Madalyonun öbür yüzündeyse bu performans ve aktiflik toplumunun getirdiği aşın yorgunluk ve takatsizliği görürüz. Bu psişik durumlar, negativiteden yoksun ve ifrat derecesindeki pozitiviteyle dizginlenmiş dünyanın vasıflandır.
Gücün/İmkanm [Potenz]5 iki formu vardır. Pozitif güç, bir şeyi yapma gücüdür. Negatif güç ise bunun aksine, hiçbir şey yapmama gücüdür. Nietzsche’nin dilinden konuşacak olursak, hayır diyebilme gücüdür. Fakat bu negatif güç, yalın güçsüzlükten [Impotenz], bir şeyi yapamama güçsüzlüğünden farklılaşır. Güçsüzlük [Impotenz] doğrudan doğruya pozitif gücün zıddıdır. Bir şeye bağlı olduğu ölçüde pozitiftir. Yani bir şey yapabilemez. Negatif güç/imkan bu bir şeyle sınırlanmış pozitiviteyi aşar. Hiç bir şey yapmama imkanıdır. İnsan negatif imkanı olmadan, hiçbir şeyi algılamadan, yalnızca pozitif imkanla, bir şeyleri algılasaydı, algı kendini zorla kabul ettirip hücum eden uyaran ve dürtülere maruz kalırdı. Bu durumda hiç bir “maneviyat” [Geistigkeit] mümkün olmazdı. İnsan yalnızca bir şey yapabilme imkanına sahip olsaydı ve bir şey yapmama imkanı olmasaydı sonu ölümcül bir hiperaktiviteye varırdı. İnsan yalnızca bir şeyi düşünme imkanına sahip olsaydı, düşünce karşımızda duran şeylerde dağılır giderdi. Tefekkür [Nachdenken] mümkün olmazdı zira pozitif güç/imkan, pozitifliğin aşırılığı, yalnızca mütemadi yen ileriyi düşünmeye [Fortdenken] izin verir.