Kübra

Hazreti Sultan Mehemmed Fatihin asrmnda kim Şerbeti câm-ı-Şehâdet nuş edüb işbû şehid Cüstu-cu ettik bu zâtin nâm-ı vâlâ'sı nedir Nam-û nenkinden geçüp bînam-ı hem olmuş bedîd Bu mekân-ı âlî olmuştu harâb ender harâb Çok kişi ta'mirine himmetten olmustu baîd. Serteser i'marına hizmet güzinin îde hak. Darevnde anları mesrur hem eh-li saîd Nagihan abâdına kasd eyledi peyrukadan Ahmed usta dökmeci bâşiyle meşhur-u ferî Söyledi İlmî bunun lafzın hemen târihini Bin iki yüz oldu doksan yedîde türbe cedîd.
Sayfa 4
Reklam
"Eskiden dedikodular bile güzeldi doktor bey evladım,'' demişti hastalarımdan biri. O an, babaannemin evini hatır­lamıştım; "Kız, Gülderen'in kızı Sakine'nin kocasıyla kaçmış, duydun mu?" "Aaaaaaaaaa. " "Yaaaaaaaaaaaa. " "Ar, edep kalmadı bacılığım, kalmadı."
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Dünyadaki hiçbir dil izah edemedi, olup biteni. Sessizlik böyle böyle icat edildi.
Çocuklar! Daha evvel de anlattığım gibi benim zamanımda çocukların en makbulleri görünür bir sakatlığı olanlardı. Bunlar, orasından, burasından delinip deşilmiş, yahut kopmuş vücutlariyle, hırdavatçı eşyası gibi, kaldırımlara serildikleri zaman uyandırdıkları merhamet ve getirdikleri para büyüktü. Simsarların böylelerini Anadolu'da ailelerinden satın almaya çıktıkları, hattâ bazılarının küçükken gözlerini çıkardıkları, vücutlarının bir zararsız azasını kopardıkları söylenirdi. Zamanımızda istanbul'un büyük caddelerinde böylelerine pek rastgelinmez olmuştur. Şimdi, moda,daha ziyade kıvrak ve sevimli çocuklardadır. Sahipleri onları tertemiz önlükler, işlemeli beyaz yakalar, boyalı potinlerle küçük mektep çocukları kıyafetine sokuyorlar; vapur, istasyon, gazino gibi yerlerde kalabalığın arasına salıvererek kenardan neticeyi seyrediyorlar. Küçük eliyle size şeker ikram eden, gülümseyerek yakanıza çiçek iğnelemeye uğraşan şipşirin bir çocuk! Ona verilecek para vücudundan irinler akan, ayakları, diz kapağından kopmuş canlı çirkefe atılan paradan elbette büyük olacaktır.
Alıntı
Yıldızlı Alıntı
Sömürgecilik sürecinde, bilimin tarafsızlığı ve evrenselliği önemli bir koz olarak kullanıldı. Sömürgecilik de kapitalizmin gelişmesinde önemli bir rol oynadı. Oysa sosyal bilimin geçerliliği, görece bir geçerliliktir. Öte yandan bir bilim olarak ortaya çıkan iktisat kuramı, Batı burjuva kültürünün bir parçasıydı. Dolayısıyla hakim Batı burjuva kültürü ne kadar evrenselse, burjuva iktisat kuramı da aynı ölçüde "evrensel" geçerliliğe sahip olabilirdi... Burjuva ideolojisinin bir parçasını oluşturan bu bilim, tüm Dünya üniversitelerinde okutuluyor. Zira asıl evrensellik iddiasında olan burjuva uygarlığının kendi­sidir. Onun yapıcı unsurları da evrenseldir. Hakim Batı ideolo­jisinin bir parçası olan "iktisat bilimi" ve ona dayalı iktisat ."politikaları" da evrenseldir...
Sayfa 345 - Yordam Kitap, 2. Basım, Mart 2019 (İlk basım tarihi 1991)·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam