Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
232
Basım Tarihi:
Aralık 2018
Yayınevi:
Metis Yayınları
Orijinal Dil:
Almanca
Orijinal Ülke:
Almanya
ISBN:
9789753422451
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

sen İLE yine sen(ben)
Puan vermedi·232 syf.·
2025 3. kitabı
Sevgi, iki insanın biribirlerinin yüzlerine bakmaları değil, birlikte aynı yöne bakmalarıdır. s.55 Oruç AruobaOruç Aruoba (1948-2020) psikolojide lisans ve yüksek lisans yapmış, sonrasında felsefe bilimi üzerine doktorasını tamamlayan filozof psikolojiye hakimiyeti ile derinlemesine anlaşılması gereken felsefi metinleriyle okuyucuya felsefeyi sevdirecek türden düşünce aşılıyor. Sarsıcı cümleleri, tümceleriyle okuyucuya yaşadıkların yitirdiklerin mi?, kazandıkların mı? bunun hesabını sorgulatıyor. Sohbet ederken “öylesine” kurulmuş diye düşünülen cümleleri harmanlıyor ve edebiyatın eşiğinde anlatırken bir anda felsefenin beşiğinde sallıyor. Bu nezaket dolu incelikli düşünme tarzıyla diyalektiği esaslı anlatımla sunması yazdıklarını hayranlıkla okumaya dönüştürüyor. İleİle kitabı gönül ilişkisi üzerine yazılmış bir eser. Yazarın romantizm, duygusal ve arkadaşlık kokusu sinmiş felsefi mektuplarından oluşuyor. Sen ile Ben ve biz, biz(iz)—biz(im) olan birlikteliğin içerisinde olan tanışma faslından başlayarak aralarındaki mevzuları felsefi cümleleriyle her mektubun üstünde düşündürüyor. Mektuplarını edebiyatı ve şiir olgusu ile destekliyor ve filozofların ilişki hakkındaki tümcelerinden alıntılarla destekliyor. Kitap bitmesin diye y a v a ş y a v a ş okumak istedim. Her Yaşamın ve ilişkinin öznelliğini olsa da ilişkinin konu başlıklarıyla derinlemesine bir düşünce yoğunluğunda yoğuruyor. Mektupları birinci tekil şahıs olarak yazdığı için erkekten, kadına nakış nakış işlenen bir yol çiziyor. Sevgiden, sadakate, kıskançlıktan, ihanete bir çok gönül ilişkisine dair konuya, ilişik bir duygu bütünlüğüyle ruh hallerini yansıtıyor. Gönül ilişkilerini bilinçli arayışla muhteşem bir ilişki nasıl olurdu arayışıyla kendi içerisinde tam olduğu cevheri bilinçle mücevhere dönüştürmeyi
Düşünce
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma
9/10
·232 syf.··
2020 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 17:53
Sevdiğiniz kişi için, sadece sizin cümlelerinizden oluşan bir defter tuttunuz mu hiç? Sevdiğiniz kişiye defter tutmadıysanız size bir sorum yok; fakat defter tutan arkadaşlar, siz tuttuğunuz o defteri sevdiğiniz kişiye verebildiniz mi? Ya da asla okutmayacağınızı bile bile bir kişiye ruhunuzu gösteren mektuplar yazdınız mı? Ben mi? Ben yaptım arkadaşlar. Hem 1 yıl boyunca, sevdiğim kişiye tarihler atarak onu her gördüğüm anı ve hissettiklerimi bir deftere yazdım hem de o defteri asla ilgili kişiye veremedim. Tabii benim için defter yazan bir kişi de oldu; ama bu eylemin öznesi ve en değerli parçası elbette defteri yazan kişidir. Neticede ise, psikolojik yükü ve duygusal yönü çok ağır basan, ölene kadar saklamayı düşündüğüm, ilerleyen yaşlarımda açıp okumak istediğim her iki defteri de maalesef evlendiğim zaman çöpe atmak zorunda kaldım. İşte yazarımız Oruç Aruoba da sevdiği kişiye bir takım "mektup"lar yazarak bir defter tutmaya başlıyor. Kitabımız bu defterden ve diğer devam defterinin birleştirilmesinden oluşan üç bölümlük bir eser. İlk bölüm, "Önce" isimli, sevgiliden önce yazılan yazılardan oluşan bölüm. İkinci bölüm asıl bölüm olan “İlişki Defteri.” Bu bölümde ilişkilere dair ne ararsanız içerisinde bulabilirsiniz. Üçüncü ve son bölüm ise, "Sonra" isimli sevgiliden ayrıldıktan sonra yazılan yazılardan oluşan bölüm. Yazarımız defter tutma eylemini kitabın daha ilk paragrafında şu şekilde mantıklı bir zemine oturtuyor ve dolayısıyla gerekçelendiriyor: "Her içtenlik çabası, gidiyor, dolambaçlı ilişkilerimizde kurduğumuz sahteliklere çarpıyor - sana bunun için yazmağa çalışıyorum (konuşmalar herzaman sahteliğe, yapmacıklığa, çünkü geçiciliğe açıktır; oysa yazı kalır). Daha önce başlamıştım; farklı bir anlamda sürdürüyorum bu 'mektup'u." Kitabın konusu her ne
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma
9/10
·232 syf.··
2025 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2025 11:30
Yazar bu kitabını yazarken felsefi düşüncelerini şiirle harmanlayarak okuyucuya sunmaktadır. Temeli insan ilişkilerine dayanan bu eser de yazarın amacı okuyucuyu içsel bir yolculuğa çıkartmaktadır. Kitap üç bölümden oluşmaktadır. 1) Önce 2) İlişki Defteri 3) Sonra Bu üç bölüm aslında bir düğümü ifade etmektedir; o da ilişkidir. Bir ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan süreci okuyucuya yansıtır. Önce isimli bölümde defteri getirene karşı kişisel notları vardır. İlişki Defteri isimli bölümde ilişkinin yaşandığı süreçte düşüncelerini okuyucu ile paylaşır. Sonra isimli bölümde ise ilişki sonrası yaşadığı duyguları okuyucuya hissettirir. Bu üç bölümde yaşanan bir ilişkinin bütün evrelerini yazarın gözünden görmenizi sağlar. Kitabın anlatım tarzı ve diline değinecek olursak, şiirsel ve felsefi bir dil kullanan yazar ayrıca noktalama işaretlerini çok kullanarak (özellikle parantez içi) kelimelere ve cümlelere farklı anlamlar ve farklı bakış açıları sunar. Bu durum okuyucular arasında olumlu ya da olumsuz değerlendirilebilir. Okumak ve anlamak bakımında biraz derin bir eser olduğu için cümle-cümle okuyup düşünmek üzerine okuyun derim, zira bir an önce okuyup bitireyim mantığında ilerlerseniz kitap sizde bir etki bırakmayacaktır, hatta sıkılabileceğinizi bile söyleyebilirim. Anlatım tarzı ve dili okuyucuların kişisel deneyimlerine dayanarak farklı tepkiler alsa da felsefi metin ve şiirsel anlatım üzerine ilgi duyan okuyucuların keyif alarak okuyacağı bir eser diyebilirim. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma
İle - Oruç Aruoba
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 108. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2025 19:47
İleİle, Oruç Aruoba'nın sevdiği kadına yazdığını tahmin ettiğim ama aslında okuyan herkesin içine dokunabilecek bir kitap. Kitabın içinde şiirler, mektuplar, denemeler ve aforizmalar var. Kitap bana sanki Aruoba'nin günlüğü gibi geldi. Çünkü ele aldığı 200 tane konunun nerdeyse tamamı, sevdiği kadınla yaşadığı ilişkisi hakkında samimi duygularının yazıya dökülmüş hali gibiydi. Kitap üç bölümden oluşuyor: önce, ilişki defteri ve sonra. Bir ilişkinin başından sonuna doğru giden bir süreci anlatıyor gibi. Oruç AruobaOruç Aruoba'nın dili çok sade ama cümleleri dolu doluydu. Kitapta sevgi, sadakat ve ihanet gibi konular var ama bunlar uzun uzun anlatılmıyor. Örneğin, sadakati “birinin içinde bir yer açıp orayı hep korumak” diye anlatıyor. İhaneti ise, "o kişinin yerine başka bir kişiyi sokmasıdır." Bu kadar basit ama etkileyici. Okurken eminim herkes hayatına girmiş eski birini hatırlamıştır. Herkesin kendinden bir şey bulabileceği, sade ama derin bir kitap. Oruç Aruoba'dan okuduğum ilk kitaptı. Ele aldığı konular güzeldi aslında ama nasıl desem sanki aforizmalar daha iyi düzenlense çok daha etkili bir kitap olabilirmiş gibi geldi bana. Aruoba'nın kalemiyle tanışmak isteyenlere tavsiye ederim. Kitaba 8.0/10 puan veriyorum.
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma
Puan vermedi·232 syf.·
2022 48. kitabı
Oruç Aruoba bile "İle"yi Le Corbusier'nin bu motif hakkında bulunduğu kupkuru modernist bir yorum ile açmış. Yorumun şaşırtıcılığı yazarının bu motifi "kaçınılmaz" olarak görmesinde, ve neredeyse matematiksel ve fiziksel bir kanun olarak belirdiğinden bahsetmesinde. Gerçekten de bir "ile"yi, "en arı ç e l i ş k i" olan ilişkinin geometrik olarak betimlenmesinde daha uygun bir biçem görünmüyor. Arzu ve yaşam birbirini bu kadar hırpalarcasına itip çektiği sürece, çapının sürekli daraldığı (ya da genişlediği) bir yörüngenin göze görünür hale gelmesi (Dolunaya kaç akşam kaldı?), sanatçının elinde yontulur hale gelmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Bir volüt, evrenselliği ya da süresizliği dışında, bilince en içkin edimlerden birisini de ifşa eder: arzunun dindirilmesinin kasten iptali (Ne çıkar kaç akşam kaldığından dolunaya - Bu karanlık anı çalarken sorduk mu zamanı?). Aruoba'nın tüm metni boyunca bir volütün, bir yörüngenin güzergahı doğrultusunda ilerlediğinizi, görünmeyen, bilinmeyen, ismi dahi anılmayan bir "diğeri"nin de sizinle simetrik olarak aynı doğrultuda ilerlediğinizi hissedebiliyorsunuz. Alıntıların kurnazlığı (ya da apaçıklığı) sanki uzun zamandır derlenen bir koleksiyonun açılışına davet edildiğinizi gösterir: "but that when light fails and this sweet profound Paris moves with lovers,two and two bound for themselves,when passionate dusk brings softly down the perfume of the world (and just as smaller stars begin to husk heaven)you, you exactly paled and curled with mystic lips take twilight where i know: proving to Death that Love is so and so. e.e.cummings SONNETS-REALITIES III, CHIMNEYS, Tulips & Chimneys (1922) ama ışık yitince ve bu tatlı derin Paris dolunca aşıklarla, ikişer ikişer kendilerine yönelmiş, günbatımı tutkuyla getirince yumuşakça kokusunu
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 21:54
Oruç Aruoba, akademisyen, psikolog, filozof, şair, çevirmen, radyo programcısıdır. Eğitim hayatında disiplinler arası geçişlerle entelektüel birikimini zenginleştirmiş bir isimdir. Kitabı elinize aldığınızda ilk önce dikkatinizi çekecek şey arka kapağında yazının olmaması olacaktır. Zaten yazarın Metis yayınevinden çıkan tüm kitaplarında arka kapakta yazı yoktur, kitabın içeriğine ilişkin herhangi bir bilgiye ordan ulaşamayız. Metinlerini kitap olarak kurgulamaktan çok anlık, spontane yazdığı, not aldığı parçaları bir araya getirerek oluşturmuş. Bu nedenle metinleri, yazılanla yaşanan arasındaki mesafeyi sorgulamaya yol açıyor. Oruç Aruoba sevdiği kişiye bir takım mektuplar yazarak bir defter tutmaya başlıyor. Kitabımız bu defterden ve diğer devam defterinin birleştirilmesinden oluşan üç bölümlük bir eserdir. İlk bölüm, "Önce" isimli, sevgiliden önce yazılan yazılardan oluşan bölüm. İkinci bölüm asıl bölüm olan "İlişki Defteri." Bu bölümde ilişkilere dair ne ararsanız içerisinde bulabilirsiniz. Üçüncü ve son bölüm ise, "Sonra" isimli, sevgiliden ayrıldıktan sonra yazılan yazılardan oluşan bölüm. Kitabın konusu her ne kadar Oruç Aruoba'nın sevgilisi ile ilgili yazdığı mektuplarmış gibi görünse de yazar, yaşamış olduğu ilişkiden yola çıkarak tüm ilişkilere yönelik etkileyici ve yerinde tespitler yapmış. Bunu yaparken şairane bir üslup kullanarak her sayfasında bizi düşünmeye sevk etmiş. İlişkiler, aşk, sevgi, kıskançlık v.s. konularına olan felsefik yaklaşımı insanı benliğinden alıyor diyebilirim. Bu bağlamda, kişilerin kendilerini tekrardan sorgulamalarına aynı zamanda karşılarındaki kişilere olan bakış açılarını geliştirmelerine olanak tanımış bir eser diyebilirim. Kadın-erkek ilişkileri için adeta rehber olur nitelikte bir eser. Üslubu zor ama okurken hem
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma
İlişki Nedir?
9/10
·232 syf.··
2020 114. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2020 02:57
Bir gün birisi çıkar karşınıza. Öyle sıradan birisi değil, tüm dengenizi altüst edecek birisi. Size “aradığım aşkı buldum. Zeusun benden ayırdığı eksik parçam tamamlandı” dedirtecek birisi. O da size karşı aynı hisleri duyuyorsa BİNGO :) Artık tüm aklınız, dikkatiniz hep onun üstündedir. Yanınızda değilken bile bir şeyler yaparken her an yanınızdaymış gibi hissedersiniz. Aranızda ne güvensizliğe yer vardır, ne de yalanlara. Her anınız “acaba şu an beni düşünüyor mudur?” diyerek geçmeye başlamıştır. Ne kadar değerlidir siz bir şey demeden sizi anlaması; Size içini açması; Her an sizi özlemesi; Sizi özel hissettirmesi; Gel zaman git zaman bir süre geçer, cicim ayları bitmiştir. Artık birbirinizi daha iyi tanıyorsunuzdur. Artık ilişkinin başındaki gibi değildir bazı şeyler. Sorgulamalar huzursuz etmeye başlar. “Bana güvenmiyorsun”, “beni eskisi gibi sevmiyorsun” gibi ifadelerle tatsızlıklar artar. İlişkinin başındaki tatlı suskunluklar yerini felaket öncesi sessizliğe bırakmıştır sanki. Arada çıtırdamalar başlar. Güven duygusu sarsılır. Artık “bana hiç yalan söylemez, asla ihanet etmez” sözleri yerini “benim yerimi başkası mı aldı”lara bırakır. İlişkide yalanlar artar ve her yalan ilişkideki çatlakları biraz daha büyütür. “Yalan, ilişkide, bir çentik açar - şöyle düşün: Bir yük taşıyan bir nesnede; diyelim, balkon çiçekliğini tutan askılı bir kolda, bir çentik oluşursa, taşıdığı ağırlıktan dolayı, dokusu yavaş yavaş yırtılmağa, yarılmağa başlar - gide­rek, tamamiyle kopabilir... Yalan, çünkü, zaten kendi kendini çoğaltan, çağaltmak zorunda olan birşeydir : her yalanını gizlemek için, yeni, ek yalanlar söylemek zorunda kalırsın - bunun yarataca­ğı zedelenmeler, gedikler de, işte, öyle, sürüp gider, ve so­nunda bütün yapıyı yıkacak boyutlara varabilir. Yalan ilişkiyi
İlişkiler
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma
İle / İlişki Defteri
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2023 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2023 15:07
Kitap, yazarın sevdiği kişiye tuttuğu bir defterden oluşuyor. Bir nevi mektup tarzında yazdığı bu defterde yaşadığı ilişkiyi felsefi açıdan ele almış. Üç bölümden oluşuyor: İlk bölüm “Önce” ‘de ilişkiye başlama aşaması anlatılmış. Yazar, bu defteri yazma kararını şu şekilde dile getirmiş: "Her içtenlik çabası, gidiyor, dolambaçlı ilişkilerimizde kurduğumuz sahteliklere çarpıyor — sana bunun için yazmaya çalışıyorum. (konuşmalar her zaman sahteliğe, yapmacıklığa, çünkü geçiciliğe açıktır; oysa yazı kalır.)” (s.15) İkinci bölüm “İlişki defteri” kitabın ana temasını oluşturuyor ve yaşanılan ilişkiye dair çok kıymetli yazılar bulunuyor. Üçüncü bölüm “Sonra” ‘da ise ayrılmalarının ardından yazarın sebep sonuç ilişkisine dayanarak çıkarımlar yaptığı yazıları bulunuyor. Çok samimi bir üslupla yazılmış olan bu kitabın satır aralarında yazarın okura seslenmesi ise kendinizi üçüncü kişi olarak kitabın içinde bulmanıza neden oluyor ve ister istemez kendi ilişkilerinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Sevdiğim seslenişlerden yalnızca biri:) “(Ey Okur, görüyorsun : bu noktadan nereye gidilebilir; bu, gevezelik beceriklisi Yazar da, bilemiyor —ya sen; ne anladığını sanıyorsun ki, bu okuduklarından?!..)” (s.151) Şüphesiz yazarın okuduğum kitapları arasında en beğendiğim kitabı bu oldu. Bir başucu kitabı olarak düşünebilirsiniz. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Kıymetli yazar Oruç AruobaOruç Aruoba son olarak şöyle bitiriyor defteri:
1000Kitap
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma
İle- Oruç Aruoba
Puan vermedi·232 syf.·
2022 9. kitabı
Uzun zamandır Oruç Aruoba'nın kitaplarını okumak istiyordum ve sonunda İleİle ile başlayabildim. İle, üç ana bölümden oluşan bir kitap. Bir kadın ile bir erkeğin ilişkisinden önce adamın yazdığı defteri 'önce', ilişki süresince yazdıklarını 'ilişki defteri', ayrıldıktan sonrasını da 'sonra' bölümünde okuyoruz. Yazar hem şairene hem de okuması zor bir dil kullanmış bence. Bir sürü parantezin, belirtmek istenen her şeyi iyice anlatmak adına kullanılan bir sürü noktalama işaretinin arasında kendimi kitaba kaptıramadım açıkçası. Belki de sorun bendedir bilemem ama bu nedenle benim için kısa sürede bitecek bir kitap olmadı, ancak zaten kısa sürede bitiremelik bir kitap da değil. Yazar ilişkiye dair bir sürü konuya değinmiş ve bir günlük gibi anlatmış. Kadın ile erkek'in ilişkisinden sonra aradaki ile'nin anlamı kalmadığına dair bir bölüm vardı belki de kitap adını oradan alıyordur. İkili ilişkilere olan bakış açınıza bir şeyler katmak veya sadece başka bir ilişki okumak, yazarın değindiği konulara bakmak için okunabilir. Kendimi tam vermesem de yazarın şairane dilini oldukça sevdim. Tavsiye ederim, iyi okumalar :)
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma
mesajjj İLE(tilemedi) :))
3/10
·232 syf.··
2024 166. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 17:29
Evet 3 günlük vakit kaybımın sonuna geldik:) Sayfaların yarısı boş bazıları bir cümle içeren bir kitap kurgu olduğunu ifade etmiş bir sevgiliye sesleniş olan bir defter, yani günlük gibi.. Keşke hiç kitaba çevirmeseydi de yastık altında günlük olarak kalsaydı okurla dalga geçer gibiydi bir de yer yer sağolsun. Okumak zaman almadı neyseki hızla bitiyor, sinir bozsa da.. Alıntılar bazen yanıltıcı oluyor burda görüp beğenip almıştım, tavsiye etmiyorum yine de siz bilirsiniz:))
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma

Yazar Hakkında

Oruç AruobaYazar · 21 kitap
Ortaöğrenimini Ankara TED Kolejinde tamamladıktan sonra, Hacettepe Üniversitesine devam eden Aruoba, psikoloji bölümünden lisans ve yüksek lisansını aldı. Yine aynı üniversitede felsefe bilim uzmanı oldu. 1972 ve 1983 yılları arasında öğretim üyesi olarak görev yapan yazar, felsefe bölümünde doktorasını da tamamladı. Aruoaba, 1976 yılında başlamak üzere bir yıl süreyle Almanyadaki Tübingen Üniversitesinde felsefe semineri üyeliği yaptı. Ayrıca 1981de Yeni Zelandaya giden yazar, Victoria Üniversitesinde konuk öğrenim üyeliğinde bulundu. 1983 yılında akademisyen olarak çalışmayı bırakıp üniversiteyle ilişiğini kesti. Bu dönemde İstanbul'a yerleşti ve çeşitli basın organlarında yayın yönetmenliği, yayın kurulu üyeliği ve yayın danışmanlığı yaptı. Ağırlıklı olarak yazı ve çeviri işleriyle uğraşan Aruoba'nın çalışmaları saygın edebiyat dergilerinde yer aldı. Akademisyen olarak başladığı kariyerine yazar ve çevirmen olarak devam etmiş, edebiyata ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur. Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli düşünürlerden biridir. Hume, Rilke, Wittgenstein, Nietzsche, Von Hentig, Başo ve Celanın eserlerini Türkçeye çevirerek literatüre kazandırmıştır. Özgün ve yalın bir stille yazdığı haiku tarzındaki şiirleri yediden yetmişe bir çok okuyucuya ulaşmış ve sevilmiştir. Aruoba, aforizmalara dayalı felsefi metinleri oldukça başarılı bir biçimde kaleme almış ve Türkiye'nin Nietzschesi olarak anılmıştır. Epistemoloji, etik, Hume, Kant, Kierkegaard, Nietzsche, Marx, Heidegger ve Wittgenstein konuları üzerine çalışmalar gerçekleştiren Aruoba, bu çalışmalarına günümüzde devam etmekteydi. Özellikle şiir sanatına yönelmiş ve Heidegger’in şiire yaklaşımını; “Ona göre insanın temel sözü şiirdir. Çünkü insan yaşayan, dünyanın içinde olan, diğer insanlarla ilişkisini dil aracılığıyla kuran varlıktır. İnsanın bütün etkinliklerinde yer alan, içinde yaşadığı dil ile (tarihsel olarak da) içinde yaşadığı varoluş arasında kurduğu temel anlam ilişkisi, şiirde ortaya çıkar. İnsanın bilinen bütün tarihi boyunca çeşitli biçimlerde görülen “şiir” adı verilen dilsel kuruluşlar, bu temel ilişkiyi ortaya koymaya (dile getirmeye) çalışan insan yöneliminin ürünleridir. Heidegger de buna ulaşmaya, (anlamlandırmaya, yorumlamaya) insanın dünya ile ve diğer insarlarla olan ilişkisini ilk biçimiyle yeniden kavramaya çalışır.” sözleriyle açıklamıştır. Aruoba, Hume, Nietzsche, Kant, Wittgenstein, Rainer Maria Rilke, Von Hentig, Paul Celan ve Matsuo Bashō gibi düşünür, yazar ve şairlerin eserlerini de Türkçeye kazandırmıştır. Bir dönem Açık Radyoda Filozof Dedikoduları isimli programı da hazırlayıp sunan Aruoba, Wittengstein'ın eserlerini Türkçeye ilk çeviren kişi olarak da bilinmektedir. Aynı zamanda Aruoba, Japon edebiyatı kökenli bir şiir türü olan haiku’nun, Türk edebiyatındaki temsilcilerinden de biridir. Yazar, Nietzsche’nin “Antichrist” eserini de Almanca’dan Türkçe’ye kazandırmıştır Felsefe Sanat Bilim Derneği’nin her yıl düzenlediği “Assos’ta Felsefe” etkinliklerine konuşmacı olarak katılan yazar, “Felsefenin Hayvanına Ne Oldu?”, “Bilim ve Din” gibi birçok başlıkta sunumlar gerçekleştirmektedir. Ayrıca, Füsun Akatlı Kültür ve Sanat Ödülü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen sempozyuma da konuşmacı olarak katılmıştır. Oruç Aruoba, 2006 ve 2011 yıllarında Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü yarışmasında Füsun Akatlı, Ahmet Cemâl, Doğan Hızlan, Nüket Esen, Orhan Koçak, Nilüfer Kuyaş ve Emin Özdemir ile birlikte seçici kurulda yer almıştır. Aruoba’nın şiirlerinde kullandığı üslup ve noktalama işaretlerinin edebiyat kurallarının dışında olmasına rağmen bu durum akademik çevrelerce sanatçının üslubu olarak değerlendirmiştir. ESERLERİ Tümceler, Bir Yerlerden Bir Zamanlar, 1990, Metis Yayınları De ki İşte, 1990, Metis Yayınları Yürüme, 1992, Metis Yayınları Hani, 1993, Metis Yayınları Ol/An, 1994, şiir, Metis Yayınları Kesik Esin/tiler, 1994, şiir, Metis Yayınları Geç Gelen Ağıtlar, 1994, şiir, Metis Yayınları Sayıklamalar, 1994, şiir, Metis Yayınları Uzak, 1995, Metis Yayınları Yakın, 1997,Metis Yayınları Ne Ki Hiç, 1997, haikular, Varlık Yayınları İle, 1998, Metis Yayınları Çengelköy Defteri, 2001, Metis Yayınları Zilif, 2002, Sel Yayınları Doğançay’ın Çınarları, 2004, şiir, Metis Yayınları Benlik, 2005, Metis Yayınları Meşe Fısıltıları 2007, Metis Yayınları David Hume’un Bilgi Görüşünde Kesinlik, 1974 Nesnenin Bağlantısallığı (Hume – Kant- Wittgenstein), 1979 A Short Note on the Selby-Bigge Hume, Tebliğ, Edinburgh, 1976 The Hume Kant Read, Tebliğ, Marburg, 1988