Çocuklar! Daha evvel de anlattığım gibi benim zamanımda çocukların en makbulleri görünür bir sakatlığı olanlardı. Bunlar, orasından, burasından delinip deşilmiş, yahut kopmuş vücutlariyle, hırdavatçı eşyası gibi, kaldırımlara serildikleri zaman uyandırdıkları merhamet ve getirdikleri para büyüktü.
Simsarların böylelerini Anadolu'da ailelerinden satın almaya çıktıkları, hattâ bazılarının küçükken gözlerini çıkardıkları, vücutlarının bir zararsız azasını kopardıkları söylenirdi.
Zamanımızda istanbul'un büyük caddelerinde böylelerine pek rastgelinmez olmuştur. Şimdi, moda,daha ziyade kıvrak ve sevimli çocuklardadır. Sahipleri onları tertemiz önlükler, işlemeli beyaz yakalar, boyalı potinlerle küçük mektep çocukları kıyafetine sokuyorlar; vapur, istasyon, gazino gibi yerlerde kalabalığın arasına salıvererek kenardan neticeyi seyrediyorlar. Küçük eliyle size şeker ikram eden, gülümseyerek yakanıza çiçek iğnelemeye uğraşan şipşirin bir çocuk! Ona verilecek para vücudundan irinler akan, ayakları, diz kapağından kopmuş canlı çirkefe atılan paradan elbette büyük olacaktır.