·
Okunma
·
Beğeni
·
5184
Gösterim
Adı:
Damga
Baskı tarihi:
1968
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap ve Aka Kitabevi
Baskılar:
Damga
Damga
Damga
143 syf.
·3 günde·10/10
Reşat Nuri Güntekin'in en sevdiğim iki romanı Çalıkuşu ve Acımak. Miskinler Tekkesi'ni geçen yıl severek okudum ve Damga'da olayların anlatılış tarzı bana biraz Miskinler Tekkesi'ni hatırlattı. Kısa kısa olaylar art arda akarken, yazar senelerin geçişini, olayların akışından çok zamanın kaybolup gidişini ve nihayetinde karakterlerin pişmanlıklarını, üzüntülerini, bu hislerin kalıcılığını ve yapılan yanlış seçimleri, yanlış kabullenilmiş değerleri anlatıyor, herşey zeval bulurken karakterlerimiz ya yeni yüzleşmelerle doğruları buluyor ama artık çok geç kalmış oluyor, ya da doğru seçimler yapmayı nihayet başarsalar da yüklü bir geçmişin ağırlığının altında ezildiklerini görüyoruz. Karakterler muhakkak pişman oluyorlar: ya affetmekte, ya kavramakta ve anlamakta, ya doğruyu görmekte, muhakkak bir konuda pişmanlar. Damga'da da aynı şey söz konusu: romanın son cümlesi oldukça kısa ama baş karakterimiz İffet'in başına gelen şeyi ne de güzel özetliyor. İffet'in eğlenceli çocukluğundan ilk gençlik dönemlerine, ekonomik durumu yerinde bir delikanlı olarak sonra hayatının en büyük ve etkileri bütün hayatına yayılacak seçimini yapan, kitabın son sayfasına dek tanığı olduğumuz küçük ama inançlı, kendisi lekeli görse de yine de güzelliklerle dolu masum hayatının hızlı bir dökümü gibi romanı okurken, İffet'i sevmeden edemiyoruz, aynen kitabın sarı yaprakları ve eski dili gibi, eski bir basım olmasının da etkisiyle belki. İffet geride kalmış ve çok daha incelikli değerlerle yaşayan insanların bir hatırası gibi bir yandan. Kitapta İffet hayatını mahveden ve bir damgayla yaşamaya mahkûm eden olayın zilletini yaşarken karşısına çıkan insanlardan bazılarının kendi damgalarına rağmen hayattan keyf alabildiğini ve hiç birşeyi umursamadığını da görüyor. Bu olaylar kitapta birbirini etkileyen, ana konuyu geliştiren olaylar değiller, bu anlamda eserden çıkarılsalar acaba birşey fark eder mi bilmiyorum. Aynı şeyi Miskinler Tekkesi için de söyleyebiliriz. Olaylar değil, ama duygunun, esas duygunun veya duyguların sürekliliği anlamında ise bir bütünlük hissi kesinlikle var ve bu anlamda Reşat Nuri Güntekin bu eserinde de bu bütünlük hissini verebiliyor.

Ben İffet'i çok sevdim. Kitabı herkese öneririm.
143 syf.
·Beğendi·10/10
Damga, usta yazar Ömer Seyfettin'in ilk olarak 1924 yılında yayınladığı kısa romanıdır. Yazar bu romanda Osmanlının son yıllarını ve özellikle İkinci Meşrutiyet sonrasını anlatmaktadır. Yazar bireylerin duygusal dünyaları ile sosyal gerçekleri ve sosyal sorunları birarada ele almaktadır.
Romanın kahramanı olan İffet adlı delikanlı, aşkı uğruna hırsızlık damgası yemeyi göze almaktadır. Bu damga yüzünden hem toplumsal hem de bireysel olarak yaşadığı sıkıntılar romanın genel konusunu oluşturmaktadır.
Damga'da, seven kişinin gözleri kör olduğundan gerçekleri görememesi ve hayatını mahvetmesi anlatıldığından okunmaya değer bir eser olarak görülmelidir...
  • Yeşil Gece
    7.9/10 (200 Oy)198 beğeni1.051 okunma219 alıntı7.135 gösterim
  • Akşam Güneşi
    8.5/10 (266 Oy)272 beğeni1.288 okunma234 alıntı10.134 gösterim
  • Bir Kadın Düşmanı
    8.7/10 (323 Oy)328 beğeni1.167 okunma444 alıntı7.596 gösterim
  • Dudaktan Kalbe
    8.3/10 (412 Oy)416 beğeni2.372 okunma310 alıntı9.830 gösterim
  • Cânân
    8.3/10 (223 Oy)198 beğeni1.060 okunma249 alıntı6.346 gösterim
  • Bomba
    7.5/10 (143 Oy)123 beğeni1.133 okunma8 alıntı3.147 gösterim
  • Cezmi
    7.8/10 (259 Oy)220 beğeni1.256 okunma402 alıntı8.860 gösterim
  • Handan
    8.2/10 (288 Oy)261 beğeni1.309 okunma384 alıntı7.189 gösterim
  • Forsa
    8.1/10 (150 Oy)120 beğeni1.140 okunma48 alıntı3.217 gösterim
  • Mor Salkımlı Ev
    7.7/10 (187 Oy)189 beğeni941 okunma205 alıntı8.338 gösterim
143 syf.
·3 günde·9/10
-Sürprizbozan içerir-

İnsanın adı çıkacağına canı çıksın!

Paşa çocuğu olan İffet, zengin bir hayat içerisinde yaşar özel hocalar tarafından ders alarak köşk hayatı içerisinde yaşar. Meşrutiyet ilan edilince paşa babası sürülür ve iffet babasıyla sürgüne gider. Babası vefaat ettikten sonra geri dönen iffet bir köşkte çocuklara ders verir. Evin hanımefendisi olan Vedia ile kaçamak aşk yaşarlar ve bir gün basılcakları zaman Vedia hanımın namusuna laf gelmesin diye kendini hırsız gibi gösterir ve olaylar başlar.

İffet hapishane sonrası dürüst bir hayat yaşamaya çalışır ama üstündeki damgayı sürekli gün yüzüne çıkarır ve çalıştığı işlerle veya ikili yaşamında sürekli karşısına çıkar.
İffet fakir ve aç kaldığı zamanlar olur ve en sonunda hayat döner. Köşk geri alınır ve arkadaşı ile güzel bir ticaret işine girer.
Bir gün Vedia hanımla karşılaşır ve boşandığını duyunca ona evlilik teklifi eder. Vedia hanım bunu kabul etmez ve roman şu güzel cümleyle biter.


“ Hayatımı bir vehme kurban etmişim”
143 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Reşat Nuri Güntekin öldükten sonra da yaşamayı başaran usta yazarlardan biridir.
Bir kez yanlış yaptı mı insan öbür boyu boynunda taşır damgasını.Toplumlar bu yönüyle son derece çürüktür ve acımasız davranır hayat mahkumlarına. Hele ki önyargılarımız kimi zaman eşsiz hayatları bir anda karartır, hayat hakkı tanımaz halihazırdaki yaşayan mevtaya...
Gelelim kitabin olay örgüsüne;
kitap ana karakter İffet tarafından okuyucuya sunulmakta adeta bulunulan topluma ayna tutmaktadır.
İffet zengin bir ailenin asil çocuğudur. Meşrutiyet' in ilanıyla babası sürgüne gönderilir. Babasını yalnız bırakmak istemeyen İffet babasıyla yola kan revan olur. Babasının ölümünden sonra tek dayak noktası hâlâsı ve içgüveysi evlenen abisidir. Bunlarla da sınırlı bir iletişimleri vardır.
Hukuk okumaya istekli olan İffet hayatını idame ettirebilmek ve okul masraflarını çıkarabilmek için bir konaktaki ailenin çocuklarına özel ders vermeye başlar.
Bu sırada konağın hanımı Vedia hanıma aşık olur. Gizli gizli görüşmeye başlayan çift bir gece konaktakilerin farketmesiyle eve hırsız girmiş olduğuna kanaat getirip evi aramaya başlarlar. O sırada yalnız olan İffet ve Vedia hanım telaşa kapilirlar. İffet, Vedia hanımın namusuna hâlel gelmemesi için hırsızlık için girdiğini söyler. Bundan sonraki olayları siz değerli okuyuculara bırakıyorum.
Keyifli okumalar...
143 syf.
·Beğendi·10/10
Usta yazardan tek kelime ile mükemmel bir roman. İffet adında bir paşa çocuğu güzel bir şekilde büyümektedir. Ancak meşrutiyet ilan edildikten sonra babası sürülür ve durumu kötüleşir. Özel ders veren İffet bey ev sahibinin eşi olan Vedia'ya aşık olur. Ancak bir gün basılırlar ve kadının namusunu kurtarmak için hırsızlık yaptığını söyler. Hapse giren İffet bey damgalanmıştır ve bundan sonra hayat onun için daha zordur. Türlü sefaletle karşılaşan İffet bir gün beklemediği bir anda zengin olur ve sonra Vedia ile yine karşılaşır. Ancak hiç bir şey eskisi gibi değildir. Çok güzel karakter analizleri içeren muhteşem bir eser. Mutlaka okunması gerekenlerden.
189 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Spoiler içerir.

Reşat Nuri Güntekin'in yeri bende ayrıdır. İnsanın başına gelebilecek her türlü vakayı öyle tabiî öyle içten anlatıyor ki bize de etkilenmekten başka bir iş düşmüyor. Bu kitabında da bütün isteği küçük bir evle kalabalık bir aileden ibaret olan İffet' den bahsediyor.

"Hiç korkma İffet hayattan beklediğin bu kadarcık bir şey olduktan sonra mutlaka mesut olursun" diyen arkadaşının söylediği kadar kolay mı her şey acaba? Bir vehim hayatımızı olmadık yönlere sürükleyebiliyor oysa.

Hiçbir sevda masallardaki veya kitaplardaki gibi olmuyor. Onlara uyarak yaşamaya kalkmak hayaperestlikten öteye gitmiyor.

Dünya işte, işlemediği bir suçtan ötürü ömür boyu ona mahkum yaşayan da var her türlü kötülüğü yapmasına rağmen utanması olmayan insan da.

Sadece bunları değil dönemin tarihini de işleyen bu eseri okunmanızı tavsiye ederim.
143 syf.
·Puan vermedi
Sıkılmadan okunabilecek olay örgüsü altında okuru tamamen kitaba bağlayan, "tek solukta okudum dedirten bi kitap. Damga ismi kitaba verilebilecek en isabetli isim olmuş. Çok uzun zaman önce okumuş olsam da kitap hafızama cok iyi kazınmış durumda.
143 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Son sayfasındaki "Bir şeyin şüyuu vukuundan beterdir." sözü aslında her şeyi özetliyor. Bir işi yaparken ya da istemeden olumsuz bir olayın içerisindeyken ve gerçekten inandığımız, sevdiğimiz insanlar için büyük fedakarlıklar yaparken kendimizi üstlendiğimiz rolün ağırlığı ile yüceltiriz. Kendimize seçtiğimiz rolün ağırlığı ancak bizi ezmeye başladığında gerçeğin bizim gerçeğimizle bağdaşmadığında görürüz. Ne yazık ki aradan zaman geçtikçe durumun vehametini acı tesadüflerle defalarca tecrübe ederiz. Ama artık çok geçtir...
Özet:
İffet Bey, annesini daha küçük yaşlarda kaybetmiştir. Babasından da kendisine karşı ne bir yakınlık ne de bir sevgi kırıntısı görebilmiştir. Tabiat olarak abisinden de farklı yapıya sahiptir.
...
İlerleyen zamanlarda bir konakta iki çocuğa ders vermeye başlar. Burada Beyin hanımı olan Vedia'yla gizli bir aşk kaçamağının içerisinde bulur kendini... Bir gece konakta yakalanacaklarını anladıkları zaman İffet Bey kendince küçükken duyduğu bir hikayeden yola çıkarak büyük bir fedakarlığa kalkışır. Konağa hırsızlık yapma niyetiyle girdiği yalanına hem kendisini hem de çevresini inandırır. Altı ay hapiste yatar ve çıkar. Bundan sonra yaşamı tamamen değişmiştir çünkü o artık hırsızlık damgasını yemiştir. Ne yaparsa yapsın bundan sonraki yaşamında bu damgası daha da belirginleşecek ve bir türlü unutulmayacaktır.
...
Aradan uzun bir zaman geçer ve İstanbul'da Vedia ile karşılaşır Iffet Bey. Vedia eşinden ayrılmıştır. Fakat Vedia mesafeli yaklasır ona. Yine de mektup yazar bir dafa daha görüsmek istediğini iletir Vedia'ya. Vedia ise ayaküstü görüşmeyi kabul eder. Iffet Bey'in evlilik teklifini saçma bahanelerle reddeder. Asıl sebep ise Iffet Bey'in hırsız damgasinı yemiş olmasıdır...
143 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bütün Reşat Nuri kitapları gibi bu da çok sürükleyiciydi.
Vezir oğlu olmasına karşın ihtilalci olan İffet Bey'in çocukluğu, büyüme evresi, gençliği, arkadaşlığı, aşkı ve nasıl damgalandığı anlatılan hikaye kısa olmasına rağmen etkileyiciyi.
143 syf.
·23 günde·Beğendi·7/10
Güntekin’in okuduğum diğer tüm kitapları gibi bu kitabını da çok beğendim . İnsan ruhunun derinliklerini anlayan , toplumu harika tasvir eden cümleleri var . Kendisinin çok şey yaşayıp çok insan tanıdığını düşünüyorum kitaplarını okudukça Damga’ da da sevdiği kız için fedakarlık yapan bir adamın başına gelenleri , toplumdan kendini soyutlamasını, yaptığı fedakarlığa ödediği bedellere bu aşkın değip değmediğini okuyoruz . Kurgusu içinde harika bir toplum eleştirisi aslında . Tavsiye ederim , keyifle okuyun 🤗
128 syf.
·1 günde·10/10
SPOİLER İÇERİR
Sevdiği kız için hırsız damgası yemeyi göze alan İffetin hapise girip çıktıktan sonra sicilinin kirlenmesiyle hayatında yaşadığı zorlukları konu alan kitapta ; İffetin her yaşadığı olay, çevresinde geçen her hikaye beni çok etkiledi. Tabi Reşat Nuri dönemin ihtilal fikirlerine çalkantılarına zorluklarına da yer verdiği için Reşat Nuriyi okumaktan çok keyif alıyorum Anadoluyu ve dönemi romanlardan da tatmak ayrı bir şey bence. Cumhuriyet dönemi edebiyatınında kalemi ayrı güzel gelelim romana İffet çok sade olarak istediği saadete ulaşıp ulaşamayacağını çok merak ettim ve İffet hayatın gerçekliği ve insanların nankörlüğü ve kötülüğüyle bir kere daha karşılaştı. Kitabın son cümlesi içime işledi.
"Hayatım bir vehme kurban gitti"
143 syf.
·Puan vermedi
Reşat Nuri 'nin bir nevi otobiyografik romanı.Zira romanın baş karakteri olarak İffet adıyla kendini seçmiş.Zaten İffet adı da roman konusu ile gayet manidar.Zira İffet hırsızlık gibi yüz kızartıcı bir suçla damgalanmak zorunda kalıyor.Bu ismiyle bir ironi.Küçüklük yıllarından başlıyor.Bir paşa çocuğu fakat halk çocuklarıyla iç içe onlarla hemhal oluyor.Özel dersler alıyor.İdadide ise kendisine teklif edilen muhbirlik önerisini ben jurnalci değilim deyip reddediyor.Özgürlükçü bir eğilimle büyüyor.Meşrutiyetin ilanı ile adeta sarhoş oluyor.Ama bu babasının da sonunu getiriyor.Sürgüne yollanınca o da onunla iki yıldan fazla kalıyor ve yoksulluk çekiyor.Ölünce ona arkadaşı avukat Celal ile hocası yardım ediyor.Ve özel ders verdiği evde evin genç hanımına aşık oluyor.Gizli buluşmalar oynaşmacalar sonucu iş ilerliyor.Aynı odada vakit geçirirken yakalanmamak için Vedia' nın namusuna leke sürülmesin diye hırsız olarak yakalanmayı tercih eder.Onun hırsız olmadığını aşk macerasını Celal hemen anlar ama 6 ay hapsine sırrını ifşa etmediği için mani olamaz.Çıkınca artık kendini damgalı olarak görür.Herkesin onu bildiğini ve hakkında kötü düşündüğünü zanneder.Bir türlü iç huzura kavuşamaz.Aç , sefil bir yaşam sürer.Babasının mirasını mahkeme ile alınca artık rahata erer.Rastgele o olaydan sonra hiç görmediği Vedia ile karşılaşır.Boşandığını duyunca evlenebiliriz der ama Vedia ben eski kocasının hırsızı ile evlendi dedirtmem der hem aşk da yoktu aramızda zevk aldık bitti der.İffet her şeyi boş bir kuruntu üzerine yaptığını o zaman anlar.
Ben, gönülsüz, kibirsiz, sade bir çocuktum. Arkadaşlarımı sevmekten başka bir şey istemiyordum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Damga
Baskı tarihi:
1968
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap ve Aka Kitabevi
Baskılar:
Damga
Damga
Damga

Kitabı okuyanlar 1.004 okur

  • Barış KARAGÜL
  • Burhan
  • İbrahim
  • Elif Hizar
  • Melike.
  • Canan Demirer
  • H. Egemen Akyüz
  • Serdar Özen
  • Elif TUNÇ
  • Irem Ceylan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.5 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları