Acıya Kurşun İşlemez oldu. Şairin diğer kitaplarına göre daha mı farklı, yoksa benim hayatımdaki zamanlaması mı farklı denk geldi bilemedim doğrusu ama bu kitap biraz farklı vurdu..
Kitapta öyle dizeler var ki, insanı kendi içindeki karanlık dünyasına hapsediyor.
Söyler misin?Zindanda çiçekler nasıl yetişir. (s.24)
Okurken düşündüm o kadar çıkmazda, o kadar yorgun hissettiğin bir anda, etrafındaki her şey üzerine üzerine gelirken insan nasıl olur da yine de güzellik arar, nasıl çiçek yetiştirir?..
Adnan Yücel bu soruyu sorarken aslında cevabını da veriyor o çiçekler zaten o zindanın içindeki inatla dirençle yeşeriyor...
Anlatsam şimdiBir daha dinleyebilir misin? (s.65)
Sanki birine içini dökeceksin ama taşıyabilir mi diye korkup susuyorsun ya, işte tam o an...
Adnan Yücel kelimeleri birer yük gibi değil de, birbirine tutunulacak birer dal gibi kullanmış burada. Kitap bittiğinde hissettiğim şey, birinin hayatına misafir olmak gibiydi. Süslü cümleler yok, olduğu gibi anlatmış her şeyi.. Kendi payıma aldıklarım bana yeter! Şiir dediğin de zaten bu değil mi?..
Başkasının acısında kendi yaramızı merhemlemek. Okuyun okutun ama en çok da kendi payınıza düşeni alın.
İzmir'de hastane odasından dökülen o laflar basit bir gaf değil, düpedüz hadsizliktir!.. Koca koca mevkilerde oturanların parasına güvenip halkın değerlerine dil uzatması karakterlerinin ne