Teneke

8,5/10  (79 Oy) · 
266 okunma  · 
69 beğeni  · 
2.243 gösterim
Bir Anadolu kasabasında, çeltikçi ağaların yönetmenliklere karşı gelerek ektikleri çeltik sıtmaya neden olur. İdealist ve genç kaymakam tüm tecrübesizliğiyle, sıtmaya tutulan kasaba halkı adına ağalara mücadeleye girişir. Ancak kaymakam kasabadan, ardından teneke çalınarak sürülür. Teneke idealizm ile baskın güç arasındaki mücadelenin romanıdır.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    158
  • ISBN:
    9750807190
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aysel 
14 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Çukurova deyince akıla Yaşar Kemal, Yaşar Kemal deyince akıla Çukurova gelirmiş...

Tesadüfen okumak şevkine düştüğüm bu kitapla bugün Çukurova tarlalarını gezdim, Çeltik ağalarına kızdım, Memed Ali`e bazen darıldım, Zeyno ana ile gururlandım, kaymakama acıdım...

Bir kitap ve yine farklı farklı duygular..

Kitabın konusu,
Çukurova`da yine yoksul köylüye elinde kırbacı olan ağalar zulm eder, insanlar sıtmadan ve yoksuluktan kırılır. Bu demde ise köye yeni kaymakam gelir.. Yaşı genç, idealleri temiz birisi. Ağalara ters yönde duran Fikret kaymakam...
Kaymakam insanların haksız yere mağdur olmasına üzülür. Onlar için mücadele başlatır. Tabii kanun çerçevesinde. İyi ile kötü yine yan yanadır.. Kim kazanacaktır? Yaşar Kemal neden üzüyorsun bizi?..

Her ne kadar da kötü güçlerin sonunda dediklerini yapmış olduğunu görsek de yazar, bize iyi ile kötünü ayıracak kadar düşünme şansı verir ve gerisini bizim vicdanımıza bırakır..

Büyülü tasvir yeteneği, eski zaman insanları, ağalar, muhtarlar, mağdur köylü dönemi. Ne kadar uzak bir manzara değil mi? Uzak değil ama. Sadece kötülük isim değiştirmiş..

Yaşar Kemal okunmalı.. Okuyun.. Okutun..

Keyifli okumalar...

Anıl 
 01 Eki 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Yaşar Kemal bu eserini yazarken karakterleri eserin yazıldığı dönemin iyi ve kötü insan profillerinden seçerek oluşturmuştur. Bu insan profilleri sanıyorum ki dönemin Türkiye’sini, günümüzden anlayabilmek adına okur nezdinde büyük bir öneme sahip. Yaşar Kemal okuyan okur, kitabı okumaya başlar, karakterleri tanır, benimser ve doğa tasvirleri ile kitabın gerçekçi dünyasında kaybolur.

Bana göre İnsan, en genel kapsamı ile ikiye ayrılır. İyi ve kötü. Bu iki soyut kavram arasında bulunan çizgi, tıpkı siyah ile beyaz arasındaki kadar nettir. İnsan kendi iç dünyasında iyi ve kötü kavramlarını barındırır. Bunlardan hangisinin baskın olacağına ise insanın kendisi karar verir. Yaşar Kemal bu muhteşem eserinde okuru bu ayırdımı yapması hususunda düşünceleri ile baş başa bırakır. Tabi ki anlatıcımız bu sorgulamayı bilhassa soru sorarak yapmaz, alttan altta karakterler üzerine düşündürürken bir anlamda okura bilincinin dışında yaptırır bunu. Ustalık da bunu gerektirir zaten.

Tüm bunların dışında Teneke, konu itibariyle dönemin idealist insanlarının, yönetimin baskı rejimi ve bu rejimin doğurduğu çıkarcı insanlar arasında ki mücadeleyi anlatır. Çıkarcı insanlar neyi gözetir diye bir soru düşer okurun aklına. Kitaptaki çıkarcı insanlar, rejimin açıklıklarından faydalanarak haksız fazla kazanç sağlayan bireylerdir. Haksız fazla kazanç sağlamak bir nebze anlaşılabilir bir durumdur; her zaman var olmuş, oluyor ve olacak olan “İnsan Talihsizliği’dir.” Ancak bu noktada usta yazarın değindiği çok daha farklı bir olay vardır. Bir insan haksız kazanç sağlamak için insan hayatını önemsemiyor, saygı duymuyor ve onurunu hiçe sayıyorsa bu insan net bir şekilde kötüdür.

Teneke, Türkiye'nin iyi insanların uğurlanmasının hikâyesidir. Yolcu eden insanların bu vurdumduymazlığı çağın en büyük talihsizliğidir. Geçmiş geleceğe her zaman ışık tutmaktadır. Biz okurlar, kimi zaman bu ışık karşısında aydınlığa kavuşabilirken kimi zamanda kör oluruz. Aydınlığa erenlerden olma umudu ve dileğiyle keyifli okumalar dilerim.

Mazlum İlhan 
 26 Oca 00:53 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Kitabın konusu hem roman şeklinde hem de tiyatro metni şeklinde kaleme alınmış. Ikinci kısımda yani tiyatro metninde diyalogların artması, roman kısmındaki bir çok olaya, duruma daha ayrıntılı şekilde tanık olmanızı sağlıyor. Bu yüzden bence iki kısım da birbirlerini tamamlıyor, okuyana iki kısımdan birini es geçmemelerini, ikisini de okumalarını tavsiye ederim şimdiden.

Yıllardır oynadıkları oyunlarla yaptıkları hilelerle, köylünün sıtmadan ölmesi pahasına, kanuna uygun düzenlenmemiş çeltik tarlalarına bir şekilde ruhsat alabilen çıkarcı ağaların bu düzeni kasabaya yeni atanmış gözü pek, kararlı kaymakamın gelişiyle sekteye uğrar, bozulur. Ağalar o yıl çeltik tarlalarına ruhsat alabilmek için türlü dalavereye başvurur. Tüm imkanlarını bu uğurda seferber ederler ama yeni kaymakam, taş parçası gibi kaymakam bu düzeni bozmaya kararlıdır. Her şeye rağmen savaşır ağalarla. Vekili Resul bey'in bu yolda ona çok yararı dokunur, yeni gelişmeleri, dedikoduları anında ona rapor eder. Bu arada köylülerden biri olan Zeyno Ana köylüyü örgütlemekle, köydeki erkekleri ağalara karşı, zulme karşı gelmeleri için yüreklendirmekle uğraşır. Yaşar Kemal'in okuduğum kitaplarının neredeyse tümünde Zeyno Ana gibi bir karakter vardır. Bu karakter kilit karakterdir bana göre. Zulme karşı verilecek mücadeleye olan umudun sembolü ve kararlılığın göstergesi... Tam da her şeye razı olunacağı, boyun eğileceği bir anda bu karakter birden ortaya çıkar, köyü, ortalığı birbirine katar, zulme karşı insanların içinde sönmeye yüz tutmuş alevi harlandırır ve olayların seyri değişir. Tabi bir de eski eşkiya olan, Zeyno Ana'yı başından sonuna kadar yalnız bırakmayan Mehmed Ali var. Ağa bir değil ki vurayım kurtulalım, ağa yüz tane, bin tane, derken ister istemez hak veriyorsunuz ona ama bu düşüncelere rağmen mücadelesini sürdürür, pes etmez beklendiği gibi.

Sonra topyekün bir mücadeledir başlar. Zalim ile ezilenin mücadelesi... Imkanlar kısıtlı da olsa, bazen umutsuzluk had safhada da olsa, yüreklerde harlanan inanç sayesinde dört elle sarılırlar mücadeleye. Yaşar Kemal, bunu çok iyi bir şekilde aktarabiliyor okuyucuya. İster istemez o mücadelenin bir tarafında konumlandırırsınız kendinizi ve siz de mücadele edersiniz karakterlerle birlikte.

Romanın sonunda ağalar, hileleri sayesinde kaymakamın başka yere tayin edilmesini sağlarlar. Keyiflerine diyecek yoktur, öyle ki bu zaferlerini gönderilen her kaymakamın ardından dalga geçmek amacıyla çaldıkları tenekelerin sayısını o güne kadar hiç olmadığı kadar arttırarak kutlarlar. Kazanmışlardır(!), istedikleri olmuştur. O yıl ürünleri ziyan olmuştur, ama buna değmiştir. Unuttukları bir nokta vardır ama, her ne kadar içlerinde ağaların zulmüne boyun eğip evlerini satarak ağaların ekmeğine yağ süren-sürmek zorunda kalan köylüler olmuşsa da kaymakam giderken bütün köylüye kendinden bir miras bırakmıştır: haksızlığa boyun eğmemeyi, mücadeleden vazgeçmemeyi...

Tuğçe 
02 Ara 2015 · Kitabı okudu · 20 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yaşar Kemal dönemin Anadolusunu, halkın ağalarla mücadelesini, arada ezilen ve dürüst kalmaya çalışan memurların dramını akıcı bir dille anlatıyor. Kitabın yarısı roman olarak yazılmış, diğer yarısında da hikayenin tiyatro için yazılmış hali var. Kitap buram buram Anadolu ve çaresizlik kokuyor. Yöresel dil fazlaca kullanılmış zaman zaman okumayı zorlaştırsa da o bölgede yaşayan insanların yaşantısına dil aracılığıyla ulaşmamıza imkan sağlıyor. Kitabı okuduktan sonra tiyatrosunu da izledim. İkisini de çok beğendim. Yaşar Kemal okuma isteğim daha da arttı.

Bekir İstanbul 
13 Nis 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Hikaye Çukurova'nın bir kasabasında geçiyor. Çeltikçi ağaların köylülere yaptığı zulüm ve kasabaya yeni atanmış genç kaymakam ile dürüst memur Resul'ün köy ağalarıyla verdiği mücadele anlatılıyor. Kitabın ikinci kısmında ise aynı hikayenin ufak tefek değişikliklerle oyun versiyonu yer alıyor. Keyifle okudum, beğendim. Tavsiye ederim, siz de okuyun.

mısra 
02 May 2016 · Kitabı okudu

Çukurova’da çeltik ağalarının yasalara aykırı olarak çıkarları uğruna çeltik üretmeleri tüm köylünün sıtma olmasına, ölümlere yol açmaktadır. Köylüler çeltik ekimini istememektedirler, tek çare yeni atanan genç, idealist kaymakamdadır.

Yazar çeltik ağalarıyla, kaymakamın mücadelesini, köylülerin yaşadığı acıları, toplumumuzun gerçeğini sade, akıcı bir üslupla anlatmış.

Yüksek paralar karşılığında evlerini ağaya satarak mücadeleden vazgeçen günü kurtaran köylülerin de ortaya çıkan olumsuz tabloda payları olduğunu düşünüyorum.

Yanlış giden bir şey varsa yönetimler suçludur; paranın, gücün önünde eğilen, birlikte yola çıktıkları insanları yarı yolda bırakıp suçu meşrulaştıranlar daha çok suçludur. Günümüzde de durum pek farklı değil.

İçim burkularak okudum, keşke sonuç farklı olsaydı. Hiç olmazsa romanlarda.

Celal Uslu 
31 Eki 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Teneke; elleri nasırlı, yüzleri kırış kırış, arı gibi çalışkan, sıtma belâsından muzdarip, yoksulluktan, gariplikten bitap düşmüş, Ankara'nın tüm Anadoluyu unuttuğu gibi bu köyü kasabayı da es geçtiği, çeltik ağalarının zulmü altında inim inim inleyen bir yitik yöre halkının tek eğlencesi.
Senede bir defa, şansları yaver giderse üç dört defa düzenlenen, yöre halkının giden kaymakamları uğurlama şekli.
Karakterlerin hepsi hayatın içinden, tasvirler harika, akıcı ve bürokrasinin halkın tabanına nasıl işlediğini gösteren bir eser.

Y. Serkan Tuncer 
19 Şub 22:29 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yaşar Kemal'in Teneke adlı şaheseri geçmişten günümüze süregelen zıt kavramların mücadelesi. Kötü ile iyinin, doğru ile yanlışın, haklı ile haksızın kavgasında kendi karını maksimize etmek adına insan sağlığını hiçe sayan, her türlü yalana ve hileye bulaşanların her türlü ahlaksızlığı göze almasını, çok para uğruna mücadelesinden vazgeçenleri, dönenleri de çok iyi biçimde anlatıyor. Eserin sonunda kazanan ne yazık ki, gerçek yaşamda olduğu gibi her türlü yola başvuranlar olsa da okuyanı o aleme alıp götürüyor.

Emine ARSLAN 
21 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Anadolu halkının ağalarla mücadesini ezilişini çok güzel ve sade bir dille anlatmış Yaşar Kemal kitap da en çok dikkatimi çeken kadınların ön planda olması Zeyno ana ve arkasındaki kadınlar çeltik ağalarına karşı direniyor.

Derya Berber Tali 
14 Ara 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

1950'lerde yaşanan toprak ağalıgı sisteminde ağaların daha da zenginleşme uğruna halka nasıl baskı yaptığıni çok sade bir dille anlatmış Yaşar Kemal.Bu romanda toprak ağaları bütün köy halkının sitmadan ölmesi uğruna tarlalarına çeltik ekmek istemektedir.Köye yeni gelen genç ve idealist kaymakamin ,köy halkıyla birlikte bu zulme karşı direnişlerini mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

3 /

Kitaptan 22 Alıntı

Aysel 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

«Oğlum,» diyordu. «Sen sen ol, görünüşe aldanma. İnsanlar iki yüzlüdür.»

Teneke, Yaşar KemalTeneke, Yaşar Kemal
Yunus Emre Dilsizmen 
02 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Adam milletini yüz bine satar mı? Yüz bin lira batsın? Bir çocuğun kara gözlerine değer mi yüz bin? Bir milyon, on milyon?..

Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 124 - Yapı Kredi Yayınları)Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 124 - Yapı Kredi Yayınları)
Yunus Emre Dilsizmen 
02 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yetimlik kötü, yetimlik ölümden beter.

Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 135 - Yapı Kredi Yayınları)Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 135 - Yapı Kredi Yayınları)
Aysel 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Dönüp dönüp aynı parçayı çalıyordu. Habire aynı parçayı... İçinden bir aydınlık su boşanmıştı. Sevinç, aydınlık aydınlık parlıyordu, akıyordu içinden. Kainatı aşkla, muhabbetle kucaklayası geliyordu. Taşı toprağı, dalları ışılayan zeytin ağacını, cıvıl cıvıl serçeyi... Cümle yaratığı.

Teneke, Yaşar KemalTeneke, Yaşar Kemal
Aysel 
11 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Kendine güvendiğin için yalancı değilsin. Yalan dolan bilmediğin için yalan karşısında yenileceksin. Yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek. Sen yenileceksin. Yenilmenin tadına varacaksın. Doğru yenilmeli. Yenilmeyen doğru yenmiş sayılmaz. Doğru yenile yenile öyle keskin bir hale gelmeli ki.. Yüz bin yıl su altında, yıkanmış, düzelmiş çakıltaşı gibi."

Teneke, Yaşar KemalTeneke, Yaşar Kemal
Yunus Emre Dilsizmen 
01 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aaah, yoksulluğun gözü çıksın!

Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 100 - Yapı Kredi Yayınları)Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 100 - Yapı Kredi Yayınları)
Merve 
11 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

" Oğlum"diyordu. "Sen sen ol, görünüşe aldanma. İnsanlar iki yüzlüdür."

Teneke, Yaşar KemalTeneke, Yaşar Kemal
Yunus Emre Dilsizmen 
01 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bütün bu olanlar bitenler şaşırtıyordu onu. Bu insanlar, ne insanlar böyle? Faydalarının dışında gözleri dünyayı görmüyor. Görmüyor değil, bir kuruş için bir insana kıyabiliyorlar.

Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 70 - Yapı Kredi Yayınları)Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 70 - Yapı Kredi Yayınları)
Esra 
28 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi

İnsan ne demektir, insan? Kavun değildir ki insan şöyle kıçını koklayıp neyin nesi olduğunu anlayabilesin. İnsanı tarif etmek gerekirse, şöyle tarif edebiliriz: İnsan konuşan hayvan değil, mektup yazan hayvandır.

Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 89)Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 89)
Mazlum İlhan 
25 Oca 23:32 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

MURTAZA AĞA: Biz hükümetin babası oluruz. Başa çıkamazsın.

ZEYNO ANA: Hükümet sizseniz, biz de ayağa kalkarız. Siz birsiniz, biz yüz bin... Beş milyon. Ben bu köyü bu yaz su altında koydurtmayacağım!

Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 132 - YKY)Teneke, Yaşar Kemal (Sayfa 132 - YKY)
3 /