Bir Acıya Kiracı

9,7/10  (39 Oy) · 
98 okunma  · 
50 beğeni  · 
1.850 gösterim
BİR ACIYA KİRACI


Sen yarım kalmış bir aşkın
Kaçınılmaz surgunu,
Katlanan göğsundeki kayaya.
Sen orda şimdi bir huznu köpurt,
Ben bir çocuğa su vereyim burda.

Ben ki kiracıyım bir acıya.
Sen imzalarsın sabah akşam
Defterini bensizliğin,
Bense kanla öderim
Kirasını kaldığım evin.
Bir takvimi tersten açardık
Eğer isteseydin.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    444
  • ISBN:
    9786054764112
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
DUA 
 28 Oca 16:53 · Kitabı okudu

1. BÖLÜM: Uzaydan gelen Sivaslılar

Hangi akrabamın hangi kızı tam olarak anımsayamadım ama ben küçükken Sivaslılarla bir kız alıp verme durumumuz olmuştu. Tüm ahali toplanmış böyle filmlerdeki aşiret meclisi gibi istişare ediliyor. Dışarı kız alıp verme konuları hassastır her zaman ama bu kez durum farklıydı. Ben meraklı Melahat böyle şeylerden elbette eksik kalmazdım. İlkokulda okuyorum ama söylenenleri hala hatırlıyorum.

"Sivas'lıya kız mı verilir onlar adamı diri diri yakıyor" demişti bir tanesi.

Öteki ise

-Belki Sivas'ın iyilerindendir. Sivas komşumuzdur demeyin öyle diyordu.

Bir diğeri;

-Tamam bizde dinsiz Azizi sevmeyiz ama zaten eceliyle öldü gitti. Sivaslıların böyle yapmaları şerefsizliktir dedi.

Sonunda ağız birliğine vardılar ve Sivaslıları davet edip durumlarına bakarak kızı verip vermeyeceklerini kararlaştırdılar.

İlerleyen günlerde yine tüm akrabalar toplanıp köydeki aile büyüklerinin yanına gitmişiz. Meclis kuruldu. Sivaslılar geliyor. Büyük bir fikir sınavından geçecekler.

Sivaslının ne olduğunu bilmediğimiz için uzaylılar gelecekmiş gibi heyecanla bekliyoruz çocuklarla. Hayal gücümüzde geniş tabi. Oğlanın biri "Kafalarının üstünde gözleri var." diyor. Bense "Ağızlarından ateş çıkıyor adamı yakıyorlar." diyorum. Bir önceki toplantıdan öğrenmişim Sivaslının ne olduğunu caka satıyorum. (Çocukların yanında ne konuştuğumuza dikkat etmek önemli. Hem yanlış anlıyorlar hemde kesinlikle unutmuyorlar.)

Yine aynı günlerde öğretmenimden de sağlam bir azar yemiştim. Sinir olduğum bir çocuğa "ben Sivaslıyım seni yakarım" dediğimi duyan öğretmenim çok kızmıştı bana. Her gün kaç kez asarım, keserim gibi laflar ederdim öğretmenim çoğunlukla dikkate bile almaz yada kaşını kaldırarak göstermelik kızardı. Asarım, keserim sorun olmuyor, yakarım deyince neden sorun olmuştu, neden böylesine çok bağırmıştı anlamamıştım.

Ve o önemli gün geldi çattı. Aşırı merak ve heveslerle beklediğim Sivaslılar, uzaylı garip yaratıklar değilde normal vatandaşlar çıkınca büyük hayal kırıklığına uğramıştım. Bu hayal kırıklığı sonrası Sivaslılar ilgimi çekmemiş olacak ki sonrasında neler oldu bilmiyorum. Şu an bir Sivaslı eniştemiz olmadığına göre demek ki kızı vermediler. Demek ki o Sivaslılar Adam yakıyormuş.

2. BÖLÜM: Adamım sende mi isyankarsın

Yine bir gün küçüktüm. Akşam haberleri seyreden babam seslendi bana '' Adamın öldü, başın sağ olsun'' dedi.
Sene 1996 Aziz Nesin ölmüş. Banane der gibi bakınca ''sende onun gibi isyankarsın bayan AzizE Nesin'' dedi. Bu açıklamaya rağmen yine anlamamıştım.

Sonra biraz büyüdüm. Lise dönemlerinde bir Aziz Nesin kitabı ilişti gözüme. Hemen hatırladım adamımın adını. Acaba babam bana neden bayan Azize Nesin dedi diye merak edip araştırdım. Hayat hikayesinde Madımak'ı Sivas'ı, 35 kişinin yanarak can verdiğini öğrendim. Bu durum çocukluğumdaki gibi ağzından ateş çıkan uzaylı Sivas hayaletlerden ibaret değilmiş meğer. Öğretmenim bana, Sivaslıyım yakarım dediğimde hak ettiğim için kızmıştı.

Suçluların hepsinin Sivaslı olup olmadıklarını bilemediğim için sadece Sivaslıları suçlar gibi konuşmak istemiyorum elbette. Her evin bile iyisi kötüsü oluyor. Sırf alevi veya ateist diye insanların kendi gibi düşünmeyenlere böyle bir vahşet uygulayabilmelerine şaşıyorum. İnsanlık yaşasın istiyorum. Ateşte yanmanın nasıl bir şey olduğunu düşünüp içim ürpermesin istiyorum.


3. BÖLÜM: ''Kucaklıyor beni Metin Altıok "Aldırma" diyor gülerek''

Bir şair olarak Metin Altıok ismini duymuştum. Herkes okuyor bende okuyayım demiş ve bir kaç ay önce listeye almıştım. Ama hakkında pek bilgim yoktu. Sitedeki yazar profilininde 1993 Sivas yazısını görünce içim cız etmişti. Yanarak ölmüştü. Yakılmıştı zalimler tarafından. O gün o düşünceler o kadar acı geldi ki bana daha fazlasına yüreğim elvermez diye kitabı okumaktan vazgeçmiştim.

Geçen gün şairlerle ilgili bir şeyler araştırırken okuduğum sevdiğim bir şair Behçet Aysan 'ında madımak vahşetinde yanarak öldüğünü öğrendim. İkinci bir yıkım daha oldu benim için. Ben Behçet Aysan'ı okumuşsam Metin Altıok 'uda okuyabilirim diye cesaret verdim kendime ve sonunda zor olsa da bitirdim.

Ben bu kadar üzüldüysem eğer Zeynep neler hissediyordur. Beni gülerek hatırla demiş babası ama gülebildiği hiç düşünmüyorum.

4. BÖLÜM: ''Yaşamak görevdir bu yangın yerinde, Yaşamak, insan kalarak''

Kitaba gelince gerçekten büyük bir sınavdan geçtim. Tam olarak adapte olamadım. Çünkü her acı satırında cayır cayır yandım madımakta mahsur kalmışcasına. Üzerinden zaman geçince tekrar okuyacağım.

Bu kitabı oku diye ısrar eden kankim °°Vaveyla°° ve yorum konusunda yine her zamanki gibi yardımını esirgemeyen diğer kankim Mete Özgür e teşekkürler. Bir Acıya Kiracı kalmamanız dileğiyle.

5. BÖLÜM: İncelemenin inceleme olan yeri.

Metin Altıok şiirleri genel anlamda bir iletişim aracıdır onun için. İnsana yada insanın özüne ulaşabilmek, insanı anlatabilmek ve elbette anlayabilmek için kullandığı bir araç. İmgeleri, izlekleri insana dairdir. Şiir onu insana ulaştırır ve hatta insanı sevdirir. Her şiirin görsel bir yanının da olduğunu düşünen Altıok, resme olan yeteneğinin eseri olacak ki, şiirden resimler çizer.

Adına ister öngörü deyin, ister kehanet, hiçbir döneminde sıradanlaşmayan hayatının sıradan bir şekilde bitmeyeceğini de bilir şair. Şiirlerinde bütün bu öngörü veya kehanetlerine de önemli ölçüde yer verir, ki okudukça gözleriniz büyür.(Sis ve Zamanlı Gazel şiirleri) Hayatın, hüzün ve acı yükünü Metin Altıok 'un omuzlarından hiçbir zaman eksik etmediğini görür ve fakat bütün yükünü gururla taşıdığına şahitlik edersiniz. "

3. ve 4. bölüm başlıkları Ataol Behramoğlu şiirinden alıntı

Mete Özgür 
 29 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Metin Altıok diye yazılır, Bir Acıya Kiracı, Yerleşik Yabancı diye okunur.

Tanıyanlar bilir, tanımayanlar da bilsin! Metin Altıok, hayatını; acıdan, sevgiden, hüzünden temellere dayanan şiirleriyle inşâ etmiş bir abimizdir. Metin Altıok'a göre; şiir, insanları sevmeye yarar.

Metin Altıok'un, çocukluk yaşlarından itibaren, annesiyle sağlıklı bir ilişkisinin bulunmadığı yazılır ve anlatılır hep. Bu sebeple ki, annesi onun sevgisizlik imgesi olmuştur. Öyle ki, "Anamın bıraktığı yerden sarıl bana." dediği şiiri okurken, 270. sayfaya bir kaç damla gözyaşı bırakabilirsiniz.

Acıları bununla sınırlı kalmaz -ki anne sevgisizliği yeterince büyük bir acıdır- işinden ayrılır, eşinden ayrılır. Onun tek dayanağı kızı Zeynep'e ithafen şiirler yazar.(s.104,121gibi) İkinci kez evlenir. Ankara'da öğretmenlik için başvuru yapar ancak Bingöl'e atanır. Ailesinden ve dostlarından ayrı kaldığı bu süre içinde iki kez de sürgün edilir. Sezen Aksu'nun sesinden dinlediğimiz ve o çok sevdiğimiz "Kavaklar" öndeyişi, Metin Altıok Bingöl'de iken vücut bulur.
"Bedenim üşür, yüreğim sızlar.
Ah kavaklar, kavaklar!" (s.135)

Ancak 90 yılında emekli olup Ankara'ya döner.
1993 yılının, hâlâ daha karanlık, 2 Temmuz'unda Sivas'ta yaşanan Madımak Katliamı'ndan ağır yaralı olarak kurtulur (!) Fakat çok geçmeden, 9 Temmuz'da yangınlarına yenik düşer ve hayata veda eder.
İlginç olan; sanki bütün olacakları önceden görmüş ve yaşamışcasına şiirinde kendisine kefenler dikmiştir Metin Altıok. Aynen şunları der şiirinde;
"Heybesinde yılan
İşaretleri,
Baldıran zehiri
Yüzüğünün içinde
Ve yanında
Kav taşıyan ben;
Tekinsizim size göre
İbret için
Yakılması gereken." (s.177)

Arabeske kaçmak istemem ancak "Bir Acıya Kiracı" Metin Altıok'un sevinçlerinin, hüzünlerinin, özlemlerinin, en çok da acılarının bir derlemesidir. Bu derlemede daha önce yayınlanmış şiirlerinin yanısıra yayınlanmamış şiirleri de yer almış.
Şiirler biçimsel olarak çeşitlilik arzediyor.Hatta alışılmışın dışında, şahsına münhasır biçimlerde şiirler de sunuyor. Bunun yanında ressamlık yönü de bulunan Metin Altıok'un çizimlerinden örneklere de yer veriliyor ki, kapak resmi de onlardan biridir.

Benden bu kadar dostlarım.
Herkese iyi kitaplar... :)

Recep 
01 Eki 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Madımak Katliamı'nda kaybettiğimiz büyük şair, şiirlerinde ona özgü olan romantizm ve hüznü bazen özel teknikleriyle bazen mecazlarıyla oldukça çarpıcı şekilde yansıtmış. Kesinlikle okunması gereken bir kitap . Okumadan önce Carina'nın Günlüğü'nü de izlemenizi tavsiye ederim.

Uğur 
12 Şub 23:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çok sade, çok naif, hüznün başımı döndürdüğü bir şiir kitabı oldu. Çok iyiydi yahu. İnanın diyecek bir şey bulamıyorum. Şiir seven - sevmeyen ya da şiirden nefret eden herkesin okuması gerek. Hele ki o "Sarıl bana" şiiri yok mu, bitirdi beni. Işıklar içinde uyu üstat. (Kitabın rengine de bayıldım)

"Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ
Sevgiler bekliyor sürekli senden.
İnsanın bir yanı nedense hep eksik
Ve o eksiği tamamlayayım derken,
Var olan aşınıyor azar azar zamanla.

Anamın bıraktığı yerden sarıl bana."

Tek Umut Barış 
25 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Hissiyat olarak kendime en yakın hissettiğim kişi. Hislerini içten, samimi bir sadelikle ancak en vurucu şekilde açıklayan bir yazar.. Keşke o yangın sonrası ölmeseydi, daha çok şiirini okuyabilseydik..

MELİKE CEYLAN 
13 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Buram buram hüzün kokar mısraları.
Hak etmediği bir şekilde öldürüldüğü için de siz zaten o mısraları hüzünlü okursunuz.
Çok başka bir dili var sevgili Altıok'un.
Hele Cemal Süreya'ya yazdığı şiirleri bambaşkadır.

Mehmet Kervancı 
13 Şub 00:47 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yalnız insanın şiir kitabı tabirini yakışık buluyorum.
Okurken hüzünlendiren, düşündüren kitaplardan bir tanesi.
Birkaç yıl öncesinde şiirlerinin bir kısmı bestelenip söylenmişti.
Güçlü sesler eşlik etmişti şiirlere.
Kitabı ve bu eserleri tavsiye ederim. :)

Kitaptan 190 Alıntı

DUA 
24 Oca 19:20 · Kitabı okudu · İnceledi

....Dağlar dağlarla
...Karlar karlarla
..Acılar acılarla aşılır
.Unutma, unutma sakın

Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok (Sayfa 350 - Kırmızı Kedi Yayınları)Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok (Sayfa 350 - Kırmızı Kedi Yayınları)

Cemal Süreya için yazılan şiirlerden...
Cemal diyor ki aşktan aşka fark vardır
Kimi zaman han olur, yol olur kimi zaman
Yolcu da kendisidir, çünkü aşkta ben olmaz
Ben'ini silmeyenden gerçek aşkı bekleme.

Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok (Sayfa 296)Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok (Sayfa 296)

Sonunda her güçlük elbet bir gün çözülür.
Yen ağzıyla dirsek yamaya yamaya,
Bugünleri de gördük çok şükür;
Ne yen kaldı, ne dirsek ortada.

Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok (Sayfa 229)Bir Acıya Kiracı, Metin Altıok (Sayfa 229)