Nisvan-ı İslam

·
Okunma
·
Beğeni
·
509
Gösterim
Adı:
Nisvan-ı İslam
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054646074
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kesit Yayınları
Nisvanı İslam risale, yani uzun bir makale niteliğindedir. Türk kültürü açısından içeriğinin taşıdığı önem dışında bir Osmanlı kadını tarafından yazılmış ve Batı dillerine çevrilmiş ilk metin olma değerini taşır.
Nisvan-ı İslam farklı amaçlarla üretilen Oryantalizmin karşısına savunma amaçlı üretilmiş Oksidentalist bir anlam dünyasına sahiptir. Etkisi, Osmanlı- İslam dünyasında kadının hayatın içindeki konumunun, özel olarak da evlilik kurumundaki yerinin ilk kez ve bizzat bir kadın tarafından tartışılmasında yatmaktadır.
96 syf.
·3 günde·Beğendi
Kitap (bende bulunan derin tarih kültür yayınlarının yeniden bastığı "İslam'da kadının gerçek yeri" ) çok hoştu. Yazar başından geçen 3 olayı anlatıyor. Yabancı kadınların Osmanlıyı gezip, evlerde misafir olup Avrupada anlatıldığı gibi kötü bir durumun olmadığı aksine hoşlarına gittiğini anlatıyor. Ki yazılanların gerçek olması da işe ayrı bir zevk katıyor. Benim hoşuma gitti. Yabancı dilin de önemini anlıyorsunuz. Eğlenceli ve yararlı bir kitap. Tavsiye edilir...
152 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Fatma aliyeye karşı içimde hoş bir muhabbet var. Uni de arkadaslarım aliye üzerine yazilmis birkac kitabı okurken banada sayfa sayfa anlattılar. Belkide sebebi budur. İlk okudugum kitabiydi. Sorulara verilen cevap kısımlari gercekten tatmin edici. Benim dikkatimi ilk moda ve musiki kısmı çekmişti. İlk olarak son bölümü okumaya başladım ama daha sonra tüm bölümlerin zihnimi rahatlattığını fark ettim.
152 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Son Osmanlı zamanındaki müslüman kadınların yaşamlarının hayat tarzlarının özellikle son bölümde kılık kıyafetlerinin moda anlayışlarının ve ilk iki bölümde de cariyelik ve çok eşlilik konularının konuşulduğu cevapların verildiği akıcı üslüpla sohbet eder gibi yazılan çok güzel bir eser. İlk bölümde Osmanlı zamanında yaşamış olan cariyelerin yaşamlarını kendisine misafir gelen bir Avrupalıya en güzel şekilde anlatması hakeza ikinci ve üçüncü bölümde de kendilerine misafir gelen Avrupalı hanımlara çok eşlilik ve moda konusundaki kültürlerinden bahseder. Hülasa kendi kültürünü Fatma Aliye çok güzel kibarca nazik bir üslûpla Avrupalılara tanıtmıştır bu kitapta.
152 syf.
·1 günde·10/10 puan
Arapça dersinde verdiğim bir örnek için hocam "Ahsenti ahsenti ahsenti mümtâz sahih mie bil mie" ( aferin/güzel aferin aferin mükemmel yüzde yüz doğru ) diyerek gülümsetmişti. Kitabı bitirdiğimde sevgili hocami da yâd ederek hissiyatim bu derece güzel oldu. Fatma Aliye Hanım'ın okuduğum ilk kitabi, kendisini daha önce modernite yanlısı bir kadın olarak duymuştum ama bu kitabında İslâm in çok tartışılan konularında - kadin tesettür ve 4 kadın! - yabanci kadınlardan gelen sorulara şüpheye bırakmayacak açıklıkla zekice, çok güzel bir şekilde cevaplamis. Keyifle okudum. Arapça-farsca altyapısı olmayan için akıcı gitmeyebilir çünki sadeleştirme yapılmamış, orijinalinin direk latinize edilmiş hali. Ek olarak alaturka ve alafranga kelimelerinin على türk ve على Frenk ( direk çeviri ile türk üzere ve frenk üzere) den geldiğini bu kitapla fark ettim:) keyifli okumalar ️
152 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Kitap, son dönemin kıymetli münevverlerinden Ahmet Cevdet Paşa'nın kızı Fatma Aliye hanım'ın ecnebi misafirleri ile şahsı arasında geçen dialoglardan müteşekkil.
Eserde 1900 lü yılların başında, gayri müslim olan, Türk ve müslümanlara önyargılı muhataplarının; aile hayatı, kölelik-cariyelik sistemi, çok eşliliğin cevazı gibi hala güncelliğini koruyan mevzular hakkında, ziyadesiyle tatminkar ve mantık zeminine oturtulmuş , ikna edici cevaplar veren Fatma Aliye Hanım' ı dinlerken bir yandan da ne kadar iyi bir eğitim aldığına şahit oluyoruz. Yahudi ye Tevrat'tan, Nasara'ya ezberindeki İncil pasajlarından delil gösterip ilzam etmesi etkileyici..
Ancak konu tesettüre gelince Kuran Ayetini evirip çevirmesi ve tesettürü 'sadece saçı örtmek'le sınırlayıp geri kalan tüm örtü şekillerine 'adet' deyip geçiştirmesi ve benzeri bir kaç husus dahilindeki düşüncelerini de hayretle karşıladığımı söylemeden edemeyeceğim.
Hulasa İslam neden çok eşliliğe izin vermiştir?
Kölelik anlayışı İslam'da nicedir?
Osmanlı'nın son döneminde moda ve Batıya yaklaşım sosyal anlamda nasıldı? Gibi konuların cevabını tatmin edici bir şekilde bulacağınız kanaatindeyim. Ancak belirttiğim gibi; İslami rukunlar hakkında eksik ve yanlış bilgiler muhteva ettiğinden eleştirel gözle okunmasında fayda var..
152 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Fatma Aliye hanımın İstanbul’a gelen seyyahd hanımlarla olan diyaloglarını anlatan kitap. Zamanın genel kültürü içerisindeki algılar yabancıların gözünde biz bizlerin gözünde yabancılar vs. Kısa ve hoş bir kitap. Osmanlı kadını bakış açısını gösteriyor. Kısa akıcı bir kitap
96 syf.
·22 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitap çokça Osmanlıca kelime içermekle birlikte çevirisini okurken bile bazı kelimeleri anlamadım. Ama Osmanlıcanın o akıcılığı ile okumak hoşuma gitti. Fatma Aliye Hanım kitapta Avrupalıların Osmanlıyı ve İslamı ne kadar yanlış tanıdıklarından bahsetmiş ve evinde ağırladığı Avrupalılarla arasında geçen 3 tane diyalog yazmış. İslam ve Osmanlı konusunda gerçekten çok açıklayıcı cevaplar vermiş ve onların anlayamadığı şeriat kanunlarına dahi akıllarında şüphe kalmayacak şekilde açıklık getirmiş. Çok eşlilik, hizmetçilik, evlilik, tesettür, moda gibi konulardan bahsetmişler. Ben çok beğendim.
"Bir kadın saçını örtmemekle dinden çıkmaz fakat günahkâr olur. Din-i Islam'ın esası, Allah Teâlâ Hazretleri'nin birliğine, Muhammed (as) Hazretlerinin peygamberliğine inanmaktan ibarettir.
Aşk-ı hakikî pek enderdir. Lâkin ona uzananlar pek çoktur. Başlarına çöken bela-yı hevesi aşk zannedip de bir çok divaneliklerde bulunan ne kadar zavallı gençler vardır.
Lâkin heyhat! Evveli aşk sandıkları o zandan bilahare o kadar ikrah ederler ki netice-i hâlleri birer drama zemin olur...
"İslam kadınlarının saçları örtülü olunca yüz şer'an namahrem değildir. Elbiseleri kapalı ve başörtüsüyle de saçları örtülü olduktan sonra kadınların erkekler ile görüşmeleri şer'an memnu değildir."
"Öyleyse niçin görüşmüyorlar?"
"Her millete muhaddes nice örf ve âdetler vardır. Bu da bizde âdet ve teamül olmuştur."
Zira birbirleriyle aşk ve sevda ile tezevvüç edenler miyanında altı ay, bir sene sonra o aşktan kendilerinde eser kalmayanlar epeyce çoktur.
İnsaf! Avrupa kumaşlarına gösterdiğimiz rağbetin yarısını olsun kendi metaımıza gösterdik de onlar da daha ziyade terakki etmediler mi? Çıkan meta satılmalı ki başka örneği çıkarılsın. Avrupa'ya kadar mal ısmarlamaya üşenmiyoruz. Memleketimizden birine istediğimiz örnekte bir şey ısmarladık mı ki onlar yapmadılar diyelim ???

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nisvan-ı İslam
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054646074
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kesit Yayınları
Nisvanı İslam risale, yani uzun bir makale niteliğindedir. Türk kültürü açısından içeriğinin taşıdığı önem dışında bir Osmanlı kadını tarafından yazılmış ve Batı dillerine çevrilmiş ilk metin olma değerini taşır.
Nisvan-ı İslam farklı amaçlarla üretilen Oryantalizmin karşısına savunma amaçlı üretilmiş Oksidentalist bir anlam dünyasına sahiptir. Etkisi, Osmanlı- İslam dünyasında kadının hayatın içindeki konumunun, özel olarak da evlilik kurumundaki yerinin ilk kez ve bizzat bir kadın tarafından tartışılmasında yatmaktadır.

Kitabı okuyanlar 32 okur

  • Vildan Üstündağ
  • Nisa
  • Gökçe G.
  • ceren ü.
  • Elodiigraphy
  • Mualla Turtayapan
  • YAVUZ SELİM ŞEN
  • Celal Salik
  • Gozde
  • Mervenur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.1 (3)
9
%38.5 (5)
8
%15.4 (2)
7
%23.1 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0