Tek Kanatlı Bir Kuş

7,9/10  (88 Oy) · 
252 okunma  · 
73 beğeni  · 
1.887 gösterim
Edebiyatımızın çınarı, büyük usta Yaşar Kemal'in Tek Kanatlı Bir Kuş kitabı, toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkunun destansı bir romanı. 

Halkının neden terk ettiği bilinmeyen, gizemli karanlık bir kasaba, bu kasabaya atandığı halde gidemeyen bir posta müdürü, yalnızlığın timsali bir istasyon şefi, "Alamancı" bir genç kadın...Ve bütün fantastikliğine karşın son derece gerçekçi gelen bir dünya... Metafor mu? Alegori mi yoksa?

Şaşırtıcı ve çok katmanlı olay akışı, kişilerinin zenginliği ve derinliği, zaman zaman bir röportaj keskinliği kazanan masalsı diliyle tam bir Yaşar Kemal romanı.

Tek Kanatlı Bir Kuş'da toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkuyu anlatan Yaşar Kemal, kitabın ana teması korku ile ilgili "Ben hep korkudan korktum. Korkudan çok korktum. Roman yazdığım zaman içimde bir korku istemezdim. O yüzden bu kitapta da korkuyu anlattım. Kayseri'de askerlik yaptığım kasabanın üzerinde büyük bir taş vardı ve bütün kasaba bu taşın üzerlerine düşeceğinden korkuyor, taşı üzerilerine düşmesin diye demir zincirlerle bağlıyorlardı. Madem korkuyorsunuz o zaman çekin gidin derdim. Seneler senesi bu korkuyu yazmak istedim" diyor.

Romanının başkahramanları olan Posta Müdürü Remzi Bey ve karısı Melek Hanım'ın çileli yolculuğundan ve o dönem için şartları çok daha ağır olan postacılık mesleğinden bahseden Yaşar Kemal, "O dönemde Anadolu'da postacıdan daha önemli bir kişi yoktu. Özellikle benim için postacı çok önemliydi. O zaman bana mektuplar geliyordu. Bu mektupları benden önce jandarmalar okuyordu. Bazen makale yazar gazeteye göndermek isterdim. Bu makaleler bazen gider, bazen de gitmezdi" diye ekliyor. 

Yaşar Kemal'in 1960'ların sonunda yazdığı ve şimdi yayımlamaya karar verdiği Tek Kanatlı Bir Kuş romanı, okuru 1960'lı yılların Anadolusu'na götüren tarihi bir belge olmanın yanı sıra büyük ustanın edebiyatında önemli bir dönemi de gözler önüne seriyor.
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    76
  • ISBN:
    9789750826184
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sergen Özen 
 02 Şub 20:28 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Okuduğum ilk Yaşar Kemal eseri oldu. İnce bir kitap olmasına rağmen merak uyandıran kurgusu okuru içine çekebiliyor. Yaşar Kemal sıradan bir konudan sıradışı ve etkileyici mesajlar veriyor bu kitapta.

Bir Trende başlıyor olaylar. Anadolu’nun yokuşlu kasabasına tayini çıkan posta müdürü Remzi Bey ve Melek Hanım çileli tren yolculuklarında gidecekleri yerin yakınlarında bir yerde inerler. Lakin karşılarına çıkan herkesin suratı beş karıştır. Vakit varken geri dönmelerini söyler hepsi. Halkı Yokuşlu’yu çoktan terk etmiştir. Evler, binalar, çarşılar artık bomboştur. Bu kasaba tekinsiz, uğursuz bir yer olmuştur onlara göre. Sebebi? Belli değil.

Posta müdürüyle karısı yiyeceklerini alıp kasabanın altındaki bir ceviz ağacına yerleştirilir. Bir istasyon şefiyle tanışırlar önce, bir genç kadın çıkar karşılarına sonra. Daha sonra başkaları, mesela insan yiyen kuşlar, kanat çırpan yaratıklar…
Bu kasabada neyin gerçek neyin hayal olduğunu anlamak da gitgide güçleşecektir. Nedir peki bütün bu olanlar? Sorular veya alegoriler…

Korkmanın kendisinde korku. Kendimizi korkuya bu kadar teslim etmesek ve birbirimize bu kadar hızlı bulaştırmasak belki biz de kanatlanıp uçacağız… Satırlara göz gezdirirken Anadolu’da bir kırda dolaşırken kendimi hayal ediyorum. Temiz havayı, kuşların sesini, arıların vızıltısını duyuyorum. Gölgelik bir ağaçta dinlenip kitap okurken görüyorum kendimi.

Yaşar Kemal güzel atmosferlere çekiyor okuru. Uçmaktan bahsettim. Korkuya teslim oluyoruz ya hani bazen. Bazı şeyleri yapmaktan çekiniyoruz veya teslim oluyoruz veya akışına bırakıp yapıcı bir adım atmaktan beri duruyoruz. İşte hepsi bu duygunun birer çeşitlemesi… Böyle olunca kitaptaki karakterler gibi “Tek kanatlı Kuş” oluyoruz.
-Martı Jonathan kitabına benzettim. Konu bakımıyla değil tabii ki, verilen mesajlar birbirine çok benzer, okuyanlar bu benzerliği görecektir.
“Uçamayan, kaçamayan, öyle olunca da yaşayamayan.” (Sayfa 42) Tek kelimeyle kitabın özeti diyebiliriz. Başımız dik olarak engelleri korkmadan aşmak ve sonunda kanatlanıp uçmak dileğiyle.

KeMâL 
 15 Şub 23:16 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Kütüphaneye bir Yaşar Kemal daha ekledim. Yine muazzam bir betimleme, harika bir doğallık, saflık; Anadolu'nun tadı, konuşmaların şivesi,muzipliği say sayabildiğin kadar. Kitap 72 sayfadan oluşuyor ama büyük puntoları son derece rahatsızlık verici. Roman okumuyor da bir çocuk kitabı okuyoruz tadında olmuş. Sayfa sayısını artırmak için puntoları büyütmeleri hiç güzel değildi bu yüzden puan kırdım.

Kitaba geçersek İnce Memed serisini okumuş biri olarak kesinlikle daha altta kalmış bir eser ama sayfa sayısına göre yorumlarsak bu kadar sayfaya bu konuyu iyi yaymış yazar. Tayini Yokuşlu Köyüne çıkmış postane müdürünü ve eşinin görev yerine ulaşma çabası. Çabası diyorum çünkü roman bu çabayla başlıyor ve bitiyor. Bu arada geçen diyaloglar çok başarılı. İçerisinde komiklik, doğallık,masumluk ve en başında korku duygusu ön planda; salgınmışçasına bir korku. Sıra dışı, fantastik kurgu; gizemli ve mistik bir konu içerisine sıkışmış anlamlar… Belirsizliği ön plana almış yazar ve yazmaya başlamış; okuru direk romanın içine çekmiş. Köye ulaşmak isteyen postane müdürü bir çok kişiden köye gitmemesi gerektiğini ve kuşların istila ettiğini duyuyor. Herkes başka bir şey diyor ama tek konu o köye gitmemesi gerektikleri.

Konuya gelirsem kulaktan dolma bilgilerle insanların hareket etmemesi gerektiğini, başkalarının lafıyla korkup bir işten vazgeçmemesi gerektiğini anlatan bir eser. Toplumsal korku yüzünden bazı duyguların, düşüncelerin bastırılmasını konu aldığını düşünüyorum. Ayrıca insanın dışından başka görünüp nasıl biri olduğuna kanaat getirilmemesini çok güzel aralara serpiştirmiş. Tanımadan, bilmeden bir insan hakkında karar verilmemeli yani ön yargılı davranmamalıyızı işlemiş. Gayet güzel, kısa ve özlü bir eser.

şule uzundere 
03 Şub 11:50 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yaşar Kemal kalemine hayran olduğum bir isim ama Tek Kanatlı Bir Kuş maalesef bana hitap etmedi. 76 sayfalık eserde bir şeyler eksikti, güzel bir kitap okuyorum hissi yaşamadım. Başka bir yazar yazmış olsaydı belki daha ılımlı yaklaşabilirdim. Yazan Yaşar Kemal olunca beklenti de artıyor.

"Kim bilir, bir insanın iyilik mi kötülük mü, dostluk mu, düşmanlık mı düşündüğünü , şöyle yüzüne bakınca kim bilir? Tanışmadan konuşup görüşmeden insan korkuludur, başka bir şeydir. Konuşup görüşüncedir ki insan, işte o zaman insan olur"
Kısacık hatta bende yarım kalmış hissi uyandıran bir kitaptı.
Fantastik bir anlatımı vardı. Korku ve belirsizlik duygusu çok iyi işlenmişti bence.
Karakterin sayısı azdı , ama ilginçlerdi:) Özellikle Melek Hanım karakteri benim çok hoşuma gitmişti. Hani eski reklamlarda bir Ayşe Teyze vardı, çantasında her ihtiyaca çözüm olacak eşyalar , malzemeler çıkardı. İşte Melek Hanım da öyle şirin bir karakterdi benim için:)

onur yalçın 
19 Eki 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Derin bir hayal kırıklığı içindeyim. Yaşar Kemal gibi Türkçe'nin büyük bir yazarını bu kitapla tanımamalıydım.

Öncelikle iletişim fakültesinde okuduğum ve Türkiye'nin önde gelen reklamcılarına ders vermiş hocalardan ders aldığım için söylemezsem olmayacak bir noktaya değinmeliyim; bu kitap tamamen "Yaşar Kemal" ismini -reklam diliyle; markasını- kullanarak para kazanmak üzere piyasaya sokulmuş bir eser.

Şöyle ki; kitap sözde 72 sayfa fakat 9. sayfadan başlıyor ve aradaki boşlukları çıkarırsak 60 sayfa civarı fakat bununla da bitmiyor; yazı puntosu büyük kullanılmış ve satır aralarında da büyük boşluklar var.

https://kelimelersahneler.blogspot.com.tr/...us-kitap-yorumu.html

Şükran Güngör 
29 Mar 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Kitabı elinize aldığınızda diyorsunuz ki "Bu kadar sayfada ne anlatılabilir?" Okumaya başlıyorsunuz - ve hemen bitiyor- aslında çok kişi var, çok kişilik var, çok hayat var. Kitabın kurgusu da farklı. Konusu:Anadolu. Evet bizden diyorsunuz ama bir o kadar da sıradışı geliyor. Sonu ya da posta müdürünün köye girememesi nedendir bilinmez... Kitabın hemen bitmesi Yaşar Kemal in o güzel anlatımından kaynaklanıyor. Bu kitap büyük ustanın okuduğum ilk kitabı ve dilin sadeliğini haddim olmayarak çok beğendim.

Hayriye Gül 
23 Ağu 2016 · Beğendi

İnce bir kitap ama içi bi o kadar da dolu. Az ama öz. Basit gibi duran ama aslında kalitesini sonuna kadar hissettiren bir eser. Yaşar Kemal, yurdum insanının kulaktan dolma haberlere nasıl itibar ettiğini çok iyi bir şekilde anlatmış. Kaynağı belli olmayan bir korku insanı ne kadar etkiler sorusunun cevabı bu kitap. Daha uzun olsaydı diyeceksiniz.

Bizimmahalleninkitapcisi 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Tek Kanatlı Bir Kuş, uzun zamandır kalemi ile tanışmayı çok istediğim Yaşar Kemal'den okuduğum ilk eserdi. Oldukça ince bir kitap olmasına rağmen başarılı ve merak uyandıran kurgusu ile okuru içine alıyor, sarıp sarmalıyor diyebilirim. Anadolu insanının hayatına araladığı pencere ile son derece içimizden ve bir o kadar da gerçekçi bir eser olmasının yanı sıra sayfalar boyunca çıktığım kısacık yolculukta "Tadı damağımda kaldı." dediğim güzel eserler arasında da yerini aldı.

Kitabın konusuna şöyle kısaca değinecek olursam; olaylar posta müdürü olan Remzi Bey'in Yokuşlu kasabasına tayininin çıkması ile başlamaktadır. Her şeyden habersiz eşi Melek Hanım'ı da yanına alıp yeni hayatına doğru yola çıkan Remzi Bey'i Yokuşlu kasabasında bir sürpriz beklemektedir. Deyim yerinde ise kasaba adeta "Kuş uçmaz kervan geçmez" bir kasabaya dönmüştür ve halkının kasabayı neden terk ettiği, kasabaya ne olduğu da bilinmemektedir. Kimse kasabaya girmek şurada dursun kasabanın yakınına yaklaşmaya bile cesaret edememektedir.Fakat Remzi Bey ne pahasına olursa olsun kasabayı kendi gözleriyle görmekte kararlıdır...

Bu kitapta sadece Remzi Bey ve Melek Hanım'ın kasabaya ulaşma yolunda yaşadıklarına değil aynı zamanda yolu Yokuşlu kasabasına düşen insanların yaşadıklarına da tanık olacaksınız. Şu kısacık yolculuk boyunca kâh büyük bir derde düşmüş Hüsam'ın derdine derman arayacak kâh yolu gurbet ellere düşmüş Zeliha'nın anacığına olan hasretine ortak olacaksınız. Haa bir de yıllar var ki eşinden, çoluğundan çocuğundan uzakta bir başına yaşayan istasyon şefi Sadrettin Bey var. Oralara kadar gidip buram buram Anadolu havası almışken ona da uğrayıp mis kokulu çayından bir yudum almayı, yalnızlığına yoldaş olmayı da unutmayın.

niluferinkitapligi 
 06 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

İstanbul'lu posta müdürü Remzi Bey'in tayini,Yokuşlu isimli bir kasabaya çıkar.Eşi Melek Hanım'la birlikte yeni görev yerlerine gitmek için bindikleri trende yaşadıkları ve uzun yolculuklarıyla başlar kitap.Tayinleri çıkmıştır çıkmasına,hatta varmışlardır da Yokuşlu'ya ama bir türlü içeri giremezler kasabanın sınırından.Hiçbir araba geçmez,hiçbir otobüs götürmez Onları;başına ne geldiği bilinmeyen kasabaya.Remzi Bey,Melek Hanım,Almanya'dan kasabaya gelmiş karı-koca,komşu köyden yaşlı bir adam ve hanımı çevresinde döner olay örgüsü.Hayalle gerçek,korkuyla ümit,rüya ile karabasan arasında ayırt edilemez kitap boyu.Yine masalsı,yine emsalsiz bir anlatım.Kısa ama fantastik bir yeni çağ romanı.Bir içimlik :)

Seyla 
30 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 9/10 puan

Toplumsal korku bu kadar kisa bir romanda bu kadar guzel anlatabilirdi. Yaşar Kemal usta ne kadar büyük bir anlatıcı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

2 /

Kitaptan 18 Alıntı

Sergen Özen 
02 Şub 19:47 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Yiğidi öldür de hakkını inkar etme.

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 50 - Yapı Kredi Yayınları)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 50 - Yapı Kredi Yayınları)

Bunlar gösteriş için kendilerini tutarlar da uçurumdan aşağı atarlar. Atarlar da paramparça olurlar. Sırf paramparça olmuş, desinler diye.

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 47)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 47)

Ceviz agaci çok değerlidir ama altında uyumayacaksin,gölgesi ağırdır. Bir de ceviz ağacının bir huyu vardır, budaklarindan birisi oluşurken yakınında kim varsa, ne varsa hemencecik budami içine resmini naksediverir.

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar KemalTek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal

Ceviz ağacı çok değerlidir ama altında uyumayacaksın, gölgesi ağırdır. Bir de ceviz ağacının bir huyu vardır, budaklarından birisi oluşurken yakınında kim varsa, ne varsa hemencecik budağın içine resmini nakşediverir. Zamanla budakla birlikte resim de büyür. Ceviz budağından çok acaip resimler çıkmıştır. Ulu ağaçlar, bulutlar, denizler, uzun yollar, kamyonlar, otobüsler, otomobiller, sincaplar, tilkiler, ayılar, kurtlar, çakallar. Zinhar, ceviz ağacı altında cima etmeyesin, sakıncalıdır. Ola ki, resmimiz olduğu gibi, o durumda budaklara çıkar.

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 25)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 25)
Salih Çermik 
18 Şub 22:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

İçini ince bir sızı gibi ağırdan bir hüzün sardı. Karamsarlık geldi, karanlık ağır bir su gibi yüreğine oturdu.

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 30 - Yapı Kredi Yayınları - 7. Baskı)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 30 - Yapı Kredi Yayınları - 7. Baskı)

Bu yalnız,kuş uçmaz kervan geçmez kasabalarda ilk görünce hep böyle olurdu. Dunyadan kopar bir sonsuzluk içinde uçsuz bucaksız gider gider, sonsuzlugun açısında , sonsuzluğunda, yokluğunda erirdi.

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar KemalTek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal
Şükran Güngör 
29 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ceviz ağacı çok değerlidir ama altında uyumayacaksın, gölgesi ağırdır.

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 25)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 25)
2 /

Kitapla ilgili 3 Haber




Burası çok ıssız