Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Zilif
Puan vermedi·31 syf.·
2025 201. kitabı
“İnsan olan insan pek az—— insan insan oldu mu, acı çeker.”(s.11) Aruobanın ZilifZilif’i intihar eşiğindeki bir babanın kızına mektubu, yalın diliyle gösterişsiz derin bir duygusallık kuruyor, okuyanın kalbine parmak ucuyla değen bir iz bırakıyor. Sayfaların çokluğuyla değil, taşıdığı hüzünle ağır bir kitap. Görünüşte küçücük bir mektup defteri, ama her sayfası derin bir insanlık hali var. Bir babanın kızına bıraktığı kısa fakat duygusu yoğun bir veda… Bir ömrün tortusunu, kırgınlıklarını, yanlış anlaşılmalarını, toplumun yüzüne kapatılan kapıları ve en çok da bir babanın kendiyle hesaplaşmasını taşıyor. ZilifZilif İnceliğini keskinliğinden alıyor her cümle sanki son kez yazıldığının hissini derinden veriyor.  Bu yönüyle Zilif kısa bir metinden ziyade, bir iç sarsıntısa dönüşüyor. Herkese keyifli okumalar.
Düşünce
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
belki ben de tam olarak anlamamışımdır ve anlatamıyorumdur…
10/10
·31 syf.··
Beğendi
·
2023 105. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2023 08:54
Barış Atay’ın bir Instagram paylaşımında alıntısını görüp merak ettiğim, Oruç Aruoba’nın intiharı düşündüğü bir dönemde kızı Filiz’e yazdığı vasiyetname niteliğindeki mektubun kitaplaştırılmış hali, Zilif. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere (Filiz’in tersten okunuşu Zilif) yazar oldukça hassas, duygusal ve ince ruhlu. Dışardan biri olarak iki kişi arasındaki bu derece özel duyguları okumak ne kadar doğru bilmiyorum ama mektup fazlaca etkileyici. Vasiyetname deyince miras, mal paylaşımı gelmesin aklınıza yada bakmayın kitabın 30 sayfa olduğuna, yazar bütün samimiyeti ile kızına ruhunu aktarmış. Her satırı ayrı vurucu etkiye sahip. Duygu kısmı bir tarafa felsefi bir metin olarak da etkileyici bir kitap kaleme almış yazar. Seçtiği kelimeleri ile yazdığı yalın, kısa cümleler, çok fazla anlam içeriyor. Bir babanın kızı için ne kadar doğru ve önemli şeyler isteyebileceğinin anlaşılması adına herkes okumalı. “Oruç Aruoba’dan ‘mürekkep = kan’ denklemine yaklaşan bir mektup-kitap: Bir sonraki gece olmayabilecekken, bıçak sırtında yazılmış, bıçak gibi bir metin.”
Edebiyat
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
"ZİLİF" ⚘
9/10
·31 syf.··
2021 19. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2021 20:04
Herkese merhabalar. Oruç Aruoba, adını sıkça duyduğum, kalemini merak ettiğim, kitaplarını okumaya niyetlenip bir türlü okuyamadığım yazarların en başında gelir. Geçenlerde bir sahafta rafları kurcalarken '' ZİLİF '' adlı kitap dikkatimi çekti. İncecik 30 sayfa kadar bir şey. Bir de 2001 baskı. Tam 20 yıl kadar öncenin. Açtım, ilk sayfasını okumaya başladım. Gözüme çarpan, yüreğime nakşeden ilk cümle şu oldu: '' BENİM KIZIM İNSAN OLACAK. " Sonrası malûm. :) Öncelikle kitabın ismine değinmek istiyorum. '' ZİLİF '', Oruç Aruoba'nın kızı FİLİZ'in isminin tersten bir şekilde yazılmış hali. Aynı zamanda ZÜLÜF anlamı da taşıyor. İsminden de anlaşılacağı üzere kitabı, daha doğrusu mektubu, kızı Filiz 'e yazmış. İntihar kararını aldıktan hemen sonra kaleme almış bu mektubu. Yazarımız geçen yıl vefat etti, bu da gösteriyor ki intihar girişimi başarısız olmuş. Kitabın içeriği ile ilgili diyebileceğim şey "anlaşılmamak ve çaresizlik" olabilir. Çaresiz bir insanın, çaresiz bir babanın tek çareyi ölümde görmesi, o psikoloji ile anlattıkları gerçekten etkileyici. ⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙ '' İşte, etrafımdakiler de bu kişiyi, bu 'ben' i görsünler, kişiliğimi anlasınlar istedim. Sahici olmak; sahiden anlaşılmak, tanınmaktı istediğim. '' '' Ama beni tanımalarını en çok istediğim kişiler, beni en çok yanlış anlayan kişiler oldular. " '' Benden hep önceden konmuş kalıpların içine girmemi istediler. Benden, ben olarak, belirli bir görevi üstlenmemi isteselerdi, sorun olmazdı. Benim istediğim de zaten buydu. Ama benim o görevin kendisi durumuna girmemi istediler. Benim bambaşka bir kişi olmamı bile değil; sanki kişiliksiz bir şey olmamı, sanki cansız, düşüncesiz bir şey. Bir, alet bir makina... " '' Dünya ne ise oydu; ben de ne isem o oldum. Uyuşmadık. Hepsi
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
30 Sayfalık Hayal Kırıklığı...
9/10
·31 syf.··
Beğendi
·
2022 185. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2022 16:03
Türk yazar, şair, akademisyen ve felsefeci Oruç Aruoba'nın kızı Filiz'e yazmış olduğu otuz sayfalık mektuptan oluşuyor kitap. Sayfa sayısını dikkate alıpta bir oturuşta okuyup kalkacağınızı düşünürseniz yanılırsınız, çünkü o kadar içten bir mektup ki bu, her sayfada, her paragrafta, her cümlede, her kelime de bir babanın hayal kırıklıklarını ve yalnızlığını okurken boğazınız düğümlenecek, belki de ağlayacaksınız. Oruç Aruoba insanların kendisini anlamadığını, anlayanlarınsa yanlış anladığını düşünerek bir nevi soyutlamış kendisini herkesten, eşi de dahil. Ve artık daha fazla acı çekmeye dayanamadığı için intihar etmeyi düşünmüş son çare olarak ve oturmuş son bir kez kızına hayat dersi niteliğinde ki bu mektubu yazmış. Benim yaptığım hataları kızım da yapmasın diye son kez babalık görevini yerine getirmiş ve kızının orta yaşlara gelince bu mektubu okumasını vasiyet etsede daha sonra vazgeçmiş intihar etmekten. Özellikle kız babası erkeklerin okumasını isterdim kitabı, bir babanın kızı için nelere katlandığını o kadar içten ve samimi bir şekilde anlatmış ki, okurken hüzünlenmemek elde değil. Mektubun son satırlarında yazmış olduğu şu sözlerle zaten kafasında her şeyi bitirmiş olduğunu açıkça belli ediyor; "Artık hazırlanmalıyım. Sen geleceksin biraz sonra buraya, bir tuhaf­lık, bir karışıklık göreceksin, olup bitenden de pek birşey anlamayacaksın. Ancak yıllar sonra aydınlanacak bu son anının anlamı; öteki, o daha eski anılarla birlikte. O zaman, şimdi, sen herşeyi anladıktan sonra eline geçecek bu satırlar: Neyi anladığını anlaya­caksın. Tanıyacaksın. Seni şimdiden öpüyorum, Sevgili Kızım benim. Baban." Son olarak kitabın baskısı bir çok yerde tükendiği için pdf olarak okumak isteyenlere altta link bıraktım. disk.yandex.com.tr/i/O5ugCyUfLlcwwA
Mektup
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
Babalar da susar...
Puan vermedi·31 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 08:12
Merhaba Baba! Bu gün buraya bir mektup da ben bırakayım. Sayın Oruç AruobaOruç Aruoba kızınıza yazdığınız mektubu onun adına cevaplayamam ama müsadenizle Filiz'in dilinden ben size mektup yazayım. Anlaşılmak ne kadar zordu değil mi Baba!? Kimsenin gözlerindeki kederi görmediği anlarda, o derin bakışlarına hayran hayran bakardım. Senin iç dünyandaki savaşı en çok sessiz çığlıklarından duyardım. Gözlerinde yaşları hiç görmedim sandın. Oysa ben senin içine akıttığın her damlayı ömrüme yansıttım. Ben en çok sana benzedim Baba! En çok senin huylarını, karakterini kaptım. Misal Suskun oldum, sen tarafımdan. En çok beni sen duy istedim. Ömrümce sana ulaşmaya çalıştım, çabaladım. Ama benim en uzak olduğum, en zor ulaştığım yine sen oldun. Hani bir söz duymuştum: "İnsana en uzak yer sırtıdır." Benim en çok sırtımı dayadığım, güvendiğim çınarım sendin. Canım acısa ilk sen anlardın ama en çok da sen susardın. Gururumdun Baba! Senin kızın olmanın onurunu yaşadım ömrümce. Sen olup çıkmışım da haberim yokmuş. Ben en çok annemin dizlerinde ağladım, en çok da sana sustum. Ağzını bıçak açmayan babanın Suskun kızı oldum. Gurur duy istedim benimle, ama en çok da ben hayal kırıklığın oldum değil mi Baba! Biliyorum. Beni çok seviyorsun. Ve beni hep en çok da sen sevdin. Benden kaçırdığın bakışlarında bile anlaşılmanın duygularını sakladın. Seni çok seviyorum. Kırgınım evet. İçine attıklarını bana söylemediğin için değil, benim senin susmalarından bile sesini duyduğumu bilemediğin için. Yazsaydın, keşke sen de bana tek satır yazsaydın. Yazdığım sayfalarca sözlerimi cevapsız bırakmasaydın. Belki şimdi bambaşka yerde olurduk. Ve iyi ki benim babamsın! Nazire mi oldu, ilham mı oldu bilemiyorum ama, bana okuduğum bu kitap sadece bunları yazma duygusu yaşattı. Mektupların anlaşılması dileğiyle...
Mektup
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
Puan vermedi·31 syf.··
2023 2. kitabı
Oruç Aruoba’nın intahar etmeden önce kızına yazdığı mektuptur Zilif. Her okuduğumda bana farklı hisler yaratan aynı zamanda duygusallaştıran bir eser. Hayatınızın belirli dönemlerinde okumanız gereken minik bir mektup olduğunu düşünüyorum,özellikle bir kız evladı iseniz ve bir kız evladınız var ise. Her sayfasında hatta satır ve kelimelerinde bir babanın ne kadar yalnız olduğunu ve ne kadar büyük hayal kırıklıkları olduğunu göreceksiniz. Her sayfasında boğazınıza bir yumru oturup hüzünleneceğiniz bir eser. Oruç Aruoba ile daha tanışmadıysanız bu kitap sizlere onun kendi kişiliğini tanımaya ve başka bir açıdan dünyaya bakmaya yardımcı olacaktır.
Anı-Mektup-Günlük
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
Kendin için İnsan Ol!
Puan vermedi·31 syf.··
2025 124. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 00:34
Oruç AruobaOruç Aruoba ZilifZilif kitabında kızına yazmış olduğu mektupta hem kendini tanıtmış hem de kendiliğinin kemik oluşumları hakkında bilgi vermiştir. Ve bu kendilik oluşumu bağlamında kızının da kendiliğinin oluşmasını, kendiliğini keşfetmesni ve kendi kendinin hem efendisi hem de kölesi olması noktsında bir kendilik bilinci ortaya koymuştur. Bu bağlamda bir kendilik bilincinin inşa süreçlerinde; bireyin kendiliği, toplumun dışlaması ve dışlanması, toplumun hem iç hem de dış etki-tepki formlarıyla örtüşmemesi bağlamında kendi kendiliğini açığa çıkardığını anlatmıştır. Bu anlatıda psikolojik, felsefi ve sosyolojik nosyonların hem öncül olarak hem de ardıl olarak nasıl doğup-öldüğünü gsötermiştir. Çünkü Oruç AruobaOruç Aruoba ZilifZilif yazarken son satırlarda da anlattığı gibi ölmek üzere olduğunu kaleme almıştır. Kısacası birey kendi done ve noktlarını, form ve çeperleri, eylem ve teori dinamiklerini öznel bir çaba ve gereksinimle gerçekleşeceğini, bu gerçekleşmenin getirisi ve götürüsü olarak toplum-birey çatışmasının oluşabileceğini, onay-red ikiliğinin ortaya çıkabileceğini söylemiştir. Ve kızına en başta söylemiş olduğu 'benim kızım insan olucak' sözünden harektele her şeyden önce insan olmanın ve bu insan olmanın farkındalığı olmasının gerekliliğini hatta acı vereceğini de söylemiştir. Sonuç olarak ZilifZilif Oruç AruobaOruç Aruoba tarafından bir kendilik ve insan olma çabasının getirisi ve götürüsü üzerinden neden-sonuç ikiliğinden bakılda tercih hakkının bireyin kendilik bilincinde olduğunu ve bunu yaparken toplumun tarafından red alabileceğini anlatmıştır. Bu anlatışta hem kendini hem insan olmanın farkındalığını hem de toplumsal algı ve formla başa çıkmasını gerektiğini söylemiştir.
Duygu ve Düşünce
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
Benim Kızım İnsan Olacak !
Puan vermedi·31 syf.·
2022 95. kitabı
Bir mektup kitap … Bir sonraki gece olmayabilecekken, bıçak sırtında yazılmış, bıçak gibi bir metin. Oruç AruobaOruç Aruoba ‘nın ilk okuduğum eseri ZilifZilif oldu. Kızı Filiz’e ulaştırılmasını ümid ettiği için hasta halde zorlansa da kaleme almaya çalıştığı adeta geleceğe mektup niteliğinde bir eser.. Yazar kitabı intihara karar vermeden evvel kızına bir anı bırakmak maksatlı kaleme almış. Lakin en yakınları tarafından anlaşılmamış olmanın ve bunun beraberinde getirdiği çaresizlik duygusunun verdiği kederle, sanki daha çok hiç olmazsa kızı tarafından gelecekte anlaşılmayı beklemiş gibi..Buna dair ifadelerin sıklıkla yer alması yazarla dert ortağı ediyor adeta okuyucuyu. Yazar kızıyla olan ‘erik’ hatırasıyla başlamış mektubuna. Anı kısaca böyle; “Sana, yan şakayla, “Haydi bakalım — bana erik getir” de­miştim. Koşup gitmiştin: Bahçede bir erik ağacı olduğunu biliyordun. Epey sonra (hatta, biraz daha gecikseydin, kalkıp sana bakmağa gidecek­ tim), alı al, moru mor, kan-ter içinde geri gelmiş­tin : elinde bir külah: Manavdan, harçlığının son kuruşuna kadar vererek aldığın erikler... Ağaçta erik yoktu; ama Baban senden erik iste­ mişti… “ Böylesi konuları alelade ifade etmek güç olduğundan olsa gerek yazar güzel bir anıyla başlamak istemiş sanırım mektubuna.Ardından kendini çevresinin gözüyle, serzenişiyle izaha çalışmış. Yazar başlangıçta hastalığından ötürü eli titrediğinden yazısının eğri büğrü olduğu için kızından özür diliyor. Bu açıklama o anı hayal edince yüreğimi burktu.. Kitaba başlamadan evvel neden Zilif diye merak ettim. Zilif kelime manası olarak; Zülüf, Kâkül anlamlarına gelmekte. Ve Kızı Filiz’in isminin tersten okunuşu. Belki de tevafuk olmuştur yahut farklı bir anlamı vardır yazar için bilemiyorum tabiki :) Keyifli Okumalar
Edebiyat
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
Puan vermedi·31 syf.·
2025 2113. kitabı
Oruç Aruoba’nın Zilif adlı eseri, felsefi derinliği ve duygusal yoğunluğuyla dikkat çektiği gibi, Aruoba’nın kızı Filiz’e yazdığı bir mektup olarak kaleme alınmış… Kitap, bir babanın kızına olan sevgisini, yalnızlığını ve yaşamın anlamına dair sorgulamalarını samimi bir dille aktarır. Aruoba, bu eserde hem felsefi düşüncelerini hem de kişisel duygularını harmanlayarak, bizlere derin bir içsel yolculuk sunmakta. Zilif, Aruoba’nın felsefi bakış açısını ve edebi üslubunu en yoğun şekilde hissettiren eserlerinden biri.. Kısa sayfa sayısına rağmen, her bir kelime ve cümle, okuyucuyu düşündürmeye ve duygusal olarak etkilemeye yönelik adeta. Kitap, hem felsefi hem de edebi bir deneyim arayanlar için önemli bir okuma önerisi benden size.
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
Zilif Kitap İncelemesi
Puan vermedi·31 syf.··
2025 7. kitabı
Öncelikle şunu söylemek isterim ki tavsiye edeceğim bir kitap, daha doğrusu bir mektup. Yazarın intihar edecekken kızına yazdığı bir mektup. Kızıyla geçirdiği bi kaç anısına yer veren yazar kitaba birazda duygusallık katmış.
Duygu ve Düşünce
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma

Yazar Hakkında

Oruç AruobaYazar · 21 kitap
Ortaöğrenimini Ankara TED Kolejinde tamamladıktan sonra, Hacettepe Üniversitesine devam eden Aruoba, psikoloji bölümünden lisans ve yüksek lisansını aldı. Yine aynı üniversitede felsefe bilim uzmanı oldu. 1972 ve 1983 yılları arasında öğretim üyesi olarak görev yapan yazar, felsefe bölümünde doktorasını da tamamladı. Aruoaba, 1976 yılında başlamak üzere bir yıl süreyle Almanyadaki Tübingen Üniversitesinde felsefe semineri üyeliği yaptı. Ayrıca 1981de Yeni Zelandaya giden yazar, Victoria Üniversitesinde konuk öğrenim üyeliğinde bulundu. 1983 yılında akademisyen olarak çalışmayı bırakıp üniversiteyle ilişiğini kesti. Bu dönemde İstanbul'a yerleşti ve çeşitli basın organlarında yayın yönetmenliği, yayın kurulu üyeliği ve yayın danışmanlığı yaptı. Ağırlıklı olarak yazı ve çeviri işleriyle uğraşan Aruoba'nın çalışmaları saygın edebiyat dergilerinde yer aldı. Akademisyen olarak başladığı kariyerine yazar ve çevirmen olarak devam etmiş, edebiyata ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur. Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli düşünürlerden biridir. Hume, Rilke, Wittgenstein, Nietzsche, Von Hentig, Başo ve Celanın eserlerini Türkçeye çevirerek literatüre kazandırmıştır. Özgün ve yalın bir stille yazdığı haiku tarzındaki şiirleri yediden yetmişe bir çok okuyucuya ulaşmış ve sevilmiştir. Aruoba, aforizmalara dayalı felsefi metinleri oldukça başarılı bir biçimde kaleme almış ve Türkiye'nin Nietzschesi olarak anılmıştır. Epistemoloji, etik, Hume, Kant, Kierkegaard, Nietzsche, Marx, Heidegger ve Wittgenstein konuları üzerine çalışmalar gerçekleştiren Aruoba, bu çalışmalarına günümüzde devam etmekteydi. Özellikle şiir sanatına yönelmiş ve Heidegger’in şiire yaklaşımını; “Ona göre insanın temel sözü şiirdir. Çünkü insan yaşayan, dünyanın içinde olan, diğer insanlarla ilişkisini dil aracılığıyla kuran varlıktır. İnsanın bütün etkinliklerinde yer alan, içinde yaşadığı dil ile (tarihsel olarak da) içinde yaşadığı varoluş arasında kurduğu temel anlam ilişkisi, şiirde ortaya çıkar. İnsanın bilinen bütün tarihi boyunca çeşitli biçimlerde görülen “şiir” adı verilen dilsel kuruluşlar, bu temel ilişkiyi ortaya koymaya (dile getirmeye) çalışan insan yöneliminin ürünleridir. Heidegger de buna ulaşmaya, (anlamlandırmaya, yorumlamaya) insanın dünya ile ve diğer insarlarla olan ilişkisini ilk biçimiyle yeniden kavramaya çalışır.” sözleriyle açıklamıştır. Aruoba, Hume, Nietzsche, Kant, Wittgenstein, Rainer Maria Rilke, Von Hentig, Paul Celan ve Matsuo Bashō gibi düşünür, yazar ve şairlerin eserlerini de Türkçeye kazandırmıştır. Bir dönem Açık Radyoda Filozof Dedikoduları isimli programı da hazırlayıp sunan Aruoba, Wittengstein'ın eserlerini Türkçeye ilk çeviren kişi olarak da bilinmektedir. Aynı zamanda Aruoba, Japon edebiyatı kökenli bir şiir türü olan haiku’nun, Türk edebiyatındaki temsilcilerinden de biridir. Yazar, Nietzsche’nin “Antichrist” eserini de Almanca’dan Türkçe’ye kazandırmıştır Felsefe Sanat Bilim Derneği’nin her yıl düzenlediği “Assos’ta Felsefe” etkinliklerine konuşmacı olarak katılan yazar, “Felsefenin Hayvanına Ne Oldu?”, “Bilim ve Din” gibi birçok başlıkta sunumlar gerçekleştirmektedir. Ayrıca, Füsun Akatlı Kültür ve Sanat Ödülü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen sempozyuma da konuşmacı olarak katılmıştır. Oruç Aruoba, 2006 ve 2011 yıllarında Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü yarışmasında Füsun Akatlı, Ahmet Cemâl, Doğan Hızlan, Nüket Esen, Orhan Koçak, Nilüfer Kuyaş ve Emin Özdemir ile birlikte seçici kurulda yer almıştır. Aruoba’nın şiirlerinde kullandığı üslup ve noktalama işaretlerinin edebiyat kurallarının dışında olmasına rağmen bu durum akademik çevrelerce sanatçının üslubu olarak değerlendirmiştir. ESERLERİ Tümceler, Bir Yerlerden Bir Zamanlar, 1990, Metis Yayınları De ki İşte, 1990, Metis Yayınları Yürüme, 1992, Metis Yayınları Hani, 1993, Metis Yayınları Ol/An, 1994, şiir, Metis Yayınları Kesik Esin/tiler, 1994, şiir, Metis Yayınları Geç Gelen Ağıtlar, 1994, şiir, Metis Yayınları Sayıklamalar, 1994, şiir, Metis Yayınları Uzak, 1995, Metis Yayınları Yakın, 1997,Metis Yayınları Ne Ki Hiç, 1997, haikular, Varlık Yayınları İle, 1998, Metis Yayınları Çengelköy Defteri, 2001, Metis Yayınları Zilif, 2002, Sel Yayınları Doğançay’ın Çınarları, 2004, şiir, Metis Yayınları Benlik, 2005, Metis Yayınları Meşe Fısıltıları 2007, Metis Yayınları David Hume’un Bilgi Görüşünde Kesinlik, 1974 Nesnenin Bağlantısallığı (Hume – Kant- Wittgenstein), 1979 A Short Note on the Selby-Bigge Hume, Tebliğ, Edinburgh, 1976 The Hume Kant Read, Tebliğ, Marburg, 1988