Çakırcalı Efe

Yaşar Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·
Beğendi
Osmanlı'nın son dönemlerine ışık tutan bir eser. İnsanları psikopat bir katil veya kahraman yapan şey eşrafı kadar bir de adaletin uygulanmamasıdır. Bu sistem Çakırcalı Efe'yi de istemediği halde bir kahraman yapmıştır.
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 19966,6bin okunma
Dağların Efesi Çakırcalı Efe
Puan vermedi·175 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Hey gidi koca Çakırcalı Efe ! Yiğitliğin sonu böyle mi olacaktı? Iki günde okuyup bitirilecek bir kitap. Eşkiyalığın yanında yaptığı yağmalık, adam öldürme olsa da yüreği kocaman iyiliklerle dolu adam. Egeli arkadaşların mutlaka okuması gereken bir kitap.☺
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 19966,6bin okunma
Puan vermedi·175 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2020 21:34
Zaman kötü, zaman puslu.. Kimin gücü kime yeterse, kimin kılıcı neyi keserse.. Zaman, Zor Zaman.. Yiğit mi Ararsın Namert mi? Peki ya Çakırcalı Efe? Cani Bir Eşkıya mı, Namı Eşkıyalığa Sığdırılan Mert Bir Dağ Adamı mı? Velhasıl kelam; " Çakırcalı gibi bir yiğit buna layık mıydı ? "
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 19966,6bin okunma
Çakırcalı Efe
10/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2019 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2019 22:00
Yine ne müthiş anlatımdı bu böyle Yaşar Kemal... Kitap bitince insanı büyük derinliklerinde bırakıp Karacaoğlan misali bir uzun off çektiren... O dağlarda sanki ben gezindim, yörük ağalarının çadırlarında ben konaklayıp, zalim ağaların pençesinden mazlumları ben kurtardım, kızanlarla birlikte müfrezalardan ben kaçtım,fakir fukaraya ben altın dağıtıp, zengin ağaları ben yağmaladım... İnce Memed tadında yine dağlarda gezindik. Daha da güzeli gerçek bir hayat hikayesi olması bizi en derinden etkiledi. Ellerine, yüreğine sağlık Yaşar Kemal, sayende tarihin tozlu raflarında kalmayıp bizler de böylesi yiğit insanları biraz da olsa tanımış olduk. Bu topraklardan gelip geçmiş yiğit, cesur, hak sevdalılara selam olsun.
1000Kitap
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 19966,6bin okunma
Puan vermedi·175 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 20:02
Osmanlı'nın son dönemlerine ışık tutan bir eser. İnsanları psikopat bir katil veya kahraman yapan şey eşrafı kadar bir de adaletin uygulanmamasıdır. Bu sistem Çakırcalı Efe'yi de istemediği halde bir kahraman yapmıştır.
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 19966,6bin okunma
8/10
·175 syf.··
2023 49. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2023 00:00
İlksöz: Dağlar bizimdir. 1800l'erin sonu, 1900'lerin başı, Osmanlı'nın sınırlarında sıkıntılar çektiği, içerde de kontrolü kaybettiği yıllar. Anadolu'nun her bir köşesinde eşkıya kol gezmekte. Asker, jandarma çaresiz. Öyle ki çeteler askerle değil birbiri ile çarpışmaya başlamış artık hakimiyetlerini sürdürmek için. Osmanlı bir çare bulmuş eşkıya ile mücadeleye, belki de çaresizlik: "düze in" demiş, işlediğin tüm suçları affedeceğim. Silahı bırakan kimi eşkıya da dağdan köyüne/kasabasına dönmüş, normal yaşamına. Ahmet Efe de o düze inenlerden. Ama Osmanlı unutmaz, fırsat kollar düze inen eşkıya için. Ahmet Efe de çok güvendiği dostunun oyununa gelir, affedildim rahat bir hayat süreyim derken Osmanlı cezasını keser. Geriye babasız Mehmet kalır 11 yaşında. Annesinin sürekli bu olayı hatırlatması, yetişkin Mehmet'i kaçınılmaz kaderi ile buluşturur: Eşkıyanın oğlu eşkıya olur. Öyle dağa çıktım, eşkıya oldum, babam da eşkıyaydı, ben onun devamıyım demekle olmaz bu işler. Dağlar zaten eşkıya kaynıyor, seni kim tanır, kim adam yerine koyar. Tanıtır kendini zamanla Mehmet, önce Mehmet Efe olur sonra da Çakırcalı. Ödemiş ve yöresi ondan sorulur artık, ne yörenin eşkıyası ona kafa tutabilir ne asker ve başındaki paşalar ona mani olabilir. Çakırcalı'yı diğer adını bilmediğimiz onca eşkıyadan ayıran nedir peki. Garip ama hem merhameti ile hem de vahşeti ile ünlüdür Çakırcalı. Sahipsiz köylüye sahip çıkar, ele geçirdiği ganimetletin çoğunu fakir fukaraya dağıtır, gençlere düğün dernek kurar, hatta köprü tamir ettirdiği bile vardır köylü için. Bu davranışları köylü ve yörükler arasında sevilip sayılmasını sağlar. Bu sevgi sayesinde köylerde, dağlarda dolaşır da Osmanlı bir türlü izini bulamaz, yakalayamaz. Vahşeti ile ünlüdür, bin civarında insanı kendi öldürdüğü söylenir, hem de
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 19966,6bin okunma
Çakırcalı Mehmet Efe.. Bize de derler Çakıcı...
8/10
·182 syf.··
2021 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2021 20:16
Yaşar Kemal ‘in 1972’de ele aldığı, Çakırcalı Mehmet Efe’nin hayatını anlattığı gerçek yaşam öyküsü.. 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı Devletinin otoritesinin zayıflamasıyla birlikte, ülkemizin her yerinde çeteler ortaya çıkmıştır. Ege Bölgemizde ‘EFE’ namını alan bu eşkiyaların en ünlülerinden biridir, İzmir-Ödemişli Çakırcalı Mehmet Efe. Babasının haksız yere öldürülmesiyle birlikte tam 15 yıl boyunca Ege’nin dağlarında eşkiyalık yapıp, Osmanlı’ya baş kaldırmıştır Çakırcalı. Kitabın başlarında Çakırcalı’nın annesi Hatçe bir söz eder: ‘Osmanlı’ya güven olmaz!’, der. Belki de tüm hayatı boyunca bu sözü duyduğu için, muhtacın yanında bir güneş gibi durur Çakırcalı, o bir halk kahramanıydı. Ege’mizin ‘Robin Hood’u da diyebiliriz ona.;) Halk arasında o kadar söz sahibiymiş ki, devlet içinde devlet kurmuş adeta, dağların tek hakimiymiş. Osmanlı, Çakırcalı’dan çok büyük darbeler almış ve bir türlü onunla baş edememiş. Binden fazla kişiyi öldürdüğü rivayet edilir. Çakırcalı, 10 Aralık 1910’da Aydın-Nazilli / Karıncalı Dağ’da Albay Rüştü Kobaş’ın müfrezesi tarafından öldürülmüş.. Bu kitapta şunu görebiliriz: Eskiden devletin toplumsal düzeni ve adaleti sağlayamadığı dönem ve toplumlarda, eşkiya gibi birtakım sıfatlarla ortaya çıkan böyle kişiler varmış. Bunlar o düzeni ve adaleti kendi istedikleri şekilde uygulayıp, kendi adalet mekanizmalarını kendileri oluşturup, kendi kafalarında kurdukları mahkemelerle yargılama yaparlarmış. Bu kitapta da eşkiya olan Çakırcalı Efe her ne kadar eşkiya olmak istemese de, toplumun yaşam koşulları onu eşkiyalığa itmiş. Daha da ötesi, halkın devletin adaletinden ümidini kestiğini, eşkiyalardan medet umduğunu ve onlardan yardım istemelerine tanık oluyoruz.. Efelik ve Eşkiyalık arasındaki ince çizgiyi öğrenmek isterseniz, mutlaka
Anlatı-Edebiyat-Roman
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma
Soluksuz Okunacak Bir Hayat Öyküsü
10/10
·182 syf.··
2022 171. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2022 20:31
Bir eşkiya düşünün ki 1900'lü yıllarda; - Padişah (II. Abdulhamit) kendisine özel af çıkartmak zorunda kalıyor. - Antlaşma metnine silahlarını bırakmayacağını, ikamet ettği süre içinde ilçede, devletin tüm silahlı güçlerini beldesinden uzak tutması şartına kadar bir dizi imkansız istekleri 3 defa kabul ettiriyor. (Pablo Escobar işine bak kardeşim) - Londra'dan, Paris'ten gazeteciler gelip kendisiyle röportaj yapıyor. Bütün Avrupa gazetelerinde manşet. Namı neredeyse tüm dünyaya yayılmış.(1906-7) Bu kitap bir Karacaoğlan, Dadaloğlu efsanesi değil. Çakırcalı Mehmet Efenin Biyografisi. Yani gerçek bir yaşam öyküsü. Efsaneler yok, uydurma yok, kurgu yok. Yaşar Kemal kitabın ilk bölümde Çakırcalı Efe'yi bizzat tanıyan şahısların, birinci ağızdan hatıralarını, ikinci bölümde ise bizzat son operasyonu yapan Albay Rüştü Bey'in kendisinden dinleyerek ve askeri kaynakları olduğu gibi yazmış. Çakırcalı Mehmet Efenin biyografisi Yaşar Kemal'in dünyasında İnce Memed romanı olarak ortaya çıktığını öğrenmiş oldum. Nefes kesen bir yaşam öyküsüydü. Bir solukta okudum. Özellikle İnce Memed'i okuyanlar mutlaka okumalı.
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma
Çakırcalı Efe - Y. Kemal /Rahat yaşamak! Ama bu mümkün müydü?
9/10
·182 syf.··
2023 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2023 19:35
"Bu kitaptaki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi vardır. Tamamen hayal ürünü değildir." Diziler başlarken bir yazı çıkar: Hayal ürünüdür, tamamen kurgudur vs... İşte bu kitap öyle değil! Başkahraman gerçek hayattan! Mekan gerçek! Zaman gerçek! Olaylar olabildiğince gerçeğe yakın! Okuyacağınız bir hikaye ya da roman değil bir biyografi denebilir! İnce Memed ile başlamıştı Yaşar Kemal sevdam. Öyle bir eserdi ki bir okuyan bir daha kopamaz. Kitap okumaktan sıkılan adama okumayı sevdirir. Birbiri ardına okumuş, o zaman söz vermiştim kendime yazarın bütün kitaplarını okuyacağıma. O gün bugündür elime hangi kitabı geçse okurum. Yine de zirve benim için değişmez! Edebiyatımızın en iyi yazari Yaşar Kemal en iyi kitabı İnce Memed serisi derim hep. Kitaplığımın en güzel köşesinde durur. Hatta sizler de okuyabilin diyerek daha önce burada setin çekilişini de yaptım. İnce Memed ve Çakırcalı İki kahramanın ne çok ortak noktası var. Mazlumdan yana olmaları, Zalimden korkmamaları, Yaptıkları işe mecbur bırakılmaları... Farklı yönleri de bir o kadar çok ama! İnce Memed sevdasında mertti, Çakırcalı'nın kendisi için ne çok fedakarlık yapan Iraz'ın üzerine evlenmek istemesi olmadı: "Iraz kadındı. Dosttu. Fedakardı. İlk göz ağrısıydı. Kendi yüzünden çekmediği bela kalmamıştı." (s. 80) Peki o zaman neden Çakırcalı? Gönül bir yerde ferman dinlemeliydi. Hele Kara Ali olayı... Son ana kadar bir yerlerden çıkıp gelecek Çakırcalı diye bekledim. Kara Ali'den daha çok bekledim. O kadar ertelememesi gerekirdi: "Efe neden geç kaldı acep," dedi. Ve ipi boğazına geçirdi. (s. 132)
Edebiyat
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma
10/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2024 03:49
Dokuz dağın kurdu, koca Çakırcalı Mehmet Efe… Hikayesi onlarca filme, kitaba, türküye konu olan, Çakırcalı… Osmanlı tarafından eşkiya ilan edilen bir yiğit… 11 yaşında babasının Osmanlı Devleti tarafından pusuya düşürülüp öldürülmesini hazmedemeyen, nefret ve intikam hırsıyla büyüyen bir çocuk Mehmet. Her ne kadar isyan edip dağlara çıkmak istemese de, koşulları gereği Ege dağlarını mesken tutar, Çakırcalı Efe. 15 yıl köyüne dönemez, dağları kendine yurt beller. Bu 15 yıl içinde çok iyi silah kullanmayı öğrenir; zalime, zulüm edene acımaz, binden fazla kişiyi öldürür. Aynı zamanda çok da kurnazdır; defalarca pusuya düşürülür, defalarca Osmanlı dağları kuşatır ama yakalanmaz. Nihayetinde koca Osmanlı’yı dize getirir. Öyle ki Çakırcalı Efe’yi yakalayamayacağını anlayan Osmanlı Devleti, Efe ile anlaşma yapmak zorunda kalır. Üç defa anlaşma yapılır, Çakırcalı ovaya iner fakat her defasında tekrar dağa çıkmak zorunda kalır. Çakırcalı bilinen eşkiyaların aksine varlıklı insanları soyar, onlardan aldığı altınları ihtiyaç sahibi yoksul köylüye dağıtır. Yokluktan evlenemeyenleri evlendirir, öküzü olmadığı için tarlasını süremeyen köylüye öküz alır. Ondan yardım isteyen köy halkının ihtiyaçlarını karşılar, sorunlarını çözer. Köy ağalarına baskı yaparak, köprü ve çeşme yapmaya zorlar. Zayıflayan Osmanlı’nın otoritesindeki boşluğunda etkisiyle namı büyüdükçe büyür, ülke sınırlarını aşar. Osmanlı’nın haksız yönetimi, köylünün ihtiyaçlarına cevap vermemesi, Çakırcalı’nın halktan büyük destek almasına sebep olur. Civardaki köyler, dağlardaki yörükler Çakırcalı’yı saklar, yataklık eder. Yaşar Kemal, Çakırcalı'yı öldüren müfrezenin kumandanı Albay Rüştü Kobaş'ın verdiği bilgiler ışığında eşkıyanın hayat hikâyesini, tanıklarının yorumlarına da yer vererek bu kitapta anlatır. Yani
Edebiyat
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.