Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2023 22:50
Merhabalar, Kitabı az önce bitirdim (16 Mayıs 2023). Bu kitabı niye bu kadar uzun zamandır okumadım da erteledim diye kendime çok kızıyorum. Nicedir görüyordum, tavsiye ediliyordu, ne diye vakit ayırmadım, halbuki şuncacık şey... Nihayet başladım ve daha başlar başlamaz kitabın kendine özgü dilinden, karakterlerin doğallığından etkilendim. Okudukça karakterler gözümde canlandı, kâh Zehra, Çalıkuşu'ndan Feride oldu kâh Mürşit Efendi, Kuyucaklı Yusuf oldu. Başından sonuna çok güzel bir okuma keyfi yaşadım :) Art arda yabancı eserler okuduktan sonra gerçekten de Türk yazarları özlüyorum, uzak diyarlardan memleketime dönmüş gibi hissediyorum. Acımak da bana aynı hissi tattırdı. Dikkatimi çeken bir birkaç şey var ki bunlardan biri Zehra'nın iç dünyasını neredeyse hiç görememek. İstanbul'a gitmeyeceğini söylemişti, ne oldu ne düşündü de fikri değişti bilmiyoruz. Babasının eşyalarına bakmayacaktı, ne oldu da baktı yine bilmiyoruz. Keşke her olay hakkında Zehra'nın da fikrini bilseydik... Yine de yazarın anlattığı her şeye Mürşit Efendi tarafından bir yanıt bulmak, üzülmek, acımak, hissetmek, o kadınları anlamaya çalışmak ama gittikçe hak verecek tek bir yan bile bulamamak çok eşsizdi. Vatana, millete faydalı olmak için yanıp tutuşan, evlenmek ve bir aile babası olmak için can atan dev gibi adamın getirildiği vaziyeti görmek çok üzücüydü. Bazı incelemelerde kadınların gerçek yüzünü gösteren bir kitap olduğu minvalinde yazılar okudum ama bence böyle yorumlamak biraz haksızlık olur, belki yine şu söze hak verebiliriz: "Kadın, insanı vezir de eder rezil de." Niye böyle diyorum? Okuyanlar fark edeceklerdir ki bu kitapta Mürşit Efendi'yi rezil eden tek insan karısı ve kaynanası değil. Amiri bile aynısını yaptı. Bir bütün olarak bakınca yüksek karakterli insanların bu hale
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma
Acımak nedir bilmeyen yazar :)
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2022 88. kitabı
Daha kitabın ortalarındayken 10 puan vermeye karar vermiştim. Sonlara yaklaştığımda daha üzerini veremeyecektim elbette. Yıldızlı 10 yıldızlı! Kesinlikle hikayesini anlatıp tadını bozmak istemediğim bir kitap. Bu yüzden biraz yüzeysel bahsetmeye çalışacağım. Tek kusuru acıma duygusunu kaybetmek olan Zehra Öğretmenin hikayesi bu. Ona bu duyguyu kaybettiren babasının yaşattıkları. Ama babasının ona söylecekleri var. Babasına hak verecek misiniz? Herkes kendi açısından mı yaşamış hayatını? Tahminimce okuyan erkekler kendini babanın; kadınlar ise Zehra'nın yerine koyup öyle düşünecek. Dağılmış bu ailenin yaşadıkları sizi derinden sarsacak. Duygu yoğunluğu çok üst düzeyde. Çok gerçekçi bir anlatım var, yaşayan kişi anlatsa belki de bu etkiyi uyandıramazdı bende. Yazar duygularımıza acımamış. Son sayfalarını okumaya cesaret bulamadım. "Yapma artık yapma." deyip -ciddi ciddi- biraz ara verdim. Belki de devam etmeden önce gidip sevdiklerime sarılmalıyım. Beni bu güzel kitapla tanıştıranlara teşekkür eder okumayanları bu kitapla tanıştırmak isterim. Diğer önerilerimi unutun, bu kitapla tanışmanızı daha fazla ertelemeyin!
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma
"Vâh Mürşit vâh..."
10/10
·127 syf.··
2021 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2021 14:25
Bu kitap benden bir şeyler alıp götürdü sanki. Aslında hepimizde olan, pençesinden bir türlü kurtulamadığımız önyargılarımızın romanı bu. Kimin dost, kimin düşman olabileceğini bilemediğimiz o saflık günlerimizin romanı bu. Son pişmanlığın fayda etmeyeceğini, ancak yetişkin bir muallime olduktan sonra öğrenen, muallime olmasına rağmen hayattaki en büyük dersi henüz öğrenmiş olan, Zehra'nın romanı...
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma
'Ölü' bir babanın hatıra defteri...
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 18:05
Evet, artık 'ölmüş' bir babanın hatıra defterinden geçmişin hakikatini öğrenen bir öğretmen hanım... Tertemiz başladığı hikayenin defterini 'acı'yla kapatan bir adam...ve kötülüğün destanını yazan melek görünümlü şeytanlar... ilk kez okuduğum Reşat Nuri Güntekin den etkileyici bir yaşam hikayesi...
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma
10/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2022 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2022 16:43
Merhaba 1k okurları! 1k'da en sevdiğim zaman dilimi alıntıları akışımdan okumak. Bir çok kitabı böylece listeme almış oluyorum. Okuma durumunda arkadaşım @canimkendim41'den gördüğüm Acımak kitabına yapılan yorumlar ilgimi çekti ve listeme almış oldum. O kadar okuyacaklarım varken dayanamadım ve okumaya başladım. Öğretmen Zehra'nın geçmişle koparılmış bağını gelen bir haberle onarmak imkanı varken o bunu yapacak mı? Babası'nın ölüm haberini alan öğretmen onu son yolculuğuna uğurlayacak mı? Madalyon'un bir de görünmeyen yüzü var değil mi? Her şey göründüğü kadarıyla kalsaydı yaşamak bu kadar zor olmazdı zaten. Zehra çocukluğuna yolculuk yaparken orada kaybolmuş acıma duygusunu bulabilecek mi? Bir baba kaybederken babası'nı geçmişin tozlu sayfalarından bulabilecek mi? Onu acıma duygusundan yoksun bırakmış şartlar ona bir şans daha verecek mi? Canım yandı...Hayatın darbelerini almış bir insan vicdan muhasabeseni yaparken nasıl bu kadar çıkmazlara yuvarlana bilir ki? Okurken cevabını alacağınıza eminim. Çocuklar bembeyaz sayfalarıdır aile kitabı'nın. Siz nasıl bir yol çizerseniz öyle devam ederler. Bilinçaltını oluşturuken, dikkatli olmakta fayda var. Sonu hüsran olan yollara varmasın kaderi hiç bir çocuğun. Ben bir baba okudum. Spoilersiz yazmak için bütün çabamı harcadım ama daha çok şey var boğazıma düğümlenen... Keyifli okumalar.
Hayat ve İnsan
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma
10/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2022 75. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2022 20:37
"Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım." Martin Eden 'den beri bu kadar etkisinde kaldığım bir kitap okumayalı uzun zaman oldu. Henüz daha ortaokula giderken Reşat Nuri Güntekin 'in bu kitabı okumaya çalıştığım ilk romandı. Hatta kitabın ilk sayfasına 5/C 2006 Harun Gülle diye not düşmüş olmam ilkokul günlerimi hatırlattı. Kitabı konu ve bütünlük olarak biraz Kürk Mantolu Madonna kitabına, Mürşit efendiyi de Raif efendi karakterine çok benzettim sadece sonları farklıydı. Konusundan kısaca bahsetmek gerekirse; Küçük yaşta gördüğü kötü muamelelerden dolayı acıma duygusu olmayan bir öğretmenin, babasının vefatından sonra onun günlüğünü okuyarak babası ve hayatı hakkındaki gerçekleri öğrenmesini anlatır. "Bazı zayıf iradeli ve uşak ruhlu kimseler gibi şahıslardan gelen fenalığı memlekete atfederek ona küsmeyeceğim." Reşat Nuri Güntekin bu kısa romanı 1928 yılında yazmış ve kitap aşırı dindarlara, dilinden Allah kitap lafı düşmeyenlerin iç yüzünde ne kadar tehlikeli insanlar olabildiklerine, devlet işlerine karışan yolsuzluk, rüşvete ve zengin fakir ayrımı yapan halka çok güzel göndermeler yapıyor, bu konuda yazarı tebrik ediyorum özellikle hacı,hocaları çok güzel eleştirmiş ki neredeyse kitabın yazılışından bu yana 100 sene geçmiş ve biz hala dilinden Allah, din, kitap düşmeyen, bizden değilse kâfirdir kafasında ki örümcek zihniyetten kurtulamıyoruz! "Okurken başka bir dünyaya girer, bütün dertlerimi unuturdum." Kitap da dikkatli okuyucular için güzel de bir detay var. Başmuallim Zehra dediğim dedik dik başlı birisidir ve maarif müdürü de çok yakın baba gibi gördüğü bir arkadaşı olmasına rağmen ast üst ilişkisi devreye girse bile Zehra öğretmen üstlerinin sözünü fikirlerine ters düştüğü müddetçe dinlemez ve koskoca Milli Eğitim müdürü bile kendisine söz geçiremez ve Maarif
Roman
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma
Spoiler içerebilir!
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 16:54
Reşat Nuri Güntekin'in Acımak adlı romanı, insanları dışarıdan gördüğümüz gibi değerlendirmememiz gerektiğini etkileyici bir şekilde anlatan bir eserdir. Romanın başkahramanı Zehra Öğretmen’dir. Kitabın başında Zehra’nın gözünden baktığımız için babası Mürşit Efendi’yi kötü bir insan olarak tanırız. Çalışmayan, içki içen ve ailesine huzur vermeyen biri olarak anlatılır. Zehra da babasına karşı büyük bir öfke duymakta, hatta kendisini “kimsesiz” olarak tanıtmaktadır. Babası ölse bile onun için yok hükmündedir. Ancak romanın ilerleyen bölümlerinde Zehra’nın babasından kalan anı defterini okumasıyla olayların gerçek yüzü ortaya çıkar. Mürşit Efendi’nin aslında iyi niyetli, dürüst ve merhametli bir insan olduğu anlaşılır. Yaşadığı haksızlıklar, uğradığı iftiralar ve hayatın ona karşı sert davranması zamanla onu yıpratmıştır. Buna rağmen ailesine zarar vermemeye çalışan bir karakterdir. Bu durum okuyucunun Mürşit Efendi’ye karşı bakış açısını tamamen değiştirir. Romanın en önemli yönlerinden biri, olayların iki farklı bakış açısıyla anlatılmasıdır. Zehra’nın anlattığı baba ile Mürşit Efendi’nin kendi hayatını anlattığı baba arasında büyük fark vardır. Böylece yazar, insanları tek taraflı dinleyerek yargılamanın yanlış olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak Acımak, insanları anlamadan yargılamamamız gerektiğini anlatan etkileyici ve anlamlı bir romandır. Bu kitaptan çıkardığım en önemli ders, bir insanın yaşadıklarını bilmeden onun hakkında kesin yargılara varmamak gerektiğidir. Olayları iki taraftan da dinlemek gerekli.
Duygu ve Düşünce
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma
10/10
·263 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2020 00:26
Reşat Nuri Güntekin’in yine güzel eserlerinden muallim zehra ile hikayeyi daha da çok sevdim Elektronik olarak e-kitaptan okudum fakat kütüphanemde yer alacak daimi kitaplardan İyi okumalar
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2024 13:27
İyi ol hoş ol benden uzak ol.... İnsan acıma duygusunu kaybederse ne olur? Acıma duygusunu kaybetmiş genç bir öğretmenin hayatından kısa ama uzun uzun bir kesit.. Kitap başında bir tiksindi uyandırdı, Zehra öğretmenin babasına müthiş bir kin duydum, lakin kitap ilerledikçe babaya müthiş bir acıma hissi oluştu... Kitapta çıkarabilinecek bir sürü ders var, en büyük düşmanımız önyargımız... Yaşamımız önyargılardan ibaret, herkesin vardır önyargı yüzünden kaybettiği kıymetini bilmediği insanlar... Derin bir ah çektim kitap bittikten sonra keşke yirmi yıldız olsa da verseydim... Keyifle okuyun, mutlaka okuyun.
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma
Puan vermedi
Çok oldu okuyalı. Sitede görünce bir şeyler yazmadan geçemedim. İz bırakanlar hiç unutulmuyor çünkü. ‘Acımak’ okuduğumda benim hayatımın seyrini değiştiren bir kitap oldu. Zaten Reşat Nuri nin kitapları bu yöndedir. Kafanızı alıp çevirir, hiç bakmadığınız yöne. Bir yandan Zehra öğretmenin vicdandan yoksun meslek hayatına değinirken bir yandan da hayatının pişmanlığını konu alıyor. Babasına yaptığı haksızlıkla yüzleştiğinde içiniz sızlıyor. Ve acımak ilk orda başlıyor. Bazı pişmanlıklar, bazı yaralar unutulmuyor. Hayat dersi niteliğinde.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."