu ve gençliğini görebiliyoruz. Yani henüz 1896’da yazdığı Refet ve 1899’da yazdığı Udi romanları ile hayatının sonraki dönemlerinde yaşadığı olaylar falan yok bu biyografide. Fatma Aliye hanım 73 yaşında vefat ediyor çünkü… Tıpkı.. babası Ahmet Cevdet Paşa gibi… o da 73’ünde vefat etmişti.
Öncelikle, Fatma Aliye, bizim edebiyatımızın ilk kadın yazarıdır. Ahmet Mithat, Avrupa’da bile birkaç kadın yazar ancak varken ülkemizden böyle bir yazarın çıkmış olmasını olağandışı bulduğunu söylüyor. Kitapta ilginç bulduğum diğer noktaları da sizlerle paylaşmak istiyorum.
İlki; Osmanlı sosyetesinin çocuk yetiştirme şekli. Bunlar tıpkı Avrupa elitleri gibi, çocukları doğar doğmaz bir dadı ekibi ve süt anneye verir, iyice büyüyüp 4-5