Bindiğim otobüste şoför tarafından öldürülmeden, Özgecan gibi
Evimin önünde tanımadığım biri tarafından katledilmeden, Ceren gibi
Sözde çocuğumun babası bıçaklayıp öldürmeden, Emine Bulut gibi
Ve bilmem kaç parçaya ayrılmadan İkbal gibi
Yaşamak, yaşamak, sadece korkmadan yaşamak istiyorum. Kendim için, ailem için, arkadaşlarım için, kız kardeşlerim için endişelenmek istemiyorum.
Yoruldum bu ülkede kadın olmaktan. Her olayda siyah ekranlara öfke kusmaktan yoruldum. Korkuyorum artık. Otobüse binerken kadın şoför varsa biniyorum. Yalnız başıma dışarı çıkamıyorum. Gündüz vakti bile koşarak geçiyorum sokaklardan. Tek başıma oturamıyorum bir parkta ya da bir bankta.
Her defasında daha gür çıkardı sesim, nerede bir kız kardeşimin canı yansa ben çok daha gür sesle bağırırdım. inancımı yitirdim, sesim çıkmıyor artık. Yas tutmaktan sesim çıkmıyor.
Özürler diliyoruz kadınlarımızdan. Aflar istiyoruz. Bedeni bilmem kaç parçaya ayrılmış kadından neyin özrünü diliyoruz ki? Kızının kafatasına haykıran, ağıtlar yakan bir anneden neyin affını istiyoruz? Hepimiz suçluyuz. Hepiniz suçlusunuz!
Tanrı da affetmesin sizi, affetmeyen milyonlarca kadın gibi.
Bu liste uzayıp gider. Her gün bir isim daha eklenir, her gün bir kadın daha eksilir bu hayattan. Kiminin adını biliriz, kiminin nasıl öldürüldüğünü ezberleriz. Bazılarınınsa sadece ölüm biçimini duyarız.
Bu akşam çöpte (!) bulunan kadının adını bilmiyoruz mesela. Ama beden bütünlüğünün bozulduğunu biliyoruz. Bir insanın çöpe atılacak kadar değersiz görüldüğünü biliyoruz.
Katilini biliyor muyuz? Hayır. Ama “tanımıyoruz” demek, “aramıyoruz” demek değil. O biri içimizde bir yerde. Aynı sokakta, aynı otobüste, aynı apartmanda. Kim bilir nerede?
Ve biz her gün hayatta kalmayı “şans” sanarak yaşamaya devam ediyoruz.
Nazlıcan
@Nazlcnkl
·
Bindiğim otobüste şoför tarafından öldürülmeden, Özgecan gibi
Evimin önünde tanımadığım biri tarafından katledilmeden, Ceren gibi
Sözde çocuğumun babası bıçaklayıp öldürmeden, Emine Bulut gibi
Ve bilmem kaç parçaya ayrılmadan İkbal gibi
Yaşamak, yaşamak, sadece korkmadan yaşamak istiyorum. Kendim için, ailem için, arkadaşlarım için, kız kardeşlerim için endişelenmek istemiyorum.
Yoruldum bu ülkede kadın olmaktan. Her olayda siyah ekranlara öfke kusmaktan yoruldum. Korkuyorum artık. Otobüse binerken kadın şoför varsa biniyorum. Yalnız başıma dışarı çıkamıyorum. Gündüz vakti bile koşarak geçiyorum sokaklardan. Tek başıma oturamıyorum bir parkta ya da bir bankta.
Her defasında daha gür çıkardı sesim, nerede bir kız kardeşimin canı yansa ben çok daha gür sesle bağırırdım. inancımı yitirdim, sesim çıkmıyor artık. Yas tutmaktan sesim çıkmıyor.
Özürler diliyoruz kadınlarımızdan. Aflar istiyoruz. Bedeni bilmem kaç parçaya ayrılmış kadından neyin özrünü diliyoruz ki? Kızının kafatasına haykıran, ağıtlar yakan bir anneden neyin affını istiyoruz? Hepimiz suçluyuz. Hepiniz suçlusunuz!
Tanrı da affetmesin sizi, affetmeyen milyonlarca kadın gibi.
Bir tek masumun dahi öldüğü yerde hiçbir haklı gerekçeden söz edilemezdi. Savaş insanı canavarlaştırıyordu ve insanın insana ettiğini kimse kimseye etmiyordu.