Kübra

Batı'nın rasyonalizmi ve bilimi bir kere egemen olunca, onbinlerce yıldan beri birikip gelen tüm bilgiler değersizleşti. Batı burjuvazisi, egemen olabilmek için böyle bir yola başvura­caktı. Bir tek "Batı bilimi" vardı ve ifadesini "diplomalı aydın"da buluyordu. Sömürge ve yarı-sömürgelerdeki "Batıcı aydınlar", sömürgeciliğin ürünü olan yerli işbirlikçi orta sınıflar, kendi halklarını ve kendi geçmişlerini suçlama yarışında Batılı efendilerini bile geride bıraktılar... Sömürge "aydınlarının" ve işbirlikçi sınıf ve grupların bu tavrını ideolojik bir yanılsama olarak görmek yanlıştır. Maddi, sınıf sal çıkarlar söz konusuy­du... Bugün olduğu gibi, her tarihsel dönemde sömürgecilik ve emperyalizmden çıkar sağlayan, varlıkları emperyalist sömürü ve bağımlılık ilişkilerine bağlı, işbirlikçi sınıflar söz konusudur.
Sayfa 342 - Yordam Kitap, 2. Basım, Mart 2019 (İlk basım tarihi 1991)·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İddia edildiğinin aksine, aydınlanma felsefesinden esinlenen fikirler, yerli kültürlerin tahrip edilmesini meşrulaştırmıştır... Şimdilerde bilim ve teknoloji taşıyıcıları, sömürgeciliğin başlangıcındaki misyonerin yerini almış durumda. Bu arada 1960' larda azgelişmiş ülkelere dağılan "barış gönüllüleri"ni de hatırlamamak olmaz... Bugün sadece Sahra'nın güneyindeki Kara Afrika'da 80 bin "kalkınma uzmanı" görev yapıyor ve bunlara yılda 4 milyar dolar ücret ödeniyor!
Sayfa 342 - Yordam Kitap, 2. Basım, Mart 2019 (İlk basım tarihi 1991)·Kitabı okudu
Alıntı
Sömürgecilikle başlayan dönemde "Batı" ile "Batılı olmayanlar'' arasındaki ilişkiler biçim değiştirse de özü hep aynı kaldı. Başlangıçta sömürgeciliğin yerleşmesi için askeri plandaki üstünlük önemli olmakla birlikte, asıl belirleyici olan "Batı düşüncesi", "Batı bilimi ve teknolojisi"ydi. Claude Levi­ Strauss; "Ondokuzuncu yüzyıl Avrupa'lısı, buharlı makine ve birkaç başka teknik hüneriyle böbürlenip, kendini Dünyanın geri kalanından üstün görüyordu,"* diye yazıyor. Descartes, "Düşünüyorum öyleyse varım"; F.Bacon da "bilim iktidardır" demişti... Dünyanın geri kalan bölgelerindeki halklar; kendi doğalarından kaynaklanan bir "geriliğe mahkûm olduklarına, Avrupalıya göre "aşağılık" olduklarına inandırılmalarında söz konusu ''modern bilim" belirleyici bir rol oynadı. Üstelik her tarihsel dönemde sömürgeciliğin, bir aracı olan "modern Batı bilimi" kendini "tarafsız" ve "evrensel" olarak sunmayı da başardı. Böylece tarafsızlık ve evrensellik efsanesi, batı bilim ve teknolojisine karşı konulmaz bir güç kazandırdı. Her kim batı düşüncesine, egemen batı ideolojisine karşı çıkarsa, bilim düş­manı ve gerici damgasını yemekten kendini kurtaramazdı. Artık Avrupamerkezli, ırkçı, nüfuz yayıcı Batı ideolojisi tüm Dünyada egemen olabilirdi... *Alain Finkilkrant, "Identite Culturel" in 50 Idees qui Ebranlerent le Monde, Payot, Paris, l 980, s. 39.
Sayfa 341 - Yordam Kitap, 2. Basım, Mart 2019 (İlk basım tarihi 1991)·Kitabı okudu
Alıntı

Kübra

, bir kitap okudu
8/10
·208 syf.·
30 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 22:14
·
2026 11. kitabı
Reşat Nuri Güntekin
7.6/10 · 2.683 okunma