Şanzelize Düğün Salonu

8,3/10  (226 Oy) · 
541 okunma  · 
200 beğeni  · 
5.472 gösterim
Şeyh babamın vefatından hemen sonra, yeni şeyhin kim olacağını görebilmek için rüyayı bekleyen dervişler, rüyalarında aynı gece, aynı kişiyi görüp vaziyetin mahiyetini anlayabilmek için sabahın erken saatlerinde kapımı çaldıklarında, gece boyunca vücudumun her zerresine sirayet etmiş şarabın etkisinden henüz kurtulamamıştım."

Tarık Tufan'dan ?hayat bu, her şey olur" diyen bir roman!

Şanzelize Düğün Salonu'nun ?isimsiz" kahramanı bir aşk için evinden çıkıp savrulmaya başlayınca, kendisini daha önce hiç yaşamadığı türden şaşırtıcı ve bir o kadar da tuhaf olayların içinde buluyor.

Tarık Tufan sevilen üslubu, hakiki hayreti ve ?acayip" kurgusuyla bizi ilgi çekici bir yolculuğa çıkarıyor. Kahramanın oradan oraya savrulmasıyla gelişen bu yolculuk bir yanıyla da insanın içine doğru uzanan bir arayış.


?Aşk bize kefil oluyor bir yerde. Kalan borcumuzu temizliyor. Borç dediğim, hayata olan borcumuz; iyi insanlara, deftere yazan bakkallara, az isteyince de çok veren lokantacılara, yaptığı yemekten bir kap da sana getiren komşu kadınlara olan borcumuz. Kalan son canımızı kendi elimizle almamıza mâni oluyor. Tesellimiz oluyor. İyi tarafından bakalım. İnsanları masum olduğumuza inandırabiliriz. Ya da insanları boş verin; Allah'ı inandırırız. Âşık adamın kötülüğü de aşkı kadar aşikâr olur. Ne varsa yüzümüzde var. Başka da bir şey yok. Bu!"
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2015
  • Sayfa Sayısı:
    292
  • ISBN:
    9789759967956
  • Yayınevi:
    Profil Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
mukavvadan adam 
 08 Tem 2017 · Kitabı okudu · 34 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabın kapağı..

Gelinlik, umudu, nurhan ile rüstemi.
Şahmeran: töreyi
Mevlevi fotoğrafı :tekkkeyi ne olursan ol gel...
Koltuk ve t.v, tembelliği..
Kerpiç ev: halüsinasyonu...
İfade eder.
Şeyhlik ve dervişlik konu ve temalı bir kitap olması hesabı ile en sade en hurafesiz bir edebi eser.
Dünya ve tarikat bu kadar nezaket kibarlık o kadar vahim bir dalmışlık var ki, boğulmak için uzuvlarımıza olmadık felçlikler yapıyoruz.

Bu kadar dik başlı olunmaz ki arkadaş.

Hani Allah bize seçenekler sunar, çevremizi yaratır her yönü yöntemi gösterir de bizi bize bırakır, ama sen de artık bi zahmeti görme be adam. rahmeti gör. :))
Algı, zemin, fenomen, durumunda bile aklı melekeleri kullanmamak, Tarık tufan hep bir zor ihtimalleri seviyor.
Yazarımız ki ben bu eseri " beni onlara vermeden " sonra okudum...
Bu romanda asıl oğlan dediğimiz karakter, iyi dağıtmış kendini. çok iyi yazayım efsunlu tabloluk cümleler çıkarayım yarışına girmiş. kelimeleri yormuş.
Eserlerindeki berduşluk başı boş yaşama tarzından vazgeçmesi için dua ederim.(şunu da demeliyim Tarık tufan bu ruh haliylle yaşıyor zaten sosyalliği yok bütün eserlerindeki Karakterlerinde hep kendisi var.)
Kız hep neden ayrıldığına rücû eder durumları anlamış değilim.
Gerçek hayatta da böyle de..

Şu kelime tekrarı yapma cümlelerden artık vazgeçse, bayağı bir klişe oldu artık...
Konu güzel bazı yerlerde sıkıldım ama sürüklüyor...
Mevzu aşk, bu konuya girmiyorum....

Okuru hep merak uyandıran bir hal de, herkeste olur kanısındayım, aldığı eserin kapağına kitap hakkındaki cahilliği üzerindeyken bir bakar...
bir de Kitabı okuduktan sonra ki aydınlanma üzerindeyken ki o öğrenmişlik tadıyla bakmaktaktaki paha biçilmez lezzet ile bakar.

Kitap ilk çıktığında almıştım ama bilirsiniz ki kitap dostları ya kitap alınır getirilmez buna çalmak da diyeyim
Ya da hediye etmek zorunda kalırsınız.

Sağlam adam Tarık tufan okunabilir..
Sağlamlığı ruh sağlığını içermez... ;))

Merve Yerlikaya 
15 Oca 00:30 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu incelemeyi bacağımda yara bantları ve elimde gözüm ne zaman takılsa acısa da öldürmez dedirten sıyrıkla yazıyorum.Gazi oldumsa da yolda hep şu kitap bitince ne inceleme yazacağım diye düşünüp dururken iyi de halt yerken oldum.Üstelik kitaba Ahmed Amiş Efendi'nin "Olan olmuştur,olacak olan da olmuştur."(Ki kendisi benim çok sevdiğim,ilk kez Şubat dizisinde denk geldiğim bir sözdür.) diye başlaman kendini affettirmiyor.

Bir gün sitenin bana kattıklarını,biraz duygusal,biraz minnet dolu içimizde pamuk şekerler oluşturmasını umut ettiğim bir yazıyla anlatmaya çalışacağım.Dedim ya bir gün,nasip..Onu yazmadan önce Tarıkçığım Tufancığımla el ele yürüdüğümüz(Bunu diyorum çünkü malumunuz beni yarı yolda bırakmaya yeltenen cağğnım bacağımla yürümek zor oluyor o sebeple el ele) bu yolda ben biraz önyargılı başlamıştım.Ee Hakan Günday'a sen wattpad yazarı gibidir dersen tanımadan etmeden ve Sonra müptelası olursan,Tarık Tufan için dar zihniyetli bir yazardır deyip deyip Sonra kitabını bir günde bitirirsin.
***SPOİLER İÇERİR***
Kahramanımız asi mi asi,hani öyle ana babadan böyle evlat işte,düşman başına.Sen kalk şeyh baban olsun,dergahta büyü Sonra bir kıza tutul ve her bir belaya bulaş.Aşık olduğu kızda biraz kızlar olarak kendimizi gördüm.Kızlar beni kesin anlayacaksınızdır bir cocuk sizin için her şeyi yapmaya hazırdır;ama gider yine serseriye,acı çektirene tutuluruz.Olta taktiği hep bunlar,yemeyelim,yedirmeyelim emi.(Beyler üzgünüm burada,ama hemcinslerime bu açıklamayı yapmalıydım.) Rüstem'le Nurhan aşkı ise tam bir Yeşilçam örneği.Evlenmek istemeyen bir kız,acı çekmiş bir oğlan,kaderin tuhaf cilveleri veeee sevgili Eros bebeğinin okları.Neyse deli ve divaneye neden diye sormuyoruz,yola devam ediyoruz.Allah biliyor ya pek bekledim dedim bu sefer vazgeç şu kızdan,kız bak seni istemiyor,sürekli o oğlana gidiyor.Fayda etmedi elbet.Ah kızlar,hep böyle dikimize gidiyoruz sanki.Kitabın bir kısmında Halil Coşkun karakteri vardı,bir eleştiri olarak Belki o karakteri son kısımlara daha iyi bağlayabilirdi,eksik kalmış diye düşündüm.Bitiş kısmı da baştan savma gibi geldi ne yalan söyleyeyim daha uğraşılıp iyi bir şey yapılabilir miydi? Evetttt! Neyse ne diyelim olan olmuştur,olacak olan da olmuştur.Bir dahaki incelemeye kadar sağlıcakla ve esenle kalın emiii!!

Şanzelize Düğün Salonu benzeri kitaplar

Scorpıon 
24 Eki 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Çalışıyor olmama rağmen teneffüslerde, yemek yemeyip öğle arasında bile elimden bırakamadan 1 günde biten sıcacık, yumuşacık, içinize döndüren okunası bir eser. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve tanıştığıma çok memnun oldum. Kitabın kapağı ve ismi çok hoşuma gitmişti, herhangi bir fikrim bile olmadan okudum, yazarın ismini elbette duymuştum. Çok aman aman deli bir kurgu yok, ama kış gecesinde sıcacık sobanın başında huzur içinde çay içmeye benzedi, sevdim kitabı, çok sevdim. Keyifli okumalar diliyorum.

Dilanur 
 04 Ara 2017 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

Okuduğum ilk Tarık Tufan eseri olan Şanzelize düğün salonu beni yeni bir yazar tanımanın mutluluğuna eriştirdi. Fazlasıyla akıcı olan kitabın konusu da başından sonuna kadar ilgiyle okumamıza yardımcı oluyor.
Kahramanımız annesinin vefatı üzerine dağılan hayatına birde karşılıksız aşk ekleyerek boşluğa düşüyor. Kendi benliğini kaybetmeye başlıyor. Tekkesi olan şeyh babasından, alıştığı hayattan tamamen uzaklaşarak sevdiği kadına yaklaşmaya çalışıyor. Hiç yadırgamadığı yeni yaşamında aslında iyi bir insan olmaya devam ediyor sevdiğim yanlardan biri de buydu kitaptaki. Arkadaşları Rüstem ve Levent'inde hayatında farklı farklı yönde etkileri oluyor. Çok sevdiğim bir karakterde babasının müridlerinden olan Baki Semihti. Tekke yaşamına çok yer verilmiyor kitapta. Bu da bence akıcı olmasını sağlayan sebeplerden biri. Kısaca sevdiğim bir kitap oldu. Sizlere de tavsiye ederim.Yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum en kısa zamanda. :)

AYNUR 
10 Ara 2016 · Kitabı okudu

Bir öğretmenim bana vermişti bu kitabı, çok beğendiğini söyleyerek. Teşekkür ediyorum burdan ona, görmese de.

∆Okuduğum ikinci Tufan kitabı ve ilkinden daha çok sevdim. Okumaya başlar başlamaz kitabın akışına kapılıp son kelimeye kadar sıkılmadan okuyabilirsiniz. Dili akıcı, anlatımı güzel ayrıca kapağı da ilgimi çekmişti.
Belki spoiler olabilir!
∆İsimsiz bir karakterimiz var, şeyh bir baba, dindar bir hayat. Ta ki Eda gelene kadar. Baş kahramanımız üniversitede tanışıyor Eda ile. Sonra, yavaş yavaş kopuyor alışmış olduğu muhafazakâr hayatından. Annesinin ölümünden sonra babasıyla yalnız yaşadıkları evden de ayrılıyor bir süre sonra.
∆Babasının ölümünden sonra, kapısı çalınıyor dergâhtakiler tarafından, onu geri çağırıyorlar dergâha şeyh olması için.
∆Bir de Rüstem var, karakterimizin dostu, ansızın bir sabah çalıyor kapısını, yanında gelinlikli bir kızla.

Gelişen olayları sıkılmadan okuyacağınıza eminim. Kitapla ilgili tek sorunum; kadının biri karakterimizin yüzüne bakıyor bir müddet, birden bire. Sonra bekledim ileriki sayfalarda nedeni açıklanır diye, ama gelmedi. Bunun dışında sorun yok.

Keyifle ve severek okuyacağınıza inanıyorum.
İyi akşamlar, keyifli okumalar. :)

Buzul 
18 Ara 2017 · Puan vermedi

Kendinizi okuyacağınız bir kitap. En azından benim için öyle. İnsan kendi içi ile konuşur, bunu herkesin yaptığını bilirsin ama okumak, kendini görmek, başkalarının da böyle kendi ile konuştuğunu bilmek normal olduğunu hissettirir. Bir de başucu kitabı saçmalığı döner dillerde. Evet bu kitabı okumadan önce başucu kitaplarına saçmalık derdim.

salih 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · 2 günde

Neden bilmiyorum ama kitap bittiğinde çok tatmin etmedi beni. Babası şeyh olan ve tekkede yaşayan isimsiz baş karakterimiz annesinin ölümü ve üniversitede bir kızla tanışmasıyla tam tersi istikametinde değişen hayatını ve başına gelen talihsiz olaylar konusu. Aslında kitap çok sardı iki günde bitirdim. Kitap içinde de çok güzel pasajlar vardı. Olay da iyi ama birşeyler eksik kaldı sanki.

Kitap ve Kahve Delisi 
18 Eki 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabımızın isimsiz kahramanı okulda tanıştığı ve o an aşık olduğu Eda için babasının şeyh olduğu dergahı ve babasını terk ederek hayatın içinde ve daha önceki halinin tersi istikametinde savrulmaya başlar. Gece içtiği şarabın etkisiyle mücadele ederken sabahın erken saatlerinde kapı çalınır ve dergahta bulunan müritlerden bir kaçını karşısında bulur. Şeyh babasının ölümünden sonra yeni şeyhin kim olacağını görebilmek için yattıkları istihare uykusunda herkes rüyasında kendisini gördüğünü ve dergaha çağırmak için geldiklerini söylerler. Geri dönmeyi düşünmediği için bir şekilde müritleri başındam savar. Ama kaderin oyunları bununlada sınırlı kalmaz. Eski ev arkadaşı yanında gelinlikler içinde bir kızla kapıdadır. Kahramanımız ve eski ev arkadaşı Rüstem'i bundan sonra bir dizi olay beklemektedir. Bu arada Eda ile de olaylar devam etmektedir.
İlk defa bir Tarık Tufan kitabı okudum, farklı bir üslubu var ve acayipte kurgusu. Ben çok severek ve keyif alarak okudum herkese tavsiye ederim. Hikayenin gidişatına göre ben farklı sonlar kurguladığım için sonu beklediğim gibi bitmedi ama yinede çoook güzeldi. 5/5

Tuğçe özkan 
05 Oca 05:02 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Tarık Tufan'i bu kitabiyla tanımıştım kışın son günleriydi. Başlamam ve bitirmem çok kisa sürmüştü okurken aklim karissada bittiğinde neden bitti ki sanki dediğimi hatırlıyorum. Bol tarcinli bir sahlep tadindaydi o kadar lezzetli.

Emet Denizci 
27 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

İlk defa Tarık Tufan okudum. İsimsiz bir kahramanımız, verdiği kararlar ve bu yolda sürüklenişi... Ne için nelerden vazgeçiyoruz. Bazen pişman oluyoruz bazen de kararımızın doğru olduğunu savunuyoruz. İçimizdeki ses başka dilimiz başka konuşuyor. İkilemler ülkesi gibi... Ve bir başkasının yaptığı bir şey bizim kaderimizi belirliyor. Ne garip birileri için sıradan şeyler birileri için dünyalara bedel...İşte bu duyguların karışımı bu kitap... Ben beğendim . Tavsiye ederim...

Kitaptan 279 Alıntı

mavera 
09 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Eleysallâhu bi kâfin abdehu*

*Allah kuluna kâfi değil mi?

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 278 - Zümer Sûresi/36)Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 278 - Zümer Sûresi/36)

Böyle düşünen yalnız ben değilmişim
Küçükken öldüğümü düşünürdüm. Daha doğrusu öldükten sonra cenaze törenim yapılırken olacakları. İnsanların cenazemdeki üzüntülü hallerini düşünürdüm; kimlerin ne kadar üzüleceğini, arkamdan neler konuşulacağını, çok sevdiğim insanların ne tepkiler vereceğini.

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık TufanŞanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan
mavera 
05 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Anne Ölünce
Anne bir kere öldü mü artık bütün zaman dilimleri, olaylar onun ölümüyle tarif ediliyor;
annem öldükten bir yıl sonra, annem ölmeden iki ay önce, annemin öldüğü yıl.
İnsanın aklında bir tek o kalıyor, sonrası gereksiz teferruat..

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 33)Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 33)

Yürüdüğün yolun ışıklandırılmış olması, gideceğin yerin aydınlık olması anlamına gelmez.

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık TufanŞanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan
Mâsiva 
25 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kendimi yavaş yavaş öldürmeyi hak edecek ne yaptım,diye soruyorum bazı zamanlar.

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 130)Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 130)
mavera 
05 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Anne Ölünce
Annenin ölümünün dilbilgisi, grameri olmuyor ki...
İnsanın annesinin ölümü zaten hayatın anlatım bozukluğu..

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 47)Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 47)
mavera 
09 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kafesinde deli gibi kanat çırpmaktan kanatları kan revan içinde kalmış göçmen kuşlar gibiyim. Kendi tırnaklarıyla yüzünü paramparça eden bebekler gibi çaresiz, kimsesiz.
Evin yolunu kaybettim, evimizin yolunu, çocukluğumun, pencere önündeki çiçek kokularının yolunu, bir türlü bulamıyorum..

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 155)Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 155)
mavera 
06 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bazı sabahlar aslında sabah olmuyor. Biz sadece saatlere bakarak o vakte sabah diyoruz ama gerçekte sabah değil. Sabah demek, içinde hiç olmazsa küçücük bir umut barındıran zaman demektir. Umut yoksa da heves vardır. İkisi de yoksa o vaktin adına neden sabah diyelim, gecenin devamı deyip geçeriz..

Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 55)Şanzelize Düğün Salonu, Tarık Tufan (Sayfa 55)

Kitapla ilgili 3 Haber

2015 Yılında Yayımlanan En İyi 77 Kitap
2015 Yılında Yayımlanan En İyi 77 Kitap Yazarlara ve edebiyat eleştirmenlerine sorduk: “Bu yıl en çok severek okuduğunuz, okurlarımıza tavsiye edeceğiniz kitaplar hangileri?” 21 kişiden oluşan jüri üyelerimizin yaptığı seçimlere göre “2015’in kitapları” listesi huzurlarınızda… Not: Kitapların yanındaki (*) işaretleri aldıkları oyu temsil etmektedir.