Üç Anadolu Efsanesi Köroğlu, Karacaoğlan, Alageyik

8,8/10  (198 Oy) · 
611 okunma  · 
165 beğeni  · 
5.489 gösterim
Halk söylencelerine, efsanelere duyduğu hayranlıkla Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerini kendine has tarzıyla kaleme alan Yaşar Kemal, anlatım gücünü besleyen bereketli topraklara olan vefa borcunu da "Üç Anadolu Efsanesi" ile öder.

“Kilometrelerce yürüyüp, dağ bayır koşup ne kurtarırsa kârdır kuralınca, önce ağıtları, sonra da türküleri, koşmaları, destanları, Çukurova'nın tüm uyaklı uyaksız söz çeşitlerini, tekerlemelerini, küfürlerini avlıyordu. Folklor derlemesi filan değildi, bu iş hayat memat işiydi, özbeöz malını kurtarıyordu Çukurova'nın, sorumluydu kurda kuşa karşı, şaka değil.”
Abidin Dino, Milliyet Sanat

“Yaşar Kemal, Anadolu âşık-hikâyecilerinin geleneğine göbek bağıyla bağlanmış bir yazar. Onu ta çocukluğundan başlayarak Anadolu sözlü geleneğinin destansı türleri büyülemiş.”
Pertev Naili Boratav

Alaaddin Keykubat savaşmak için ilerleyen ordusu ile birlikte Ankara ilinde yer alan Taşlıca köyünde dinlenme kararı verir. Bu köyde Kırmızı Ebe ve oğlu Oruç ile karşılaşırlar. Kırmızı Ebe yorgun düşen askerleri serinletmek adına bir bakraç ayran yapıp askerlere dağıtır. Askerler hem ayran içip hemde mataralarını doldurdular ancak bakraçtaki ayran çok sayıda asker olmasına rağmen hiç azalmıyormuş. Kırmızı ebe bütün askerlere doldurayım mı oğul diye soruyor. Askerlerde ANA DOLU diyerek cevap veriyormuş. Onca askere bir bakraç ayranın yetmesi hatta artması sonucu bu olay evliyalık belirtisi olarak yorumlanır. Neredeyse her asker ANA DOLU dediği için bu coğrafyanın adının Anadolu olarak kaldığı düşünülmektedir. Yanılmıyorsam ortaokul 2. sınıf Türkçe kitabında bulunan bir hikayeydi aklımda kaldığı kadarıyla yazmak istedim.

Bu güzel ülkemizinde anasıdır Anadolu. Bin bir çiçeği, bin bir hayvanı ve ülkemin güzel insanlarını koynunu açıp bağrına basmıştır. Hepsine yetecek kadar bereketlidir. Doğasıyla, toprağıyla bulunmaz bir nimettir. Üzerinde binlerce yıldır kanlar dökülmüş ve altında nice şehitler yatmaktadır.

Böyle güzel bir olay sonucu ismini aldığı düşünülen bu güzel Anadolumuzun yetiştirdiği usta isimlerden biri olan Yaşar Kemal onbinlerce güzel efsanenin belkide en güzellerini seçerek kendi efsane kaleminden tekrar yazarak efsane üstüne efsane katmıştır.

Aykut 
 09 Eki 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

Yaşar Kemal okuyanlar bilir; onun eserlerini okumazsınız, yaşarsınız. Anadolu'ya dair betimlemeleri ve anlatımları insanı alır götürür başka yerlere. Anadolu'da hissedersiniz kendinizi. Mevcut şu anki Anadolu'dan daha güzel bir yerde belki de. Elbette ki Kemal'in anlattığı, betimlediği Anadolu, günümüzdekinden daha farklı ve daha değerlidir. Bunun nedeni belki de yeniliklerin bizleri yozlaştırması.

İnsanları bir arada tutan şey neydi? Eski günlerden bahsediyorum. Çeşitli halk efsaneleri, masallar, bir aradaki toplu yaşam ve o dönem insanlarının değerlerimizin öneminin bilincinde olması. Bir büyüğün dizleri dibinde onun anlattığı masalları ya da efsaneleri merakla dinleyen çocuklar... Size de çok güzel gelmiyor mu bu? Televizyonun olmadığı günlerde "acaba bugün dedemiz ne anlatacak?" diye düşünen çocuklar. Bir büyüğün her ağzından çıkışta başkalaşan, daha da güzel hale gelen halk efsaneleri... Onların zihnimizde oluşturduğu hayalimsi görüntüler, o efsanelerdeki çeşitli dersler... Keşke, diyorum bazen, eski zamanlarda yaşayabilseydim. Bazı değerlerin yok olmadığı, insanların dertlerinin az olduğu o zamanlarda yaşayabilseydim. Keşke bir büyüğümden bir halk efsanesi dinleyebilseydim. Şahsen, yeni jenerasyon olduğum için eskileri yaşayabilmiş biri değilim. Yalnızca büyüklerin anlattıklarından yola çıkabiliyorum bu konularda, fakat yaşamak için neleri feda etmezdim... Lafı fazla uzattım.

Üç Anadolu Efsanesi isminin de belirttiği gibi, halk efsanelerini anlatıyor. Bir büyüğün her ağzından çıkışta başkalaşan efsanelerdir bunlar demiştik, Üç Anadolu Efsanesi için de denebilir ki; halk efsanelerini bir de Yaşar Kemal'in ağzından dinleme keyfidir bu eser. O destansı dili olsun, betimlemeleri olsun Yaşar Kemal sizleri alıyor Köroğlu'nun Karacaoğlan'ın yanına götürüyor. Kitap üç tane halk efsanesinden oluşmakta: Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik. Her efsane birbirinden güzel. Kemal kimi yerlerde dersler çıkarmış Köroğlu'nun yaşadıklarından, kimi yerlerde de Karacaoğlan'ın çektiklerinden kaybolan değerlerimizin önemini vurgulamış.

Efsanelerin içeriğinden bahsetmeyeceğim. Zaten çoğu kişi az çok bu efsaneleri duymuştur ya da biliyordur. Bendeniz bu efsanelerden bihaber idim. Böyle şeyleri sevdiğimi iddia etsem de efsaneler hakkında fazla bir bilgim yoktu. Bu açıdan bu eser benim adıma çok yararlı oldu diyebilirim. Anadolu'nun aslında ne denli önemli olduğunu, değerlerimizi barındırması açısından bir anne şefkati kadar olan gönlü bolluğunu daha iyi anladım. Bu eseri okuduktan sonra Anadolu'ya bakış açım da değişti. Önceleri Anadolu dediğimiz şeyi yalnızca bir bölge; coğrafi bir olgu olarak görürdüm. Kitabı okuduktan sonra anladım ki Anadolu canlı bir kavramdır. Yüzyıllardan bu yana yaşayan bir kavramdır Anadolu. Gerek değerleri ile gerekse de kitapta anlatıldığı gibi efsaneleri ile.

Bu açıdan, bir şeye daha ulaştım aslında: Anadolu, canlı bir kavramsa onu besleyen şeyler de üstte bahsettiğim türden şeyler olmalıydı. Yine Anadolu gibi köklü ve değerli kavramlar. Onu yaşatan, üstündekileri bir arada tutan kavramlar. Bunları açıklamaya ne haddim var ne de bilgim fakat efsaneler açısından değerlendirmek isterim, Kemal'in kaleminin ışığında. Efsaneler ilk çıktığı andan bu yana dediğim gibi insanları birleştiren bir kavram olmasının yanı sıra insanlar arasındaki samimiyeti artırıcı olgulardır. Her milletin çeşitli efsaneleri, destanları mevcuttur. Bunlar o milletin köklerini, bir nevi o milletin 'o' millet olmasının yapı taşlarını oluşturur. Çünkü millet eskilerden bu yana o efsanelerden dersler çıkararak günümüze ulaşmış, kimi şeyleri doğru yanlış olarak ayırt edebilme yetisine sahip olmuşlardır. Mesela bir Alageyik efsanesindeki Sultan Ana'nın herkesten çok doğruyu haykırması, kadınların da halkta bir yerinin olduğunu, bir Köroğlu efsanesindeki çeşitli olaylar, haksızlığa karşı susmamak gerektiğini öğütler bizlere. Geleceğe elbette bakmalıyız fakat geçmişi unutursak halimiz ne olur? Bizi 'o' millet haline getiren efsanelerden, değerlerden kopar isek tıpkı gökyüzüne salınan balon misali bir süre sonra yerden; değerlerimizden çok uzaklaşırız. Mutlaka yer ile bağlantımız olmalı şeklinde düşünüyorum.

Geçmişte doğru yapılanlar kadar yanlış yapılanlar elbette ki olabilir, olacak da. Asıl mesele o yanlışlara bakarak doğruyu tasdik edebilme ve doğrulardan da yanlışlarımızı düzeltebilmektir bana göre. Bu açıdan, bir Köroğlu, bir Karacaoğlan unutulmaya layık mıdır? Zaten bu efsanelerde anlatılanlar da yenilikler, farklılıklar değil midir? Bir yenilik sonucu bir takım gericiler tarafından yaptırılan aksilikler de anlatılmaz mı efsanelerde? Geçmişi unutmadan geleceğe bakabilmektir asıl mesele, kimi insanlar bunu başarmıştır. Yaşar Kemal bunu en iyi başaran yazardır bana göre. Geçmişin de yanılabileceğini ama bunun değerlerimizi unutmamıza yol açamayacağını kanıtlayan bir yazardır. Gerek İnce Memed'de geçmişte yapılmış olan aksilik ve haksızlıkları anlattığı, gerekse de bu eserinde ve Ağrı Dağı Efsanesi'nde değerlerimizin önemini vurguladığı gibi.

Sözün özü, Yaşar Kemal gerçekten de aydın bir insandı. Onu, eserlerini okuyarak, okutarak anmalıyız zannımca. Anadolu'nun canlı bir varlık olduğunu bizlere hatırlatan bir kalem. Üç Anadolu Efsanesi de bunun belli olduğu eserlerinden yalnızca bir tanesi.

Bekir İstanbul 
14 Mar 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

Üç Anadolu Efsanesi, üç türkü, üç mücadele, üç yiğit, üç güzel, üç aşk... Bir at, bir saz, bir geyik... Bir Anadolu... Bir Yaşar Kemal, bir usta kalem, bir doğa aşığı, bir insan sarrafı. Bir kitap, güzel bir kitap. Bir tat, roman tadı, harika bir tat. Bir istek, bir Yaşar Kemal daha okuma isteği. Bir ben...

Ezgi Sezgin 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Yaşar Kemal'in okuduğum ilk kitabıydı. Böylece yazarın kaleminin ne kadar güçlü olduğunu öğrenmiş oldum.Kitabı okurken içine çekildim diyebilirim.
Kitapta Köroğlu, Karacaoğlan, Alageyik efsanelerinden bahsediliyor. İnsan Köroğlu'nda sevinirken, Karacaoğlan ve Alageyik'te hüzünleniyor.
Kitapta eskiden aşıklara ne kadar değer verildiği, onlara nasıl saygı duyulduğu anlatılıyor.
Alageyik efsanesinde insanın vazgeçemediği tutkuları ve alışkanlıkları yüzünden başına neler gelebileceği gözler önüne serilmiş.Kitapta da beni en çok etkileyen Alageyik efsanesi oldu.Son sayfada yazılan türkü insanı hüzünlendiriyor.

Esra 
 21 Kas 2015 · Kitabı okudu · 5 günde

Yine Yaşar Kemal... Yine doğayla insanın destansı mücadelesi... Kitap; Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerinden oluşmakta. Üç efsanede de kahramanlığın yanısıra Yaşar Kemal'in tabiriyle insanı yalım eden sevda teması işlenmiş. Bu bazen kavuşmayla bazen de ayrılıkla sonuçlanıyor. Özellikle Alageyik efsanesinde insanın kendiyle hesaplaşmasını, ikircikli halini, tutkularına yenik düşmesini görüyoruz. Yaşar Kemal insanı her haliyle anlatmış; hüznü, sevinci, korkuyu, aşkı, cesareti... Üslubuna gelince fazla söze gerek yok, tasvirlerle alıp götürüyor zaten.
Okunmayı fazlasıyla hak ediyor.
İyi okumalar...

Mithril / Rodion Romanovich Raskolnikov 
20 May 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · Puan vermedi

İstanbul kitap okuma grubunun bu ay seçilmiş olan kitap olması vesilesiyle tanıştığım bir efsane. Topraklarımızda doğan ve dilden dile aktarılan Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerini Yaşar Kemal kusursuz kalemiyle ölümsüzleştirmiştir. Birbirinden etkileyici 3 efsanedeki aşk, yalanlar, yanlış anlaşılmalar, hatalar, dostluklar, iyilikler ve kötülükler arasındaki mücadele, gurur ve daha pek çok duygu yoğunlukla işlenirken Yaşar kemal'İn sürükleyici anlatımında kaybolmamak elde değil...

Halil Yavuz KAYA 
 25 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Şu anda kütüphanemde olmayan, akıbetinin ne olduğunu da hatırlayamadığım bu kitap, Yaşar Kemal'le beni tanıştıran "İnce Memed" den sonra okuduğum ikinci kitabı idi Yaşar Kemal'in.Yanılmıyorsam 65 ya da 66 yılları olsa gerekti okuduğum da Yani yarım asır öncesin den söz ediyorum. Bu üç efsane, üç hikaye beni çok etkilemiş, defa defa okumuştum... Köroğlu'nu ve Karacaoğlan'ı bilirdim de Alageyik'i buradan öğrenmiştim. Muhteşem bir anlatımla kaleme alınmış bu kitabın büyüleyici ifadelerini ezberlemeye de kalkmıştım. şimdi her biri kuş oldu kanatlanıp uçtu gittiler hafızamdan... Ama Adı anıldıkça o günleri yad ederim. O güzel hissin, duygunun kokusunu ruhumda hissederim.
Derseniz "bu kitabı bir daha okur musun?"
Cevabım "Hayır" olacak.
Niye mi?
Hatıralarımın sihrinin bozulmasından, o kokuyu bir daha duyamamak dan korkarım da ondandır... Çünkü, zamanı 14 yaşıma sabitlediğim anımdır bu kitap....

Metin Özdemir 
 22 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir yazar döneminin havasını bu kadar mı iyi mi hissettirir? Film tadında üç efsane. Köroğlu,Karacaoğlan ve Alageyik. Üçü de ayrı güzel. Kalem alınmasa Türk edebiyatı için büyük bir kayıp olurdu. Yaşar Kemal'in bu dönemi anlatması büyük bir kazanç. Belki de 30-40 yıl sonra şu an yaşadığımız hayatı anlatan kalemi sağlam yazarlar örnek almalı ki bizim dönemimizi de iyi öğrensinler gelecek nesiller. Cüneyt Arkın'ın başrol oynadığı "Alageyik" müzikleriyle ayrı güzel. Bir insan sevgilisini bırakıp bir alageyiğin peşinde koşar mı? Koşuyor işte... Şimdi biri bunu yapsa deli derler. Gerçi ona da deli diyorlarmış. "Deli Halil" Acaba deli olmayan insanlar şu an nelerin peşinde koşuyorlar? Para,mal,mülk,makam ve bir sürü dünya namına şeyler... Acaba gerçekte deli olan kim? Aşkı uğruna koşanlar mı dünya uğruna koşanlar mı? Tartışılır. Kitabı çok beğendim. Hissede hissede okuyabilirsiniz. Altı çizilecek çok söz var hem filmlerinde hem kitabında...

Celal Uslu 
07 Mar 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Yaşar KEMAL 'in kalemi moderatörlüğünde Anadolu yiğitlerinin destan yolculuğuna çıkmak eğiliminde bulunanların okumaktan aşırı zevk alacağı bir kitap.

Okumakta biraz ilerleyince, sanki yazar size bunu sözlü olarak anlatıyor hissine kapılıyorsunuz. Tıpkı küçüğüne kıssadan hisse çıkartması için hikayeler anlatan bir koca köy insanı gibi.

Özellikle Karacaoğlan bölümü beni derinden etkiledi, belki Karacaoğlan 'a yazılmış onun üzerinde kitap okudum ama en can alıcısı bu kitapta yatıyor diyebilirim.

Kendine has engin betimlemeleriyle olay örgüsüne ayrı bir tat katan Yaşar KEMAL 'in bütün kitapları okunabilir, okunmalıdır.

Mustafa 
30 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Hep filmlerinden izlerdim. Lise yıllarında okudum ilk defa. Filmlerden güzel oldugu kesin. İçinde karacoglan resmen aşkın kendisi. Hele şiirler. Alıp götürüyor başka bir aleme okuru.

4 /

Kitaptan 183 Alıntı

Ezgi Sezgin 
 05 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İnsan anadan yiğit doğmaz, insanı hem yürekli, hem de korkak yapan görgüsü ve aklıdır.

Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 34 - Cem Yayınevi)Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 34 - Cem Yayınevi)
Derya Yalınkılıç 
08 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dostluk
İnsanoğlu şu dünyada neyi arar, arasa arasa dostluğu, kardeşliği arar, sözü çok uzatmak neye yarar...

Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar KemalÜç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal

Karacaoğlan
Yürü bre yalan dünya
Sana konan göçer bir gün
İnsan bir ekin misali
Seni eken biçer bir gün

Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 151 - Yapı Kredi Yayınları)Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 151 - Yapı Kredi Yayınları)
Derya Yalınkılıç 
10 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

kibir
İnsanlara böcek gibi, karınca gibi bakamazsın. Şu evren içinde ne kadar yaratık varsa en kutsalı insandır. Hiçbir insanı küçük göremezsin, aşağılatamazsın. İnsanı aşağılatan önce kendisini aşağılatmış demektir. Kendine saygısı olan, olumlu, sağlıklı bir adam başkalarına da en büyük saygıyı duyar.

Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar KemalÜç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal

Kitapla ilgili 1 Haber

Yaşar Kemal’siz 2. Yıl...!!!
Yaşar Kemal’siz 2. Yıl...!!! Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015’te vefat etmiş, 2 Mart 2015 günü 92 yaşında, büyük bir törenle sonsuzluğa uğurlanmıştı. Türkiye'nin Evrensel Yazarı Yaşar Kemal'i saygı ve sevgiyle anıyoruz...