Yeni Dünya

Sabitlenmiş gönderi
De ki bulunur elbet İyi bir hâl üzere kaybolan kişi
Kemal Sayar
Kemal Sayar
Reklam
Adil olana teşekkür edersen adilce, şefkatli olana teşekkür edersen müşfikçe, cömert olana teşekkür edersen cömertçe, aptallık edene teşekkür edersen aptalca bir iş yapmış olursun. Şükür anlamı anmak demek çünkü.
Herkes kendi sokağını güvenli bulur. Ötekinin sokağı belalıdır. Kendi sokağının delisini, hırsızını, soysuzunu tanıyan kendisini güvende hisseder elbette. Oysa vicdan, insanın kendi mahallesinden geçen başkasının sokağıdır. Başkasının gözüdür, başkasının adımıdır, başkasının yüzüdür.

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Bana senden gayrı çıkış yolu yoktur. Toprak yağmuru çağırıyor, ben seni.
sen yoldasın. ben varmışım. bir keder gözlerine oturdu, ince gönüllü yolcu! aramızda uzun bir yol yoktur: bir yaprak titreşimi.
Reklam
İyilik, aldığını vermek, verdiğini almak demek değildir.
Yorgunluk fakirliğin üzerine oturan tek ceketti.
Uzaktakiler uzak olduğu için unuturlar, yakındakiler yakın olduğu için unuturlar, unutmayanın ölçüsü kendisinde saklıdır. Bu bir gizdir. Hatırlamak ve unutmak insanla birlikte ama insandan bağımsız işleyen iki mekanizma gibidir.
Savaşta önce yaşayanlar için ayakta kalırsınız, sonra öldürülenler için, en son ölmemek için ayakta kalırsınız.
Şehirleri kronolojik olarak üçe ayırırlar. Çok tanrılı zamanların şehirleri. Tek tanrılı zamanların şehirleri. Hiç tanrılı zamanların şehirleri. Sonuncusu sanayi şehridir. Tanrılar tornadan geçmiş, kaynak makinası ile hayatın dışına eklenmiş, kimyasallarla eritilmiştir. Geriye tanrısız düz ve sınırsız bir savaş meydanı kalmıştır. Düzlüğü ve sınırsızlığı iyi bir şey sanır insan önce. Sonra düz ve sınırsız bir alanda insanın daha çabuk kaybolduğunu anlar. Ne tanıdık bir ağaç ne bildik bir ev ne aşina olduğu bir kıyı vardır. Tanıdık bir şey bulmak için koşmaya başlar. İşte bazı meydan savaşları bu şekilde başlar.
Reklam
Bir şeyi hatırlamaya çalışmaktan nefret eder yazar. Çünkü bir şeyi hatırlamaya çalışırken hatırlamak istemediği ne varsa aklına gelir.
İnsan karşısından bir mamut yahut aslan geldiğinde nasıl ilkel tepkiler verirse iyi bir sözle karşılaşınca da aynı ilkel tepkileri verir. Ya kaçar ya donar ya savaşır. Sözün onu ezeceğinden korkar veya değiştireceğinden. Yazar bunu çok iyi biliyor. O ilkel tepkinin peşinde bu yüzden. İlkel olan saf olana en yakındır çünkü.
İnsanlar taşrada “iki sen veya iki ben” oldukları için, şehirde ise tavizsiz “sen ve ben” oldukları için biz olamıyor. Biraz sen ve biraz ben olmalı oysa.
İnsan sadece nefret ettiği güçlüyü değil alt edemediği güçsüzü de günah keçisi ilan eder.
Herkes ektiğini biçer. Sonra sen ektin reyhan oldu biz ektik turp oldu deyü kavgaya dururuz.
İnsan acelecidir malum. Kısaltır, kırpar, sonda diyeceğini başta söyler kurtuldum sanır.
10,2bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.