Kış Masalı

8,5/10  (10 Oy) · 
65 okunma  · 
14 beğeni  · 
2.760 gösterim
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar. Konusunu Robert Greene'in ilk kez 1588'de basılan Pandosto adlı yapıtından alan Kış Masalı, ilk üç perdede dramatik bir yoğunluğa, son iki perdede ise fantastik bir gerçekliğe sahiptir. Tür açısından sınıflandırılması oldukça zor olan bu oyunun ilk temsili 1611 yılında sarayda gerçekleşmiştir. Oyunun başkişisi Kral Leontes'in Shakespeare'in yazınsal evrenindeki diğer kralların kaderlerine benzemeyen kaderinde, I. James'in tahta geçişiyle başlayan mutlak monarşi döneminin izleri görülebilir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2014
  • Sayfa Sayısı:
    196
  • ISBN:
    9786053320913
  • Çeviri:
    Özdemir Nutku
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Serpil Ağ 
13 Haz 02:42 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bazı okurlar sırf okumuş olmak için okur. Anı değerlendirmektir, maksat. Bazı okurlar da var ki, tıpkı benim gibi, eksik olan bilgi hazinelerini doldurmak gailesindedir. Düşünsel bağlamda kendimizi ham sayarız ve her yeni öğrendiğimiz bilgilerin ışığında olgunlaştığımıza dem vururuz.

Bazen öyle eserlere denk geliriz ki, kendi benliğimizin bir aynası, yansımasıdır anlatılanlar. Zihnimizin karanlık dehlizlerine gizlediğimiz anılarımız bir, bir çıkar gün yüzüne! Salt kendi öz benliğimiz de, bir aydınlanmadır yaşadığımız. Öyle bir aydınlanma ki yaşanılan, hem içten, hem de dışardan.

Kış Masalı adlı eserle de, Shakespeare'in yedinci eserini okumuş olmaktayım. Siz deyin, yumuşak ve ince duyguları keskin ve nükteli bir anlatımla dile dökmesi; ben diyeyim, karakterleri derin bir şekilde analiz ederek, karşı görüşlere ve çarpıcı karşıtlıklara yer vererek, insan davranışlarını sorgulaması. Sebep ne olursa olsun! Shakespeare olan ilgim ve akabinde gelişen hayranlığım artarak çoğalmakta.

Montaigne'nin Denemeleri 1603'te yazdığında, İngilizleri etkisi altına aldığı zamanlar, Shakespeare'in de oyunlarında monarşi yönetiminin huzursuz ve kuşkucu ortamını halka yansıtmakla meşgul olduğunu, biliyor musunuz? Öyle ki, eserlerine aşina olan okurlar mutlaka bilir, Shakespeare'in soylu ile yoksul halk arasındaki sınıf farkını nasıl irdelediğini. Shakespeare iki sınıf farkını da en ince ayrıntılarına kadar irdelediği için, farkında olmadan büyük bir kalkınma akımının öncüsü olmuş ve ortaçağdan kalma sınıf farkı O'nun sayesinde insanlar tarafından sorgulanmaya başlanmıştır.

Kış Masalı, beş perdelik bir tiyatro eseri olmasına rağmen, Özdemir Nutku'nun yapmış olduğu araştırmalar ışığında, dramatik sahneler arasına komik geçişler serpiştirilmiş olduğundan bir romans olarak değerlendirildiğini öğrenmekteyiz. Eserin konusu olarak, yine bir kraliyet ailesine mensup bireylerin hayatlarının irdelenmesi, rastlantı olamayacak kadar hakikattir. Tarihsel verilere göre, oyundaki karakterler ile, iktidarda hüküm süren kraliyet üyeleri hemen hemen birebir özdeşleşmekte. Shakespeare'in oyunlarında ki tek gayesi, soylu ve yoksul halk arasındaki farkı görünmez ince bir çizgiyle çizmek olduğuna göre de, sanırım bir okur olarak anlatılanlara şaşırmak çok anlamsız kalır.

Oyunun konusuna değinecek olursak, Rus İmparatorunun kızı olan Hermione ile Sicilya Kralı Leontes'in mutlu giden bir evliliği vardır. Ama ne zamana kadar! Ta ki Leontes'in kardeşim dediği Bohemya Kralı Polixenes, Sicilya'ya adım atana kadar. Polixenes ve Hermione arasında gelişen yakınlığa Leontes aşırı anlamlar yükleyince olanlar olur. Bundan sonra olaylar felaketler zinciri gibi, birbiri ardınca gelişir ve her şey içinden çıkılamaz karmaşık bir hal alır.

Karşıdan bakmak, insanı daima yanıltabilir. Hele bir de aklımız yanlış düşüncelere kapılırsa, yandığımızın resmidir yaşanılan. Yanlış düşünceler, fesat düşünceleri de beraberinde getirir ve sonuç her iki taraf içinde geri dönülemez büyük bir yıkımdır, baş etmek zorunda kalınan.

Özellikle oyunda dikkat edilmesi gereken önemli bir husus var ki, o da güven duygusunun önemi. Shakespeare oyun vasıtasıyla, çiftler arasındaki en önemli unsurun güven duygusu olduğunu, aksi yaşanılacak olması gereken bir durumda da, güvensizliğin kıskançlığı tetiklediğine ve akabinde gerçekleşen manevi yıkıma dem vurmuştur.

" Güven ruh gibidir, terk ettiği bedene asla geri dönmez! " diyen, Shakespeare kulak vermenizi ve eserlerini mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Bi Poşet Kitap 
 20 Ara 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

İlk üç perde, drama fazlasıyla yer veren konuşmalarla doluydu. Bir insanın kıskançlığı, toplum baskısından, kendisiyle dalga geçilmesinden korkması nelere mâl oluyor bir kez daha gösterdi bana.

Kadınların sorunlarının geçen onlarca yıl boyunca hiç değişmediğini gördüm. O zaman da iftiraya uğrayan, bu yüzden her şeyini kaybeden kadınlar mevcut şimdi de. Hermione’nin acısını onunla paylaştım, sanki yanımdaki yamacımdaki bir kadın gibiydi o. Tek derdi çocuklarına bırakacağı namus mirası olan bir anneydi.

Zorbalığın nelere sebep olduğunu gördüm, kendi saplantılı fikirlerinden başka hiçbir şeyi duyup görmeyen insanların nelere yol açtığını…

Ama bir de Paulina vardı, o dönemde kralın karşısında bile doğru bildiğini savunan, sözünü esirgemeyen bir kadın. Zaman zaman bastırılmaya çalışılsa da doğru bildiği yolda yürüdü hep. Kitapta hayran olduğum karakterlerden biri oldu.

Dördüncü perde ve sonrasında ise daha masalsı bir havaya büründü hikaye. Okurken Pamuk Prenses’i hatırladım çokça :) Orada da Florizel en sevdiğim karakter oldu. Aşkı için çobana dönüşebilen bir prensti o…

Kitaptaki soyluluk zaman zaman canımı sıktı ve iyi ki o dönemin İngilteresinde falan yaşamamışım diye düşündüm. Bir yanda soyluluğun kasıntı ve sıkıcı dünyası, bir yanda birilerinin karşısında el pençe divan durmak zorunda oluş… İkisi de bana göre değildi. Üstelik soyluluk öyle hemen kazanabileceğiniz bir şey de değil, “soyluluk ancak üç kuşak sonra kabul edilebilirdi.”

Kitabın sonuna gelince, böyle bir hikayenin daha farklı bir sonu olabilirdi diye düşünüyorum. Shakespeare, konuyu Robert Greene’in Pandosto adlı yapıtından almış ve çevirmenin kitabın başındaki yazısından okuduğum kadarıyla Pandosto çok daha iyi bir sona sahipmiş. Keşke Shakespeare Pandosto’nun sonuna sadık kalsaymış. Zaten fazlasıyla alışıldık olan bir hikayeyi böyle bitirmenin bir anlamı yoktu diye düşünüyorum.

Sonuç olarak tiyatro okumayı sevenlere tavsiye edilebileceğim bir kitap, o dönemin İngilteresi hakkında da birsürü şey öğreniyorsunuz. (batıl inançlar, sosyal yapı..) Ayrıca İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılan Özdemir Nutku çevirisini de güvenle satın alıp okuyabilirsiniz. Ama sonunda yaşayabileceğiniz hayal kırıklığı için kendinizi hazırlamalısınız.

Şunu da belirtmeliyim ki, kitabın başında çevirmen tarafından kaleme alınmış Oyun Üzerine bölümünü kitaba başlamadan önce okursanız kitapta yer alacak bütün olayları önceden biliyor olursunuz. Gerçi Shakespeare bu, konudan değil, konuyu kaleme alıştan zevk alınacak bir oyun; ama yine de o kısmı sona saklarsanız hikayeyi daha çok sever, daha heyecanlı okursunuz diye düşünüyorum :) Ee hepimizin masallara ihtiyacı var :)

daha fazlası için: http://biposetkitap.blogspot.com.tr/...akespeare-kitap.html

şule uzundere 
09 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Shakespeare benim sevdiğim yazarlardan. Kış Masalı oyununu da beğendim. Oyunun sonunda tahmin etmediğim bir olay oldu. Bir tiyatro oyununda bu denli şaşırmak hoşuma gitti. Yazarın bütün oyunlarını okumak istiyorum.

Bir de kitaptan ilginç bir bilgi öğrendim, kitabın yazıldığı yıllarda karaciğer tutkuların merkezi sayılıyormuş. Çok ilginç geldi bana.

Kitaptan 13 Alıntı

Serpil Ağ 
07 Haz 04:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, haksız olan hep kazanıyor.

Kış Masalı, William Shakespeare (Sayfa 106 - Türkiye İş Bankası)Kış Masalı, William Shakespeare (Sayfa 106 - Türkiye İş Bankası)
Serpil Ağ 
07 Haz 04:09 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ayrıca siz de bilirsiniz ki, mutluluk sevgi bağının ta kendisidir,
Oysa dert sevginin huyunu da, ruhunu da tamamen değiştirir.

Kış Masalı, William Shakespeare (Sayfa 101 - Türkiye İş Bankası)Kış Masalı, William Shakespeare (Sayfa 101 - Türkiye İş Bankası)
Serpil Ağ 
06 Haz 05:25 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Dilsiz kalamaz dedikodu - veya düşünce -
Bu konuda bir fikrin olmalı, düşünmesini biliyorsan eğer...

Kış Masalı, William Shakespeare (Sayfa 15 - Türkiye İş Bankası)Kış Masalı, William Shakespeare (Sayfa 15 - Türkiye İş Bankası)
Serpil Ağ 
06 Haz 05:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Namusu gömmek için mezara ihtiyaç yok öyleyse,
Kirli toprağın yüzünü sevimli gösterecek
Bir nebze namus kalmadığına göre.

Kış Masalı, William Shakespeare (Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası)Kış Masalı, William Shakespeare (Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası)
Bolahenk 
06 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir iş övülmedimi ölür gider ondan sonra yapılacak binlerce iyi işide yok eder.

Kış Masalı, William ShakespeareKış Masalı, William Shakespeare
Şeyma 
18 Haz 01:15 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Şimdikinden daha kötü zamanlarımız olduysa eğer ya da asla olmadıysa, sonra da olmamasını zaman gönülden diler.

Kış Masalı, William ShakespeareKış Masalı, William Shakespeare

Ancak acıya verdiğim değer kadar değer veriyorum hayata, onsuz edebilirim. Ama namus, benden çocuklarıma kalacağı için, yalnız onu savunacağım ben.

Kış Masalı, William ShakespeareKış Masalı, William Shakespeare
2 /