Çakırcalı Efe

8,8/10  (94 Oy) · 
255 okunma  · 
79 beğeni  · 
2.388 gösterim
Çakırcalı Memed Efe, on beş yıldan fazla bir zaman boyunca eşkıya olarak Osmanlıya baş kaldırmış, binden fazla insanı öldürmüş, öte yandan fakir fukaranın koruyucusu olmuştur. Yaşar Kemal, Çakırcalıyı öldüren müfrezenin kumandanı Albay Rüştü Kobaşın verdiği bilgiler ışığında eşkıyanın hayat hikayesini, tanıklarının yorumlarına da yer vererek anlatır.-Yaşar Kemal insanoğlunun çektiklerini hırs dolu bir beceriyle anlatan yürekli bir yazardır. O isyan ve öfkesini, insanlara karşı Batı yazarlarında az görülen bir güvenle desteklemesini bilmiştir
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    182
  • ISBN:
    9789750807244
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hesna S. 
 05 Eyl 00:53 · Kitabı okumadı

Dayımı 8 yaşımı bitirdiğimde tanıdım ben. Onun öncesinde hep telefon ve mektup aracılığıyla tanıyabilmiştim kendisini. Daha ben doğmadan '80 darbesinin de etkisiyle mülteci olarak gitmiş İsveç'e. Aradan epey yıllar geçtikten sonra bir gün Türkiye'ye geleceğini duyduk. Ailecek hepimiz İzmir'de havaalanında hazır bulunmuştuk büyük bir heyecanla. Kendisini görünce sevinçle hüzün birbirine karışmıştı. Uçaktan iner inmez alıp götürmüşlerdi çünkü. Aradan üç gün geçti, dört gün geçti; dayım gelmedi. Çocuk aklımla anlamlandıramamıştım ama yıllar geçtikçe ancak idrak edebilmiştim niye götürüldüğünü.

Sonrasında elbette kavuştuk, çok güzel günler de geçirdik birlikte. Bir gün dedi ki bana, "Sen Ödemiş'in Çakırcalı Efe'sini bilir misin?" Nerden bileyim, çocuğum daha... Dedi ki; bir Ödemişli olarak tanıman lazım, bizim efemiz bu, sen de ben de efe torunuyuz, kanımızda var, tanımazsan ayıp olur. Sonrasında Yaşar Kemal' in Çakırcalı Efe kitabını alıp gelmiş bana. Ama nasıl sevindim. O zamana kadar Ayşegül serileri ve Karlar Kraliçesi'nden başka kitabım olmamıştı hiç. İlk defa bir romanım olmuştu. Benim için değerli birinden gelmişti ki kaç yıl geçti hala kütüphanemde durur. O çocuk kalbimde derin bir iz bırakmıştı Çakırcalı Mehmet Efe'nin gerçek ve hazin hikayesi. Yaşıtlarım He-man' e hayran olurken, ben Çakıcı'ya hayran olmuştum. Tabii ki bir de dayıma...

"Gitme oğul, Osmanlı'ya güven olmaz." demişti anası. Güven olmamıştı. Kendisi hiç eşkiya olmak istemediği halde babasının intikamını almasıyla adeta dağlara sürüklenmişti gencecik Çakırcalı. Kaç sefer düze inmek istemişti, herkes gibi ailesiyle sıradan bir köylü hayatı sürmek istemişti. Olmadı. Ne zaman düze inse, halka zulmedildi, köylülerin hakkı yendi. Dayanamadı Çakırcalı... Anasını, karısını, evladını kaç kez bırakmak zorunda kaldı. Köylülerin dermanı, fakirlerin yiyecek ekmeği, genç kızların çeyizi olmuştu Çakırcalı. Ege'nin Robin Hood'u, zengin ağaların baş düşmanı olmuştu. Öldürmek zorunda kaldığı efe gerçekten yiğitse, ardından ağlamış, duasını edip namazını kılmıştı. Öyle de yufka yürekli, hatır hak bilir bir efeydi.

Yaşar Kemal'i de ilk bu kitabıyla tanımış oldum tabii ki çocukken. Burda kendisinin araştırmacı yazar yönünü görüyoruz daha çok. İnce Memed'te olduğu gibi bol betimlemeler yok belki de ama gerçek yaşanmış bir destan var. O köylülerin sıcacık dayanışması var. Yiğitlikle, baş kaldırmışlıkla, adaletle, bir düzde bir dağda sıkışıp kalmakla geçip giden bir ömür var. Okunası, okunması gereken bir destan var. Yıllar sonra Sabahattin Ali'nin de efeden bahdesen bir hikayesinin olduğunu öğrenmiştim. Çakıcı'nın İlk Kurşunu diye geçer hatta kitabın adı. Okumak isteyen olursa içerisinde Sabahattin Ali'nin yarım kalmış ve öncesinde hiç yayınlanmamış hikayeleri, şiirleri hatta çizimleri var. Vurulduğu zaman çantasından çıkan, eşine ve kızına miras kalan yazılar... Öylece olduğu gibi yayınlanmış.

Laf buraya kadar geldi ama asıl bahsetmek istediğim dayım. Onun sayesinde hem Yaşar Kemal'i hem Çakırcalı'yı hem de Sabahattin Ali'yi tanımıştım. Az önce de kara haberini aldım. "Gurbet ellerde, öyle garip kuşlar gibi tek başına" dedi annem... Yüreğime oturdu. İnsan bir kitaba sarılıp ağlar mı? Sarılıyorum. Dindirir mi? Kitabı tekrar okusam, geçirir mi? Baktım olmuyor, yazayım dedim. Halbuki bir ay oldu elim kalem kağıt tutmuyor. O da hafifletir mi? Bilmiyorum.

Taa oralardan getirmek belki zor olacak ama dayım memletine dönecek. Toprağına, özüne, o çok sevdiği Çakıcı'nın diyarına gelecek. Üç gün geçecek, dört gün geçecek, hiç gitmeyecek. Hep bizle kalacak.

Hani İzmir'in Kavakları der ya türküde, aslında Ödemiş'in Kavakları'dır onlar... Hani o eğri eğri uzayan kavaklar...

Burdan Ödemiş Kayaköy'e de selam olsun, Çakıcı'ya... Dayımı bağrına bassın...

https://youtu.be/PDtlUB1tCWE

https://youtu.be/tr2PR_2KcPE

https://youtu.be/qa-aIvLYbZc

Bekir İstanbul 
04 May 18:11 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Uyarı: Kitabı okumayıp okumayı düşünenler için kitabın tadını kaçıracak ön bilgiler bulunmaktadır!

Çakırcalı Efe babasının intikamını almaya mecbur hissettirilmiş, cesur, yiğit, çevik ve çok zeki bir eşkıya, Efe ve halk kahramanıdır. Yaşar Kemal bu efsaneyi yazmak için İzmir - Aydın köylerinde, dağlarında dolaşmış uzun zaman bilgi ve belge toplamış ve bu anlatıyı kendi boyasıyla, kendi kaleminin tadıyla yazmıştır.

Osmanlı'nın son zamanlarıdır, Ege'nin dağları gözü pek, cesur ve babayiğit eşkıya, yol kesen ve Efe'lerle doludur ama içlerinden bir tanesi vardır ki diğer tüm eşkıyalara ve peşine düşen tüm takip birliklerine, müfrezelere kök söktürür. Çakırcalı Efe, Ege dağlarının kurdudur, havadaki meteliği vurur, zalimin üstüne çöker, zengin derebeyinden alır fakire verir. Çakırcalı tüm civar köylerin sevgisini kazanmıştır bu yüzden köylü bir ton dayakta yese Efe'lerini kancıklamaz, korur. Nerede ne olsa haberi hemen Çakırcalıya uçar. Bu yüzden Osmanlı bir eşkıyayı yakalayamaz. Ama bir gün işini çok iyi bilen bir Osmanlı Subayı, usta bir iz sürücü, cesur bir eşkıya avcısı çıkar. Rüştü bey işini çok ciddiye alır, çok sağlam bir ekip kurar, Ödemiş'e gelir ve hemen Efe'nin peşine düşmez, aylarca planlama yapar, doğru zamanı ve yeri kollar...

İyi bir oyuncu kadrosu ve iyi bir bütçe ile bu kitabın filmi yapılmalı diye düşünüyorum.

Celal Uslu 
01 Ara 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Ah Efem annen demedi mi sana bu kahpe Osmanlıya güven olmaz diye. Eşrafa, ağalara, derebeylerine dokunmaz kucak kucağa dost olurda nerede gariban var orada candarmasını nerede yiğit var orada yılanlarını üstlerine salar diye öğütlemedi mi ?
Elbette Çakırcalı Efe'de anasının karnından yiğit olarak doğmadı, hiç mi hiç istemediği efeliği üstüne babasının kanına giren Osmanlı kendisinin de peşini bir an olsun bırakmadı. Türlü aşağılamalara, nice işkencelere ve yoktan sebeplerle mahpus damına düşürüldü.Eşraftan yatak ve kızan kazanmak için efeliğin tarihine, onuruna, töresine yakışmayacak 'ölümlere' sebeb oldu.
Efelik ağaların, eşrafın kapı köpekliği değildir diyerek kendi özüne, efeliğin özüne döndü. İşte adına türküler, ağıtlar, romanlar yakılacak olan Çakırcalı Efe efsanesi böyle başladı.
O dönüm noktasından sonra nerede bir mazlum var, nerede ağaların altında inim inim inleyen köylüler, yörükler var hemen atını oraya sürdü, hışımla silahını zalimlerin üzerine boşalttı. Nicesini hakettiği yere gönderdi.
Haklı şöhreti Osmanlı sınırlarını aştı, iki üç kere Osmanlı boyun eğdi Çakırcalı'ya af çıkardı ama rahat bırakmadılar her seferinde ali cengiz oyunlarıyla Çakıracalı'nın üzerine gittiler.

İşte Anadolu'nun Mezopotamya'nın her karışı zülme boyun eğmeyenlerle doludur, Ege yöresi daha birçoklarını barındırır; Börklüce Mustafa, Şeyh Bedrettin bunların başında gelir, resmin bütününü anlamak için bu mahir yürekli yiğitlerin de hayatları okunmalı ne için kavga verdikleri iyice anlanmalıdır.

Yaşar Kemal'in ince işçiliğinden çıkmış bir eser, günümüzün popüler kültürüne ve onun yarattığı zahirî tarihe inat dimdik durabilmek için okunması gereklidir.

BARAN 
 02 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

‘’Çakırcalı Efe’’ Romanı Yaşar Kemalin gazeteci ve araştırmacı yazar kimliğini öne çıkaran bir eser olup, aynı zamanda tarihi bir belgesel niteliği taşır. Roman 19’ncu yüz yılın başlarında Ege yöresinde geçiyor. Bu roman, düzene bir başkaldırının öyküsü. Çakırcalı Efe'nin zulme dayanamayıp dağa çıkışının, orada halk kahramanı oluşunun öyküsü.


Osmanlının son dönemleri, Osmanlı hükümeti zor durumda yönetim yetersiz, böyle olunca da ağalar ve beyler kendi çıkarları doğrultusunda gözü pek yağız delikanlıları, ya katil yapıp hapse gönderiyor, yada efe yapıp dağa çıkarıyor. Böylece dağlar çeteler ve eşkıyalardan geçilmiyor. Çakırcalı Mehmet Efe de bunlardan bir tanesi. Yalnız o diğer eşkıyalardan farklı . Onu eşkıyalığa bir takım sebepler zorlamış ve bu sebeplerde, Efe’nin sonuna kadar yakasını bırakmamıştır. Babası eşkıyalığı bırakmış, düze inmiş, kendi halinde bir köylü olarak yaşarken bu durumdaki eski zeybeklerin yeniden dağa çıkmalarını önlemek amacıyla verilen gizlice öldürülmeleriyle ilgili bir emir doğrultusunda zaptiye Boşnak Hasan Çavuş tarafından öldürülünce, Çakırcalı Mehmet Efe’nin içine bir intikam hırsı düşmüştür. Belli bir zaman sonra okuduğu okulu bırakarak dağa çıkıp efe olmuş, kısa bir süre sonra ünü tüm dünyaya yayılmıştır. 15 yıl dağlarda hüküm sürmüş devamlı ezilenin yanında yer almış, onların her türlü sorunlar ile yakinen ilgilenmiştir.
Çakırcalı Mehmet Efe hep bölgenin zenginlerinden alıp kendine yardım eden fakire fukaraya vermiştir. Ayrıca hükumetin yapamadığı Çeşme, yol ve köprü işlerini köylünün yararına bölgenin zenginlerine yaptırmış, bölgede adaleti sağlamak için bu uğurda bir sürüde insanın da canını kıymıştır.

Hükumet yetkilileri . Çakırcalı Mehmet Efe ile başa çıkamamış zaman zaman af çıkartmış ne zaman Çakırcalı Efe düze inse düz dekiler dağa çıkıp eşkıya olmuş, tekrar köylüye eziyet etmeye başlamışlar, bu durumda da Mehmet efe tekrar ezilen zulüm gören insanlar için dağa çıkmak zorunda kalmıştır.
Hükumet tarafından Düzce’den getirilen özel görevli, zaptiyelerle başlayan müsademede öldürülmüştür. Çakırcalı Mehmet Efe’nin kızanları başını keserek derisini de yüzerek Efe’nin tanınmasını engellemişlerdir. Cesedi ilk karısı Iraz Hanım tarafından tanınmıştır.


Yaşar Kemal her zaman olduğu gibi kitabında o kadar güzel akıcı bir dil kullanmış ki, insan okurken kendinden geçiyor. Efeler, eşkıyalar hakkında tarihe ışık tutacak, belge niteliğini taşıyan, dağların zorbalarını, halk dostları ve düşmanlarını daha yakından tanıma fırsatı sunan mükemmel bir eser. Tavsiye ederim.

salih 
 24 Nis 21:19 · Kitabı okudu · 4 günde

Tarih her zaman iyi-kötü, doğru-yanlışı göstermiyor. Çakırcalı öleli 117 yıl oldu hala bu sorunun cevabı vicdanlarda kimisine göre bir halk kahramanı kimisine göre ise cani bir eşkiya, ben ilkine inanmak istiyorum. Ve ben inanıyorum ki Çakırcalı öldürülmeseydi Kurtuluş mücadelemizde en az Egenin diğer efeleri kadar milli mücadeleye destek olur, kuvayı milliyenin öncüleri arasında yer alırdı. Çakırcalıyı büyük üstad Yaşar Kemal bu güzel eserinde yanlışlarıyla doğrularıyla objektif bir şekilde anlatmış bir otobiyografi gibi görünen epik bir roman bence. Son olarak bu kitap Ödemişte her evde olmalı bence.

Buğra Acar 
 03 Eyl 21:06 · Kitabı okumayı düşünüyor · Puan vermedi

https://www.instagram.com/p/BYlpAtxAeMr/ ( Instagram hesabını da takip edebilirsiniz)
Sahafların da ayrı bir çekiciliği var... Nasıl bir kitaptır ki bilmiyorum ama #yasarkemal yazıyorsa yaşar hoca yazıyorsa okunur efendim

sezen 
27 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Çakırcalı Efe hem tarihi bir belge niteliğindedir, hem de bir roman tadındadır. İnce Memed'le tanıştığım Yaşar Kemal Çukurova'dan sonra Ege efelerini anlatıyor bize. Çakırcalı ne zaman düze inse yine mecbur kalıyor dağlara çıkmaya. Yani İnce Memed gibi mecbur bir adamdır.

Rahmetli üstad Yaşar Kemal'den gelecek nesile armağan niteliğinde kısa ve etkileyici bir roman.

Yaşanmış olayları muhteşem bir akıcılık ve dil kullanarak anlatmış Yaşar Kemal, bir öz geçmiş aynı zamanda, hikaye insanı kitabın içerisinde olan bir karaktermişcesine sarıyor. Roman okumakta zorlanmama rağmen bu kitabı fevkalade anlatımı ve toplam sayfa sayısınında makul olması sebebiyle tek solukta okumuş idim. Çok sevdiğim bir kitaptır.

Zeynep Oral 
09 Haz 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Çatışma sırasında çatıştığı kişinin yiğitliği için hayat bağışlayan adam Çakırçalı Efe. Efe'nin çatışmalarını, attığı her adımında sıkı sıkıya bağlı olduğu prensiplerini okudukça tekrar tekrar hayran kaldım. Gerçek kişilerin ağızından anlatılan bölümlerinin de var olması kitabı daha da bir heyecanlı kılmıştır.

nejla güldalı 
29 Mar 00:01 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Aslında hiçbir zaman eşkiyalığı sevmemiş Çakırcalı Efe, ama hayat , haksızlıklar, zulüm mecbur kılmış onu bu hayatı yaşamaya. Öyle güzel bir yüreği var ki efenin düşmanının yiğidini öldürdüğünde dahi göz yaşı döküyor. Daima fakirin yanında oluşu, düzene başkaldırışı, zalimin yaptığını yanına bırakmayışı, yiğitliği, mertliği peşine düşen paşaların dahi saygısını ve hayranlığını kazanmıştır.

3 /

Kitaptan 38 Alıntı

Efe: Şu insanoğlu var ya, Hacı, çiğ süt emmiş, güven olmaz derler ya, yalan! Güven olur. Onlara azıcık iyilik et, seni baş tacı etsinler. Öyle değil mi, Hacı?

Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 133 - YKY)Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 133 - YKY)

Çakırcalı'nın mezarı Nazillinin dışında, yol üstündedir. Köylüler mezarı o gün bugündür evliya türbesi makamında ziyaret ederler.
...
Çakırcalı öldürüldükten yıllar sonra bile, o yoldan geçen köylüler mezara yarım saat kala, olanca sesleriyle bağırırlar: "Çakırcalı Efe! Çakırcalı Efe! Yol ver geçelim. Yaban deği-liz..."

Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 181 - YKY)Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 181 - YKY)
Ayşen 
05 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Gitme oğlum bir yerlere. Serçeler şahin oldu sen gidince.

Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 138)Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 138)
Zeynep Y. 
14 Tem 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Çakırcalı öldürüldükten yıllar, yıllar sonra bile, o yoldan geçen köylüler mezara yarım saat kala, olanca sesleriyle bağırılar:
"Çakırcalı Efe! Çakırcalı Efe! Yol ver geçelim. Yaban değiliz.."

Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 182)Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 182)

Dövüşü, kavgası olan, zulüm gören, yoksulluğa düşen, kız kaçıran, hükümete değil Çakırcalı'ya geliyordu. Çakırcalı bir mahkeme, Çakırcalı bir maliye, Çakırcalı doktor, Çakırcalı ilaçtı.

Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 56 - YKY)Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 56 - YKY)
Esra 
27 Nis 2016 · Kitabı okudu

Şu insanoğlu var ya, Hacı, çiğ süt emmiş, güven olmaz derler ya, yalan! Güven olur. Onlara azıcık iyilik et, seni baş tacı etsinler.

Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 133)Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 133)
Halil Yavuz KAYA 
21 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Yaşamak, bir gün, bir saniye daha fazla yaşamak için bu adamın yapamayacağı şey yoktu.

Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 166)Çakırcalı Efe, Yaşar Kemal (Sayfa 166)
4 /