"Eskiden dedikodular bile güzeldi doktor bey evladım,'' demişti hastalarımdan biri. O an, babaannemin evini hatırlamıştım;
"Kız, Gülderen'in kızı Sakine'nin kocasıyla kaçmış, duydun mu?"
"Aaaaaaaaaa. "
"Yaaaaaaaaaaaa. "
"Ar, edep kalmadı bacılığım, kalmadı."
"Sırlarını kimseye anlatma! Onların bir kısmı Günah, bir kısmı Hata, bir kısmı ise Yanılgıydı. Hayat devam ediyor, sen onları telafi edersin ama onlar başkalarının zihninde hep canlı kalmaya devam eder.
- Her derdini de anlatma; insanların yarısı umursamaz, diğer yarısı ise buna sevinebilir.
- Canını acıtan yeri gösterme; bir gün nasıl inciteceklerini öğrenirler. Gözyaşının sebebini anlatma; nasıl ağlatacaklarını bilirler.
- Kalbindeki değeri herkese verme, bütün sevgini bir anda sunma. Bazıları seni elde ettiğinde kıymetini unutabilir.
- Hayallerini de herkese açma; çünkü hayaller de çalınır. Bir de insanların önünde kırılan umutlar daha ağır gelir.
- Ve bu hayatta ne istediğini herkese söyleme… Çünkü ne yazık ki herkes senin iyiliğini istemez."