Şanzelize Düğün Salonu

8,3/10  (261 Oy) · 
649 okunma  · 
237 beğeni  · 
6.165 gösterim
Şeyh babamın vefatından hemen sonra, yeni şeyhin kim olacağını görebilmek için rüyayı bekleyen dervişler, rüyalarında aynı gece, aynı kişiyi görüp vaziyetin mahiyetini anlayabilmek için sabahın erken saatlerinde kapımı çaldıklarında, gece boyunca vücudumun her zerresine sirayet etmiş şarabın etkisinden henüz kurtulamamıştım."

Tarık Tufan'dan ?hayat bu, her şey olur" diyen bir roman!

Şanzelize Düğün Salonu'nun ?isimsiz" kahramanı bir aşk için evinden çıkıp savrulmaya başlayınca, kendisini daha önce hiç yaşamadığı türden şaşırtıcı ve bir o kadar da tuhaf olayların içinde buluyor.

Tarık Tufan sevilen üslubu, hakiki hayreti ve ?acayip" kurgusuyla bizi ilgi çekici bir yolculuğa çıkarıyor. Kahramanın oradan oraya savrulmasıyla gelişen bu yolculuk bir yanıyla da insanın içine doğru uzanan bir arayış.


?Aşk bize kefil oluyor bir yerde. Kalan borcumuzu temizliyor. Borç dediğim, hayata olan borcumuz; iyi insanlara, deftere yazan bakkallara, az isteyince de çok veren lokantacılara, yaptığı yemekten bir kap da sana getiren komşu kadınlara olan borcumuz. Kalan son canımızı kendi elimizle almamıza mâni oluyor. Tesellimiz oluyor. İyi tarafından bakalım. İnsanları masum olduğumuza inandırabiliriz. Ya da insanları boş verin; Allah'ı inandırırız. Âşık adamın kötülüğü de aşkı kadar aşikâr olur. Ne varsa yüzümüzde var. Başka da bir şey yok. Bu!"
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2015
  • Sayfa Sayısı:
    292
  • ISBN:
    9789759967956
  • Yayınevi:
    Profil Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
mukavvadan adam 
 08 Tem 2017 · Kitabı okudu · 34 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabın kapağı..

Gelinlik, umudu, nurhan ile rüstemi.
Şahmeran: töreyi
Mevlevi fotoğrafı :tekkkeyi ne olursan ol gel...
Koltuk ve t.v, tembelliği..
Kerpiç ev: halüsinasyonu...
İfade eder.
Şeyhlik ve dervişlik konu ve temalı bir kitap olması hesabı ile en sade en hurafesiz bir edebi eser.
Dünya ve tarikat bu kadar nezaket kibarlık o kadar vahim bir dalmışlık var ki, boğulmak için uzuvlarımıza olmadık felçlikler yapıyoruz.

Bu kadar dik başlı olunmaz ki arkadaş.

Hani Allah bize seçenekler sunar, çevremizi yaratır her yönü yöntemi gösterir de bizi bize bırakır, ama sen de artık bi zahmeti görme be adam. rahmeti gör. :))
Algı, zemin, fenomen, durumunda bile aklı melekeleri kullanmamak, Tarık tufan hep bir zor ihtimalleri seviyor.
Yazarımız ki ben bu eseri " beni onlara vermeden " sonra okudum...
Bu romanda asıl oğlan dediğimiz karakter, iyi dağıtmış kendini. çok iyi yazayım efsunlu tabloluk cümleler çıkarayım yarışına girmiş. kelimeleri yormuş.
Eserlerindeki berduşluk başı boş yaşama tarzından vazgeçmesi için dua ederim.(şunu da demeliyim Tarık tufan bu ruh haliylle yaşıyor zaten sosyalliği yok bütün eserlerindeki Karakterlerinde hep kendisi var.)
Kız hep neden ayrıldığına rücû eder durumları anlamış değilim.
Gerçek hayatta da böyle de..

Şu kelime tekrarı yapma cümlelerden artık vazgeçse, bayağı bir klişe oldu artık...
Konu güzel bazı yerlerde sıkıldım ama sürüklüyor...
Mevzu aşk, bu konuya girmiyorum....

Okuru hep merak uyandıran bir hal de, herkeste olur kanısındayım, aldığı eserin kapağına kitap hakkındaki cahilliği üzerindeyken bir bakar...
bir de Kitabı okuduktan sonra ki aydınlanma üzerindeyken ki o öğrenmişlik tadıyla bakmaktaktaki paha biçilmez lezzet ile bakar.

Kitap ilk çıktığında almıştım ama bilirsiniz ki kitap dostları ya kitap alınır getirilmez buna çalmak da diyeyim
Ya da hediye etmek zorunda kalırsınız.

Sağlam adam Tarık tufan okunabilir..
Sağlamlığı ruh sağlığını içermez... ;))