Kraliçenin Pireleri

8,4/10  (131 Oy) · 
435 okunma  · 
121 beğeni  · 
3.569 gösterim
Gözlerin alabildiğine uzakları görebilmeli baktığında. Şehrin her bir köşesini ve her köşesinde başka bir hayata dönüşen gölgeleri fark edebilmeli. Sahici olan ne varsa ve içinde yaşamak adına bir giz taşıyan ne varsa fark edebilmelisin. Böylece zaman senin kollarında uzamalı. Bazen akrebi sımsıkı avuçlarında tutmalısın. Kimi zaman da bir yelkovanın sırtında savaşmalısın ara sokakların içinde. 

Gözlerin alabildiğine uzakları görebilmeli her baktığında. Gizli akıtılan gözyaşlarının, yarım kalmış hesabı hırslandırmalı yüreğini. Soğuk bir odada, eskimiş bir yatağa uzanmış ve kısık yanan bir lambaya saatler boyunca bakan bir adamın incinmişliğine dikkat kesilmelisin. Onurlu bir adamın incinmişliğiyle puslanmış sokaklarda yürüyüp ihanetin ayak izlerinde okumalısın hayatın kaypak yüzünü.

Çekip giden bir kadının geride bıraktığı son hicaz hüzünleri özenle toplamalısın odanın içinde. Bir kristal bardağı tutuyormuşçasına özenle toplamalı ve mümkün olduğunca gözlerden uzak tutmalısın.

Hırçın bir kuzey rüzgarı gibi esmeli bakışların kentin sokaklarında. 
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    2016
  • Sayfa Sayısı:
    187
  • ISBN:
    9789759960858
  • Yayınevi:
    Profil Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
salih 
21 Ara 2017 · Kitabı okudu · 2 günde

Tarık Tufan'dan bir Çağan Irmak filmi tadında kitap daha. Ama burda Çağan Irmak filmi izlerken ki gibi hüngür hüngür ağlamıyorsun, göz yaşlarını içine akıtıyorsun. Gerçi bu daha kötü ya. Şebo'nun bir lafı var o geldi aklıma, "senin gördüğün yanağımdan süzülenler, asıl içimde gizli bir deniz var." Tarık Tufan'ın kitaplarındaki drama alıştık, ama nasıl dram yapay, arabeks bir dram değil. Hani hayatın acı gerçekleri vardır ya, görmezden geliriz, bilipte bilmezden geliriz, herkes bilir ama kimse konuşmaz, böyle film gibi izleriz. İşte o acılar. Mesela bir tane Hollywood yapımı, propaganda kokan, fon müziği eşliğinde acıklı bir sahne çıktığında herkes oturup ağlarken, ülkemizde, suriyede, Kudüste her gün ölen onlarca kişiye karşı hiçbir tepki (duygusal dahi olsa) göstermiyoruz. Neyse çok saptık, kitaba geçelim. Bu bir deneme kitabı otuz kadar yazıdan oluşuyor. Ben beş on tanesini falan not aldım, çünkü defalarca okunacak yazılar var. Bahsettiğim gibi kitabın ana çerçevesi hayat, hayatın içindeki acılar.