Puan

8.710 üzerinden
1.121 kişi
sen İLE yine sen(ben)
Puan vermedi·232 syf.·
2025 3. kitabı
Sevgi, iki insanın biribirlerinin yüzlerine bakmaları değil, birlikte aynı yöne bakmalarıdır. s.55 Oruç Aruoba (1948-2020) psikolojide lisans ve yüksek lisans yapmış, sonrasında felsefe bilimi üzerine doktorasını tamamlayan filozof psikolojiye hakimiyeti ile derinlemesine anlaşılması gereken felsefi metinleriyle okuyucuya felsefeyi sevdirecek türden düşünce aşılıyor. Sarsıcı cümleleri, tümceleriyle okuyucuya yaşadıkların yitirdiklerin mi?, kazandıkların mı? bunun hesabını sorgulatıyor. Sohbet ederken “öylesine” kurulmuş diye düşünülen cümleleri harmanlıyor ve edebiyatın eşiğinde anlatırken bir anda felsefenin beşiğinde sallıyor. Bu nezaket dolu incelikli düşünme tarzıyla diyalektiği esaslı anlatımla sunması yazdıklarını hayranlıkla okumaya dönüştürüyor. İle kitabı gönül ilişkisi üzerine yazılmış bir eser. Yazarın romantizm, duygusal ve arkadaşlık kokusu sinmiş felsefi mektuplarından oluşuyor. Sen ile Ben ve biz, biz(iz)—biz(im) olan birlikteliğin içerisinde olan tanışma faslından başlayarak aralarındaki mevzuları felsefi cümleleriyle her mektubun üstünde düşündürüyor. Mektuplarını edebiyatı ve şiir olgusu ile destekliyor ve filozofların ilişki hakkındaki tümcelerinden alıntılarla destekliyor. Kitap bitmesin diye y a v a ş y a v a ş okumak istedim. Her Yaşamın ve ilişkinin öznelliğini olsa da ilişkinin konu başlıklarıyla derinlemesine bir düşünce yoğunluğunda yoğuruyor. Mektupları birinci tekil şahıs olarak yazdığı için erkekten, kadına nakış nakış işlenen bir yol çiziyor. Sevgiden, sadakate, kıskançlıktan, ihanete bir çok gönül ilişkisine dair konuya, ilişik bir duygu bütünlüğüyle ruh hallerini yansıtıyor. Gönül ilişkilerini bilinçli arayışla muhteşem bir ilişki nasıl olurdu arayışıyla kendi içerisinde tam olduğu cevheri bilinçle mücevhere dönüştürmeyi
Düşünce
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,444 okunma
9/10
·232 syf.··
2020 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 17:53
Sevdiğiniz kişi için, sadece sizin cümlelerinizden oluşan bir defter tuttunuz mu hiç? Sevdiğiniz kişiye defter tutmadıysanız size bir sorum yok; fakat defter tutan arkadaşlar, siz tuttuğunuz o defteri sevdiğiniz kişiye verebildiniz mi? Ya da asla okutmayacağınızı bile bile bir kişiye ruhunuzu gösteren mektuplar yazdınız mı? Ben mi? Ben yaptım arkadaşlar. Hem 1 yıl boyunca, sevdiğim kişiye tarihler atarak onu her gördüğüm anı ve hissettiklerimi bir deftere yazdım hem de o defteri asla ilgili kişiye veremedim. Tabii benim için defter yazan bir kişi de oldu; ama bu eylemin öznesi ve en değerli parçası elbette defteri yazan kişidir. Neticede ise, psikolojik yükü ve duygusal yönü çok ağır basan, ölene kadar saklamayı düşündüğüm, ilerleyen yaşlarımda açıp okumak istediğim her iki defteri de maalesef evlendiğim zaman çöpe atmak zorunda kaldım. İşte yazarımız Oruç Aruoba da sevdiği kişiye bir takım "mektup"lar yazarak bir defter tutmaya başlıyor. Kitabımız bu defterden ve diğer devam defterinin birleştirilmesinden oluşan üç bölümlük bir eser. İlk bölüm, "Önce" isimli, sevgiliden önce yazılan yazılardan oluşan bölüm. İkinci bölüm asıl bölüm olan “İlişki Defteri.” Bu bölümde ilişkilere dair ne ararsanız içerisinde bulabilirsiniz. Üçüncü ve son bölüm ise, "Sonra" isimli sevgiliden ayrıldıktan sonra yazılan yazılardan oluşan bölüm. Yazarımız defter tutma eylemini kitabın daha ilk paragrafında şu şekilde mantıklı bir zemine oturtuyor ve dolayısıyla gerekçelendiriyor: "Her içtenlik çabası, gidiyor, dolambaçlı ilişkilerimizde kurduğumuz sahteliklere çarpıyor - sana bunun için yazmağa çalışıyorum (konuşmalar herzaman sahteliğe, yapmacıklığa, çünkü geçiciliğe açıktır; oysa yazı kalır). Daha önce başlamıştım; farklı bir anlamda sürdürüyorum bu 'mektup'u." Kitabın konusu her ne
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,444 okunma
Reklam
9/10
·232 syf.··
2025 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2025 11:30
Yazar bu kitabını yazarken felsefi düşüncelerini şiirle harmanlayarak okuyucuya sunmaktadır. Temeli insan ilişkilerine dayanan bu eser de yazarın amacı okuyucuyu içsel bir yolculuğa çıkartmaktadır. Kitap üç bölümden oluşmaktadır. 1) Önce 2) İlişki Defteri 3) Sonra Bu üç bölüm aslında bir düğümü ifade etmektedir; o da ilişkidir. Bir ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan süreci okuyucuya yansıtır. Önce isimli bölümde defteri getirene karşı kişisel notları vardır. İlişki Defteri isimli bölümde ilişkinin yaşandığı süreçte düşüncelerini okuyucu ile paylaşır. Sonra isimli bölümde ise ilişki sonrası yaşadığı duyguları okuyucuya hissettirir. Bu üç bölümde yaşanan bir ilişkinin bütün evrelerini yazarın gözünden görmenizi sağlar. Kitabın anlatım tarzı ve diline değinecek olursak, şiirsel ve felsefi bir dil kullanan yazar ayrıca noktalama işaretlerini çok kullanarak (özellikle parantez içi) kelimelere ve cümlelere farklı anlamlar ve farklı bakış açıları sunar. Bu durum okuyucular arasında olumlu ya da olumsuz değerlendirilebilir. Okumak ve anlamak bakımında biraz derin bir eser olduğu için cümle-cümle okuyup düşünmek üzerine okuyun derim, zira bir an önce okuyup bitireyim mantığında ilerlerseniz kitap sizde bir etki bırakmayacaktır, hatta sıkılabileceğinizi bile söyleyebilirim. Anlatım tarzı ve dili okuyucuların kişisel deneyimlerine dayanarak farklı tepkiler alsa da felsefi metin ve şiirsel anlatım üzerine ilgi duyan okuyucuların keyif alarak okuyacağı bir eser diyebilirim. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,444 okunma
İle - Oruç Aruoba
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 108. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2025 19:47
İle, Oruç Aruoba'nın sevdiği kadına yazdığını tahmin ettiğim ama aslında okuyan herkesin içine dokunabilecek bir kitap. Kitabın içinde şiirler, mektuplar, denemeler ve aforizmalar var. Kitap bana sanki Aruoba'nin günlüğü gibi geldi. Çünkü ele aldığı 200 tane konunun nerdeyse tamamı, sevdiği kadınla yaşadığı ilişkisi hakkında samimi duygularının yazıya dökülmüş hali gibiydi. Kitap üç bölümden oluşuyor: önce, ilişki defteri ve sonra. Bir ilişkinin başından sonuna doğru giden bir süreci anlatıyor gibi. Oruç Aruoba'nın dili çok sade ama cümleleri dolu doluydu. Kitapta sevgi, sadakat ve ihanet gibi konular var ama bunlar uzun uzun anlatılmıyor. Örneğin, sadakati “birinin içinde bir yer açıp orayı hep korumak” diye anlatıyor. İhaneti ise, "o kişinin yerine başka bir kişiyi sokmasıdır." Bu kadar basit ama etkileyici. Okurken eminim herkes hayatına girmiş eski birini hatırlamıştır. Herkesin kendinden bir şey bulabileceği, sade ama derin bir kitap. Oruç Aruoba'dan okuduğum ilk kitaptı. Ele aldığı konular güzeldi aslında ama nasıl desem sanki aforizmalar daha iyi düzenlense çok daha etkili bir kitap olabilirmiş gibi geldi bana. Aruoba'nın kalemiyle tanışmak isteyenlere tavsiye ederim. Kitaba 8.0/10 puan veriyorum.
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,444 okunma
Puan vermedi·232 syf.·
2022 48. kitabı
Oruç Aruoba bile "İle"yi Le Corbusier'nin bu motif hakkında bulunduğu kupkuru modernist bir yorum ile açmış. Yorumun şaşırtıcılığı yazarının bu motifi "kaçınılmaz" olarak görmesinde, ve neredeyse matematiksel ve fiziksel bir kanun olarak belirdiğinden bahsetmesinde. Gerçekten de bir "ile"yi, "en arı ç e l i ş k i" olan ilişkinin geometrik olarak betimlenmesinde daha uygun bir biçem görünmüyor. Arzu ve yaşam birbirini bu kadar hırpalarcasına itip çektiği sürece, çapının sürekli daraldığı (ya da genişlediği) bir yörüngenin göze görünür hale gelmesi (Dolunaya kaç akşam kaldı?), sanatçının elinde yontulur hale gelmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Bir volüt, evrenselliği ya da süresizliği dışında, bilince en içkin edimlerden birisini de ifşa eder: arzunun dindirilmesinin kasten iptali (Ne çıkar kaç akşam kaldığından dolunaya - Bu karanlık anı çalarken sorduk mu zamanı?). Aruoba'nın tüm metni boyunca bir volütün, bir yörüngenin güzergahı doğrultusunda ilerlediğinizi, görünmeyen, bilinmeyen, ismi dahi anılmayan bir "diğeri"nin de sizinle simetrik olarak aynı doğrultuda ilerlediğinizi hissedebiliyorsunuz. Alıntıların kurnazlığı (ya da apaçıklığı) sanki uzun zamandır derlenen bir koleksiyonun açılışına davet edildiğinizi gösterir: "but that when light fails and this sweet profound Paris moves with lovers,two and two bound for themselves,when passionate dusk brings softly down the perfume of the world (and just as smaller stars begin to husk heaven)you, you exactly paled and curled with mystic lips take twilight where i know: proving to Death that Love is so and so. e.e.cummings SONNETS-REALITIES III, CHIMNEYS, Tulips & Chimneys (1922) ama ışık yitince ve bu tatlı derin Paris dolunca aşıklarla, ikişer ikişer kendilerine yönelmiş, günbatımı tutkuyla getirince yumuşakça kokusunu
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,444 okunma
Reklam
Reklam