Adı:
Othello
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944884518
Orijinal adı:
Othello
Çeviri:
Özdemir Nutku
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Shakespeare uzmanı olan Bülent Bozkurt’un özenli çevirisi ve açıklayıcı sunuşuyla…

Othello ile Shakespeare’in öteki üç büyük tragedyası, Hamlet, Macbeth ve Kral Lear arasında önemli farklar vardır. Othello, ne Lear gibi bir kral, ne Hamlet gibi bir prens, ne de Macbeth gibi kral olma ihtirası olan ve bu ihtirası gerçekleşen bir soylu. Othello sadece Venedik devletinin hizmetinde bir komutandır.

Othello, öteki üç büyük tragedyadan farklı olarak daha “dünyasal” bir oyundur. Ağırlıklı konuları, aşk, evlilik, kıskançlık ve kötülük üstünedir. Her dört tragedyada ortak olarak (genel olarak tragedya türünde ve özellikle Shakespeare’in tüm tragedyalarında olduğu gibi) farklı boyutlarıyla ölüm işlenmektedir.
Etkinlik sayesinde üçüncü Shakespeare eserini de okumuş oldum Othello ile. Sanırım bu üç kitap arasından da en beğendiğim bu eseri oldu. Tiyatro, oyun okumak bence en zevkli okuma türlerinden. Beyinde kişileri, yerleri ve olayları canlandırmak çok daha kolay ve güzel oluyor. Yazarın dili harika, mükemmel bir şiirsel anlatım.

Hasan Ali Yücel Klasiklerinden okudum eseri 157 sayfalık bir kitap. Kıskançlık ana temalı bir eser. Her şey kıskançlık üzerinden ilerliyor. Gözü yukarılarda siyahi Mağrip'li komutan olan Othello ile Venedikli üst düzey yöneticinin kızının aşkını anlatıyor. Iago isimli bir şeytan var Othello'nun yanında danışman olan ve öylesine bir şeytan ki tamamen kötülükten doğmuş. Kıskançlığı öylesine sokuyor ki Othello'nun beynine artık beynini kemiriyor Othello'nun. Birbiri arkasına yaşanan talihsizlikler de Othello yüzünden yanlış anlaşılıyor ve sonunda çok kötü olaylar yaşanıyor.

İçerisinde Türkler, Osmanlı Devlet'inin de geçmesi ve Kıbrıs Savaş'ı esnasında yazılmış bu yüzden de ayrı bir tebessüm kattı.

Çok büyük bir tema olmayabilir kıskançlık ama bu kıskançlığı anlatırken hayatınızla ilgili sosyal mesajlara doyacaksınız. Hastalıkla, sağlıkla, aile olmakla, iyilik- kötülük ayrımıyla bir sürü anlamlar taşıyor.

Çok beğendim sizlere de rahatlıkla tavsiye ederim. Alıntılardan göreceksiniz zaten.

"En kötüsünü bilmek, hiçbir şey bilmemekten daha iyidir." Sayfa 91
Bir arkadaşım bana " İnsanları tanımak istiyorsan psikoloji kitapları değil, tiyatro kitapları okumanı tavsiye ederim." demişti. Hak verdim.

Fitne ne büyük bir zehir! Hele de güvene oynanmışsa...Bir kanser gibi yavaş yavaş hissettirmeden ele geçirir ruhunuzu.Bütün masumiyeti bir canavara çevirir. Öyle bir parazit ki bütün huzuru yer bitirir. Geriye zombileşmiş ruh kalır. Bütün dünya ayaklarınıza serilse de her şeyde bir bit yeniği arar durursunuz. Boğazınızda hep bir düğüm varmış gibi sürekli yutkunursunuz. Uykusuzluğun esiri olur geceleriniz. Huzursuzluğun esiri olur gündüzleriniz. Ve şüphe ve güvensizliğin getirdiği kara bulut sevdiklerinizi bir bir alır elinizden.

Güvenin güvesi şüpheden uzak kalmanız temennisiyle. Fitnesiz dostluklar dilerim.
Oyunumuz 16 yy da geçmektedir. Oyun kahramanı othello, ömrü savaşlarda geçmiş, Mağripli bir zenci olmasına rağmen, kendisini Venedik devletine adamış ve herkesin sevgisini kazanmış bir komutandır. Venedikli soylu bir ailenin kızı olan Desdemona gönlünü othello ya kaptırmış ve onunla gizlice evlenmiştir.

Othello'nun kendisini kıskanan ve yükselme hırslarına kapılan çavuşu Iago tarafından kandırılıp karısını kıskanmaya başlar. Oyunun ana konusu da karısını çok seven Othello'nun, karısına karşı duyduğu kıskançlık duygusudur.

Masum olarak görülen kıskançlığın nasıl bir trajedi yaratabileceğinin en iyi örneği Othello dur. Oyunun bir diğer önemi Othello'nun zenci olması hasebiyle ırkçılık teması üzerine durulmuş olmasıdır. Venedikli bir soylu olan Sinyor Brabantio, kızıyla evleninceye kadar yiğit komutan Othello’yu çok sever, ona saygı gösterir. Ancak iş kızını vermeye gelince, sevginin yerini nefretle karışık bir aşağılama duygusu alır. Komutan Othello’nun tek suçu zenci olmasıdır.

Dünya klasikleri arasında yer alan Othello ilk drama örnekleri arasında yer alır. Edebiyatın psikolojiye yansıması bakımından Othello, psikolojide de Othello sendromu olarak tanımlanan patolojik bir kıskanma durumunun adıdır.

Alıntı:
"Mağripli şimdiden girdi zehrimin etkisine. Kuşku uyandıran bir düşünce tatsız gelmez önce. Ama aslında zehirlidir; insanın kanına bir girdi mi Yanıp tutuşur kükürt oçağı gibi."

Othello sendromu; diğer tanımıyla damardan kan yerine kıskançlık akmasıdır :)
Shakespeare, insanı tahlillemeyi gerçekten çok iyi başarıyor.
Othello adlı hikaye şiirsel dili ve yazılışıyla çok ilgimi çekti. (Kültür Bakanlığı Yayıncılık'tan okudum.)
Iago gibi insanlar niye var ki sanki ? İkiyüzlü insanlar.. Yüzüne dost görünüp arkadan fitne fesat yayarak bitiren insanlar..
Iago fesat aklıyla öyle planlar kurar ki bu planlarıyla şüpheye yer bırakmaksızın insanları kendine inandırıyor. Othello'yu da karısına karşı doldurup fitne ateşini yakıyor ve Othello sonunda pişman olsa da iş işten geçiyor.

Ayrıca Türk düşmanlığı yine dikkatimi çekiyor ve Türklerin korkulu rüyaları olduğunu görebiliyoruz.
Keyifli okumalar. :)
Hamlet'in yanında daha sönük kaldığını söyleyebilirim öncelikle . Gerek anlatımdaki şiirsellik gerek konu olarak Hamlet çok daha iyiydi. Tabiki kitaba kötü diyemem yani anlatımdaki şiirsellik, konusu, karakterler ve tiyatro havası olarak çok güzeldi özellikle Hamlet'ten önce okumuş olsam çok az negatif yorum yapardım ama Hamlet'i okuduktan sonra böyle bir giriş yaptım. Okuduğum kitapta bir çok sahne kısaltılmıştı (ve malesef kitabın son açıklamaların da gördüm kısaltmalar yapıldığını) bu yüzden detaylarda biraz açık vardı ve hissediliyordu tavsiyem okuyacaksınız tam metinlisini bulabilirseniz kesinlikle o şekilde okuyun çünkü eksiklikler çok belliydi.
Shakespeare’in kalemi, şiirselliği çok hoşuma gidiyor. Bu da diğer shakespeare kitapları gibiydi. Oldukça şiirsel ve şiirsel cümlelerin arasında kendine pay çıkartacağın önemli ve derin anlam içeren cümleler. Kıskançlığı anlatıyor bu kitap. Hırs ve kıskançlık birinin gözünü nasıl döndürebilir , dürüstlük nasıl göz ardı edilebilir...
Othello soylu bir komutan. Venedikli bir kıza aşık oluyor . Birbirlerini büyük bir aşkla seviyorlar. Iego ise Othello’dan nefret eden hırslarına yenik düşmüş bir adam aynı zamanda Othello’nun çavuşu. Othello’ya yanaşıp dürüstmüş gibi davranıp onu parmağında oynatmaya hırsını ondan çıkarmaya çalışıyor. Othello‘nun aklına kıskançlık sokup onu olduğundan başka birine çevirmeye çalışıyor. Onu tuzağına düşürmeye çalışıyor. Birde Cassio var . Othello’nun dürüst yaveri. Othello’ya büyük sevgi ve saygı ile bağlı.Kıskançlığın, hırsların, yalanların ve dürüstlüğün kitabı. Kitabın konusu kısaca bu.
Kitabın asıl teması kıskançlık. Kıskançlığın ne kadar pis bir hastalık olduğu ve insanın yakalanınca gözlerin görmez kulakların duymaz olduğu anlatılmış. Kitapta beni en çok etkileyen karakter çavuş Iago oldu. Shakespeare Iago karakteriyle bu dünyaya sadece kötülük yapmaya gelmiş ruh hastası insanların da olabileceğini, karşımıza çıkan her insana güvenmemiz gerektiği mesajını vermek istemiş. Iago'nun kin, nefret, intikam ve ikiyüzlülük yüklü karakteri bu kadar da olmaz dedirtiyor. Romeo ve Juliet'ten kat kat başarılı bir eser. Tavsiye ederim
Akılsızca ama çok seven biri, kolayca kıskanmayan ama bir kez de kıskandı mı kendini kaybeden birinin hikâyesi.
Hatta psikolojide patolojik kıskançlık “Othello kıskançlığı” olarak da anlandırılıyor.

Iago kötülerin kötüsü, sevgili Desdemona ise bir melek. İyiliğin, yalan ve kötülüklere yenilişi temel konu malesef. Mitolojik kavramlar ve İncil’den bazı olayların aktarımı var. Ama her şey minik notlarla gayet kolay ve akıcı bir şekilde algılanıyor.

Okuma listemde W. Shakespeare olmazsa olmaz dedim ve bu ilk okuduğum eseri oldu. Barok tarzdaki bu eseri gerçekten şairane, duyguların yoğun ve coşkulu anlatıldığı, mutlaka okunması gereken bir eser
Her repliği bir önerme içeren güzel bir eser. Başlangıçta Iago'nun emeline ulaşacağını sandım,bir şekilde Desdamona'yi oyuna getirecegini ancak farklı sonuçlandı. Guzeldi,filmi de güzel. Hepsinden önce bana göre oyunu güzel yapan en onemli detaylardan biri, İago'nun aktif olarak kötülükte bulunmaması. İnsanların icinde halihazırda varolan kötülük mekanizmasını ateşlemesi ve geri çekilip olayların trajediye dönüşmesini izlemeye koyulmasıdır.
Sevgi konusunu yeniden ele almak gerekiyor bu kitabı okuduktan ve uyarlama filmini izledikten sonra birde güveni sorgulamak gerekir tabii ki...Shakespeare bize en başta Othello'nun karısını dünyadaki bütün sevgilerden üstün tutarak sevdiğini anlatıyor. Ama süreç böyle ilerlemiyor. Desdemona başlarda onun için ulaşamayacağı biriydi ve bu yüzden ona hayrandı. Ancak elde edince bütün cazibesini yitirdi ve söylentilerle çok sevdiği Desdemona'nın kendini aldattığını düşündü. Çok sevseydi böyle olmazdı diye düşünüp bilindik sonlara bağlamak istiyorum. Ama unuttuğum birşey var bu Shakespeare'in trajedi dünyası... Elbetteki sonu böyle bitmeliydi trajik ölümler yanlış anlaşılmalar olmalıydı. Benim sorguladığım nokta şu ki sevgi tamamen güvenden ibaret değil mi ? Öyleyse ilk hamlede Othello'yu bu şüpheye iten ve Desdemona'yı sevdiği adam tarafında öldülmeye mahkum eden neydi ?
Bunca güzel yorumdan sonra beğeneceğimi düşünüyorum ben de. Bugünden itibaren başlıyorum. Böyle bir eseri okuyup ders kitabı olarak da inceleyeceğim, analiz edeceğim için de mutluyum :)
Othello diye abarttıkları bu muydu, diyerek kitabı kapattım.Bazı kitaplar gerçekten abartıldıkları kadar değiller. İnsanlar serçeyi anlatayım derken ballandırıp zümrüdü anka kuşundan bahsettiklerinin farkında değiller herhalde. Kitaba gelecek olursak ben burada Iago'ya hayran kaldım. Ve finali de beğendim. En azından bu sefer sadece kötüler değil iyiler de kaybetti bu oyunu. Canları pahasına tabi.
"Tanrı bana yanlışlardan yanlış davranmayı değil, yanlışlardan doğru davranmayı göstersin!"
Bir kadın ki, güzel olduğu halde kibirlenmez,
İyi konuşabildiği halde, gevezelik etmez,
Gösterişi sevmez, zengin olduğu halde.
Her şeye gücü yeter, ama kullanmayı istemez.
Gücendirildiğinde, öcünü almak elinde olmasına rağmen,
Uğradığı haksızlığa sabırla katlanmayı bilen;
...
Böyle bir yaratık İşte, varsa eğer böylesi.
William Shakespeare
Sayfa 36 - Kültür Yayınları
İtibar denilen şey boşuna ve yararsız bir yüktür insana. Çoğu kez çalışmadan kazanılır, hak etmeden kaybedilir, itibarınızı kaybetmiş saymazsanız kendinizi eğer, itibarınızı kaybetmiş olmazsınız.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Othello
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944884518
Orijinal adı:
Othello
Çeviri:
Özdemir Nutku
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Shakespeare uzmanı olan Bülent Bozkurt’un özenli çevirisi ve açıklayıcı sunuşuyla…

Othello ile Shakespeare’in öteki üç büyük tragedyası, Hamlet, Macbeth ve Kral Lear arasında önemli farklar vardır. Othello, ne Lear gibi bir kral, ne Hamlet gibi bir prens, ne de Macbeth gibi kral olma ihtirası olan ve bu ihtirası gerçekleşen bir soylu. Othello sadece Venedik devletinin hizmetinde bir komutandır.

Othello, öteki üç büyük tragedyadan farklı olarak daha “dünyasal” bir oyundur. Ağırlıklı konuları, aşk, evlilik, kıskançlık ve kötülük üstünedir. Her dört tragedyada ortak olarak (genel olarak tragedya türünde ve özellikle Shakespeare’in tüm tragedyalarında olduğu gibi) farklı boyutlarıyla ölüm işlenmektedir.

Kitabı okuyanlar 974 okur

  • İkra Nur Sünger
  • Cansu YILDIRIM
  • Melisa
  • Sultannur Dağlum
  • Şenol Merkit
  • Büşra Çalışkan
  • Nausicaä
  • Gamze Özdemir
  • Zeynep Kutlu
  • Ayşenur Kaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.2
14-17 Yaş
%6.6
18-24 Yaş
%29
25-34 Yaş
%36.9
35-44 Yaş
%16.2
45-54 Yaş
%4.9
55-64 Yaş
%0.2
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.6
Erkek
%35.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.7 (74)
9
%28.1 (70)
8
%24.1 (60)
7
%10.8 (27)
6
%4 (10)
5
%1.6 (4)
4
%0.8 (2)
3
%0.4 (1)
2
%0.4 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları