Bir Kalbin Çöküşü

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.037
Gösterim
Adı:
Bir Kalbin Çöküşü
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750737497
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Untergang eines Herzens
Çeviri:
Esen Tezel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Bir Kalbin Çöküşü
Bir Yüreğin Ölümü
Bir Kalbin Çöküşü, Stefan Zweig’ın psikolojiye duyduğu yoğun ilgiyi yansıtan öykülerinden biridir. İnsan ruhunun en karmaşık duygularından biri olan tutkuyu olanca canlılığıyla dile getiren Bir Kalbin Çöküşü, ruh ikizini Lev Tolstoy’un unutulmaz kahramanı İvan İlyiç’te bulduğumuz yaşlı bir adamın, Salomonsohn karakterinin ailesinden ve yaşamdan uzaklaşmasını öyküler.

Zweig’ın en beğenilen öyküleri arasında yerini alan Bir Kalbin Çöküşü şüphe, korku ve nefretle ölüme sürüklenen baba Salomonsohn’un psikanalizi olarak okunabilir. Salomonsohn karakterinin, psikanalize sağladığı malzemeyle Sigmund Freud’un ve Arthur Schnitzler’in ilgisini çektiği biliniyor.
Bu kitap için basitçe, Zweig, bu defa acıyı, direk olarak damardan girmiş diyebiliriz. Bunca yıldır Zweig kitapları okurum , ama bu güne kadar beni bu kadar derinden yaralayan bir eseri olmadı. Oysa Zweig'in bütün eserleri, genelde dram üzerinedir ama bu defa gerçekten damardan vurmuş diyebilirim.

Kitapta bütün ömrünü ailesi için çalışmakla geçirmiş bir babanın, ailesi tarafından gelen bir ihanetle nasıl yıkıldığı anlatılıyor. Ama bu anlatım bu kadar basit sözcüklerle değil.

Böyle bir durumdaki bir kişinin ruhunda kopan fırtınalar ancak bu kadar mükemmel bir şekilde anlatılabilirdi ve bunu da ancak Zweig başarabilirdi. O da, sadece işini yaparak bunu bize aktarmış. Ve sonuçta muhteşem bir öykü yaratarak, bizlere okumamız için bırakmış.

Sonuç olarak, dramatik öykü ve roman severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Bir kırık kalp. Hasta bir adam. Karısı ve kızı.

En son ne zaman kendimiz için yaşadık sahi biz? Ne zaman kalabalıkların bitmek bilmeyen isteklerinden uzaklaşıp biz olduk?
İşte bu zavallı hasta adam içi kararıp ölmeden önce bunları düşünüyordu. Biricik kızını düşünüyordu. Kendisine ihanet ettiğini düşündüğü kızını.

Birkaç spoiler vereceğim.

Kitabımız işte o yaşlı adam ve psikolojisinden ibaret. Altmış beşindeki bu ihtiyarımız karısı ve kızıyla birlikte güneyde bir tatile gitmiştir ve kısacık hikayemiz burada başlamıştır. İhtiyarımız; (ona böyle diyeceğim çünkü hatırladığım kadarıyla Zweig onun ismine kitapta yer vermemişti, vermişse de ben ihtiyarımızdan daha da ihtiyar olabilirim) bir gece karnında bir sancıyla uyanır ve yine o safra kesesinin sebep olduğu nöbetlerden birine yakalandığını sanar. Fakat sonradan anlar ki böyle bir şey yoktur, sadece güneyin yemeklerinin verdiği bir rahatsızlıktır bu. Neyse efendim, ihtiyar yatağından kalkıp kısa bir yürüyüş yapmaya karar verir, belki o zaman ağrım geçer diye düşünür. Gerçekten otelin koridorunda attığı birkaç turdan sonra ağrı silinip gider. Lakin ihtiyar tam odasına dönerken bir ses duyar ve irkilir. Aniden önünden beyaz bir şey geçer ve doğruca onların odasına gider. Korkmuştur ihtiyar. Ve sonra da anlamıştır onun bir kadın ve ayrıca onun kızı olduğunu, gecenin bir vakti başka bir yataktan kalkıp kendi yatağına gittiğini de anlamıştır. İşte tam bu andan sonra hayat onun için içinden çıkılmaz kara bir girdaba dönüşür. Ve bir gece içi ansızın ölür. Tam olarak böyle olur işte.

Ama bir yandan da kendini suçlayıp durur bu ihtiyar. Karım ve kızımı benim bunca yıldır çalışıp kazandığım para bu hale getirdi, diye düşünür. Paranın insanı nasıl değiştirdiğine tanık olmuştur. Yorulmuştur...

Benim bu kitaptan çıkarabileceğim birçok şeyim var. Bence siz de bu kitabı okuyup, kendi hayatınıza bir şeyler katmalısınız. İlla bir şey katmak için değil, birkaç dakikalığına başka bir insan gibi hissetmek için , sadece kendi hayatınızdan soyutlanmak için, kendinizi unutmak için, kitap okuma tutkusu içinde, okumalısınız...
Merhabalar Stefan Zweig bu eserinde Salomonsohn isminde Alman yaşlı bir adamın bir gün ansızın vücudunda bir ağrının başlamasıyla hayatında değişen ve gelişen olaylara yer verilmiştir. Yaşlı adamın kızı ve eşinin hastalığında onu ihmal etmesi umursamaları Salomonsohn’ı yanı bir babanın ve eşin yüreğinin ezilmesi içine kapanmasıyla ölüme giderken bile intikamını alan birinin hayati anlatıyor.Eserde ;İhmal, umursamazlık, sevgisizlik gibi konular üzerinde durulmuştur Okumanızı tavsiye ederim
10 üzerinden 11 gerçekten. O kadar iyi hissettirmiş ki bir babanın içsel dünyasını. Eşinden ve kızından uzaklaşmasını.. zaten kısacık bir kitaptı.Okunmalı ve okutulmalı.
Bir Kalbin Çöküşü...

Edebiyat bir dünyadır, hikâye bunun en mühim bi yapı taşıdır. Kısa ama etkili bir hikâye yazabilmek gerçek bir yetenek ister. Daha ilk sayfalardan bitene kadar kalın romanlardan belki daha fazla ve yoğun bulduğum bu kısacık öykü psikoloji ile de çok alakadar. Öyle ki duyguları ve çıkmazları derinden hissettirdi. Belki olay basit ama derin psikolojik tahliller ile zengin ve etkili bir anlatıma dönüşmüş.
Bütün ömrünü ailesine adamış bir babanın peşine takılıp ruhunuzun derinlerine inmek istiyorsanız ve biraz yutkunamamak belki kitabı tavsiye ederim.
Bazen iyi bir kitap bir hayat kurtarabilir. Keyifli okumalar..
Bir babanın Kızı ve eşinin mutluluğu için kendini feda etmesi, ama ailesi tarafından beklediği değeri bulamaması, gerçekleri gördüğünde hayatın yaşanmaz hal alması ve babanın ölümü kurtuluş yolu olarak görmesi... yaşanan acılı durum sonrası anlatılan bir Kalp Çöküşü. Etkileyici bir hikaye. Okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.
Tavsiye edebileceğim bir eser oldu. Severek okudum ve hemencecik de bitti. Arkadaşım hediye etmişti, onun vasıtasıyla okudum. Sanırım tekrardan teşekkür etmem gerekecek. Şans vermelisiniz.
Kisa ancak etkileyici bir öykü..Kalbin çöküşü şüphe, korku ve nefretle ölüme sürüklenen bana Salamansohm'un psikanalizi..tasvirler yine çok başarılı.
Stefan'ın ince ama çok güzel mesajlar veren ve insanların psikolojisini çok güzel yansıtan bu kitaplarına bayılıyorum. 'Bir kalbin çöküşü' de kısacık sizi asla sıkmayacak, ders verecek ve hatta sizi hüzünlendirecek dolu bir kitap. Yıllardır kendisine değer verilmeyen,hatta görülmeyen, tek varlık sebebi eve para getirmek olan zavallı bir babanın, kızı sebebiyle ve karısının da tabiri caizse 'yangına körükle gitmesiyle' kalbinin çöküşünü anlatıyor. Stefan ayrıca psikolojiye ilgi duyduğu için kitaplarında çok güzel psikoljik tasvirler yapıyor ve bu da sizi karakterin yerine koyabiliyor. Bu da kitabı yaşıyor olmanıza vesile kılıyor ve duyguları siz de yaşıyorsunuz. Kitabı okurken de çok üzüldüm çünkü etrafımızda da bastırılmış, susturulmuş, görmezden gelinmiş çok insan var. Onların içine bakabilme,düşüncelerini okuyabilme şansımız olsaydı eğer bir kez daha insanlığımızı sorgulardık. İnsanı öldürmeye bir insan yetebilirmiş. Bu kitapla bir kez daha anlıyorsunuz.. Tabiki okuyun o halde. Şimdiden iyi okumalar: )
Bana göre Zweig, tarihin en önemli öykücülerinden biri. İnsan ruhuna ve psikolojisine duyduğu ilgiden dolayı ortaya muazzam öyküler çıkarmış. Bir Kalbin Çöküşü de tek nefeslik bir kitap. Elime aldım ve yavaş yavaş 2 saatte bitirdim. İnsan okumaktan da bunalır. Bunaldığınız vakitlerde sizi tekrar heyecanlandıracak kitaplardan biri Bir Kalbin Çöküşü. Afiyetle.
İlk bölümdeki babanın haline çok üzüldüm. Bana çok tanıdık bir hikayedeymişim gibi hissettirdi. Öte yandan tek taraflı bir hikaye olduğunu bilerek okudum, hikayenin bir yerinden dönerek mutlu sonla biteceği umudum vardı. Aynı şekilde Mürebbiye bölümü için de aynısını ummuştum. Mürebbiye ilk bölümün verdiği etkiyi vermedi. Bana bir şey anlatamadı ya da ben kaçırdım. Bilemiyorum. Genel olarak tavsiye ederim.
Bir iki üç sonsuza uzanan aralarında sonsuz bağ bulunan semboller. Bizim sona doğru yaklaşan, sonsuz bağlı anlarımıza ne kadar da çok benziyor. Sona uzanan her bir adımda sonsuz bağlar daralıyor, görüşümüz kararıyor, şeffaf bir kağıda yazılıyor düşüncelerimiz. Aynen öyle de Bir Kalbin Çöküşü şeffaf kağıda yazılmış kelimelerle dolu. Sona yaklaştığınızda saydamlığını daha da hissedeceksiniz ve her şey anlamsızlaşacak. Bu kitap bana aynı özelliğe sahip su gibi geldi. Ama bir bardak su, iki değil, üç değil. Şeffaf ve çok şeffaf..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Kalbin Çöküşü
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750737497
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Untergang eines Herzens
Çeviri:
Esen Tezel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Bir Kalbin Çöküşü
Bir Yüreğin Ölümü
Bir Kalbin Çöküşü, Stefan Zweig’ın psikolojiye duyduğu yoğun ilgiyi yansıtan öykülerinden biridir. İnsan ruhunun en karmaşık duygularından biri olan tutkuyu olanca canlılığıyla dile getiren Bir Kalbin Çöküşü, ruh ikizini Lev Tolstoy’un unutulmaz kahramanı İvan İlyiç’te bulduğumuz yaşlı bir adamın, Salomonsohn karakterinin ailesinden ve yaşamdan uzaklaşmasını öyküler.

Zweig’ın en beğenilen öyküleri arasında yerini alan Bir Kalbin Çöküşü şüphe, korku ve nefretle ölüme sürüklenen baba Salomonsohn’un psikanalizi olarak okunabilir. Salomonsohn karakterinin, psikanalize sağladığı malzemeyle Sigmund Freud’un ve Arthur Schnitzler’in ilgisini çektiği biliniyor.

Kitabı okuyanlar 324 okur

  • Zeynep kılıç
  • Ceren Özdemir
  • Si
  • Adsız Alkolik
  • Emre Kırımoğlu
  • Ahmet Konukseven
  • Feyza Şahin
  • Mustafa Kapsigay
  • Aden Amelya
  • Zeynep Arslan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.4 (15)
9
%14.3 (16)
8
%23.2 (26)
7
%5.4 (6)
6
%3.6 (4)
5
%0.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0