Adı:
Kış Masalı
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053320913
Çeviri:
Özdemir Nutku
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kış Masalı
Kış Masalı
Kış Masalı
Kış Masalı
Kış Masalı
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar. Konusunu Robert Greene'in ilk kez 1588'de basılan Pandosto adlı yapıtından alan Kış Masalı, ilk üç perdede dramatik bir yoğunluğa, son iki perdede ise fantastik bir gerçekliğe sahiptir. Tür açısından sınıflandırılması oldukça zor olan bu oyunun ilk temsili 1611 yılında sarayda gerçekleşmiştir. Oyunun başkişisi Kral Leontes'in Shakespeare'in yazınsal evrenindeki diğer kralların kaderlerine benzemeyen kaderinde, I. James'in tahta geçişiyle başlayan mutlak monarşi döneminin izleri görülebilir.
(Tanıtım Bülteninden)
196 syf.
·3 günde
Bazı okurlar sırf okumuş olmak için okur. Anı değerlendirmektir maksat. Bazı okurlar da var ki tıpkı benim gibi, eksik olan bilgi hazinelerini doldurmak gailesindedir. Düşünsel bağlamda kendimizi ham sayarız ve her yeni öğrendiğimiz bilgilerin ışığında olgunlaştığımıza dem vururuz.

Bazen öyle eserlere denk geliriz ki, kendi benliğimizin bir aynası yansımasıdır anlatılanlar. Zihnimizin karanlık dehlizlerine gizlediğimiz anılarımız bir, bir çıkar gün yüzüne! Salt kendi öz benliğimiz de, bir aydınlanmadır yaşadığımız. Öyle bir aydınlanma ki yaşanılan hem içten, hem de dışardan.

Kış Masalı adlı eserle, Shakespeare'in yedinci eserini okumuş olmaktayım. Siz deyin, yumuşak ve ince duyguları keskin ve nükteli bir anlatımla dile dökmesi; ben diyeyim, karakterleri derin bir şekilde analiz ederek, karşı görüşlere ve çarpıcı karşıtlıklara yer vererek insan davranışlarını sorgulaması. Sebep ne olursa olsun! Shakespeare olan ilgim ve akabinde gelişen hayranlığım artarak çoğalmakta.

Montaigne'nin Denemeleri 1603'te yazdığında, İngilizleri etkisi altına aldığı zamanlar, Shakespeare'in de oyunlarında monarşi yönetiminin huzursuz ve kuşkucu ortamını halka yansıtmakla meşgul olduğunu, biliyor musunuz? Öyle ki eserlerine aşina olan okurlar mutlaka bilir, Shakespeare'in soylu ile yoksul halk arasındaki sınıf farkını nasıl irdelediğini. Shakespeare iki sınıf farkını da en ince ayrıntılarına kadar irdelediği için, farkında olmadan büyük bir kalkınma akımının öncüsü olmuş ve ortaçağdan kalma sınıf farkı sorgulanmaya başlanmıştır.

Kış Masalı beş perdelik bir tiyatro eseri olmasına rağmen Özdemir Nutku'nun yapmış olduğu araştırmalar ışığında, dramatik sahneler arasına komik geçişler serpiştirilmiş olduğundan bir romans olarak değerlendirildiğini öğrenmekteyiz. Eserde kraliyet ailesine mensup bireylerin hayatlarının irdelenmesi, rastlantı olamayacak kadar hakikattir. Tarihsel verilere göre oyundaki karakterler ile, iktidarda hüküm süren kraliyet üyeleri hemen hemen birebir özdeşleşmekte. Shakespeare'in oyunlarında ki tek gayesi soylu ve yoksul halk arasındaki farkı görünmez ince bir çizgiyle çizmek olduğuna göre de, sanırım bir okur olarak anlatılanlara şaşırmak çok anlamsız kalır.

Oyunun konusuna değinecek olursak, Rus İmparatorunun kızı olan Hermione ile Sicilya Kralı Leontes'in mutlu giden bir evliliği vardır. Ama ne zamana kadar! Ta ki Leontes'in kardeşim dediği Bohemya Kralı Polixenes, Sicilya'ya adım atana kadar. Polixenes ve Hermione arasında gelişen yakınlığa Leontes aşırı anlamlar yükleyince olanlar olur. Bundan sonra olaylar felaketler zinciri gibi, birbiri ardınca gelişir ve her şey içinden çıkılamaz karmaşık bir hal alır.

Karşıdan bakmak, mütemadiyen insanı yanıltır. Hele bir de aklımız yanlış düşüncelere kapılırsa, yandığımızın resmidir yaşanılan. Yanlış düşünceler, fesat düşünceleri de beraberinde getirir ve sonuç her iki taraf içinde geri dönülemez büyük bir yıkımdır, mücadele etmek zorunda kalınan.

Özellikle oyunda dikkat edilmesi gereken önemli bir mevzu var ki, o da güven duygusunun çiftler arasında ne kadar çok önem arz ettiği. Shakespeare çiftler arasındaki en önemli unsurun güven duygusu olduğuna, aksi olası muhtemel bir durumda ise güvensizliğin kıskançlığı tetikleyeceğine ve akabinde gerçekleşek olan manevi yıkıma dem vurmuştur.

" Güven ruh gibidir, terk ettiği bedene asla geri dönmez! " diyen, Shakespeare kulak vermenizi ve eserlerini önemle okumanızı tavsiye ederim.
196 syf.
·Beğendi·7/10
Sözlerime bir takıntı olduğum konuyla başlayacağım. Kimse, kimsenin okumasına kendi kafasından asla yorum yapamaz. Bir insan kendi istediğini yapmak da özgürdür. Başkalarının okumalarını yerip; kendi okumalarını arşa çıkarmak kimsenin haddine olamaz. Bir kitabın dolu ya da boş olduğuna onu okuyandan başkası karar veremez. Hele ki birinin okuduğu kitaba yahut seyrettiği bir şeye bir başkasının okumadan, seyretmeden, ilgilenmeden üstünkörü yorum yapmasına zerre mana veremiyorum. Hele bunu bir de tanıdıklarımız yaparsa artık daha farklı konuşurum.
Bir insanın Nihal Atsız okuması aynı zamanda Nazım Hikmet şiirleri sevmesine kim ne hakla karışır? Kimin haddine? Bir insan Alparslan Türkeş’in yolunu seçtikten sonra kim hangi hakla onun Levent Kırca seyredemeyeceğinden bahsedebilir? Hangi hakla? Hangi mantıkla bunu konuşur? Bahane uydurmayı bırakın derim ben. Kimse sizin sağcı solcu olduğunuza bakmaz; birini görmek, tanımak, eserleri hakkında fikir sahibi olmak onun yolundan gitmek değildir. Sizlere fazladan bilgi hazinesidir. Fazlasının zararlı olmadığı tek şey tüm yaşam boyu sadece %10 oranında kullandığımız ‘Beyindir’ ki baktığınız zaman bazılarında o “1” rakamı bile mevcut değil. Bu yüzden ben “1” rakamına sahip olanları konuşmaya değer bularak onlara hitap ediyorum, o kardeşlerimde (veya büyüklerim) beni zaten rahatlıkla anlamışlardır.
Şimdi gelelim bu güzel kitabımızdan bahsetmeye. Hep beraber ilginç ve kimine göre de ‘BOŞ’ noktalara değineceğiz. Kitabımız aynı zamanda Türk Hükümdarı Selim kitabının yazarı Robert Greene tarafından yazılan Pandosto’dan alınmıştır. Kitapla aradaki fark da finaldeki Ölmek-Ölmemek hususuyla alakalı olarak beliriyor. Kitapta bir de Zaman üzerinden atlama yapılıyor. Camillo’nun yurt özlemiyle geçirdiği 15 yıl 4. Perde de atlanmış olarak karşımıza çıkıyor.
Evet arkadaşlar bugün biraz kafa dinlemek adına birkaç saat kitaba ara vereceğim bende dinleneyim istiyorum artık. Sizlere keyifli okumalar. Bu arada birbirinizi kırmadan, birbirinizle ‘Kapışmadan’ mutlu bir gün geçirmeniz dileklerimle..
196 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
İlk üç perde, drama fazlasıyla yer veren konuşmalarla doluydu. Bir insanın kıskançlığı, toplum baskısından, kendisiyle dalga geçilmesinden korkması nelere mâl oluyor bir kez daha gösterdi bana.

Kadınların sorunlarının geçen onlarca yıl boyunca hiç değişmediğini gördüm. O zaman da iftiraya uğrayan, bu yüzden her şeyini kaybeden kadınlar mevcut şimdi de. Hermione’nin acısını onunla paylaştım, sanki yanımdaki yamacımdaki bir kadın gibiydi o. Tek derdi çocuklarına bırakacağı namus mirası olan bir anneydi.

Zorbalığın nelere sebep olduğunu gördüm, kendi saplantılı fikirlerinden başka hiçbir şeyi duyup görmeyen insanların nelere yol açtığını…

Ama bir de Paulina vardı, o dönemde kralın karşısında bile doğru bildiğini savunan, sözünü esirgemeyen bir kadın. Zaman zaman bastırılmaya çalışılsa da doğru bildiği yolda yürüdü hep. Kitapta hayran olduğum karakterlerden biri oldu.

Dördüncü perde ve sonrasında ise daha masalsı bir havaya büründü hikaye. Okurken Pamuk Prenses’i hatırladım çokça :) Orada da Florizel en sevdiğim karakter oldu. Aşkı için çobana dönüşebilen bir prensti o…

Kitaptaki soyluluk zaman zaman canımı sıktı ve iyi ki o dönemin İngilteresinde falan yaşamamışım diye düşündüm. Bir yanda soyluluğun kasıntı ve sıkıcı dünyası, bir yanda birilerinin karşısında el pençe divan durmak zorunda oluş… İkisi de bana göre değildi. Üstelik soyluluk öyle hemen kazanabileceğiniz bir şey de değil, “soyluluk ancak üç kuşak sonra kabul edilebilirdi.”

Kitabın sonuna gelince, böyle bir hikayenin daha farklı bir sonu olabilirdi diye düşünüyorum. Shakespeare, konuyu Robert Greene’in Pandosto adlı yapıtından almış ve çevirmenin kitabın başındaki yazısından okuduğum kadarıyla Pandosto çok daha iyi bir sona sahipmiş. Keşke Shakespeare Pandosto’nun sonuna sadık kalsaymış. Zaten fazlasıyla alışıldık olan bir hikayeyi böyle bitirmenin bir anlamı yoktu diye düşünüyorum.

Sonuç olarak tiyatro okumayı sevenlere tavsiye edilebileceğim bir kitap, o dönemin İngilteresi hakkında da birsürü şey öğreniyorsunuz. (batıl inançlar, sosyal yapı..) Ayrıca İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılan Özdemir Nutku çevirisini de güvenle satın alıp okuyabilirsiniz. Ama sonunda yaşayabileceğiniz hayal kırıklığı için kendinizi hazırlamalısınız.

Şunu da belirtmeliyim ki, kitabın başında çevirmen tarafından kaleme alınmış Oyun Üzerine bölümünü kitaba başlamadan önce okursanız kitapta yer alacak bütün olayları önceden biliyor olursunuz. Gerçi Shakespeare bu, konudan değil, konuyu kaleme alıştan zevk alınacak bir oyun; ama yine de o kısmı sona saklarsanız hikayeyi daha çok sever, daha heyecanlı okursunuz diye düşünüyorum :) Ee hepimizin masallara ihtiyacı var :)

daha fazlası için: http://biposetkitap.blogspot.com.tr/...akespeare-kitap.html
196 syf.
·9/10
Shakespeare'in dram türü oyunlarından biri "Kış Masalı"
İlk üç perde, drama fazlasıyla yer veren diyaloglardan oluşuyordu. Kıskançlık hastalığının insana nasıl zarar verdiğini, ne gibi sonuçlar doğurduğunu gördüm bu kitapta.
Kısaca kitabın konusuna değinecek olursam; Sicilya kralı Leonte, Rus imparatorunun kızı Hermione ile evlidir. Sicilya kralı Leontes'in kardeşim dediği Bohemya Kralı Polixenes Sicilya'ya gelir ve bir süre misafiri olur. Polixenes ve Hermione arasında gelişen arkadaşça yakınlığa Leontes aşırı anlamlar yükleyince olanlar olur. Bundan sonra olaylar felaketler zinciri gibi, birbiri ardınca gelişir ve her şey içinden çıkılamaz karmaşık bir hal alır.
Oyunda çok kızdığım karekterler oldu fakat aynı karaktere daha sonra çok üzüldüğümde oldu. Okuması keyifli bir kitap olduğunun altını çizmeliyim. Yazarın kalemini her zaman çok severek okudum. Tiyatro metni seven herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Shakespeare okuyun, okutun!
.
.
Sevgim üzerinize olsun, mutlu günler dostlar.
196 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
william Shakespeare'nin dram türündeki eserlerinden biri; "Kış Masalı". ilk perdeler oldukça dramatik. daha sonra yavaş yavaş diğer türlerede yer verilerek, trajikomik ve reel gerçekliklerede örnekleme yapılmış. döneminin yaşantısından çokça ipucu veren bir eser. o dönemin sınıfsal farklılıklarını ele almış ve toplum üzerindeki etkisine değinimiş.
Kitabın ilk kısmında oyun hakkında ve Shakespeare hakkındaki bilgi her zaman okumayı kolaylaştırıyor. bu sefer biraz yorsa da oyunu okumaya başlayınca bir anda sonunu buldum.
Sicilya kralı Leonte ile Bohemya Kralı Polixenes arasındaki dostluğun 'kıskançlık' duygusu ile bir anda alt üst olmasını konu ediyor oyun. okuyunca insan kıskançlık yüzünden nerelere gelip, nelere sebep olabildiğini görüyor. durup düşününce kıskançlık insanın gerçekten en büyük düşmanlarından biri, öyleki yaşarken kendi sonunu hazırlayıp tahammülü zor acılar yaşatabiliyor insana.
bir dostluk bir kıskançlık yüzünden hem koca bir hiçliğe dönüşüyor hem de huzurla devam eden bir yuva yıkılarak yerini vicdan azabına bırakıyor.
bakalım ilerleyen zamanlarda bu vicdan azabı yerini hangi duyguya bırakıyor. tiyatro eseri okumayı sevenler eminim bu eseri de büyük bir tutku ile okuyacaklardır. ben kitabı bitirince keşke tiyatrosunu da izleme şansım olsaydı dedim.
keyifli okumalar diliyorum .
196 syf.
·4 günde·Puan vermedi
William Shakespeare eseri okuyupta beğenmemek mümkün mü? Yine çok beğendim. Tabi benim için halen Romeo Ve Juliiet en beğendiğim kitabı. Kitabı hemen bitiremedim ama bu beğenmediğim anlamına gelmesin. Beğendim ama şu aralar elime kitap alsam bile fazla okuyamıyorum. Bir durgunluk dönemindeyim. Şu aralar ruhen kendimi yorgun hissediyorum. Umarım en kısa zamanda eski formuna dönerim. Kitapsız geçen her gün benim için en verimsiz zaman oluyor. Kimler okudu?
196 syf.
·Puan vermedi
Naif duyguları nükteli bir şekilde kullanması benim William' e olan hayranlığımı bir kez daha arttırdı diyebilirim. Karakterleri olay akışına göre anlatarak hem olaya hakim olmamızı hem de karakter analizi yapmamıza yardımcı olmuştur. Shakespeare'nin her eserinde olduğu gibi bu eserde de toplum içi sınıflar ayrımına değinmektedir. Belki de bu yazar sayesinde sınıf farkı ayrımı her eserde görülmeye ve irdelenmeye başlanmıştır. Yeni bir akım keşfetmiş veya olan bir akımı yüceltmiş ve geliştirmiş olabilir. Kitabın konusuna gelecek olursak, ikili ilişkilerde en önemli olan olgunun güven olduğunu okuyucuya aksettirmiştir ve bunu başarıyla tasarladığına emin olabilirsiniz.
Sonuç olarak tiyatroya ilgi duyanlar için tavsiyemdir. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
196 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Shakespeare benim sevdiğim yazarlardan. Kış Masalı oyununu da beğendim. Oyunun sonunda tahmin etmediğim bir olay oldu. Bir tiyatro oyununda bu denli şaşırmak hoşuma gitti. Yazarın bütün oyunlarını okumak istiyorum.

Bir de kitaptan ilginç bir bilgi öğrendim, kitabın yazıldığı yıllarda karaciğer tutkuların merkezi sayılıyormuş. Çok ilginç geldi bana.
133 syf.
İki günde okumayı planladığım kitabı beş günde bitirmiş bulunuyorum. Bu sürenin bu kadar uzun sürmesinin sebebi ise benim tembelliğimden ziyade kitaptaki olaylar bende fazla bir merak uyandırmamıştı. Shakespeare'ın eserlerini her zaman sevmişimdir lakin bu esere pek bir ısınamadım.
Tabiki her kitapta olduğu gibi bu kitapta da sevdiğim sahneler vardı.
Kıskançlık ve pişmanlık üzerine kurulmuş bir eser. Kitabın başlarında krala çok şaşırmış hatta onu kınamıştım bile. Daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum. Genel olarak kitabı beğendim ama Shakespeare denildiğinde aklıma ilk gelen kitabın bu olmayacağından eminim.
Okuduğum için pişman değilim. Okumak isteyen okurlara tabiki tavsiye ederim, çünkü bana göre tiyatro hem izlenmeli hem de okunmalıdır.
Herkese iyi okumalar dilerim. Kitapla ve sevgiyle kalın :)
196 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Okudukça belirsizlikler oluşturan bir Shakespeare kitabı.
Shakespeare okudukça, kötü olan bir karakter varsa bunun bir karşılığını muhakkak alır ve sonuca bağlanır diyorsunuz ki bu sefer öyle olmuyor. Sanırım bunda dönemin Kraliyet yönetimiyle alakası olabilir.
Kitabı türü açısından da bir yere koyamıyorsunuz, trajik derken komik geçişlere denk geliyorsunuz, başlangıçta dramatik olayların yoğunlukta olduğu sahneler ve sonrası fantezi ağırlıklı, gerçekçilik.
Okuması gayet akıcı, dostluk, güven, masumiyet, iftira, sınıf farkı, toplumsal baskıyla kişiliğin değişimi, soylu ve halk arasındaki sınıf farklılıklarının irdelenmesi konularıyla; inatçı, ileriyi göremeyen, acımasız kararlar alan Sicilya Kralı Loentes' in çılgın kararlarının yol açtığı ve sonuçlarının oluşturduğu olayları Shakespeare kaleminden farklı bir tat alarak okuyorsunuz.
196 syf.
·1 günde·7/10
Benim Shakespeare'den okuduģum ilk kitaptır kendileri. Bu yüzden Shakespeare diğer kitaplarıyla karşılaştırma yapamıycağım. Kendi adıma konuşmam gerekirse ben tiyatro izlemeyi ne kadar sevsemde tiyatro metinlerinden pek tat alamamısımdır bu zamana kadar ancak bu kitapta durum biraz farklı oldu. Shakespeare'in büyüleyici şiirsel dili kitabi okurken sizi edebiyat sarhoşuna çeviriyor diye bilirim. Hani bazi kitaplarda olurya hosunuza giden bölümler olur ve sayfalarca devam eder bu büyüleyici söz dizesi bu kitaptada bastan sona durum böyleydi. Başta da dediğim gibi yazarin diğer eserlerini henuz okumadigımdan onlarda durumun nasil oldugunu tam olarak bilmiyorum ama büyüleyiciliğin arttığına eminim.
Kitabin konusuna gelircek olursaksa. Yersiz bir kıskançlıkla karisıni ve cocukluk arkadaşını zan altinda bırakan bir kral'ın öyküsünu anlatıyor bize. Yersiz kiskançlıkların nelere sebebp oldugunu gösteriyor kitap. Ben kitabın okunmasını tavsiye ederim.
196 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
William Shakespeare ilk defa okuyan birisi olarak eserlerini bu kadar geç okumuş olmaktan dolayı büyük üzüntü duymaktayım ve bundan sonra her ay en az bir kitabını okuma kararı vermiş bulunmaktayım. Kitap dolu dolu elinizden bırakmanız mümkün olmuyor. Her sahne kafanızda net bir şekilde canlanıyor. Kıskançlığın ne boyutlara gelebileceğini, bedelinin ne kadar ağır olduğunu eserde çok güzel bir şekilde belirtilmiş. Mutlaka okunmalı. İyi okumalar diliyorum.
Namusu gömmek için mezara ihtiyaç yok öyleyse,
Kirli toprağın yüzünü sevimli gösterecek
Bir nebze namus kalmadığına göre.
William Shakespeare
Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası
Ayrıca siz de bilirsiniz ki, mutluluk sevgi bağının ta kendisidir,
Oysa dert sevginin huyunu da, ruhunu da tamamen değiştirir.
William Shakespeare
Sayfa 101 - Türkiye İş Bankası
Aklım da gönlüme uyarsa, aklım başımda demektir.
Uymazsa, o zaman çılgınlıktan daha çok hoşlanan duygularım,
Hoş geldin der çılgınlığıma.
Dilsiz kalamaz dedikodu - veya düşünce -
Bu konuda bir fikrin olmalı, düşünmesini biliyorsan eğer...
William Shakespeare
Sayfa 15 - Türkiye İş Bankası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kış Masalı
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053320913
Çeviri:
Özdemir Nutku
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kış Masalı
Kış Masalı
Kış Masalı
Kış Masalı
Kış Masalı
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar. Konusunu Robert Greene'in ilk kez 1588'de basılan Pandosto adlı yapıtından alan Kış Masalı, ilk üç perdede dramatik bir yoğunluğa, son iki perdede ise fantastik bir gerçekliğe sahiptir. Tür açısından sınıflandırılması oldukça zor olan bu oyunun ilk temsili 1611 yılında sarayda gerçekleşmiştir. Oyunun başkişisi Kral Leontes'in Shakespeare'in yazınsal evrenindeki diğer kralların kaderlerine benzemeyen kaderinde, I. James'in tahta geçişiyle başlayan mutlak monarşi döneminin izleri görülebilir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 407 okur

  • naperva
  • Castiel
  • Albay Aureliano Buendia
  • Gülnur Aydın
  • Yağmur sözübek
  • Adem İŞLER
  • Aleyna aktaş
  • Tuğba
  • İlknur Geçtan
  • Meryem Mesiloğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.7
14-17 Yaş
%3.1
18-24 Yaş
%23.4
25-34 Yaş
%34.4
35-44 Yaş
%26.6
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.8
Erkek
%39.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.5 (35)
9
%19.5 (24)
8
%31.7 (39)
7
%7.3 (9)
6
%2.4 (3)
5
%2.4 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.6 (2)