Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
134
Basım Tarihi:
Temmuz 2020
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789753420914
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·134 syf.·
2025 33. kitabı
Geceye ay düşer, aklıma gözlerin... Bu nasıl özlemek, özlemek ne demek... Ucu bucağı yok, dibi sonu yok, Koyusundan özledim… Fırtınalar koparıyor gözlerim, Ve gözlerin aklıma mühür… Özlemek ne demek, en delisinden, Sonsuzundan, akla zarar, deliye kar özledim…! Nazım Hikmet RanNazım Hikmet Ran Filozof ve Şair Oruç AruobaOruç Aruoba UzakUzak kitabında iki bölümlü kılavuzdan yola çıkıyor. Tavşan besleyene kılavuz ve Özlem çekene kılavuz YakınYakın kitabıyla bağlantılı olan eserinde “Tavşan besleyen havuç da yetiştirmelidir" sözüyle giriş yapıyor. Özlem çekene kılavuzluğun rehberini ilk girizgâhtan vermeye başlıyor… Özlem insanın Olanağıdır, Kaynağıdır, Kanıtıdır. Özlem her şeyi yakandır. Başlangıçtır, sondur. Boşluktur, doluluktur. Geçmiş, gelecek şimdidir. Öz(le)-m kelimesinin özündeki nüvede barınan ruhun içinde kendi benliğindeki özün dokusuna felsefi bir perspektifle yaklaşıyor. Özlemi, uzaklığı, yaşama özlemiyle hüzünlendiren iç burkan şiirsel yaklaşımıyla Özlem hiç bu kadar öz olmamıştır. Eser de şairler, filozoflar ve Duygularla en çok uğraşan diye söz ettiği Baruch SpinozaBaruch Spinoza dan da metinlerle konuyu bağdaştırıyor. Özlem, bir şeye sahip olma istek ya da arzusudur; öyle ki, o şeyin anısıyla güdülenir; ama, aynı zamanda, arzulanan şeyin varolmasına ketvuran başka şeylerin anısıyla, sınırlandırılmıştır. (Ethica) Oruç aruoba ders niteliğinde kitaplarıyla kendine has noktalama üslubuyla Özlem ve Uzaklık hiç bu kadar yakından taaruz etmemiştir. Özlem ile Birleşecek ne kadar kelime varsa bir araya getiriyor. Özlemin ateşini kelimelerle harlıyor. Oruç aruoba her kitaplıkta bulunması gereken arada bir tekrar okunacak eserler yazıyor. Okuyucunun hislerine dokunacak mana hazinesiyle zengini manayı __ Ucu bucağı yok, dibi sonu
Düşünce
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,914 okunma
6/10
·134 syf.··
2024 57. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2024 15:10
Yazar özlemi tarif ederken okuyucusuna hitap ediyor: "Ey bu satırların okuru (sen, Özlem Çeken), buraya kadar geldin — unutma ki, bu, elinde tuttuğun, okuduğun, yalnızca bir metin toplamıdır; yalnızca adı, 'kilavuz ' — bunu, özlem çekme yolunda sana yol gösterebileceğini umarak okuyorsan; bil ki, bu metinlerin yazarı da 'yol'unu bulmuş değil­ — sen de, kendi yolunu, bu metinlerde bulacağın bir yönlendirmeyle bula­bileceğini düşünüyorsan, yol kısayken, geri dön..." Biz daha çok tanımını öğrenmek, kelimelerde yerini alırkenki şeklini görmek için buradayız. Özlemin düz bir çizgisi olmazki çizilsinde üstünden geçelim. "Özlem, heryerinde, gezinir..." Hayatın içinde ne kadar yer kapladığıyla ilgili güzel satırlar bunlar. Bu satırların üstünde durup düşününce bu kadar etkilediğini aslında farketmediğini görüyor insan. Adını koyamamışız belki hayat yolunda.. Bizim için adı konulmuş, cümlelerle açıklanmış. "Şair açıkça görmüş: özlemek, özlenmek istemektir." Eserlerinde her seferinde bir duygunun üstüne ışığı tutması daha çarpıcı oluyor. "De ki işte" eserinde ölüm ve yaşamanın resmini çizerken ölüm olmadan yaşam olmaz demesi belki de ölümü daha yalın gösterdi bana.. Burda da "Özlem" duygusunun hayatın varolduğu süre boyunca varlığını koruyacağını söylüyor. Koruyacak elbet..
Edebiyat
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,914 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2022 28. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2022 14:12
Çok değişik duygular içerisindeyim. Bir insan nasıl ‘özlem’ üstüne bu kadar çok şey düşünmüş ve yazmış olabilir. Daha önceden de özlem üstüne yazılan eserler okudum ancak Aruoba’nın bu kitabında ele aldığı kadar sistematik, net ve düşünsel olarak zorlayıcı aynı zamanda kompleks hiçbir esere rastlamadım. Özlem, Aruoba’da bir başkasına duyulan duygu olarak ele alınmış. Bu durum beni biraz rahatsız etti çünkü özlem sadece bir insana mı duyulur? Bir kokuyu, bir anıyı, bir duygu durumunu da özleyemez miyiz? Kitabının 126. sayfasında “Özlem, ya hep vardır, ya da hiç yok—ya hiç olmamıştır, ya da olması hep olmuş…” diyor. Hep/hiç mantığı mı hakim olmalı? Anlık olarak birine ya da bir şeye özlem duyamaz mıyız? O zaman özlemin özüne ters mi hareket ederiz? Özlemin öz’ü ne ki? Kimi sayfasında oturup düşündüm. Sadece düşündüm. “Özlediğini seviyor musundur—sevdiğin midir özlediğin—hangisi?... Özlemeden sevebilirsin—belki—;ya, sevmeden özleyebilir misin?—sevmediğini özleyemez misin—sevdiğini özlemeyebilir misin?” bunlar çok zor sorular. Üstelik üzerine daha önceden hiç oturup düşünmemişseniz oldukça ter döktüren sorular. Kendinizi ne kadar tanıyamadığını da gösteren sorular. Kendimizi bir nebze dahi olsa tanımak için yanıtlanması gereken sorular mı yoksa askıda bırakıp hayatımızı bu şekilde de devam ettirebileceğimiz türden sorular mı? Ama bir kez sorduysak bu soruları aklımızın bir köşesinde bizi rahatsız edecektir. Aruoba hep merak ettiğim bir isimdi. Bir gün kalan son nakit paramla gidip hangi kitabına param yetiyorsa onu alacağım dedim ve okumaya başladım. Beni böylesine bir yolculuğa çıkaracağından habersiz. Kesinlikle kitabı okumaya başlamadan önceki bulunduğum konumla şu anki konumum birbirinden farklı ancak hala bir yere varabilmiş değilim. Bir yere varabileceğimden de emin
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,914 okunma
Puan vermedi·136 syf.·
2019 52. kitabı
Özlemek, görmektir.. Özlemek, istemektir.. Özlemek, dayanmaktır.. Özlemek, onun yerine de düşünmektir.. Özlemek, her şeydir.. Özlemek, yok oluştur.. Özlemek, boşluktur.. Özlemek, yoldur.. Özlemek, belirsizdir.. Özlemek, yakıcıdır.. Özlemek, yalnızlıktır.. Özlem, acıdır.. Özlem, güzel acıdır.. Özlem, hüzündür.. Özlem, zamandır.. ‘Özlemek, zamansız..’ Özlem, dilektir.. Özlem, var ile yok arası.. Özlem, geçmiş ile gelecek.. Özlem, özlenen ses.. Özlem, duygu.. Özlem, mutlu acı.. Özlem, uzak.. Özlem, yakın..
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,914 okunma
Uzaklık Üzerine Sessiz Bir Düşünüş
Puan vermedi·134 syf.··
2026 5. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 18:50
Bazı kitaplar vardır bilirsiniz; okunmaz, yaşanır. Uzak, işte bu metinlerden biridir. Oruç Aruoba, daha ilk sayfalardan itibaren okuru yalnızca bir anlatının içine değil, kendi iç âlemine doğru yavaş ve sessiz bir yürüyüşe davet eder. Bu davet ne gürültülüdür ne de iddialı; bilakis sükûtla örülmüş, içli ve mesafeli bir çağrıdır. Okur, henüz farkına varmadan, metnin değil, kendi düşüncelerinin içinde dolaşmaya başlar. Aruoba’nın dili yalındır fakat basit değildir; sade ama derindir. Felsefi düşünceyle edebiyat arasında kurduğu ince denge, Uzak’ta kendini açıkça hissettirir. Metin boyunca “uzaklık” yalnızca mekânsal bir ayrılık olarak değil; insanın kendine, başkasına ve hayata olan mesafesi olarak ele alınır. Bu uzaklık bazen bir korunma hâlidir, bazen de iç burkan bir yalnızlık. Müellif, bunu açıklamak yerine sezdirir; hüküm vermek yerine düşündürür. Kitapta olay örgüsünden ziyade hâller ön plandadır. Okur, bir şeylerin “olmasını” beklemez; bir şeylerin “anlaşılmasını” bekler. Aruoba’nın metni, aceleye gelmez; sabır ister, hatta biraz tevekkül. Bu yönüyle Uzak, hızla tüketilen metinlere karşı sessiz bir itiraz gibidir. Düşüncenin, durmanın ve susmanın da bir anlamı olabileceğini hatırlatır. Eserdeki felsefi damar, duygudan arınmış değildir. Aksine, metnin her satırında hissedilen ince bir hüzün, okurun iç dünyasında yankı bulur. Bu hüzün karamsar değildir; daha çok kabullenişle, fark edişle ilgilidir. İnsan olmanın ağırlığı, kelimeler arasında ağır ağır dolaşır. Kitap bittiğinde geriye büyük cümleler kalmaz belki; fakat küçük, sessiz sorular kalır. Uzak, okurdan bir cevap beklemez; yalnızca dürüst bir yüzleşme talep eder. Belki de asıl uzak olan, kitabın anlattıkları değil, insanın kendisidir. Ve Aruoba, bunu bağırmadan, incitmeden, zarif bir edayla hatırlatır.
Duygu ve Düşünce
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,914 okunma
10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 12:38
Nasıl özlem koktum ha :) Öyle kalbimin içinde bir yerleri acıttı bu kitap. Ama öyle bağırarak, dökerek değil. Sessizce. Sanki biri gelip içimdeki suskun yerlere dokundu gibi. Bazı cümleleri okurken “tamam” dedim, “ben buradayım işte.” Kendime bile diyemediğim şeyleri önüme koydu. Kısa yazmış, sade yazmış ama bir duruyorsun... bir satırla, bir hisle öylece kalıyorsun. “İnsan, bir başkasını değil; bir başkasıyla kendini sever.” Dedin mi bunu hiç kendine? Ben dememiştim. Şimdi sustum. Bana göre: Uzak, okunup bitirilecek bir kitap değil. Yanında duracak. Arada bir açıp bir cümle okuyacaksın. Belki kapatıp derin bir nefes alacaksın. Belki de hiç konuşmayacaksın. Ben çok sustum bu kitabı okurken. Ama iyi geldi. Az konuşan, çok bilen biri gibiydi. Sessizdi. Yakındı. Biraz kendim gibi.
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,914 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2022 24. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2022 18:49
Tavşan besleyen/beslemeyi düşünen herkesin okuması gereken bir kitap, hoş, tavşan beslemek kılavuzla olacak iş değil ya. Ayrıca bir de özlem kılavuzu içeriyor, kimse yolunu bulduğundan değil ama...
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,914 okunma
Uzak-ları yakın etmek bazen o kadar imkansız ki..
Puan vermedi·134 syf.·
2022 3. kitabı
Çok güzel bir kitap. Özellikle ölümle yakından tanışmış insanların hep kendinden bir şeyler bulacağı bir eser. Özlemi ve uzaklığı en derin ayrıntısına kadar anlatmıştır. Türk edebiyatını çok okumadığım halde, genellikle uzun zamandır kitap okumayı ertelediğim halde, yavaş yavaş beni tekrar kitap okumaya teşfik etti.
Edebiyat
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,914 okunma
10/10
·136 syf.··
2018 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2018 20:47
'İle' kitabından sonra 'uzak' la Aruoba serüvenine devam ediyorum. -Özlem Çekene Kılavuz- başlığı altında ne yazdıysa bir bir içime işledi. Özleyen özlenen ve bu kelimeleri kapsayan her bir cümleye sarılmak istiyor insan.. Hepimiz hissediyoruz, yaşıyoruz, biliyoruz ama ne kadarımız farkında? 'Özlem'in diğer duygularımızla olan ilişkisinin ne kadar bilincindeyiz? Bir insan sadece 'özlemek' ile ilgili ne kadar şeyden bahsedebilir? Birbirinden farklı ne kadar çok şey söyleyebilir, ne kadar düşündürebilir? Özlemek ile yalnızlı, zaman, bencillik, geçmiş/gelecek, pişmanlık, mutluluk, acı, bırakılmışlık, uzaklaştırılmışlık, kıskançlık, neşe, mutluluk, sevgi ve ölüm. Özlem tüm bu kavramlar ile ne kadar alakadar, ne kadar akraba? Oturup üzerinde düşünmeye kalkışsam, kendi kendime işin içinden çıkamam sanırım. Bu yüzden Aruoba yazdığı his kitabıyla beni öğrencisi -okuru- olarak seçti bile. Bunu kendisi de biliyor ve soruyor; 'Ne dersin Özlem Çeken? Anlıyorsun: sonuna geliyor, bu kitap' (sf.129) Aruoba denince şöyle bir duraksıyorum ben. Anlamak, düşünmek, his yoğunlukları, düşünce karmaşıklığı geliyor aklıma. Bu sebepten, sakin bir kafayı bekliyorum okumaya başlamak için ve de heyecanlı bir bekleyiş ile. Bir kitabını sindiremeden başka bir kitabına geçmek istemiyorum. Belki de hemen okuyup bitmesinden korkuyorumdur. Farklı bir yeri var bende, öyle de kalmalı. "Özlediğin gidip göremediğindir; ama gidip görmek istediğin... Özlem, gidip görememendir; ama gidip görmek istemen... Özlediğin, gidip görmek istediğin--- ama gidip göremediğin... Özlem, gidip görmek istemen--- ama gidememen, görememen; gene de, istemen." (sf.39) diyelim ve Aruoba'nın özlem-özlemek-özlenen-özleyen ile anlatmak istediği en kapsamlı şiiri şöyle kalsın. Tüm özlem çekenlere gelsin ve selam olsun sana
Felsefe
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,914 okunma
10/10
·135 syf.··
2020 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2020 16:14
“Özlediğin, gidip göremediğindir; Ama, gidip görmek istediğin… Özlem, gidip görememendir; ama Gidip görmek istemen… Özlediğin, gidip görmek istediğin- Ama gidip göremediğin… Özlem, gidip görmek istemen- Ama gidememen, görememen; Gene de istemen…" " Özlem, birdenbire içinin boşalmasıdır:- Ne yapmış -yapabilmiş- olursan ol, özlediğinin, yanında - bura'nda- olmadığı zaman aralıklarının ne denli boş olduğunu bilinçlendirmendir özlem-" "O, şimdi uyuyor mu — uyuyor olsa da, yarın yorulmasa..." — "O, şimdi uyumuyor mu: uyumuyorsa, beni düşünüyor olsa — ben de gidip uyumasam..." "Kişinin yaşamı, uzaklıklar ile yakınlıklar arasında yürür : kişi, ne yaparsa yapsın, hep, ya, birşeylere -birilerine­ yaklaşıyor, ya da bişeylerden -birilerinden- uzaklaşıyordur - hiç;bırzaman, biryerde -birileri ile birlikte-, duruyor degil: hep yürüyor..." . . Şiir ve felsefe karışımı çok hoş bir kitaptı. Oruç Aruoba'nın dilini az çok biliyordum ama kitabı okuyunca düşüncelerinin naifliğini de görmüş oldum. İki kitabın birleştirildiği tek ciltten oluşuyordu." Tavşan Besleyene Kılavuz" ve "Özlem Çekene Kılavuz" şeklinde iki kitabın birleşimiydi. İki kitap da birbirinden güzel olsa da asıl ilgimi cezbeden kısım "Özlem Çekene Kılavuz" kısmıydı. Filozoflardan yaptığı alıntılar çok yerli yerinde ve ufuk açıcıydı.
Şiir
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,914 okunma

Yazar Hakkında

Oruç AruobaYazar · 21 kitap
Ortaöğrenimini Ankara TED Kolejinde tamamladıktan sonra, Hacettepe Üniversitesine devam eden Aruoba, psikoloji bölümünden lisans ve yüksek lisansını aldı. Yine aynı üniversitede felsefe bilim uzmanı oldu. 1972 ve 1983 yılları arasında öğretim üyesi olarak görev yapan yazar, felsefe bölümünde doktorasını da tamamladı. Aruoaba, 1976 yılında başlamak üzere bir yıl süreyle Almanyadaki Tübingen Üniversitesinde felsefe semineri üyeliği yaptı. Ayrıca 1981de Yeni Zelandaya giden yazar, Victoria Üniversitesinde konuk öğrenim üyeliğinde bulundu. 1983 yılında akademisyen olarak çalışmayı bırakıp üniversiteyle ilişiğini kesti. Bu dönemde İstanbul'a yerleşti ve çeşitli basın organlarında yayın yönetmenliği, yayın kurulu üyeliği ve yayın danışmanlığı yaptı. Ağırlıklı olarak yazı ve çeviri işleriyle uğraşan Aruoba'nın çalışmaları saygın edebiyat dergilerinde yer aldı. Akademisyen olarak başladığı kariyerine yazar ve çevirmen olarak devam etmiş, edebiyata ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur. Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli düşünürlerden biridir. Hume, Rilke, Wittgenstein, Nietzsche, Von Hentig, Başo ve Celanın eserlerini Türkçeye çevirerek literatüre kazandırmıştır. Özgün ve yalın bir stille yazdığı haiku tarzındaki şiirleri yediden yetmişe bir çok okuyucuya ulaşmış ve sevilmiştir. Aruoba, aforizmalara dayalı felsefi metinleri oldukça başarılı bir biçimde kaleme almış ve Türkiye'nin Nietzschesi olarak anılmıştır. Epistemoloji, etik, Hume, Kant, Kierkegaard, Nietzsche, Marx, Heidegger ve Wittgenstein konuları üzerine çalışmalar gerçekleştiren Aruoba, bu çalışmalarına günümüzde devam etmekteydi. Özellikle şiir sanatına yönelmiş ve Heidegger’in şiire yaklaşımını; “Ona göre insanın temel sözü şiirdir. Çünkü insan yaşayan, dünyanın içinde olan, diğer insanlarla ilişkisini dil aracılığıyla kuran varlıktır. İnsanın bütün etkinliklerinde yer alan, içinde yaşadığı dil ile (tarihsel olarak da) içinde yaşadığı varoluş arasında kurduğu temel anlam ilişkisi, şiirde ortaya çıkar. İnsanın bilinen bütün tarihi boyunca çeşitli biçimlerde görülen “şiir” adı verilen dilsel kuruluşlar, bu temel ilişkiyi ortaya koymaya (dile getirmeye) çalışan insan yöneliminin ürünleridir. Heidegger de buna ulaşmaya, (anlamlandırmaya, yorumlamaya) insanın dünya ile ve diğer insarlarla olan ilişkisini ilk biçimiyle yeniden kavramaya çalışır.” sözleriyle açıklamıştır. Aruoba, Hume, Nietzsche, Kant, Wittgenstein, Rainer Maria Rilke, Von Hentig, Paul Celan ve Matsuo Bashō gibi düşünür, yazar ve şairlerin eserlerini de Türkçeye kazandırmıştır. Bir dönem Açık Radyoda Filozof Dedikoduları isimli programı da hazırlayıp sunan Aruoba, Wittengstein'ın eserlerini Türkçeye ilk çeviren kişi olarak da bilinmektedir. Aynı zamanda Aruoba, Japon edebiyatı kökenli bir şiir türü olan haiku’nun, Türk edebiyatındaki temsilcilerinden de biridir. Yazar, Nietzsche’nin “Antichrist” eserini de Almanca’dan Türkçe’ye kazandırmıştır Felsefe Sanat Bilim Derneği’nin her yıl düzenlediği “Assos’ta Felsefe” etkinliklerine konuşmacı olarak katılan yazar, “Felsefenin Hayvanına Ne Oldu?”, “Bilim ve Din” gibi birçok başlıkta sunumlar gerçekleştirmektedir. Ayrıca, Füsun Akatlı Kültür ve Sanat Ödülü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen sempozyuma da konuşmacı olarak katılmıştır. Oruç Aruoba, 2006 ve 2011 yıllarında Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü yarışmasında Füsun Akatlı, Ahmet Cemâl, Doğan Hızlan, Nüket Esen, Orhan Koçak, Nilüfer Kuyaş ve Emin Özdemir ile birlikte seçici kurulda yer almıştır. Aruoba’nın şiirlerinde kullandığı üslup ve noktalama işaretlerinin edebiyat kurallarının dışında olmasına rağmen bu durum akademik çevrelerce sanatçının üslubu olarak değerlendirmiştir. ESERLERİ Tümceler, Bir Yerlerden Bir Zamanlar, 1990, Metis Yayınları De ki İşte, 1990, Metis Yayınları Yürüme, 1992, Metis Yayınları Hani, 1993, Metis Yayınları Ol/An, 1994, şiir, Metis Yayınları Kesik Esin/tiler, 1994, şiir, Metis Yayınları Geç Gelen Ağıtlar, 1994, şiir, Metis Yayınları Sayıklamalar, 1994, şiir, Metis Yayınları Uzak, 1995, Metis Yayınları Yakın, 1997,Metis Yayınları Ne Ki Hiç, 1997, haikular, Varlık Yayınları İle, 1998, Metis Yayınları Çengelköy Defteri, 2001, Metis Yayınları Zilif, 2002, Sel Yayınları Doğançay’ın Çınarları, 2004, şiir, Metis Yayınları Benlik, 2005, Metis Yayınları Meşe Fısıltıları 2007, Metis Yayınları David Hume’un Bilgi Görüşünde Kesinlik, 1974 Nesnenin Bağlantısallığı (Hume – Kant- Wittgenstein), 1979 A Short Note on the Selby-Bigge Hume, Tebliğ, Edinburgh, 1976 The Hume Kant Read, Tebliğ, Marburg, 1988