Babamın Bavulu

8,3/10  (42 Oy) · 
130 okunma  · 
28 beğeni  · 
1.879 gösterim
"Ölümünden iki yıl önce babam kendi yazıları, el yazmaları ve defterleriyle dolu küçük bir bavul verdi bana."

Orhan Pamuk 2006 yılı Aralık ayında, Nobel Edebiyat Ödülü'nü alırken "Babamın Bavulu" adlı bir konuşma yaptı. Pamuk'un otuz iki yıllık yazarlık çabasının ruhunu içtenlikle yansıtan bu duygulu konuşma, bütün dünyada derin yankılar uyandırdı. Yazmak ve yaşamak konusunda temel bir metin niteliğindeki "Babamın Bavulu"nu Pamuk'un aynı konuları ve dertleri başka açılardan ele aldığı başka iki ödül kabul konuşmasıyla birlikte yayımlıyoruz. Pamuk'un Amerika'da çıkan World Literature (Dünya Edebiyatı) dergisince verilen Puterbaugh Ödülü'nü alırken 2006 Nisan'ında yaptığı konuşma "İma Edilen Yazar", yazarlığın psikolojisi ve yazar olma ihtiyacı ve serüveniyle ilgili. Pamuk'un Alman Kitapçılar Birliği'nce verilen Barış Ödülü'nü 2005 Ekim'inde alırken yaptığı "Kars'ta ve Frankfurt'ta" adlı konuşması ise, roman yazarının kendisini başkalarının yerine koyma gücünü ve bu çok insani yeteneğin siyasi sonuçlarını araştırıyor. Yazarının bir bütün olarak gördüğü bu üç konuşmadan oluşan Babamın Bavulu'nun artık bütün dünyada çok iyi tanınan ve çok okunan bu büyük yazarımızın küçük bir başyapıtı olduğunu düşünüyoruz...

Yazarlık nedir, niye yazar olunur, hayat ve yazmak, yazarlık sabrı ve roman sanatının sırları üzerine mücevher değerinde kişisel bir kitap.
(Tanıtım Bülteninden)
Uğur 
14 Kas 17:47 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Orhan Pamuk, belgeselde de denildiği gibi bir kentin izindeki romancı. Ne kadar güzel kelime değil mi romancı? Roman sanatını yapan sanatçılara bana göre "yazar" kelimesinden daha çok yakışan bir kelime. İkisi de aslında aynı manaya gelse de romancı demek “yazar” kelimesinden daha bir güzel, daha bir anlamlı gelmektedir bana. Ya Orhan Pamuk gibi kitap yazmak, yazar olmak değil de roman sanatı demek? Yine daha bir güzel, daha bir anlamlı, roman okumayı sevenlere tebessüm ettirebilen bir tanım. Roman sanatı, yazanını da okuyanını da çocukluk ile yetişkinlik arasındaki tüm lezzetleri tattırabilen, yaşattırabilen bir sanat hiç şüphesiz.. Pamuk’un dediği gibi romanlar okunurken ve daha çok yazılırken içlerine mutlulukla girdiğimiz yeni dünyalardır. Romancıların kurmak istedikleri hayalleri kolaylıkla taşısınlar diye belki de bir çocukluk ile, çocukluğun bir şeye olan sevgisi, aşkı ve bağı ile şekillenen dünyalardır. Romancılar, romanlarında kendisini bir başkası olarak okutabilirken, bizi de sanki bir başkasıymış gibi okutur ve başkalarının yerine koydurabilir, o kurulan hayallerin aslında bizlerin de bir hayali olduğunu hissederiz.

Bir romancı düşünün ki kazanabileceği tüm ödülleri kazanmış olsun; ama o romancı da bir röportajında da en büyük üzüntülerinden birinin artık ülkesinde yaşayamamak olduğunu söylesin. Aslında ne kadar kötü ve acı bir şey değil mi? Böyle bir yazarımız var ama kimi çevreler tarafından topa tutulmak isteniliyor ve aldığı ödüller, ödül konuşmalarının ise televizyonlarda boy boy görebilmek yerine, haberdar olabilmek yerine sadece kitaplardan okuyabiliyoruz. Edebiyat severiz, kitap okuruz ama kaçımız Orhan Pamuk’un Nobel konuşmasından haberdarız diye de sorsak pek tatmin edici cevaplar da alamayız. Veya aldığı diğer büyük ödüllerin sonrasında yaptığı konuşmalardan hangisinden haberdarız ki? Orhan Pamuk’un kitap içindeki dediği şu söz ise kesinlikle çok doğru, “İnsan toplulukları, kabileler, milletler edebiyatlarını önemsedikleri, yazarlarına kulak verdikleri ölçüde zekileşir, zenginleşir ve yükselirler; ve hepimizin bildiği gibi, kitap yakmalar, yazarları aşağılamalar milletler için karanlık ve akılsız zamanların habercisidir.” Neyse bu da bizlerin başka bir ayıbı olsun.

Kazandığı büyük ödüllerin, başta Nobel Edebiyat Ödül’ü olmak üzere yaptığı konuşmaların olduğu ve bu konuşmaların kitaplaştırılmış hâli Babamın Bavulu. Babamın Bavulu isimli yazısı da, gerçekte olan konuşması da bana göre en güzeli, en içten olanı hatta sıcak bir hikâye gibi olanı. Filmlerde filan görürüz ya, ya da güzel bir romanda okuruz böyle bir babayı. İşte hayatı, yaşadıkları ve zevkleri babadan oğula geçer, oğlunu baba baskısı ile değil de babalığı ile bu konularda yönlendirir ve hayatına vereceği yönde de etki eder, böyle sıcak, hikâye gibi gözlerimizde canlandırabileceğimiz bir konuşma Babamın Bavulu. Eminim okuyan herkes Pamuk’un babasının bavulundan, uzun zamanlarca açılmayıp beklemesinden, oluşan hislerden güzel bir roman çıkacağını düşünür, düşünmenin yanında da Pamuk’un kaleminden okumak ister. Ve emim ki babasının bavulunun Orhan Pamuk’un hayal gücüne yaptığı etkisi ise okurlarını duygulandıracak cinsten. Bununla beraber Pamuk kitap içinde olan konuşmalarında detaylıca romandan, roman sanatından da bahsediyor. Roman sanatından, roman yazmaktan bahsederken içindeki çocukluğunun dışarı vurması, bir etkisi olarak görüyor. Pamuk’un bu çocuksuluğunu anlamak için Nobel ödülünde ismi açıklanmadan önceki yüz ifadesine, bakışlarına bakmanız yeterlidir. Pamuk, konuşmalarında ayrıyeten siyasetten, Türkiye ve AB ilişkilerinden, bu süreçte içinde oluşan görüşlerinden de bahsediyor. Okuduğu ve etkisinde kaldığı eserleri ve romancıları da yorumluyor. AB ve Türkiye ilişkileri sürecinde ise bir romancı olarak ekstradan iki taraf için de yapmaları gerekenleri kendi görüşleri üzerinden belirtiyor. Kitabın en güzel kısımları ise babasının kütüphanesini anlatması ve Kafka’nın böceği hakkında konuşmasıydı.

Güler Ayata 
17 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Babamın Bavulu' nu okurken Orhan Pamuk' a haksızlık ettiğimi düşündüm. Yıllardır okumayı ertelediğim Orhan Pamuk eserleri için bir kere daha ön yargılarımızın ne kadar aptalca ve ahmakça olduğunu istemeden de bir kere daha yaşayarak ezber ettim. Özellikler babamız ve ailemiz bizi biz yapan kilometre taşlarımız değil midir? Ne kadar uzağa gidebiliriz ki ..!!! Onların eksiklikleri ve yaşanmamışlıklarını, içgüdüsel olarak bizler tamamlarız...

EdaY 
23 May 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Ağladım hem de hüngür hüngür ağladım sonunda. Bir insanın bu kadar içtenlikle kendini anlatabilmesi çok büyük bir ayrıcalık. Ben bu konuşmaya bile nobel veririm şahsen :)

Hakkı X 
15 May 14:03 · Puan vermedi

Tanımak için okumak ve okurken içselleştirmek gerekir daha çok ufuklara dalmak ve ufuk açmak..Önünü görmek gördüğünü anlamak..teşekkürler benim sadık dostlarım kitaplar.

Daima edebiyat, kültür, sanat atmosferinin olduğu baba evinde babası tarafından özgür seçimlerle büyütüldüğü ve bugünkü konumunu babasının sayesinde edindiği, hatta ilk romanı olan Cevdet Bey ve Oğulları'nı bitirdiği dört yılın ardından bir gün babasının ona ilk ve tek kez 'bir gün Nobel ödülü alacaksın' sözüyle bitirdiği konuşmasının yer aldığı paragrafları okuduktan sonra ister istemez düşünüyorum: "Bir çocuğun gelişimi ve eğitimi ilk olarak aile tarafından veriliyor, peki ya günümüz toplum aile yapısının çocuk eğitimi üzerinde katkısı ne? Ya da çocuğun ilerleyen yıllarda edineceği konum üzerinde aile faktörünün etkisi ne?"

Kafama takılan soruların bu kitapla arasındaki bağlantıyı sorabilirsiniz. "Ne alaka?" Cevap olarak kitabın ismini verebilirim.

14 yaşından 22 yaşına kadar resim sanatıyla ilgilenen Orhan Pamuk, 22 yaşının ardından resim yapmayı bıraktığı gibi yazmaya koyuluyor. Resim ve edebiyatın, hayalgücüne dayalı olduğunu, her ikisinde de hayal ve gerçeğin birleştiğini söylüyor.

19 yaşındayken okuduğu Kırmızı ve Siyah'ın, Dostoyevski, Tolstoy gibi dahi yazarların bahsini ederek bir edebiyat yazınının kaygılarını, yansıttıklarını, oluşma şartlarını dile getiriyor.

Bir eseri meydana getiren zihnin açmazlarını, sıkıntılarını, ifade edemediklerini masa başına geçipte bir defterin sayfalarına yazılana kadar olgunlaşmış hallerini, yazarın yazım biçimini, nasıl yazdığını, o yazarın dünyayla olan irtibatının eserlerine ne derece yaptığı etkilerini ve yazardan yazara değişen 'dört duvar arası' ya da 'her şeyi yerli yerinde' dünya mekanını anlatıyor.

Zaten halihazırda bekleyen bu metinlerin dile getirildiği konferanslardan kalan konuşmalar, Babamın Bavulu adı altında toplanarak 'onun romancı kimliğinin oluşumunu' ifade ediyor.

Kitabın içeriğinde de yer alan 'siyaset' mevzusunda ise yaptığı konuşmalarda "romancı kimliğimle konuşuyorum, siyaset üzerine çok konuştuğum için özür dilerim" diyerek romanlarında da konu edindiği batılılaşmayı, Avrupa'yı, Türkiye'yi, siyasi ilişkileri dile getirerek bir romancının 'yazdığı eserlerde toplum ve dünya gerçeklerini aktarması gerekliliğine' değiniyor.

Zaten her cümlesini sindirerek okuduğum kitabın özellikle bir kısmı beni çok etkiledi. "Babam" diyor, "bavulunu göze batmayan köşeye koydu ve çıktı. Uzun süre o bavulu açamadım." diyor. "Çünkü o bavulda duran yazılar bir yazara aitse 30 yıllık yazarlığımdan utanırım." diyor.

Çünkü 2002'de babasını kaybeden Nobel ödüllü Orhan Pamuk, bir zamanlar babasının kendi hayali mesleğini icra ediyordu.

Ödül töreninde yaptığı konuşmalardan geriye kalan bu metinler, Orhan Pamuk'u anlamak için okunulması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Zaten yazdığı kitapları beğenerek okuyordum. Onun yazın hayatından tüyolar aldıktan sonra apayrı bir ilgiyle okuyacağım, henüz okumadığım kitaplarını.

Muaddib 
30 Eki 08:38 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Orhan Pamuk'un aralık 2006'da Stockholm'de Nobel Edebiyat Ödülünü alırken yaptığı, yazarları yazar olmaya iten şeyin ne olduğu, roman sanatı, yazmanın ve yazarlığın ne demek olduğu gibi konuları babasıyla olan ilişkisi ile birlikte anlatan konuşmasıdır.

Son derece samimi bir üslupla konuşan Pamuk, kendisi ve kitapları ile ilgili birçok soru işaretini de bu kitapta gidermiş durumdadır. Orhan Pamuk hayranlarının yazarı daha yakından tanıması için bulunmaz bir nimettir bu kısacık kitap.

Celal Salik 
20 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi

Çok samimi bir konuşma metni. Babasının bavulu en nihayetinde onun küçük, bir avuç kültürel birikimidir. Pamuk ise sınırlarını aşarak tüm dünyanın tanıdığı bir edebiyat adamına dönüşmüştür. Yazar olma denemeleri yapan babası bavuluyla ancak Fransa'dan dönebilmiş, kendisi ise Fransa'dan edebiyat ödülleri almıştır. Başarısız babaya oğlunun vefa borcunu ödemesi.

Ali Seyfi Şahin 
28 Eyl 20:33 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Edebi olarak en beğendiğim yazar olan Orhan Pamuk'un, Nobel Edebiyat ve birkaç yerde daha ödül alırken yaptığı konuşmalarını yazıya döken bu kitap, genel manada yazarken hissettiklerini, ne amaçla yazdığını anlatan resmen iç dünyasını bize döktüğü ve benim ona bir kat daha hayran olmamı sağlayan mini bir kitaptır.

Ezra Aydın 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Babamın Bavulu, beni Orhan Pamuk ile tanıştıran, onu bana sevdiren kitaptır. Dokuz yıl evvel bir vesileyle elime geçen bu kitabı okumuş, adını sıkça duyduğum bu yazarı keşfe koyulmak için delice bir heyecana kapılmıştım. O gün bugündür de hayranıyım zaten. Ve,hayır! Bu sadece bir konuşma değil.

mustafa 
15 Nis 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Kitap yazarın nobel edebiyat ödülünü aldığı zaman yapmış olduğu konuşmayı ele alıyor. Deneme olarak ele alınabilecek olan bu kitapta yazar oldukça akıcı uslubü ile okuyucuların ilgisini çekebilecek kitaplardan birisini yazmış.

2 /

Kitaptan 27 Alıntı

Benim için yazar olmak, insanın içinde gizli ikinci kişiyi, o kişiyi yapan alemi sabırla yıllarca uğraşarak keşfetmesidir: Yazı deyince önce romanlar, şiirler, edebiyat geleneği değil, bir odaya kapanıp, masaya oturup, tek başına kendi içine dönen ve bu sayede kelimelerle yeni bir alem kuran insan gelir gözümün önüne.

Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 10)Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 10)
Uğur 
 14 Kas 11:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

DOĞRU SÖZE NE HACET
İnsan toplulukları, kabileler, milletler edebiyatlarını önemsedikleri, yazarlarına kulak verdikleri ölçüde zekileşir, zenginleşir ve yükselirler; ve hepimizin bildiği gibi, kitap yakmalar, yazarları aşağılamalar milletler için karanlık ve akılsız zamanların habercisidir.

Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 14 - Yapı Kredi Yayınları)Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 14 - Yapı Kredi Yayınları)
Esra B. 
11 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir kitap hayal etmek zor bir şey değil. Tıpkı bir başkası olmayı hayal etmek gibi, bunu sık sık yaparım. Zor olan ise, hayal ettiğiniz kitabın ima ettiği yazar olmak.

Babamın Bavulu, Orhan PamukBabamın Bavulu, Orhan Pamuk
Mehmet Reşit 
04 Eyl 19:53 · Puan vermedi

Roman?
Romanlar tabii ki insanları anlatmak, onları tanıdığımız, dert ettiğimiz, bizimkine benzer durumlarda hayal etmek için yazılır.

Babamın Bavulu, Orhan PamukBabamın Bavulu, Orhan Pamuk
Merve Polat 
29 Ağu 03:12 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Benim için yazar olmak, insanın içinde gizli ikinci kişiyi, o kişiyi yapan alemi sabırla yıllarca uğraşarak keşfetmesidir.

Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 11 - İletişim Yayınevi)Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 11 - İletişim Yayınevi)
Mehmet Reşit 
04 Eyl 22:32 · Puan vermedi

Tek başına bir odada derin bir hayat yaşadığını sanmak mıdır mutluluk?
Yoksa cemaatle, herkesle aynı şeye inanarak, inanıyormuş gibi yaparak rahat bir hayat yaşamak mı?

Babamın Bavulu, Orhan PamukBabamın Bavulu, Orhan Pamuk
İnci Küpeli Kız 
09 Eyl 21:51 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Bir odaya kapanıp, bir masaya oturup, bir köşeye çekilip kağıtla kalemle kendini ifade eden insanın yaptığı şeyin, yani edebiyatın anlamı demek bu.

Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 9 - YKY)Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 9 - YKY)
Mehmet Reşit 
04 Eyl 22:26 · Puan vermedi

Çoğu zaman mutluluğumuzun ve mutsuzluğumuzun nedeni yaşadığımız hayattan çok, ona verdiğimiz anlam.

Babamın Bavulu, Orhan PamukBabamın Bavulu, Orhan Pamuk
Şeyda Deniz ZEHİR 
14 Eyl 03:28 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Acaba bir sabah kalktığımda, kendimi kocaman bir hamamböceği olarak bulsaydım ne olurdu?" Bütün büyük romanların arkasında kendini bir başkası olarak hayal etme zevkine kapılmış bie yazar, kendi sınırlarını zorlayan bir yaratıcılık var bence. Bir sabah kocaman bir hamamböceği olarak uyanırsanız, siz duvarların,tavanların üzerine koşarken, evdekilerin sizden tiskinip korkacağını, annenizle babanızın üzerinize elma fırlatacağını tahmin etmek için böcekler üzerine araştırma yapmaktan çok Kafka olmak gerekir.

Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 37 - Yapı Kredi Yayınları)Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 37 - Yapı Kredi Yayınları)
Merve Polat 
29 Ağu 03:23 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Edebiyatın insanoğlunun kendini anlamak için yarattığı en değerli birikim olduğuna inanıyorum. İnsan toplulukları, kabileler, milletler edebiyatlarını önemsedikleri, yazarlarına kulak verdikleri ölçüde zekileşir, zenginleşir ve yükselirler; ve hepimizin bildiği gibi, kitap yakmalar, yazarları aşağılamalar milletler için karanlık ve akılsız zamanların habercisidir.

Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 17 - İletişim Yayınevi)Babamın Bavulu, Orhan Pamuk (Sayfa 17 - İletişim Yayınevi)
3 /