Tanyeri Horozları (Bir Ada Hikayesi - 3)Yaşar Kemal

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.994
Gösterim
Adı:
Tanyeri Horozları
Alt başlık:
Bir Ada Hikayesi - 3
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
441
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807206
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan'a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut romanın baş kahramanıdır.

Tanyeri Horozları, yeni bir yaşam kurma çabası, korku, özlem, umut, sabır ve geçmişin acıları arasında, aşktan ve insan olmaktan duyulan sevincin romanıdır. Denize, adaya, insanlara duydukları aşkın geçmişin acılarıyla gölgelenmesine izin vermeyen, sevdalarını yüreklerinde sır gibi taşıyan adam gibi adamlar, kadın gibi kadınlar yüzlerini yeni bir hayata dönerler.

"Yaşar Kemal, yirminci ve yirmi birinci yüzyıl yazınının en büyük romancılarından biridir."
- Barry Tharaud, (A.B.D.)

"Yaşar Kemal'in romanlarını okumak coşkular dünyasında bir mola zamanı gibidir."
- Jean-Pierre Deleage, (Fransa)-

(Arka Kapak)
Bir Ada Hikayesi serisinin üçüncü kitabı da bitti. Dördüncü kitap, Şayet bir sürpriz ile bitip, beklenmedik finalle sona ermez ise ki bunu okuyup göreceğiz. her kitap bir birinin devamı değil birbirinin bütünleri olmuş durumda.
Önceki iki kitap için yaptığım yorum bu kitap içinde geçerlidir.
Varlığı ile, yaşamı ile bir ada yaratmış Y. Kemal ki, tamamen bir ütopik simge...
Bu kitabın 332 nci sayfasında yazarın bu seri ile varmak istediği nokta özetlenmiş. Savaşın lanetliği, insanın ölümü dahi güzelleştirebilecek yapıya sahip olmasına rağmen insanın insana düşmanlığı, kulun kula kulluğu.....v.s.
Birinci dünya savaşı, Çanakkale çephesi, Allahüekber Dağları, Sarıkamış bozgunu. Doksan bin Askerin donarak, bit haşeresinin yiyip bitirerek yok ettiği, Sorumlu, Enver Paşanın tarihsel olarak saklanan hatalarının ceremesini yurdun insanlarının acıların en acısıyla çektiğinin destansı bir anlatımı.
Donarak şehit düşenler, düşmana tek kurşun dahi atmadan tarihe şahit olup şehit düşenler, haklarında sual edilmeyen sorumluların tarih sayfalarında öylece kaldığı ve rafa kaldırdığımız bir devrin tarih sayfaları...Savaşlardan geriye sağ kalanları, asker kaçağı olarak ağızlarını açtırıp kurşun sıkarak, kurşunlar boşa gitmesin diye asarak infaz ettiğimiz askerler, Biz onları bu zulme müstahak görürken Rusların yaralı askerlerimiz hastanelerde tedavi ettirmeleri, ne acı değil mi? Şahidi şehitler olan bu tarihin gerçeklerinin gün yüzüne çıkmaması ne acı değil mi?
Yemen de, Trablusgarp ta, Çanakkale de, Sarı kamışta, Kafkaslarda, daha nice yerlerde vatan evlatlarının hangisinin hangi toprakta bedeninin yattığı, mezarının olup olmadığı bilinmez askerlerin sayısını rakamlara vurun bakalım Kaç yüz bin
eder bir bilen var mı?
Kurtuluş savaşı sonrası mübadele ile yerlerinden yurtlarından edilen insanlarla iç isyanlar ve düşman istilası sırasında toprağını, bağını, barkını terk eden yüzbinlerce insanın yaşadığı dram konusu olmuş bu seri.
Bu konularda bir çok kitap okudum, mübadeleden önce de çetelerin zulmünden adalardan, Yunanistan dan, Bulgaristan dan kaçan Türklerin çektiği çileler de bilgimiz dahilinde Benim de anne tarafım dedemler Girit den mübadeleden çok önce yapılan bası ve can korkusu ile Menemene gelmişler. Neyse...
Y. Kemal üstat, olan ile gerçek ile, olması gerekenin iç içe anlattığı bir seri bu ' Bir Ada Hikayesi' Ütopik bir ada örneklemesi ile toplumsal yaşam, dayanışma, yardımlaşma, din, dil, ırk cinsiyet tanımaksızın, sırf insanın insan olma sıfatıyla dünyayı cennete dönüştürebileceği insanlığın buna gücünün yeteceği inancını 'olması gereken' olarak sergilerken; maalesef savaş ve insanların gerçek yüzünün ne olduğunu da 'olan' olarak bizlere yansıtıyor.
Bu seri mutlaka okunmalı inancındayım...
Bir ada hikayesi dörtlemesinin üçüncü kitabı olan “Tanyeri Horozlarında” da göç olgusu işlenmiştir.

Birinci kitap olan “Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana” romanında Lozan Mübadele Antlaşması nedeni ile Rumların Anadolu’dan Yunanistan’a; ikinci kitap olan “Karıncanın Su içtiği” romanın da Türklerin Yunanistan’dan Anadolu’ya , savaşın sebep olduğu sorunlar ve acılardan dolayı Anadolu’daki Osmanlı Halklarının ve azınlıkların zorunlu olarak göçleri konu edilmiştir.

“Tanyeri Horozlarında” ise savaş sonrası göçlerden dolayı Anadolu da yaşanan olayları konu edinmektedir.Her üç romanda da çok küçük bir kesitte Ege Deniz’inde “Karınca Adasında” toplanan göç mağdurları çok sıcak ve ütopik bir dille anlatılmaktadır.Kendinizi o ada ile özdeşleştirmekte,ah keşke bende orda olsaydım hissine kapılmaktasınız.Çünkü yazar göç sonrası adayı ve seçtiği karakterleri hep olumlu ve iyi karakterlerle anlatmıştır.Hiç mi olumsuz bir kişi ve olay olmuyor sanki diye düşünebilirisiniz.Fakat savaş ve vahşet sonrası acılardan bıkan insanlar olaylara hep iyi yönünden bakmayı düşünmüş olabilirler.Çünkü Yaşar Kemal’in biyografisini incelediğinizde de Van’dan doğduğu Osmaniye Hemite’ye Rus işgalinden kaçarak ailecek zorunlu göç etmişler ve o zulmü onlarda yaşamışlardır. Romanda, Anadolu ve göçleri Nişancı Veli, Aziz Kartal, Dengbej Uso, Şehmuz ve Hüso gibi karakterlerle Anadolu‟da yaşanan vahşeti, savaşı ve etnik çatışmaları, bunun sonucunda oluşan acı ve göçleri dile getirilmiştir. Demirci Arsen Usta bir Ermeni’dir. Toroslarda yaşar. Arsen usta gözüyle de Akdeniz anlatılmaktadır.

Yazar Anadolu’nun en önemli sosyal sorunlarından biri olan kan davasına da kısaca Esme ve Emine karakterleri altında değinmiştir.Roman sosyal hayatta yaşanmış ve yaşanabilecekleri bize hatırlatmaktadır.Tarihçilerin yakın çağda değinmediği yada söz etmekten çekindiği olaylara ilginiz varsa bu dört romanı okumalısınız.
İyi okumalar.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.103 Oy)17.491 beğeni39.509 okunma2.118 alıntı165.425 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.857 Oy)8.145 beğeni26.025 okunma627 alıntı126.707 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.062 Oy)7.330 beğeni19.838 okunma3.224 alıntı116.623 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.228 Oy)8.148 beğeni23.986 okunma1.898 alıntı102.483 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.255 Oy)5.361 beğeni18.152 okunma687 alıntı92.285 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.596 Oy)4.945 beğeni15.748 okunma821 alıntı54.363 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.470 Oy)8.423 beğeni22.850 okunma1.455 alıntı105.630 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.533 Oy)5.811 beğeni15.249 okunma2.229 alıntı78.595 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.148 Oy)10.814 beğeni26.557 okunma1.383 alıntı139.762 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.826 Oy)7.366 beğeni20.628 okunma687 alıntı79.723 gösterim
Bir Ada Hikâyesi serisinin ilk kitabı Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana'da mübadele gereği Türkiye'den Yunanistan'a Rumların gönderilme sürecinde meydana gelen olayları okumuştuk. İkinci eser Karıncanın Su İçtiği'nde ise mübadelenin Anadolu coğrafyasına yansımasını gördük. Üçüncü eser olan Tanyeri Horozları'nda ise mübadelenin Anadolu'daki yansımalarına ek olarak adaya yapılan göçlerle karşılaşıyoruz.

İlk iki eserde tanıştığımız karakterlere Tanyeri Horozları'nda pek çok yeni karakter ekleniyor. Karakterlerin ortak özelliği ise kaderin hepsini Karınca Adası'nda buluşturması. Yine pek çok yeni hayat hikâyesi okuyup, her karakterin yaşadığı sıkıntıya ortak oluyoruz. Bu eserde artık kendimi adada yaşayan biri gibi hissetmeye başladım diyebilirim. Çünkü adada öylesine sıcak ve samimi bir ortam var ki, okuyucu ister istemez kendini metnin içine dahil ediyor.

Dikkatimi çeken bir diğer yön ise kitapta var olan karakterlerin hepsinin fazlaca iyi ve uyumlu olması. Her ne kadar gerçek hayatta bu durum kulağa pek mantıklı gelmese de, yazar bir ada etrafında tüm iyi insanları toplamış. Bu durumda da savaş sonrası ortak acıları paylaşıyor olmalarının bir etkisi olsa gerek. Zira o kadar sıkıntının ardından eminim her insanda iyiye, huzura, barışa duyulan bir özlem olacaktır. Ve her zamanki gibi hayatın içinden hiçbir zaman eksik olmayan sevgi, aşk, sadakat gibi duyguların örneğini de okuyoruz satırlarda.

İlk iki esere nazaran daha hareketli, bol diyaloglu, merak uyandıran bir eserdi Tanyeri Horozları. Seriden geriye bir kitap (Çıplak Deniz Çıplak Ada) kalmışken 'Acaba bu garip insanların sonu ne olacak?' diye düşünmekteyim. :)
vasili ve lena neden kıydırdı o ağaçlara neden lafını dinletemedi.. geldik 4. kitaba bir seri daha bitiyor bitmesin istediğim bir seri ama sonun merakı ile hemen başlayacağım. umarım mutlu son olur bu güzel hikayeye.
kitabın sonunda çam ağaçlarının kesilmesi, sonrasında zeytin ağaçlarının kesilmeye başlanması çok acı. dörtlemenin sonuncusu olan "çıplak ada çıplak deniz" adlı kitabın içeriği ile ilgili ipucu olarak düşünülebilir.
Adamız gittikçe kalabalıklaşıyor. Ama 3. kitapla birlikte bazı şeyler çok ütopik gelmeye başlıyor. Adaya gelen herkes mi iyi huylu, iyi niyetli olur? Hiç kötü insan kalmamış mı memlekette? Kimse kimseden malını ve parasını esirgemiyor, adalet ve vicdan kavramı bu kadar mı insanların karakterine işlemiş? Pek inandırıcı olmamakla birlikte temennimiz doğrultusunda. Sırada serinin dördüncü ve son kitabı var. =)
İşte size bomba bir kitap daha... Hoş yazarını görünce zaten " Sen demesen de anlardık.." dediğinizi duyar gibiyim...

Bir Ada Hikayesi dört kitaplık bir seriden oluşuyor.
* Dörtleme hakkında kısa bir bilgi vereyim;
- Yaşar Kemal, Bir Ada Hikâyesi başlıklı dörtlemesinde; Cumhuriyet tarihinde önemli bir dönüm noktası olan Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi’ne (1923-1924) odaklanır. Bununla birlikte, romanların zaman aralığı tarihsel olarak Birinci Dünya Savaşı’ndan başlayan, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet sonrasına dek uzanan bir dönemi kapsar.
- Ana mekân Karınca Adası adında kurmaca bir ada olmasına karşın, romanların coğrafyası tüm Anadolu’yu içine alır. Yazar, mübadele nedeniyle boşaltılmış bu adada üyeleri zaman içinde artarak büyüyen bir topluluk yaratır.
- Yunanistan’dan ve yurdun çeşitli bölgelerinden gelen, çeşitli etnik ve dinî kimliklere sahip olan topluluk üyelerinin yaşantıları ve bunlara dair anımsadıkları aracılığıyla aslında neredeyse
bütün Anadolu coğrafyasının belli bir dönemdeki kültürünü ve tarihini de kurgulamış olur.

* Tanyeri Horozları kitabı, yeni bir yaşam kurma çabası, korku, özlem, umut, sabır ve geçmişin acıları arasında, aşktan ve insan olmaktan duyulan sevincin romanıdır. Denize, adaya, insanlara duydukları aşkın geçmişin acılarıyla gölgelenmesine izin vermeyen, sevdalarını yüreklerinde sır gibi taşıyan adam gibi adamlar, kadın gibi kadınlar yüzlerini yeni bir hayata dönerler.

- Kitap hakkında ne diyebilirimki yazarı Yaşar Kemal.. Savaşlara ve özellikle Sarıkamış hezimetine yönelik kaleme aldığı olayları okuduğunuzda sizin de kanınız donacak, siz de orada ölen askerlerle beraber öleceksiniz..

- Yaşar Kemal'in eşsiz anlatımı yine büyüleyecek. Keyifli okumalar....

Yaşar Kemal Bir Ada Hikayesi adlı dörtlemeyi yazmasının nedenini şu şekilde ifade etmişti.

"‘Mübadeleyi yazdım’

Bizim köyümüzde okul yoktu. İlkokulu okumak için Kadirli’de bir akrabamızın evine gittim. Bir süre orada kaldım. Ama o evde kalmak istemediğim için okula kendi köyümden yürüyerek gidip gelmeye başladım. Yürürken hep bir köyden geçiyordum. Bu köyle ilgili bazı şeyler duymuştum. Bu bölgeye yabancı insanlar gelmiş, yerleşmişler. Sıtmadan ölmüşler, etraftan çeşitli kötülükler görmüşler. İlkokulun sonuna kadar o köyden hep geçtim. Hep hikâyelerini duydum, dinledim. Biraz büyüdüm, ilkokulu bitirdim. Köyün önünden tekrar geçtim. Büyük bir baca gördüm. O bacayı Ceyhan ırmağından topladıkları taşlarla yapmışlar. Kalın yüksek bir baca...

Ortaokula geldiğim zaman Hemite köyünde babamın akrabalarından, annemin de arkadaşı bir kadın bana o köyde ne olduğunu anlattı. Birlikte ormanın içine gezmeye gittik. “Bak oğlum” dedi ve devam etti: “Burada göçebeler, mübadiller vardı. Bunlar Yunanistan’dan gelen Türklerdi. Böyle üç köy vardı Anavarza’nın yanında. Çok güzel köyler.”

Bu köyü, hikâyesini öğrendim. O köye yerleştiklerinde çok güzel evler yapmışlar, köyü güzelleştirmişler. Etraftaki köylüler bu insanlara zulüm yapmışlar. Bu insanlar “Bir gün gideceğiz” deyip gitmişler. 15-16 yaşıma geldiğimde bu insanların nereye gittiklerini bulmaya çalıştım. Bulamadım. Bulamadığıma çok üzüldüm (...).

Ben “Bir Ada Hikâyesi” romanlarımda mübadeleyi yazdım. Benim için mübadele sadece bu romanlarda anlattığım mübadele demek değil. Benim ailem de mübadele yaşamış. Ruslar Van’a geldiği zaman bizimkiler sürgün olmuşlar. Bütün Anadolu’da gezmişler, Çukurova’da bu köye yerleşmişler. Bu mübadele hikâyesini bu hırsla yazdım. (...)"
Üçüncü kitap, Kaçak Hasan'ın hikayesi ile başlıyor. Sarıkamış ile ilgili bolca öykü eklenmiş olup adanın gelişmeye başladığını görüyoruz, okul açılıp òğretmen getirilir. Bastıran kışın Çetin şartları ile kitap son bulur.
Diliyle, anlatımıyla, sıcaklığıyla gene hepimizi saran yazar... TANRI'NIN BİZE ARMAĞANI YAŞAR KEMAL'DEN... Karınca Adası'nın hikayesi sizi kucaklamaya devam ediyor... "Şu insanoğlu niçin bu kadar kendine düşman, dünyadaki bütün güzelliklere, kayan yıldızlara, tepeden tırnağa çiçek açan güzelim dünyanın her şeyine, menekşenin kokusuna, güllerin rengine, kuşların ötüşüne, cerenlerin sıçrayışlarına, her gün binlercesini, milyonlarcasını gördüğümüz ışığa niçin bu kadar düşman şu insanoğlu, acaba ölümlü olduğunu bildiğinden mi? Oysa insanoğlu isterse ölümü bile güzelleştirir." " Yalnız atları, denizi sevmek marifet değil, kurdu kuşu, yerdeki karıncayı, petekteki arıyı, dünyada ne var ne yoksa, taşı toprağı, esen yeli, kayan yıldızları, her şeyi, her şeyi taa iliklerine, taa yüreğinin köküne kadar seveceksin. Dünyayı okşamaya doyamayacaksın." " Her savaşta yalnız savaşanlar ölmez, onlardan çok savaşmayanlar ölür. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, çocuklar da ölürler." " Fili görmeyen gözleriniz pireyi arıyor." " Yalan, bin kere yalan, dağlarda doksan bin kişi donup öldü, diyorlar, yalan, bin kere yalan, koskoca bir ordu öldü o dağlarda, düşmana bir tek kurşun atmadan." #okuyunokutun️🤗
"Her savaşta yalnız savaşanlar ölmez, onlardan çok savaşmayanlar ölür. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, çocuklar da ölürler."
Yaşar Kemal
Sayfa 345 - YKY 16. Baskı - 2015
Harplere karar verenleri askerlerin arasına sokup, buyurun arkadaşlar diyeceksin, öldürüp, öldürüleceksin. İşte o zaman görelim hiç savaş olur mu?
Yaşar Kemal
Sayfa 100 - YKY 16. Baskı - 2015
"Bütün savaşlar insanlığın da, hayvanlığın da yüz karası. Geçmiş gelecek bütün savaşlar da yüz karası."
Yaşar Kemal
Sayfa 254 - YKY 16. Baskı - 2015
"bu savaşlar sürdükçe, insanın insanlığı ortadan kalkacak, insanlık çürüyecek, çürümekten de beter hale gelecek, kokuşacak. İnsanlığından utanacak hali bile kalmayacak, solucanlaşacak."
Yaşar Kemal
Sayfa 324 - YKY 16. Baskı - 2015
"Ulan kaç kez öldüm dirildim. Kaç kez, kaç kez öldüm, dirildim. Yeter. Bir kez ölürüm biter gider."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanyeri Horozları
Alt başlık:
Bir Ada Hikayesi - 3
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
441
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807206
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan'a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut romanın baş kahramanıdır.

Tanyeri Horozları, yeni bir yaşam kurma çabası, korku, özlem, umut, sabır ve geçmişin acıları arasında, aşktan ve insan olmaktan duyulan sevincin romanıdır. Denize, adaya, insanlara duydukları aşkın geçmişin acılarıyla gölgelenmesine izin vermeyen, sevdalarını yüreklerinde sır gibi taşıyan adam gibi adamlar, kadın gibi kadınlar yüzlerini yeni bir hayata dönerler.

"Yaşar Kemal, yirminci ve yirmi birinci yüzyıl yazınının en büyük romancılarından biridir."
- Barry Tharaud, (A.B.D.)

"Yaşar Kemal'in romanlarını okumak coşkular dünyasında bir mola zamanı gibidir."
- Jean-Pierre Deleage, (Fransa)-

(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 296 okur

  • Esin Küçükbaş
  • Ezren Yeliz Başaran
  • Ahmet kayan
  • Seyhbani
  • Evrim Boyraz
  • Gülşah Gündüz
  • Fifot
  • Sannyasin
  • Abdullah TÜLEK
  • Şükran etas

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%1.6
18-24 Yaş
%11.9
25-34 Yaş
%29.5
35-44 Yaş
%33.2
45-54 Yaş
%14.5
55-64 Yaş
%3.6
65+ Yaş
%3.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.1
Erkek
%50.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.8 (43)
9
%18.8 (18)
8
%26 (25)
7
%8.3 (8)
6
%1 (1)
5
%1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0