Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Büyük ustaya saygıyla
8/10
·151 syf.··
2023 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2023 00:17
Yaşar Kemal’e neden hayran olunur sorusunun cevabı onun kitaplarında saklı. Daha okuduğumuz ilk satırlarda ona hayranlık duymamak mümkün bile olmuyor. Cümleler alıp götürür bizi. Okuduğumuz öykünün içinde buluveririz kendimizi. Yeri gelir bir figüran oluruz yeri gelir ana karakter… O kadar etkileyici ki anlatım, öykü birden bizim öykümüz olur. Hangi karakter olacağımızı o anki ruh halimiz belirler. İster kötü adam olalım ister iyi, o bize her şeyi eşit anlatır, öyle eşit anlatır ki kötüyü bile seçtirecek kadar iyi anlatır. İyi ki bu topraklardan bir Yaşar Kemal geçmiş. Bunun için şanslı ve gururlu hissetmeliyiz. O Anadolu mozaik sergisindeki en önemli eser konumunda. Öyle önemli bir mozaik ki onun oluşturduğu motiflerde tüm renkler capcanlı ve bir o kadar da anlamlı. Tek bir mozaik taşı bile oraya rastgele konulmamış ve o taşın yerinden oynatılması durumunda tüm mozaiğin yapısı bozulur. O tipik Anadolu halkının etkileyici anlatıcısı. Mütevazı karakterinin aksine görkemli bir yazar. Teneke, kısa bir öykü olmasına rağmen o kadar etkileyici bir anlatıma sahip ki hiç bitmesin istiyorsunuz. O tenekelere hiç vurulmasın istiyorsunuz. Kitap, zenginin daha fazla zengin olması adına göze aldığı şeylerin bir sınırının olmaması ile bunun sonucu olarak köylü(ırgat) halkın çaresizliğinin sonunun olmaması arasında belirgin ve acı farklılıkları yüzünüze tokat gibi çarparak göstermesiyle beni oldukça etkiledi. Ne spoiler vermek isterim ne de yönlendirmek. Okuyun ve bırakın kaleminiz yorumlasın kitabı. Bir bakmışsınız ki Yaşar Kemal’e methiyeler düzüp, hayranlık duyuyorsunuz.
Araştırma-İnceleme
TenekeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 199512,3bin okunma
8/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 10:27
Koca Yaşar'ın insanı bir sonraki sayfayı merak ettiren bakışıyla harmanlanan,kavruk tenli sıtmalı insanlar üstünden bu coğrafyanın insan yiyen davranışlarını anlattığı güzel bir kitap. Ülke insanı içinde çeltikçiler de aynı,Resul Efendi de idealist Kaymakam da..
TenekeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 199512,3bin okunma
Teneke
10/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2003 3. kitabı
·
72 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2003 23:03
"Kedi sevmeyen hiçbir mahlukatı sevemez. Ve de çocuklarını, vatanlarını sevemezler. Ve de Allahlarını sevemezler." Kul kusursuz olmazmış ... Teneke Yaşar KEMAL
TenekeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 199512,3bin okunma
Puan vermedi·157 syf.··
2020 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2020 10:05
Bir Çukurova Efsanesi daha buyrun. Yine ağalar hükmü devam eder. İlçeye yeni atanan Kaymakam Çeltik ekimine izin vermez çünkü sivrisinek çok olur sivrisinek demek hastalık (sıtma) ölüm demektir. Ağa dinlemez Çeltik ektirir köyü sular altında bırakır köylü zor durumdadır Kaymakam karşı çıkar ama ağa ve taraftarları dinlemez bir yolunu bulup Kaymakamın tayinini çıkartırlar kaymakam çok üzgündür ama çaresiz glder Ağa Kaymakam giderken çok sevinir ve Kaymakamın ardından teneke çaldırır bu öykünün tiyatro oyununda vardır....
TenekeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 199512,3bin okunma
Yaşar kemal Teneke
8/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Kısa ve öz olarak Anadolu insanının ne kadar içten pazarlıklı olduğunu, kabına göre şekil aldığını fakat içten gelen asil bir duruşu olduğunu özetler nitelikte. Genç bir kaymakamın ilk görev yerine yaşadığı sorunlar ve toyluğuna bağlı yaptığı hataları düzeltmeye çalışırken olayların gidişatını Anadolu dili ile anlatıyor. Okumaya değer 8/10
Edebiyat
TenekeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 199512,3bin okunma
Puan vermedi·151 syf.·
2020 62. kitabı
İnsanlık tarihinin en büyük, en soylu, en zor gerçeğidir iyiler ile kötülerin mücadelesi... Yaşar Kemal bunu kelimeleri bir şiir ahengi içinde yan yana getirip anlatır da anlatır bize. Anlatılanlar, masal olsun ister insan. Olsun ki çeltikçi ağalar, çeltik ekemesin. Sıtmadan, sinekten çocuklar ölmesin. Zeyno Karı'nın, Kürt Memedali'nin, Hürü'nün, Döne'nin evleri sular altında kalmasın. dürüst yöneticilerin kıymeti bilinsin, arkalarında durulsun. Murtazalar, Tevfik aliler değil Resul Efendiler, iyi kaymakamlar, iyi insanlar kazansın. Ne yazık ki gerçeğin ta kendisidir anlattıkları. insanı üzer, yorar, düşündürür. Eklemeden geçmeyeyim, Zeyno teyzem canımsın. :)
TenekeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 199512,3bin okunma
Puan vermedi·151 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Teneke çeltik ağaları,köylüler ve görev adamı bir kaymakamın çekişmesini anlatıyor. Çeltik ağalarının devlet otoritesini hiçe sayıp, köylülerin canı pahasına çeltik ekmeleri sonucu sıtma hastalığı baş gösterir. Kasabaya yeni atanan kaymakam da bu haksız düzene karşı durur. Kitabın ilk bölümü roman, ikinci bölümde tiyatro şeklinde yazılmış. İkisi de aynı hikayeyi anlatıyor. İkisini de peş peşe okumak yanlış bir tercihti, ama kitabı bitirmemiş gibi hissetmemek adına okudum. Ne yazık ki bu hikayenin bugün bile geçerliliğini koruduğunu çalıştığım ilçelerde ilk elden gördüğüm için, mağdurlarını bizzat tanıdığım için daha da etkiledi bu kitap beni.
TenekeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 199512,3bin okunma
Puan vermedi·151 syf.··
2021 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 23:02
Belki geçmişi anlatmış ama aslında temel bir sorun üzerinde durularak bugüne bile atıfta bulunmuş , cahil zenginlerin her şeyi istemeleri ve gözlerinin bir şey görmemeleri . O yörenin gerçek sahiplerini üzerinde egemenlik kurup onları sömürmek ve daha çok sömürmek istemeleri ...
TenekeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 199512,3bin okunma
Yaşar kemal Teneke
10/10
·151 syf.··
2024 5. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2024 23:51
Bu kitabı kaymakamlık imtihanına hazırlandığım dönemde bir hocamın tavsiye üzerine okumaya başladım. Kötünün kazandığı kitap/film hep bir yarım kalmışlık hissi uyandırıyor bende. Bu da onlardan biriydi. "Kul kusursuz olmazmış." (s. 87) Bir kaymakam... Fikret IRMAKLI... Genç daha, ilk görev yeri. Ne umutlarla başlarsın bazen meslek hayatına ama öyle insanlar vardır ki gerçek hayatın okul sıralarında ki, kitaplarda ki gibi olmadığını görürsün. "Sen sen ol görünüşe aldanma, insanlar iki yüzlüdür." İki bile değil bin bir yüzü var insanların. Sana nasıl göründükleri çıkarları doğrultusunda değişiyor. Çeltik zamanı ağalar köylere kadar çeltik ekmek istiyor, sıtma almış başını gidiyor, her yıl yüzlerce çocuk ölüyor. Şimdi bu kaymakam çeltik ektirip ölümlere destek mi olsun, izin vermeyip ağalara düşman mı? Genç bir kaymakam zengin acımasız köy ağalarıyla, yozlaşmış bir düzenle mücadelesi! Keşke her şey Kemal Sunal'ın "Deli Deli Küpeli" filminde ki kadar basit olsa ve kaymakam gelip bütün sorunları çözebilseydi. Dost bir iken düşman bin olur. Karşında yalnızca mücadele ettiğin insanlar değil yanında durduğun insanları da görebiliyorsun bazen. Bazen seni oraya atayan devlet bile karşında yer alıyor. "Ölüm var dönüm yok." En büyük mücadeleler kararlılıkla başlar. En büyük yok oluşlarda... Ama hayata karşı dik durmanın cümlesi bu: "Ölüm var dönüm yok." Kitap 150 sayfa ama şuan bende 5000 sayfalık duygu var.
İnceleme
TenekeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 199512,3bin okunma
Puan vermedi·151 syf.··
2021 93. kitabı
Yaşar Kemal'in usta kalemiyle hayat bulan Teneke, Anadolu'nun derinliklerinden yankılanan, çarpıcı bir hikayeyi anlatıyor. Çukurova'da geçen roman, idealizm ve güç arasındaki çetin savaşı konu alıyor. Teneke, Çukurova'da yaşayan köylülerin, topraklarını ve yaşamlarını koruma mücadelesini anlatan bir roman. Yaşar Kemal, bu romanda Anadolu insanının çektiği sıkıntıları, ağaların ve eşrafın zulmünü ve adaletsizlikleri ustalıkla dile getiriyor. Romanda öne çıkan karakterler arasında idealist kaymakam Süleyman Bey, köylü lideri Durmuş Ali, ve ağaların başı Okçuoğlu yer alıyor. Her karakter, romandaki farklı bir gücü temsil ediyor ve bu karakterler arasındaki mücadele romanın ana eksenini oluşturuyor. Yaşar Kemal, Teneke'de Anadolu'nun zengin ağızlarını ve deyimlerini ustalıkla kullanıyor. Bu da romana ayrı bir lezzet katıyor. Yaşar Kemal'in betimlemeleri ve tasvirleri o kadar canlı ki, okurken kendinizi Çukurova'nın sıcağında, tozunda ve dumanında hissediyorsunuz. Teneke, ilk olarak 1955 yılında yayımlandığında büyük ilgi gördü ve birçok ödüle layık görüldü. Roman, günümüzde de Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Teneke, sadece bir roman değil, aynı zamanda Anadolu insanının sosyo-ekonomik durumuna dair de önemli bir belge niteliği taşıyor. Teneke, Yaşar Kemal'in en usta eserlerinden biri. Anadolu'nun gerçeklerini, insanının ruhunu ve mücadelesini anlatan bu romanı okumanızı tavsiye ederim.
TenekeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 199512,3bin okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.