Kraliçenin Pireleri

8,3/10  (81 Oy) · 
223 okunma  · 
73 beğeni  · 
1.799 gösterim
Gözlerin alabildiğine uzakları görebilmeli baktığında. Şehrin her bir köşesini ve her köşesinde başka bir hayata dönüşen gölgeleri fark edebilmeli. Sahici olan ne varsa ve içinde yaşamak adına bir giz taşıyan ne varsa fark edebilmelisin. Böylece zaman senin kollarında uzamalı. Bazen akrebi sımsıkı avuçlarında tutmalısın. Kimi zaman da bir yelkovanın sırtında savaşmalısın ara sokakların içinde. 

Gözlerin alabildiğine uzakları görebilmeli her baktığında. Gizli akıtılan gözyaşlarının, yarım kalmış hesabı hırslandırmalı yüreğini. Soğuk bir odada, eskimiş bir yatağa uzanmış ve kısık yanan bir lambaya saatler boyunca bakan bir adamın incinmişliğine dikkat kesilmelisin. Onurlu bir adamın incinmişliğiyle puslanmış sokaklarda yürüyüp ihanetin ayak izlerinde okumalısın hayatın kaypak yüzünü.

Çekip giden bir kadının geride bıraktığı son hicaz hüzünleri özenle toplamalısın odanın içinde. Bir kristal bardağı tutuyormuşçasına özenle toplamalı ve mümkün olduğunca gözlerden uzak tutmalısın.

Hırçın bir kuzey rüzgarı gibi esmeli bakışların kentin sokaklarında. 
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    2016
  • Sayfa Sayısı:
    187
  • ISBN:
    9789759960858
  • Yayınevi:
    Profil Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
kübra kaya 
20 Nis 17:34 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Kraliçemin Pireleri de kısa kısa denemelerden oluşan, her oturuşta birkaç bölüm okuyup ; bazılarını çok sevdiğim bir kitap oldu. Yine bolca altı çizilesi cümlelerle doluydu. Arada sırada elime alıp rastgele bir sayfasını açıp okuyunca beni mutlu edecek kitaplardan. Konular hep mutluluk verici olmasa da , joker kitap etkisi çok güzel.

Burak 
 26 Tem 23:50 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

" Kraliçe'nin Pireleri, Tarık Tufan'ın hayata bakarken dikkat kesildiği olayları ve duyguları anlatan denemelerden oluşuyor. Her denemede kendini gösteren samimiyet, yalın anlatım ve incelikli bakış okuru bir çırpıda içine çekiyor. Herkesin görüp geçtiği ve sıradanlaşmış durumlar, Tarık Tufan'ın anlatımıyla insanın kalbini sarsan sorgulamalara dönüşüyor. Karanlık mahalleler, giden kadınlar, kırılgan yüzler, kayıplar, eski şarkılar ve her şeye yeniden başlayabilme cesareti...
Tarık Tufan yaralarımıza dokunmaya devam ediyor." ( Arka Kapaktan)

Kısa denemelerden oluşan bu güzel eseri, bölüm bölüm olarak, büyük bir beğeniyle okudum. Çoğu bölüm öylesine yoğun ki birini bitirip özümsemek ve hissettirdikleri üzerinde düşünmek için ara vermek gerekir diye düşünüyorum. Yazarın şu ana kadar okuduğum kitapları arasında en etkilendiğim kitabı oldu diyebilirim. O kadar çok altı çizilecek bölüm var ki... Ben de elimden geldiğince alıntı paylaşarak katkıda bulunmaya çalıştım.
Eğer henüz yazarın eserleri ile tanışmayan okurlar bulunuyorsa bence daha fazla vakit kaybetmesinler. Herkese keyifli okumalar...

Poirot 
 12 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kitap bir çırpıda bitirilebilecek denemelerden oluşuyor...
İsmi biraz farklı gelebilir ama okumaya başlayıp sayfaları çevirdikçe içine daha çok çekebiliyor...Bazen bir yazıda ya da cümlede kendinizi bulabiliyorsunuz...
Özellikle "üç numaralı saçlar" yazısında 25 yaş üstü birçok arkadaş kendini bulabilir...

Melike Doğan 
08 Nis 22:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

altını çizmekten yorulup bölüm başlarına yıldız eklediğim, onda da her bölümde yıldız olduğunu farkettiğim muhteşem denemelerle dolu olan kitap. "elbet bir gün..."

Meryem Hoşoğlu 
31 Tem 02:43 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Tarık Tufan ilk kez okudum. Arkadaşımın tavsiyesi üzerine okudum, iyi ki okumuşum. O kadar hoşuma giden cümleler oldu ki bir köşeye not etmeden yapamadım. :)
Kitabı okurken Tarık Tufan'ın hayata bakarken aslında ne kadar derin baktığını, göremediğimiz pek çok şeyi gördüğünü söyleyebilirim. Kitap denemelerden oluşuyor. Denemeler çok güzeldi. Okurken dinlendiğimi hissettim. Dili çok yalın ve akıcıydı. Kitabı okurken çevremizde gördüğümüz ama farkına varamadığımız güzellikler ve çokça acıyla dolu olduğunu gördüm.Kitabı tavsiye ediyorum, kapağını kapattıktan sonra bir başka bakıyorsunuz hayata, çevrenize, insanlara...

Umut Mahfuz 
06 Oca 15:10 · Kitabı okudu · 1073 günde · 10/10 puan

Tarık Tufan' ın Üslubu tarzı anlatımı ve konuya hakimiyetine sizi dahil etmesi mükemmel...
Mahallenin çocuğu dediğimiz ender insanlardan birisidir...
ağzına sağlık Tarık Tufan

insan_okur 
30 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tarık Tufan'dan okuduğum 4. eseri oldu ve yine beğendim hatta en beğendiğim de bu eseri olabilir. Çok güzel yerlere dokunmuş yine. Deneme türündeki eser sanki kişisel gelişim kitabı gibi olmuş. Hikayeler o kadar sağlam ve güzel ki gerçekten okunmalı. Alıntılar mükemmel. 180 sayfalık kitap içerisinde aldığım notlar;
- Umut ( Bu kavrama çok fazla değinmiş. Umutlu olun bıkmayın... )
- Annelik ve kadınlık
- Ağlamak, rahat olmak. Duygularını açık seçik beyan etmek ve korkmamak.
- Ölüm zorluğu
- Kudüs ve çocukların ölmesi
- Kültürel yozlaşma ( Eskiyi arama, eskileri unutma. İnternetin, TV'nin kültürümüzü unutturması...Bağımlılık yaratması. )
- Doğallığını kaybetmeme. Özün neyse o ol. Gösterişe kaçma, rahat ol.
- Başkasının lafına göre hayatını yaşama, şekillendirme.
- Azimli ol, düşsen de tekrar kalk. Allah her zaman seninledir.
- Ailenin önemi ve pişmanlıklar...
- Nasıl doğduysan kendini öyle kabul et. Değiştirme veya değiştirmeye çalışma. ( Fiziksel ve ruhsal olarak ) Ör: Engelli doğsan da bunu kabul ederek ve severek yaşamak.
- Beyaz yalanlar söylemek zorunda kalma. Dik dur. Her zaman doğruyu söyle.
- Nesnelere bağlanmamak gerekli.

bir çok ders çıkarılabilir bu eserden. Bazı bölümler de sıkılabilirsiniz ama bitirmek için beni azmettirmesi, bağlaması benim için ekstradan 1 puan daha oldu. Beğenerek okudum. Diğer kitaplarını da okuyacağım. Sizlere de tavsiye ederim.

Hatice A. 
18 Haz 14:50 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Kısa kısa hikayeleri içinde barındıran bir kitap. Büyük beklentilerle almıştım fakat çok iyi diyemeyeceğim ama kötü sayılmayacak bir kitap.
Özellikle dikkatimi çeken "film bitiyor, tükeniyoruz" Bölümünde yer alan şu cümleler: "Acı hep başkalarının hayatına düşecek ve siz hep mutluluğu oynayacaksınız.", "Kaybolan çocuğunu kalabalık bir caddenin ortasında, elinde taşıdığı resimle arayan anne asla dünyanıza giremeyecek.", "Siz oğullarınızı hiçbir zaman elektrik direğine asılan fotokobi kâğıtlarla aramayacaksınız."

Ayrıca kitabın geneline bakacak olursak bol bol metaforlarla karşılaşıyoruz.
Okuması kolay, akıcı bir dille yazılmış.

Kekremsi bir tat.. Kitap bittiğinde damağımda kalan buydu, ne kızgınlık, ne mutluluk... Kızamıyorsunuz , çünkü kitaptaki 'yılan' ları hala bir yerlerde kendine dokunmadan da bin yıl yaşatmaya müsaade edemeyecek iyi insanların olduğunu farkediyorsunuz yeniden.. Memnun olamıyorsunuz çünkü böyle insanların her geçen gün azaldığını anımsıyorsunuz kitap aralarında, yani kitaptan kafayı gerçek hayatımıza kaldırdığımızda..

Tarık Tufan, hayatın içinden olayları belki de hayatın kamera arkasını işte bu hassasiyetle yazmış bizlere.. Belki de bir 3. Sayfa haberinde bizler için 10 snlik bir zamanı irdeleyip, sadece bir 'ölüm' bir 'kayıp' bir 'kaza' olmaktan çıkarıp , habere konu olan koca bir 'İnsan hayatı 'nı seriyor gözler önüne.. Bu bazen berber koltuğundaki bir çocuk, bazen hayalleri elinden alınmış bir genç kız, bazen doğu illerinden birinden taşından toprağından altın bulmak için İstanbula gelen bir göçmen oluyor.

Ek olarak A. Ali Ural'ın bir iki deneme kitabını okuyanlar , benzer bir anlatıma rastlayacaklardır yazarın bu kitabında, Az cümleyle yoğun bir farkındalık yani.. Edebik açıdan Ural bi tık daha üstte bana göre ama ..

Bir de yazarın özel hayatını bilmememe rağmen çok iyi bir baba , özellikle kız babası olacağı hissi oluştu sık sık. Bu da az bir övgü değil hani .. :)

İyi Okumalar ... :)

Eylül özcan 
23 Tem 23:15 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hayatım parçalarını nasıl bir araya getirebileceğim konusunda en küçük bir fikrim de yok . Nereden başlamalı ki ?
Başı ve sonu içiçe geçmiş bir hikayede ortaya çıkacağını karıştırmış bir kahraman gibiyim . Nerede ortaya çıksam yanlış karedeyim ..

2 /

Kitaptan 230 Alıntı

Ahmet Can Ayhan 
 06 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kalbimden neler geçtiğini, kafamda biriktirdiklerimi, tasarladığım her şeyi bildiğini düşünüyorum. En azından tüm bunları hissettiğini. Belki de böyle bir beklenti benimkisi. Çünkü bunları sana asla söylemeyeceğim. Asla söyleyemeyeceğim. Oysa o kadar dilimin ucundalar ki. Rüzgar esse düşecekmiş gibi, gözlerime baksan, giderken başını bir kez geriye çevirsen, ağzımdan dökülüverecek kadar dilimin ucunda. Uzunca susuşlarım, ağzımı bile açmadan öylece kalakalıp, bakışlarımı kaçırışım hep bundan.

Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 24)Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 24)

Yağmurlu bir havanın ardından birdenbire önümüze çıkan bir gökkuşağına yetişebilmek gibi beyhude bir telaşa döndü hayat.

Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 21)Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 21)
Feyza. 
17 Mar 23:53 · Kitabı okudu · 5/10 puan

"Neyin var Descartes?"
"Düşünüyorum,öyleyse..."
"Evet. Öyleyse?"
"Hiç."

Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 16 - Profil)Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 16 - Profil)
Ahmet Can Ayhan 
29 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Düşen Bir Uçağın Karakutusundaki Sesler


-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!
-Allah!

Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 83)Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 83)
Ferihan 
 14 Haz 21:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Şimdi bulabildiğim tüm soru cümlelerini üst üste yığıp, bulabildiğim en merhametli cevabın dizlerine yaslamak istiyorum başımı.

Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 22)Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 22)

Zaman diyorum, biraz daha zaman. Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler.

Kraliçenin Pireleri, Tarık TufanKraliçenin Pireleri, Tarık Tufan
Ahmet Can Ayhan 
27 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Stockholm'de bir gece vakti...

"Neyin var Descartes?"
"Düşünüyorum, öyleyse..."
"Evet. Öyleyse?"
"Hiç."

Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 16)Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 16)
Matruşka 
22 Haz 02:06 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Artık gözlerime inanmıyorum.
Gördüğüm hiçbir yerde yoksun.

Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 27)Kraliçenin Pireleri, Tarık Tufan (Sayfa 27)