Adı:
De Ki İşte
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
157
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753421256
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis
Ölüm yaşamdan daha belirgindir.
Ölüm yaşamdan daha kesindir.

Yaşam belirsizdir; oysa ölüm,
belirgin ve kesindir.

Hep bir süreç olan yaşam, ölüm anında,
sonunu değil, sonucunu bulur: Ölüm
yaşamın sonucudur - kişinin nasıl bir
yaşam yaşadığı, öldüğü ölümden bellidir.

Ölümü bilen, onun bilincinde olan bir yaşam,
yaşam sürecinin her anında ölümü yaşama katarak,
yaşamı bilinçli kılar - ölümü yaşamdan koparmadan,
ama ölümün yaşamı kaplamasına da izin vermeden,
ölümü, her an, yaşam kılar.
Oruç Aruoba'yı "İle" kitabıyla (ilişki defteri) tanıyanlar için -neredeyse- bir hayal kırıklığı.

'De Ki İşte'nin bir felsefe grubu kitabı olarak yayınlanmasını haddinden fazla iddialı buldum. Türü konusunda hala bir sonuca varabilmiş değilim. Nitekim çok arada derede kalmış. Felsefeden edebiyat devşirme çabası, kelimelerle fazlaca oynaması, cümleleri evirip çevirmesi bir noktadan itibaren sıkıcı denebilecek bir hal alıyor.

Kitap 3 görünümlü 4 bölümden oluşuyor. Oruç Aruoba burada da bir felsefe girişimini eksik etmemiş. Peki onun dediği olsun.

Bölüm 0: anlama-rayış
Bölüm 1: De (yaşam)
Bölüm 2: Ki (ölüm)
Bölüm 3: İşte (felsefe)

Oruç Aruoba okuru hafakanlar basacağını tahmin etmiş olacak ki, ayakta tutabilmek için kitap boyunca referanslar vermeye gayret göstermiş. Bu çabayla son bölüme ulaştığınızda dozu artırıyor ve dipnotlarla, açıklamalarla karşılıyor sizi. Herşeye rağmen arada güzel cümlelere de rastlayabilirsiniz. Fakat kitabı kapattığınızda, geriye 2 soru kalıyor aklınızda.
1. Ben bu kitabı niye okudum?
2. Bu kitap bana ne anlattı?

Yine de siz bilirsiniz :)
Zihinsel sorgulamalara en iyi ve en guzel sekilde hitap eden kitaplardandır bana göre.

Bu kitap , diğer Oruç Aruoba eserleri gibi hayranlık uyandırıcı bir dilsel incelik ve derin bir dünya görüşünün ürünüydü.
Yazarın "yürüme " üçlüsünün ikinci kitabı.
İlk kitap "yürüme",
 Son kitap ise "tümceler" dir.
Üçlemenin ikinci cildi olan "de ki işte "üç bölümden oluşur:
Birinci bölüm "de" ölümü konu alır; ikinci bölüm "ki" yaşamın kendisini anlatır; üçüncü bölüm "işte" ise felsefeyi. Ölüm kısmının beni sarsmasını beklerken Yaşam kısmında duvardan duvara vuruldum resmen. Her bölüm güzel olsa da en etkilendiğim Yaşam oldu.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.375 Oy)19.146 beğeni43.653 okunma3.025 alıntı184.064 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.767 Oy)13.486 beğeni34.733 okunma3.450 alıntı146.922 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.596 Oy)8.877 beğeni28.882 okunma844 alıntı140.436 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.330 Oy)9.292 beğeni25.804 okunma1.849 alıntı119.531 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.611 Oy)9.114 beğeni25.497 okunma1.542 alıntı127.634 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.934 Oy)8.896 beğeni26.461 okunma2.696 alıntı115.513 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.449 Oy)3.945 beğeni13.047 okunma1.250 alıntı53.382 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.688 Oy)5.793 beğeni19.780 okunma845 alıntı101.854 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.495 Oy)8.087 beğeni22.934 okunma846 alıntı90.429 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.014 Oy)5.431 beğeni17.434 okunma1.012 alıntı60.551 gösterim
Öncelikle sorulması gereken soru şu: Bir şiirde ne arıyoruz? Ustalıkla seçilmiş cinaslar, kafiyeler? Söz oyunları? Dörtlük, beyit, serbest nazım?

İkinci soru ise: Yazarları veya bir "şeyleri" başarıp bir "yerlere" gelmiş insanları ötekileştirir misiniz? Olumsuz anlamda değil, kastettiğim şey sizden çok farklı bir dünyada yaşadıklarını düşünüp düşünmemeniz. Sanki ömrümüz boyunca onunla aranızdaki yegane köprü, onun okuduğunuz kitapları. Hele de sahibi ölmüşse...

Oruç Aruoba ile benim durumum da buna benzer. Kendisini ilk defa okuyor olsam da daha önce duyduğum için bana göre o da "ötekilerden" biriydi. Ama biyografisine bakınca Hacettepe Psikoloji'den mezun olduğunu görünce şaşırdım. Niye? Hacettepe PDR okuduğum için sanırım. Hâl böyle olunca da Aruoba, ötekilerden çıktı, biraz daha yakına geldi.

Kitabın adı "de ki işte". Kitabı elinize alıp okumaya başladığınızda görüyorsunuz ki aslında kitap 3 bölümden oluşuyormuş ve bölümlerin adı da sırasıyla "de", "ki" ve "işte." İlk bölümde ölüm üzerine şiirler (aforizma demek daha doğru), "ki" bölümünde yaşam üzerine aforizmalar, "işte" bölümünde ise felsefe üzerine aforizmalar ve anektodlar var. Kitaptaki bölümler şiir gibi yazılsa da, estetikten çok anlamla dolu. İlk iki bölümü keyifli bir şekilde okuduktan sonra ben gibi pek felsefî metin okumaya alışkın olmayanlarımız Felsefe bölümünde biraz bunalabilir. Ama öyle kısımlara geliyorsunuz ki... İşte bu incelemeyi de böyle bir anektodla bitirmek isterim. Felsefî yaşam nedir, bir türünü görelim:

"Oidipus'un işlediği günahın bilinçlendirince, bedel olarak kendi gözlerini çıkarması; yani kendini öldürmek yerine, kendini kör yaşamak zorunda bırakması, derin bir düşünce barındırıyor: Bilinçliliğin gereklerini (yani felsefeyi) yaşamak, yaşamın içinde ölümü yaşamaktır."
Oruç aruoba' nin ben de çok ayrı bir yeri vardır. Tüm kitaplarını çok beğenerek okudum bu güzel yazarın, en iyi kitabını şeç deseler kuşkusuz bu kitabını seçerim. Tüm kitaplarından çok fazla çıkarım yapıp çok etkilenmeme rağmen en çok bu kitabından etkilendiğimi gönül rahatlığıyla itiraf edebilirim. 3 bölümden oluşan kitap sizin karşınıza yaşam ölüm ve felsefe konularıyla çıkıyor ve bu 3 muhteşem konuyu ayrı bölümlerde birbirleriyle bir bütün olduğunu kanıtlayarak anlatıyor. Bazı bölümlerde kitabı bırakıp "vaooov" diyip düşünmekten beynimin yandığını söylemesem eksik bir inceleme olur diye düşünüyorum. Yazara olan tutkumun sebeplerinden biri kuşkusuz nietche'ye olan tutkum. Nietche'yı okurken eksik kaldığımı düşündüğüm bir çok bölümü yazar sayesinde anlamlandırdım. Şiirle felsefe nin karşılaştırmasını yaptığı bir bölüm var nasıl olurda hem şiire hem felsefeye bu kadar ilgim varken bunları hiç düşünmemişim diye kendinize kızabilir ve oruç aruobaya büyük bir teşekkur edebilirsiniz. Ben teşekkür etmeyi boynuma borç biliyorum açıkcası. Dünyamı daha yaşanılabilir kıldığın için çok teşekkurler Oruç aruoba.
Çok güzel kitap ama yorucu. Okuduğum her cümlede uzun uzadıya düşünmem gerek. Bazı tanımlar muhteşemdi. Bu yazarın başka kitaplarını da merak ediyorum. Bakış açısını sevdim. Hem herşey felsefe hem de hiç...
Oruç Aruoba ile tanışma kitabım; sanırım tanışmak için en ağır kitabını seçtim. Ya da bana ağır geldi. Ağır derken anlamamak değil de konular bakımından diyebilirim. De ( ölüm) ki ( yaşam) işte (felsefe) olarak üç bölüme ayrılmış bir eser.

Başlangıçta kitaba nasıl başladığına dair bir giriş kısmı var. Ne yalan söyleyeyim çok karamsar bir eser. Ölümü kabullenerek yaşarsak daha iyi yaşayacağımızı tekrar tekrar belirtmiş. Yaşam bölümünde ise yine bir karamsarlık var ama anlattıklarının hepsi de doğru. Son bölüm ise Felsefe ‘ye ayrılmış. Felsefe nedir? Nasıl olmalı ? Bunun hakkında o kadar çok detaylı anlatım yapmış ki bu konuda beğendim.

Yaşam ve ölüm bölümündeki bir çok aforizma, felsefik alıntılar kesinlikle çok iyi. Bu bölümlerini çok beğendim. Kelimelerle çok iyi oynayan bir yazar. Karamsar cümlelerin içine serpiştirilmiş umut, tecrübe, yaşanmışlık dolu cümlelerde yok değil. Ders alınacak bir sürü cümle bulacaksınız.

Felsefeyi cümlelerle dans ettirmiş. Çizgilerle, tırnak işareti ve noktalar ile aralara kendi sözlerini koymuş. Bol bol alıntılar vermiş. Felsefenin dahilerden bir sürü alıntı var. Devamlı tekrarlayan aynı anlamlar beni çok sıktı. Ama genele bakarsak yazar gayet iyi başarılı.

Kısacası felsefe seviyorsanız bu ismi ve kitabı okumalısınız.
Yaşam, Ölüm ve Felsefe üzerine, anlamları sadace bir virgül veya çizgi ile bile değişebilen cümlelerin bulunduğu, ara ara açıp okunması ve hatırlanması gereken güzel bir aforizmalar kitabı.
Yaşam, Ölüm, Felsefe klasik konular gibi gözükse de özellikle Yaşam ve Ölüm üzerine yüklenen doğal anlamlandırmalara tezat görüşler içermektedir, bu hoşuma gitti. Çünkü madalyonun öteki yüzünü çevirmekte.
Yaşam dediğimizde aklımıza pozitif çağırışımlar yaparken Aruoba, yaşam ile kaybedişleri, umutusuzlukları, yalnızlığı, çıkmazları işlemiştir. ‘’Yaşamın, beklediğinin gelmemesi—ki,işte:senin de gelmeyeceğini bildiğini beklemen olacak.’’
Aynı şekilde Ölüm’de bir bitişin adı, korkunun kalesidir. Fakat, Ölüm’ün bile karşısında olumlu bir kararlılıkla durmaya çalışır.’’Ölümü bilmeyen insan, yaşamaz—yaşamıyordur: kişi değildir. Yaşamakta olmanın bilincini sağlayan, ölüm bilincidir.’’
Felsefe’de ise kendi düşüncelerini; düşünür ve felsefecilerin hikayeleri, söylemleri ve görüşleri ile dipnotlar olarak ilişkilendirerek daha güçlü ve ilginç kılmıştır. ‘’Felsefe; çalkantılardan çıkan dinginlik umudu; huzursuzluklardan çıkan huzur umududur.’’
De Ki İşte, Oruç Aruoba’nın başucu eseri olabilecek bir kitabıdır, tavsiyemdir.
"De Ki İşte" ismiyle bütünleşen bir kitap. Her sesi soluksuzca nefeslendiriyorsunuz. Seslerde yaşam var, anlamına erdiğinizde beliren. Bu sizi sessiz bir yolculuğa çıkarıyor. Her kelime bir yaşama her cümle bir ruha adımlatıyor.
Üniversite yıllarında okuduğum yaşamımda bana birçok şeyi sorgulatan biraz da beni karamsarlaştıran bir kitaptı, uzun yıllar geçmiş...
Oruç Aruoba kitaplarını her zaman yakınımda tutmuşumdur. Bilirim ki her açışta okuduğum satırlar beni saracak, düşüncelere daldıracak, uykumdan uyandıracak, beni gitmediğim yerlere götürecektir.
Evet aynı gün başladım ve bitirdim yorumum ;“Ölüm (de) , Yaşam (ki) , Felsefe (işte) “

De ki işte Oruç Oruoba ile tanışma kitabım oldu. Şiirsel anlatımını beğendim kitabın akıp gidişi kullandığı dilin yalın ve sadeliğini.. Yazar ölümü yaşamı ve sonrasında felsefeyi ayrıntılı bir şekilde ele almış. Altı çizilecek ve dönüp tekrar tekrar okuması gereken birçok cümle var.

Ölüm ve yaşam bir şekilde oluyor da felsefe yapmak ne zor işmiş ama layığıyla yapıldığı zaman hissedilen duygu ise bambaşkaymış. Diye düşündüm kitabın sonuna geldiğimde ️ Bol bol bilgi içeren size güzel şeyler katan bir kitap keyifli okumalar Can’lar
Oruç Aruoba'nın adını çok fazla duyuyordum buralarda ve en çok gördüğüm kitaplarından biri De ki işte idi.. kütüphanede görür görmez aldım hemen okudum fakat çok fazla sevmedim. Sevemedim.. kitabımız üç bölümden oluşuyor
Ölüm, yaşam ve felsefe.. ölüm bölümünde inanılmaz derecede sıkıldım çünkü orada yazılanlar beni edebî açıdan tatmin etmedi yani hep sağda solda duyduklarımın toparlanmış hali gibiydi..
Ardından yaşam bölümü çok güzel değildi fakat ölüme göre daha güzeldi pek çok fazla cümlenin altı çizilesiydi.
En güzel bölüm ise felsefe bölümüydü felsefeye giriş niteliğinde, felsefenin nasıl olması, nasıl ilerlemesi gerektiği ve felsefeden neler beklediğimiz kısımlarını konu alıyordu..
Kitap şiir desem değil düz yazı desem değildi. Çok fazla arada kaldığını düşünüyorum. Yazarı sevme konusunda çok umutluydum fakat umutlarım suya düştü..
Napalım nasip başka kitaplarına artık..
Kitaba puanım: 2/5
"Nietzsche'nin Zerdüşt'ün başına yazdığı söz, bütün felsefe metinleri için geçerlidir : "herkes ve hiç kimse için"... bu da şu demek : anlayabilecek durumda olan herkes anlayabilir; ama, işte, hiç kimse o durumda değil..."
“Yaşamının büyük bir bölümü, yaşamına yön verme çabalarınla geçecek -öyle ki, gün gelecek, bakacaksın, yaşamın, yön bulma çabasıyla döne döne, yola hiç çıkamamış..
Yaşamın yönünü bulmaya çalışırken, yaşamın yolunu bulamayacaksın.
Yaşamın, yön bulmaya çalışırken, yolsuz kalacak
-yaşamın yönünü bulacağım derken, yolunu yitireceksin.
-sonunda yaşamın yönünü bulsan -bulduğunu sansan- bile, bakacaksın ki, yolunu yürüyecek durumda değilsin artık..
Yaşamın, yönsüz-yönü olsa bile, yolsuz- kalacak:
Yönsüz hem de yolsuz yaşayacaksın.
Yaşamın yolu hiç olmayacak;
belki, yönü olsa bile
Yaşamın yolu yok.”
"Yaşamında, en çok yakınlaşma isteği duyacağın kişiler, senden uzaklaşma gereksinimini en çok duyan kişiler olacaklar."
Yaşamında, şunları da yaşayabileceksin:-

1) Birisini, ona söyleyecek bir şey bulamadığın için, aramak…
2) Birisini, onu artık görmeyeceğini söylemek için, beklemek…
3) Birisini, onu görmemeye dayanamadığın için, terketmek…

Neler yaşamayacaksın ki!…
Yaşamın, sürekli yapacağın hatalardan --- ve, sürekli, bu hataları düzeltme çabalarından oluşacak.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
De Ki İşte
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
157
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753421256
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis
Ölüm yaşamdan daha belirgindir.
Ölüm yaşamdan daha kesindir.

Yaşam belirsizdir; oysa ölüm,
belirgin ve kesindir.

Hep bir süreç olan yaşam, ölüm anında,
sonunu değil, sonucunu bulur: Ölüm
yaşamın sonucudur - kişinin nasıl bir
yaşam yaşadığı, öldüğü ölümden bellidir.

Ölümü bilen, onun bilincinde olan bir yaşam,
yaşam sürecinin her anında ölümü yaşama katarak,
yaşamı bilinçli kılar - ölümü yaşamdan koparmadan,
ama ölümün yaşamı kaplamasına da izin vermeden,
ölümü, her an, yaşam kılar.

Kitabı okuyanlar 379 okur

  • Su
  • Bahar Karakaş
  • Emre
  • Fatma serap
  • Merve Ünal
  • derya
  • Zahide T..
  • Talha Talay
  • Fatma Ersoy
  • Kamile Demir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.4
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%28.1
25-34 Yaş
%31.9
35-44 Yaş
%22.2
45-54 Yaş
%5.2
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.3
Erkek
%29.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.5 (45)
9
%22.8 (26)
8
%23.7 (27)
7
%9.6 (11)
6
%0.9 (1)
5
%1.8 (2)
4
%1.8 (2)
3
%0
2
%0
1
%0