Geç Kalan

Tarık Tufan
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
144
Basım Tarihi:
18 Ekim 2021
Yayınevi:
Doğan Kitap
ISBN:
9786258495003
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“GEÇ KALAN”
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 00:00
Tarık Tufan’dan okuduğum ilk kitap #k:305834. Sevdiğini kaybetmiş bir adamı anlatıyor. İç dünyası oldukça karışık, fikirleri, aklı da bir o kadar. Hatta kitaptaki olayların anlatımı da bu adam kadar karışık. Net olan bir insan için bunlar bir tık fazla, ister istemez etkiliyor. Kitap bir kayboluş hikâyesi. Sevdiği kadın Firüzan’ı kaybetmenin ardından yarım kalan bir adam. Kaybettiği sevdiğini şehrin sokaklarında, kafasının içinde, kendi içindeki karanlık kuyusunda arıyor. Hatta yıllar önce onu terk eden annesini de. Bir çocukluk travmasının (anne tarafından terk edilişin kapanmaz yaralarını) ileriki zamanlarda bir başka kadın tarafından bu terk edilişinin tekrarlanmasını okuyoruz. İçimi hüzünle dolduran kısımlar oldu. Hepimiz bazı zamanlar kaybetmiyor muyuz sevdiklerimizi, bulmaya çalışırken daha çok kaybolmuyor muyuz içimizdeki çıkmaz sokaklarda? Tam olarak o anlardan bir kesit bu kitap. Yazar, karakterler üzerinden içsel bir yolculuk yaptırıyor okuyucusuna. ”Herkes kendi kuyusunda kalbinde taşır, biliyorsun.” ”Geçtiğin yollarda izin kalmadı. İnsan her şeye geç kalandır.” ”En çok mutlu olduğu anlarda korkan insanlardan oldun sen de. Yeni aldığı elbiseler hemen eskimesin diye uzun süre giymeyip saklayan yoksullar gibi, mutluluğunu doyasıya yaşamaktan korkuyorsun. Çabucak eskimesinden, çabucak kaybetmekten. Bir daha alamamaktan, bir daha bulamamaktan.” ”İnsana bulaşan en büyük lanet unutulmaktır. Çünkü unutulmak, en hüzünlü kayboluştur.” ”Bu kez kesin uzaklaşır diye düşünürken gitmedi. Bekledi, çünkü iyi insanlar öyle yapar.” ”İnsanı anlatmak değil, susmak yorar. İnsanı yaşamak değil, gizlemek yorar. İnsanı yol değil, kalmak yorar.” Bir kitabını okuyorsunuz, sonra yazarın bütün kitaplarını merak ediyorsunuz. Bu da öyle oldu. Tanımadığım bir yazardan bir kitap okurken
Edebiyat & Roman
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma
Geç Kalmak Sadece Zamana mı Dair?
6/10
·144 syf.·
2026 16. kitabı
Geç Kalan’ı okurken kendimi sık sık kitabın içinden başımı kaldırıp boşluğa bakarken buldum. Çünkü Tarık Tufan bu romanda bir hikaye anlatmaktan çok, insanın içine bastırdığı duyguları usulca uyandırıyor. Bu kitap “okunup bitirilen” değil, yavaş yavaş hissedilen bir kitap. Bazı cümlelerin altını çiziyorsun, bazılarını ise kalbinin bir köşesine bırakıyorsun. İnsan bir kitaba bu kadar kendini yakın hissediyorsa, aslında kendi hikayesini mi okumuştur? Roman boyunca karakterlerin yaşadığı pişmanlıklar, suskunluklar ve yarım kalmışlıklar insana çok tanıdık geliyor. Hepimizin hayatında “keşke” dediği anlar yok mu? Söylenmeyen sözler, ertelenen adımlar, cesaret edilemeyen duygular… Tarık Tufan bunları büyük laflar etmeden, bağırmadan anlatıyor. Belki de bu yüzden bu kadar gerçek ve bu kadar yaralayıcı. Kitap sana bir şey dayatmıyor; sadece yanına oturup sessizce eşlik ediyor. En çok da insanın kendisiyle ve Allah’la olan mesafesini düşündürüyor Geç Kalan. İnanç, pişmanlık ve umut iç içe geçiyor. Bazen karanlıkta kalıyorsun ama tamamen umutsuz da hissetmiyorsun. Sanki “her şey bitmedi” diyen küçük bir ses var sayfaların arasında. Bu yüzden bu kitabı, hayatının bir yerinde durup düşünen, “ben neredeyim?” diye soran herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
1000Kitap
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma
《 G E Ç K A L A N 》
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 71. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 08:10
Tarık Tufan’ın, insanların en derin yaralarını anlama konusunda maharetli bir sanatçı olduğunu düşünüyorum. Cümlelerine şifalı bir anlam ekliyor ve fırlatıyor. O cümleler bizim duygu dünyamızda yerini buluyor, anlam kazanıyor. Cümleler duygularımıza eşlik ediyor, sanki karşımızda derdimizi dinleyen ve anlayan biri varmış gibi hissettiriyor. "Yalnız değilmişim" diye hissedebilmek, bir çoğumuz için güzeldir diye düşünüyorum. Tam olarak bu hissi yaşatan satırlarla yolculuk yaptırıyor. Yazar bu kitapta, bir erkeğin duygu dünyasının psikolojik derinliklerine iniyor. Ama duygular evrensel olduğundan, satır aralarında her insanın kendini görebilmesi mümkün oluyor. Bazen bir hakim gibi net bir ifadelerle silkeliyor, bazen de en masum sevgiyle sarıp sarmalıyor. Yazar, bir erkeğin aşk duygusunun detaylı analizini yapıyor. Kitabın girişi atın ölmesi metaforuyla başlıyor. Yazar bu metaforu, kaybetme duygusuyla ilişkilendiriyor. O sayfaları okuduğumda, Nurullah Genç'in, "At vuruldu içim paramparça Rüveyda" dizesinin analizini okumuş gibi oldum. Ama ben buradan başlamak istemiyorum. En baştan, bu isimsiz kahramanımızın sevme cesaretinden başlamak istiyorum.. Cahit Zarifoğlu'nun sevmek ile ilgili şu cümlesini çok severim ; " Sevgisizliğin dayatıldığı coğrafyalarda aşk şiiri yazmak bile başlı başına baş kaldırmaktır. " Birini gerçekten sevmenin, mutsuzluğu tercih etmekten daha cesurca olduğunu düşünen kahramanımız, şairi de dinlemiş olmalı ki, Füruzan'a sevdalanıyor. Aşk şiiri yazmak demek, oturup bir kalem kağıtla yazmak demek değildir sadece; insan, duygularının yansıdığı hâl dili ve eylemleriyle de aşk şiiri yazabilir. Bir insanın hayatının bazı anları aşk şiiri olabilir. Karakterimizin aşk şiiri de böyle ortaya çıkıyor. __Sevdayı başlatmak cesaret istediği gibi,
Edebiyat & Roman
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma
Bir Erkeğin Duygu Haritası
8/10
·136 syf.·
2025 26. kitabı
Tarık Tufan’ın bu eseri roman olarak geçiyor, fakat deneme türüne ait bir üslupla kaleme alınmış. Yazar, bireyin yaşantısıyla hesaplaşmasını işliyor. Pişmanlıkları, özlemleri ve kendini tanıma üzerine karakteri derinlemesine bir yolculuğa çıkarıp iç dünyasının tam manasıyla çözülmesini sağlıyor. Yaşadıkları, yaşanmamışlıkları birbirine girmiş, karmaşık bir ruh halinden bir melankolik atmosfer oluşturuyor. Bana kalırsa melankolinin hüzne dönüşmüş halini işliyor. Hayal Meyal kitabında baş karakteri bir erkekti. Burada da yine bir erkeğin iç dünyasını ortaya koyuyor. Öyle bir işleyiş var ki, gerçekten hissedebilmiş bir erkeğin sırrını ifşa etmiş etkisi oluyor. Kişiyi karşısına almış bir psikolog edasıyla, “sen” anlatımlı bir aktarış tercih ediyor. Kişinin zihin ve ruh haritasını çıkarmakla kalmıyor, bir de röntgenini çekip gösteriyor. Bölümlere ayırdığı bu anlatımların her biri, kişinin bir hüzün havuzu gibi. Berrak ve dibi son derece görülebilir şekilde. Kişinin düşündüklerini, hissettiklerini detaylandırarak ve bir akışla peş peşe sıraladığı sunuş, kişi başını başka tarafa çevirse de, o yönde kendini duymasını engellemiyor. Belli zaman sonra taramalı bir silah etkisi yapan kalemi, kişinin “kendine yoğun şekilde maruz kalması”na neden oluyor. Bu da yazarın, bireyin kendinde saklı tüm duygularını, hallerini ayan beyan ortaya koymasını; mahrem hiçbir halinin gizli kalmadığı hissiyatı veriyor. Birinin sizi bu kadar anlaması hem mutlu ediyor, hem de mahcup:) Erkeğin halinden erkek anlar mı bilmem. Ama yazarımız bir erkeğe ait duygu dünyasının derinliğini aktarmadaki marifetiyle şaşkınlık yaşatıyor. Üzgünüm beyler, Tarık Tufan hissedebilen, gerçekten seven erkeklerin sırrını ifşa etmiş:) Bu arada, mahrem vaziyetler diye bahsettiğim öyle sanıldığı gibi cinsel temelli haller değil.
Edebiyat
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2023 19:48
Geç keşfettiğim yazarlardan biri Tarık Tufan . Keşfettikten sonra vazgeçilmezim oldu diyebileceğim yazarlardan. Belki de kendi içimdeki sesi onun kitaplarında bulduğum için yazılarını ve kitaplarını bu kadar sever oldum. Yazar bu kitabında geç kalışlarının hikâyesini anlatıyor. Aşk’a geç kalışını, sevgiye geç kalışını, insanların birbirine geç kalışlarını, hayata geç kalışını... Her şeyin avuçlarının içinden zamanla nasıl kayıp gittiğini hissettiriyor bizlere. Sevdiği kadını (Füruzan) kaybettikten sonra şehrin sokaklarında onu arayan yalnız bir adamı. Geçtiği her yerde onlara ait gözünde canlanan anıları. Küçüklüğünde bir yılbaşı gecesinde kendisini terk eden annesinin ruhunda açtığı derin yaraları. Birbirine destek olacak yerde birbirlerini erken kaybeden dostları. Ve son olarak içindeki acıya merhem olacağını düşündüğü terapi koltuğundaki sayıklamaları. Kitap hüzünlü bir hikâye ile başlayıp hüzünlü bir şekilde sona eriyor. Yazar kendine has diliyle içerisindeki karanlık kuyuda kaderin derin izlerini, biz okuyuculara sunmuş. Keyifli okumalar dilerim… Alıntılar: (Sayfa 93) ‘’Ben gidiyorum.’’ Bu kez başka türlü söylemişti. Oysa gitmesine ne kadar alışkındın; birbirinizden uzaktaydınız ve yanına geldiği kısa zamanların sonunda hep gidiyordu. Uzaklara. Veda etmeye cesareti olmayanın sevmeye de cesareti olmazmış. Acı çekerek öğrendin. Her aşk, içinde bir, bir vedayla büyürmüş. Acı çekerek öğrendin. Ayrılık, âşığın kalbinde kabul bağlamayan yaraymış. Acı çekerek öğrendin. Onun yüzünü, saçlarını, ellerini, boynunu, omuzlarını, sırtını acı çekerek öğrendin. Gözlerinden ateş damladı. Ellerinden ateş, dilinden ve göğsünün ortasından ateş. İki yangından birini seçtin. Günahı. Kor içinde. Kül oluncaya kadar.
Edebiyat
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma
Erken geldiğim geç kalan'ım
9/10
·144 syf.·
2025 112. kitabı
--Yas, geç kalış ve modern hayatın hızına karşı bir iç reftar-- Ahh Sayın Tufan sen ne yaptın yine böyle yaa. Nasıl oluyor da her kitabında beklentiyi hiç indirmeden aynı tonda heyecanı taştırıyorsun? İşte kalem dedikleri bu olsa mı gerek? Sana ruhum ve ben çok kıvanç duyuyoruz. --Gönüllü ruhdaş sancağında-- seninle sözlerinin komutasında işrak deneyimi için ne kadar teşekkür edeceğimi bilemediğimden erteleyeceğim. Bazı sözleri koluma girdi sayfalarda yürürken bazıları sırtımı sıvazladı bazıları da beni şöylee bir o yana bir bu yana "artık silkelen bu Geç Kalış'a" diyerekten sarstı. Kitabın etkisinden de nasıl çıkacağımı bilmiyorum zaten. Hedef tam --geç kalış'a erken gelişten-- ;)) ''Yalnızlık ve varoluş ağrısı. Bir aşkı, bir kadını ve bir mucizeyi yitirmek. Kaybettiği kadını şehrin sokaklarında, hafızasının karmaşık dehlizlerinde ve kendi içindeki karanlık kuyusunda arayan yalnız bir adam. Bir yandan evini terk eden bir annenin geride bıraktığı kapanmaz çocukluk yaraları diğer yandan erken vedalaşan dostların hüznü. Bir terapi koltuğundaki sayıklamalar... '' diyor arka kapakta. O bir terapi koltuğunda sayıklamalar bizlere hayatın her ayrı noktasında nasıl yaşama tutunulur, hayatın hep bir kazananı olduğu kadar kaybedeni de olduğunu, bir mecruh gönle sahip bireyin neleri taşıyıp sonradan şimşek gibi çaktığını. ya daa ruhumuzun bazı şeylere artık çoktan son kullanma ve ilk kullanma tarihinin geçtiğini gösterir. Roman, büyük bir kaybın ardından kendi içine çöken isimsiz bir erkek anlatıcının şehirde, hatıralarında ve bilinçaltında sürdürdüğü arayışı izler: kaybettiği kadını ve onunla birlikte yitirdiği “iyi, doğru, güzel” duygularını. Metin, yas tutmanın iniş–çıkışlı halini terapi seansları, iç monologlar ve şehirde gezinmelerle katmanlandırır. Yazarın ifadesiyle bu
İnceleme
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma
Son Tarık Tufan okuyuşum 2021 / Bilgi için
Puan vermedi
Tarık Tufan yeni kitabı çıkmış dediklerinde önceden bir heyecan duyardım, kitaplığımda bir sürü kitabı da mevcut, en kıymetlisi Kekeme çocuklar korosu ama artık onun da ticari yazılar yazdığını ve yazı tüccarı olduğunu düşünmeye başladım , şanzelize düğün salonu son demiştim ama bir şans daha vereyim belki de değişik bir şeyler sunmuştur dedim bir okur olarak beni heyecanlandırır dedim ama yok. Elbet içinde altını çizeceğiniz Tarık Tufan ‘a ait kalibreli sözcükler/ cümleler var fakat o kadar . Bütünlük yok , bi aşk hikayesi mi, iç döküş mü yoksa bir çöküşün habercisi mi bilemedim . Etrafa saçılmış kelimeleri cümleleri Uhu marifeti ile yapıştırılmaya çalışılmış fakat boşluklar dolmamış, eksik kalmış , olmamış. Yılların yazarı benim de sevdiğim bir yazar Tarık Tufan ama bence silkinip kendisine ve okuruna olan gönül borcunu olgun döneminde ödemeli. Kitabın editoryal olarak da eksikleri yok değil yazarın gözünden kaçmış olabilir ; ama bunu editörün de gözden kaçırması affedilemez… her neyse okumak isteyenler için kitap orada yorum burada… güzel günler diliyorum
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma
10/10
·144 syf.·
2026 13. kitabı
Gülüm Sen gurbet gecelerini bilir misin? Başını yastığa koyduğunda, Gözlerini tavana diktiğinde. Yalnızlığın koynunda kaybolmak nedir bilir misin? Kalabalıklar arasında yorulmak Yani yalnızlık en kötüsü de, sensizlik Sen beklemek nedir bilir misin? Nurullah Genç Tarık Tufan bu kitabın da, sevdiğini kaybetmiş yalnız bir adamı anlatıyor. İçsel konuşmalarını, pişmanlıklarını, yapmak istediklerini, özlediklerini, ve yalnızlığını.. Karanlık bir denizin ortasında gibisin. Nerede olduğunu bilmiyorsun. Sıkışıp kaldığın yokluk duvarlarından kimsenin haberi yok. Syf 84 Kitabı okurken adamın içsel düşünceleri sizi de düşündürüyor, adeta alıp başka bir yerlere götürüyor. Biraz gözlerim dolmadı değil. Tarık Tufan’ın kaleminden her zaman etkilenmişimdir. Hangi kitabı olursa olsun muhteşem insanı içine çeken bir kalemi var. Eğer siz de dram ağırlıklı romanlar seviyorsanız bu kitaba şans verebilirsiniz.
Duygu ve Düşünce
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma
Kendi İçinde Kaybolana..
8/10
·144 syf.··
2024 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2024 00:47
Kendi hayatımın kontrolünü kaybettiğimi benim yerime artık başka bir figüranın dahil olduğunu düşünüyorum. Birşeyler oluyor ama ben müdahale edemiyorum gibi.. Dışardan izliyorum daha çok gelgitleri . İnsanları, hayatları ,düşüncelerimin beni bir girdap gibi içine çekmesine zaten razıymışım gibi istekli üstelik. Kafamın içinde sonsuz kelimeler onları takip eden cümleler yer yer tekrarlar ama hep sesler.. İnsan konuşunca yorulmazmış diyor yazar susunca altında kaldıklarımın ağırlığı altında ezilince anladım..Yaşam hepimizin içinde kaybolduğu çoğu zaman soluk bir renk. Kafamızın içinde geçirdiğimiz zamanların yazıya dökülmüş hali bu eser. Yoğun düşünce yoğun duygu ve yoğun bir çırpınış..
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma
‘Kavminden kovulmuş bir günahkâr’ gibi
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 87. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 22:04
Duyguların karanlık zindanlarında boğulurken, kelimelerin, satır aralarından umut hüzmeleri olarak sızması… Tarık Tufan kalemini ancak böyle ifade edebiliyorum. İçinizde kor gibi bir ağırlıkla zorluyor önce sayfalar. Kendimizi fark ettirerek özgür kılmaya ahdediyor. Başarıyor da. “İnsan her şeye geç kalandır” Kendine, sevdiğine, aşkına, hüznüne, sevmeye, vazgeçmeye, bulmaya, farketmeye, üzülmeye, ölmeye…. her şeye ama her şeye Geç Kalan bir adamın tövbe ve yakarışlarında, her bir damla göz yaşında kendimizi buluyor ve tabii geç kaldığımızı anlıyoruz. Aşkın sıcaklığını duyarken, ayrılığın ateşinde yanışına tanık olmak ve her cümlede kendimizle yüzleşmek… “Hiç gelmeyecek birini beklemenin ağır, dokunaklı, ıstırap verici, hazin hali” yayılıyor odamıza. Yüzleşmelerin şaşkınlığını üzerimizden atamazken, garip bir hafifleme hissediyoruz. Bir adam ve kadının sevgiyle çıktığı yolculuklarda kayboluyoruz. İlişkilerin en kırılgan yanlarını o hiç kendine bile itiraf edilemeyen hataları bir çırpıda döküveriyoruz kelimelere. Kendi çıkmazlarıyla boğuşan ruhların, çocuksu sevinçlere nasıl da mezarlar kazıp, mezar taşlarına kendi adlarını yazdığına göz yaşı döküyoruz. Her şeye rağmen “Benim aşkım ikimize de yeter” diyen tarafın cesaretini koyuyor avuçlarımıza. Cesareti yüreğine yük olan, avucunda bir kuş gibi taşıyanların, yitireceği umuda, yaşatacağı yılgınlığa, yıkıklığa, yenikliğe, yorgunluğa, yoksunluğa, yurtsuzluğa… “Y harfinden acılar yapma”sına kahrediyoruz. Kaybetmenin her türlüsünü tadıyoruz yani. Anlatım yoğun duygular mozaiği… olay akışı yok çünkü hayatın akışına da geç kaldık. Kurguya ne hacet, hepsini kafamızda kurmuşuz zaten. Hep ordan burdan duygularımız gibi… hep sonu gelmeyecek sandığımız yürüyüşlerde zihnimizin soluksuz her yöne savruluşu gibi… “ Kırık dekor, mutfaktaki
İnsan ve Duygular
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,384 okunma

Yazar Hakkında

Tarık TufanYazar · 14 kitap
1973 yılında İstanbul'da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi'ni tamamlamasının ardından İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü'nde Sosyoloji bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Tarık Tufan, radyo ve televizyonlarda kültür-sanat alanında programlar gerçekleştirdi. Yayımlanmış kitaplarının yanı sıra "Uzak İhtimal" ve "Yozgat Blues" filmlerinin senaristlerindendir. İlk kitabı "Kekeme Çocuklar Korosu", 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında, 2002'de "Kraliçenin Pireleri", 2004'te "Ve Sen Kuş Olur Gidersin", 2007'de "Hayal Meyal", 2010'da "Bir Adam Girdi Şehre Koşarak", 2015'te "Şanzelize Düğün Salonu", 2017'de "Beni Onlara Verme", 2018'de "Düşerken" ve 2020 senesinde "Kaybolan" yayımlandı. Son olarak 2021 yılı ekim ayında "Geç Kalan" başlıklı yapıtı Doğan Kitap tarafından neşredildi. Romanlarının yanı sıra belgesel ve kurmaca film senaryoları yazmaya devam ediyor. "Uzak İhtimal" filmiyle 2009 yılında İstanbul Film Festivali'nde "en iyi senaryo" ödülünü kazandı. "Uzak İhtimal"in ardından senaryosunu yazdığı "Yozgat Blues" filmiyle 2013 yılında Adana Altın Koza Film Festivali'nde "en iyi senaryo" ödülüne layık görüldü. Roman Ve Sen Kuş Olur Gidersin, 2004 Hayal Meyal, 2007 Şanzelize Düğün Salonu, 2015 Beni Onlara Verme, 2017 Düşerken , 2018 Kaybolan, 2020 Geç Kalan, 2021 Deneme Kekeme Çocuklar Korosu 2000 Kraliçenin Pireleri 2002 Bir Adam Girdi Şehre Koşarak 2010 Senaryo Uzak İhtimal Yozgat Blues TV Programları Meksika Sınırı Ülke TV Kafa Dengi 24 TV Radyo Programları Düş Vakitleri - Marmara FM