Kaybolan

Tarık Tufan
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 6 dk.
Sayfa Sayısı:
392
Basım Tarihi:
Eylül 2020
Yayınevi:
Doğan Kitap Yayınları
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786050977684
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

《 K A Y B O L A N 》
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2025 10:51
Tarık Tufan, sevdiğim ve keyifle okuduğum bir kalem olması sebebiyle okuma yolculuğuma renk katıyor.. Psikolojiyi, felsefeyi, sosyolojiyi harmanlaması, beni her seferinde hayran bırakıyor. Bazı kitaplarla bu kadar konuşamıyorum, ama Tarık Tufan'ın kitaplarıyla olan keyifli muhabbet bitmiyor. Hele ki Kaybolan kitabı, ilişkiler üzerine bir kurgu anlattığı için, kendi adıma daha verimli, anlamlı ve renkli bir okuma serüveni oldu. İlişkiler dediysem magazinsel anlamda bir kurgudan bahsetmiyorum, bireylerin ve ilişkilerin psikolojisi üzerine derinlemesine bir kurgudan bahsediyorum. Bu kitap, psikoloji bilimini gereksiz görenler ya da sevmeyenler için sıkıcı gelebilir. Ama psikoloji meraklıları için, üstünde saatlerce konuşulacak, sentezleme yapılabilecek bir kurgu olduğunu düşünüyorum. İnsanın sosyal bir varlık olduğunu biliyoruz. Dünya kocaman bir ev ve biz bu evin bireyleriyiz. Herkes kendi yaşantısı içinden bazı hikayelerle, bir diğerinin yaşamına dokunarak ilerler. Bu dokunma, iki ayrı dizenin anlamlı bir beyit oluşturması gibi olduğunda, ilişki şiire döner. Bilhassa bu ilişki romantik bir ilişkiyse, "maşaallah şiir gibi sevda" deriz. Ama imtihan dünyası bu ya, o anlam her zaman oluşmaz ve her ilişki şiire dönmez. İşte bu kitap, bu anlamda, bireylerin psikolojileri ve bunun, ilişkilerin psikolojisine nasıl etki ettiğine değinmiştir. Bu kitabın ana teması, baş karakterimiz Hakan’ın, 40.yaş doğum gününde, ruhsal anlamda kendini 'kaybetmesi' hissiyle başlar. Fason bir hayat yaşadığını düşünen Hakan, "Ben kimim?" sorusuna cevap aramaya başlar. Bu hissi etkileyen, kitapta geçen önemli alt metinlerden biri, var iken yok olan babalardır. Psikolojiye göre, bireyin hayatındaki en şiddetli travmalardan biri, var iken yok ebeveynlerdir. Kitabın baş
Edebiyat & Roman
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
Herkes Biraz Kaybolur Peki Sen Nerede?
9/10
·392 syf.·
2025 36. kitabı
Hiç kaybolduğunuz oldu mu? Sadece sokak aralarında değil, kendi hayatınızın içinde… İşte Tarık Tufan’ın Kaybolan romanı tam da bu duygunun peşine düşüyor. Bir yandan bir kayboluş hikâyesi anlatıyor, ama aslında daha derin bir şeyin izini sürüyor: belleğin, hatıraların, ilişkilerin içinde kaybolmayı. Romanı elinize aldığınızda bir polisiye merakıyla başlıyorsunuz. Birinin kayboluşunu takip ederken, bir noktadan sonra fark ediyorsunuz ki asıl mesele birini bulmak değil, kendini bulabilmek. Tarık Tufan’ın kısa ama yoğun cümleleri, okuru ağır ağır kendi iç dünyasına çekiyor. Okurken hızlanmak mümkün değil; her satırda durup düşünmek, belki de altını çizmek gerekiyor. Karakterler tanıdık geliyor çünkü hepsi biraz bizden: kalabalıkların içinde yalnız, geçmişin yükünü taşıyan, bir türlü tam olarak “yerini” bulamayan insanlar. Onların kayboluşunda, kendi kayboluşlarımızı görmek şaşırtıcı ama bir o kadar da tanıdık bir deneyim. Kaybolan kolay bir roman değil; aksiyon arayanlara ağır gelebilir. Ama hayata, kendine ve hafızana dair sorular sormaktan hoşlanan biriyseniz sizi derinden yakalayabilir. Tarık Tufan, kaybolmayı yalnızca bir hikaye değil, bir ruh hali olarak anlatıyor. Ve kitabı bitirdiğinizde, belki de asıl soruyu kendinize sormadan edemiyorsunuz. Ben nerede kayboldum?
1000Kitap
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
ARAMIZDA HİÇ KAYBOLMAMIŞ OLAN VAR MI?
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 105. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 23:12
“Bugün benim doğum günüm, kırk yaşına girdim ve kayboldum.” Herkese selamlar kitap dostlarım! Tarık Tufan sevdamı beni bilenler bilir, bu gün yine onun muhteşem kaleminden çıkma Kaybolan kitabını inceleyeceğim, vakit kaybetmeden başlayalım! Bir şeylerin eksikliğini hissettiğiniz fakat neyin kaybolduğu bilmediğiniz, bulamadığınız duygusuna kapıldığınız oldu mu hiç? Eminim olmuştur… Çünkü modern insanın en büyük lanetlerinden birisi bu: Kaybolmak! Bu kayboluş mekansal değil elbette; kendi içinde kaybolmaktan bahsediyorum: Geçmişinde, inandığın değerlerde, yaptığın seçimlerde kaybolmaktan… İşte roman boyunca yazarımız bir şeylerin yolunda gitmediğini bilen ama neyi kaybettiğini tam olarak adlandıramayan modern insanın bilinç altını gözlerimizin önüne seriyor karakterler aracılığıyla. Bazen inkar ediyorsunuz, bazen kabul ediyorsunuz, bazen bunalıyorsunuz, bazen de kaçıyorsunuz derininizdeki gerçeklerden. İçinizde eksilen şeylerle yüzleşiyorsunuz sonunda, tıpkı Hakan ve Yıldız gibi… Hakan ve Yıldız 15 yıldır evli ve çocukları olmayan çiftimiz. İkisi de geçmişinden yaralı… İkisinin de çok ciddi anne baba travması var. Özellikle Yıldız’ın babasıyla olan ilişkisi beni inanılmaz etkiledi. “Babalarının yaraladığı kadınların acısına ölüm bile çare olmaz.” diyor Tarık abimiz, o kadar doğru ki… Doğduğunuz andan itibaren size dağ olması gereken insan tam aksine dağlarınıza karlar yağdırınca; geri kalan ömrünüzde ne kadar çabalarsanız çabalayın hep yarım, hep eksik kalıyorsunuz; ölüm bile çare olmuyor bu boşluğu gidermeye… Keşke herkes anne baba olmasa diye düşündüm bir kez daha kitabı okurken; fakat işte imtihan dünyası ve bence en büyük imtihanlardan birisi de anne baba ile olan diye düşünüyorum. Hakan ve Yıldız’ın ikisinin de aile travmalarının olması tesadüf değildi. Bence yazar
Edebiyat
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2023 10:49
Yaşamış olduğumuz depremden iki gün önce okumaya başladığım, depremden sonra okumaya ara verdiğim Tarık Tufan 'ın kitabı. İçerisinde 1999 yılında yaşanan depreme ait bölümün olmasını sonradan okumam günler önce yaşadığımız felaketin acısını derinden hissettirdi. Kitabın karakterlerine değinecek olursak: Hakan : Kitabın ana karakteri. Kendi doğum günü partisinde pastanın üzerinde yazılı olan ismin farklı olması ile başlıyor hikaye. Hakan'ın gerçek adı neydi, yıllarca anne babası diye bildiği insanlar gerçekte kimdi, asıl anne babası kimdi. İş hayatına atılırken seçmelere iki kişi kaldığı, finalde kendisine fedakarlık yapıp seçmelerden çekilen Yıldız ile yapmış olduğu evlilikte mutlu bir hayat sürdürebilecek miydi. Yoksa yıllar sonra karşısına tesadüf sonucu çıkan sevdiği kadın duygularını etkileyecek miydi. Hakan geçmişte yaşanan depremde göçük altında kalan sevdiği kadın ile geçmişin hesaplaşmasını yaptığında neler hissedecekti. Yıldız : Yıllar önce bir olaya istemeden şahit olduktan sonra babasına karşı duyduğu öfke ile büyümüş bir kız çocuğu. Bu öfke yüzünden sırf babasına inat evlenmişti Hakan ile. İnat ile yapılan bu evlilik ne kadar sürecekti, aradaki sevgi olduğuna inandırdığı bağ ne kadar kuvvetliydi, yıllarca çocuk sahibi olma çabaları amacına ulaşacak mıydı. Yaşadıkları aile içi sıkıntıları kendi aralarında çözebilecekler miydi. Sonay : 1999 depreminde göçük altında kalan depremzede. Hakan ile kaldığı o gece yaşanan deprem sonucunda göçük altında kalmıştı. Yıllar sonra tesadüfen bir kitap söyleşisinde karşılaştı Hakan ile. Geçmişe dair yaşamış olduğu acıları tekrardan hissetti Hakan ile yüzeşirken. Geçmişte yaşanan acılar, geleceği etkileyecek miydi. Hakan'a karşı hisleri ne şekilde değişmişti. Reha İleri : Yıldız 'ın babası. Bir askeri personelin oğlu.
Edebiyat
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
Başkalarının Hayatı!
9/10
·392 syf.··
2024 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2024 19:21
Bir çoğumuzun dipsiz kuyularda kaldığı kendi iç savaşını verdiği ve bir "kimlik" bunalımı yaşadığı dönemler olabiliyor . Bu aşamalardaysanız muhtemelen 30'lu yaşlar ve üzerindesiniz değilseniz güzel haber gökyüzü hala mavi ve yeşil ağaçlar, çok neşeli kuş sesleri. Birilerini tanımaya başlarken nasılda koşar adım sorularımız üstüne bir de estetik bakış açılarımıza denk geliş duruşlar varsa kalbimizde bir davul karnımızda kelebekler . . Herşeyi bilmek isteriz hakkinda en sevdiği renkleri, şarkıları, filmler ve çocukken en sevdiği oyuncağına kadar gider sorular . Kendimize gelince ,kendimizi tanımaya : " kimsin sen ey benliğim?" "Ne yapıyorsun şuanda iç sesim ?" Cevap yok. Bir yerlerde denk gelmiştim mezarlıklar kendilerini tanımadan ölen insanlarla dolu diye. Üzerine düşünüp kendimi bulmaya karar verdim ve bulduğum anda yolumu değiştirdim :) Eser tamda bu konular üzerinde keskin bir bıçak ile çizgiler çiziyor. Canımızı yaka yaka bize kendimizi hatırlatıyor yaşadığımız hayatların ne kadar içinde olduğumuzu sorgulatıyor. Benim için en dokunaklı satırlar, cocukken babasının ait bir hayatı yaşayan filiz artık yaşam ona bunun hesabını sorma imkanı vermişken Demans hastası babası yüzünden hesabın ödemesini alamamış ,karşılık bulamamaştı. Sanırım bizler bir çok şeyin hesabını sormakla asla ödüllendirilemeyeceğiz hayat tarafından.. Konuyla alakalı sevdiğim alıntılardan: “Tek korkum: yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan.” Kör Baykuş, Sadık Hidayet Bu yaşadığım hayat, o kadar benim değil ki herhangi bir saatimde birisi gelip de bana "Haydi kalk, sıran geldi, kendi kendin ol!" diye bağırsa sanki böyle bir şey mümkünmüş gibi inanıp koşacağım. Ahmet Hamdi Tanpınar , Hikayeler
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
Tarık Tufan Kaybolan İnceleme
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 114. kitabı
Tarkan Tufan Kaybolan Hiç durduğunuz yerde kaybolmuş gibi hissettiniz mi? Yolununuzu değil, kendinizi… Tarık Tufan’ın Kaybolan’ı tam olarak bu hissin etrafında dolaşan bir roman. İlk sayfalarda bir kayboluşun peşine düşüp; ilerledikçe anlıyoruz ki asıl mesele birini bulmak değil, insanın kendisiyle yüzleşmesi. Romanın dili sade ama kolay değil. Tarık Tufan, kısa ve yoğun cümlelerle okuru yavaşlatıyor. Hızlı okunacak bir kitap değil bu; her bölümde durup düşünmek, bazı satırlara geri dönmek istiyorsun.Her satırın altını çizmek mümkün. Kaleminiz elinizden düşmez.Okurken sürekli bir iç ses eşlik ediyor size, sanki kitap okurunu kendi hafızanın içine çağırıyor. Karakterler yabancı gelmiyor. Kalabalıkların içinde yalnız kalan, geçmişin ağırlığını omzunda taşıyan, bir türlü ait hissedemeyen insanlar… Onların eksikliği, senin eksikliğine dokunuyor. Bu yüzden roman sadece bir hikâye anlatmıyor; okurla sessiz bir bağ kuruyor. Bazı sayfalarda “bunu ben de hissettim” demeden geçemiyorsunuz. Kaybolan, aksiyon ya da hızlı bir olay örgüsü arayanlar için yorucu olabilir. Ama insanın kendine, hayata ve hafızaya dair sorularla ilgisi varsa; bu kitap onu derinden yakalıyor. Tarık Tufan, kaybolmayı bir olaydan çok bir ruh hali olarak anlatıyor ve kitabı kapattığında sende tek bir soru kalıyor: Ben nerede kayboldum? Tarık Tufan’dan okuduğum üçüncü kitap, benim için kesinlikle 10/10’luk bir deneyimdi. Uzun süre etkisinden çıkamadığım, satır aralarında kendimi bulduğum bir roman oldu. Sevdiğim alıntılar "Dünyanın en zahmetli işiydi, acıyı tek başına yaşamak..." "Çok didindim,çok savaştım, insanlara ayak uyduramadım..."
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
Kaybolmanın sessizce kabullenişi...
Puan vermedi·392 syf.··
2025 176. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 23:28
Tarık Tufan ’ın Kaybolan kitabını okurken aslında bir hikâyeyi değil, kendimde uzun zamandır adını koyamadığım bir sessizliği takip ediyormuşum gibi hissettim. Bu kitap öyle yüksek sesli bir anlatı değil, kimseye bir şey ispat etmeye çalışmıyor, hatta aramıyor bile sadece olanı olduğu gibi bırakmayı bilen bir yüzleşmenin kitabı. Tarık Tufan karakterlerini anlatmıyor, bırakıyor. Okur olarak biz onlara yaklaşıyoruz, bazen mesafe koyuyoruz, bazen yakından tanıdığımız duygularla istemeden içlerine sızıyoruz. Hayatın kenarında duran insanların geçip giden zamana bakışlarını okurken, kendi içimde “kabullenmek” kelimesinin aslında ne demek olduğuna yeniden döndüm. Kabullendiğim yerlerde bile bir eksiklik, eksik kalan yerde bile tuhaf bir tamamlanmışlık duygusu vardı. Bu kitap kaybolmayı dramatik bir felaket gibi değil, insanın kendini yeniden yazabilmesi için doğal bir geçiş hali gibi sunuyor. Abartı yok, sarsıntı göstermek için çaba yok. Anlatının gücü, tam da o sakinlikte saklı. Bazen en büyük dönüşümün sessizlikte olduğunu bir kez daha hatırlattı bana. Okurken kendime şunu sordum: “Kaybolmak bazen hiç direnmeden izin vermek değil midir zaten?” Tarık Tufan bu soruyu cevaplamıyor. Ama cevabın zaten içimde olduğunu hissettiriyor. Keyifli okumalar dilerim.
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
Kaybolan - Tarık Tufan
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2024 73. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2024 22:18
"Aynı kederi paylaştığınız o ruhla karşılaştığınızda, tanıdık bir şeyleri görmek umudunuzu diriltir." Kaybolan Merhabalar herkese... Tarık Tufan'ın kaleminden Kaybolan adlı kitabın kendimce incelemesi ile buradayım. Yazarın kalemiyle tanışma kitabım oldu Kaybolan. Ve gerçekten çok beğendiğimi söyleyebilirim. Diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Keşke daha önceden okuma fırsatım olsaymış dedim bu kitabı okurken... Yazarın kalemine sağlık. Konusuna gelecek olursam; Kitap üç ana karakterin hikayesi, Reha İleri'yi de sayarsak dört. Çünkü bu karakterlerin ortak özelliği çocukluk travmaları. Kitap en başta, hatıralarla yüzleşmenin, ilk aşkın yürekteki sönmeyen kıvılcımlarının yıllar sonra ateşe dönüşmesini, kendini arayışın bitmeyen döngüsünü, kırık dökük hayatları, çocukluk travmalarının benliklerinde yansıyan derin izlerini, yürekte saklı kalan hüzünle karışık iç çekişleri ve İstanbul sokaklarını bitmeyen yara ve yalpalamalarla arşınlayan Hakan'ın öyküsünün yanı sıra, iki kadınında içler acısı hikayeleriyle çepeçevre sarıyor ve büyülüyor okuru... Hakan hayatında kısır döngüye girmiş, 40 yaşını kutladığı günden sonra hayata bakış açısı birçok yönden değişmiş, benliğinde kopan fırtınaları bertaraf etmeye gücü yetmeyen, eskiyi ve eskinin yaşattığı hayal kırıklıklarını, gönül yorgunluklarını içinden söküp atamayan bir karakter. Kendini o kadar kaybolmuş hissediyor ki sanki hiç yaşamamış, var olmamış, sadece nefes alıp veren bir bitkiden ibaret gibi. Hakan'ın anlatıldığı kısımları Hakan'ın ağzından okuyoruz. Romana farklı bir estetik katmış bu durum. Hakan kendisine isim dahi verilemeden doğar doğmaz teyzesi ve eniştesine evlatlık verilen bir bebek. Ölen kuzeninin kimliği onun oluyor. Kimliksiz olmak çocukluğunda, ergenliğinde, benliğinde derin
1000Kitap
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
Bu kitap, eğlendirmek için değil, düşündürmek için yazılmıştır.
Puan vermedi·392 syf.·
2026 9. kitabı
Harika bir kitap okudum. Öncelikle belirtmek isterim ki Tarık Tufan, bu kitapta bir ruh hâlini kayda geçirmiş. Dolayısıyla roman, “ben neye dönüştüm?” sorusunun peşinden gidiyor. Okurken karakterlerin hayatına dışarıdan bakamadım, adeta zihinlerinin içine davet edildim. Bu yüzden kitap, çoğu zaman uzun bir iç konuşma gibi ilerledi. Romanın ana teması sessiz ve yavaş bir dağılma ile kaybolmak ama bu kayboluş dramatik bir kopuşla değil, alışa alışa yok olmakla gerçekleşiyor. Hakan’ın hayatı bir noktada çökmüyor, peyderpey siliniyor. Bu noktada hayaller erteleniyor, istekler küçülüyor, cesaret azalıyor, "sonra yaparım”lar birikiyor... Bir süre sonra kişi, hâlâ yaşadığını sanıyor ama aslında sadece idare ediyordur. Bu yönüyle Kaybolan, günümüz insanının trajedisini anlatıyor: Hayatta kalıyoruz ama kendimiz olarak değil. Burada ister istemez kendimi sorguladım: “Ben de bir yerlerde kaybolmuş olabilir miyim?” Romanda geçmiş, nostaljik bir sığınak yerine taşınması zor bir yük olarak sunuluyor. Hatıralar, insanı teselli etmiyor, uyutmuyor aksine zayıf anlarda ortaya çıkarak geçmişi, iyileşmemiş bir yara misali yeniden hatırlatıyor. Geçmiş unutulmuyor çünkü unutmak, yüzleşmemek demektir halbuki yüzleşmek de can yakıcıdır. Bu ikilem, romanın en güçlü psikolojik alt metinlerinden biriydi. Romanda "insan birinin yanında da yalnız kalabilir" mesajını çok net vermiş yazarımız. Ayrıca evliliği romantize etmeden ilişkilerin zamanla nasıl duygu bakımından fakirleştiğini de cesurca göstermiş: __“Utanmayı bir kenara bırakıp gerçeği itiraf ettiğim bugün bile hâlâ kendi hayatımı değil, başkalarının hayatını yaşıyorum. Fason hayat. Bir gece düşüncelere dalmış boğuşurken aklıma geldi bu laf; o gün bugündür böyle
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2020 26. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2020 16:44
Öncelikle iki seneyi aşkın bir süredir bu romanın çıkmasını bekliyorduk. Düşerkeni okuduktan sonra Tarık abinin bunun bir tık üstüne çıkabileceğini tahmin ediyordum. Daha önce insanı bir cümlesinde kaybeden yazar bu sefer romanın genelinde yapmış. Karakter tahlilleri bana biraz fazla geldi. Karakter demişken yazar ortaya öyle bir karakter çıkartıyor ki bu karakteri çok çabuk benimseyebiliyor ve roman bittikten sonra karakterle oturup konuşabiliyorsunuz. Yine de bir çırpıda bitiremediğim, okurken yarım bırakıp üzerine uzun uzun düşündüğüm bir kitaptı. Yazarın geçmişte yaşanmış gerçek olaylara da atıfta bulunması hoşuma giden diğer bir husus. Ayrıca çok özlediğim Jülideyi karşımda görmek gerçekten çok güzeldi. Kalemine sağlık diyelim
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma

Yazar Hakkında

Tarık TufanYazar · 14 kitap
1973 yılında İstanbul'da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi'ni tamamlamasının ardından İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü'nde Sosyoloji bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Tarık Tufan, radyo ve televizyonlarda kültür-sanat alanında programlar gerçekleştirdi. Yayımlanmış kitaplarının yanı sıra "Uzak İhtimal" ve "Yozgat Blues" filmlerinin senaristlerindendir. İlk kitabı "Kekeme Çocuklar Korosu", 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında, 2002'de "Kraliçenin Pireleri", 2004'te "Ve Sen Kuş Olur Gidersin", 2007'de "Hayal Meyal", 2010'da "Bir Adam Girdi Şehre Koşarak", 2015'te "Şanzelize Düğün Salonu", 2017'de "Beni Onlara Verme", 2018'de "Düşerken" ve 2020 senesinde "Kaybolan" yayımlandı. Son olarak 2021 yılı ekim ayında "Geç Kalan" başlıklı yapıtı Doğan Kitap tarafından neşredildi. Romanlarının yanı sıra belgesel ve kurmaca film senaryoları yazmaya devam ediyor. "Uzak İhtimal" filmiyle 2009 yılında İstanbul Film Festivali'nde "en iyi senaryo" ödülünü kazandı. "Uzak İhtimal"in ardından senaryosunu yazdığı "Yozgat Blues" filmiyle 2013 yılında Adana Altın Koza Film Festivali'nde "en iyi senaryo" ödülüne layık görüldü. Roman Ve Sen Kuş Olur Gidersin, 2004 Hayal Meyal, 2007 Şanzelize Düğün Salonu, 2015 Beni Onlara Verme, 2017 Düşerken , 2018 Kaybolan, 2020 Geç Kalan, 2021 Deneme Kekeme Çocuklar Korosu 2000 Kraliçenin Pireleri 2002 Bir Adam Girdi Şehre Koşarak 2010 Senaryo Uzak İhtimal Yozgat Blues TV Programları Meksika Sınırı Ülke TV Kafa Dengi 24 TV Radyo Programları Düş Vakitleri - Marmara FM