Senatör Brabantio, kızı kaçınca onun ayıbını affetmedi,
“Gözüne güveniyorsan, Mağripli (Othello), dikkat et ona, babasını aldatan, seni de aldatmasın sonra.” diye kızını daha da kötüledi, hem de istemediği Othello ya karşı. Keşke damadı Othello’nun bilinç altını kışkırtmasaydı, halbuki bu, herkesi daha çok üzecekti.
Şeytansı, fitneci insanlar,-Iago-, insanın zayıf yönünü buldu mu acımaz, çıkarları uğruna vururlar seni o yanından.
“Keşke içki yerine başka bir kutlama yolu, başka bir eğlence olsaydı.” (Cassio)
Cassio, keşke Iago’ ya kanmasaydın, keşke iyilik timsali saf ve temiz Desdemona’dan yardım istemeseydin. Kendisi o kadar tecrübesiz ve aşık ki, kendini koruyamaz ki sana yardım etsin.
Desdemona, keşke saftorize olmasaydın da biraz uyanık olsaydın, fazla iyilikten maraz doğar ya. Keşke kocan Othello’ ya “Duygularınızın sesini dinleyin. Sonucu her ne olursa olsun razıyım.” demeseydin. Aşkından kocanı gözünde öyle yüceltmişsin ki, onun içindeki canavarın, senin için çıkacağını bile düşünememişsin.
Kanını kötü ırslar bürümüş Iago’nun, yani şeytansının elinde oynattığı kişilere ise ne demeli.
Othello, keşke sen de gaza gelmeyip eşini dinleseydin. Devam eden kuşkuların senin için tehdit oluşturdu. Bu tehditin bütün suçunu sevgili masum eşine yükledin. Keşke mantıksız ve saplantılı bir şekilde geri dönülmez davranışlar sergilemeseydin. Çünkü sevdiceğin bir ruh taşıyordu. O bir mal değildi. Sen ise bir eşya gibi fırlatıp attın onu.
Halbuki yüce Allah, Hucurat 6 da buyuruyor ki “Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.”
İşte, konu nefis olunca herkes birbirine yabancı, yanlış seçimler ve yanlış düşmanlıklar. Kırılan kalpler ve onarılamayan yaralar ve dahası da