İstanbul Hatıralar ve Şehir

7,3/10  (62 Oy) · 
202 okunma  · 
52 beğeni  · 
1.719 gösterim
İstanbul'da, Orhan Pamuk hem 22 yaşına kadarki kendi hayat hikâyesini, hem de kendi bildiği İstanbul şehrinin ilginç hikâyesini bir roman tadıyla birleştirerek okura sunuyor. Pamuk'un kendini ben olarak ilk hissedişinden, annesine, babasına, ailesine yönelen hikâye, bir hüzün ve mutluluk kaynağı olarak İstanbul sokaklarına açılıyor. Günümüzün büyük romancısının gözünden 1950'lerin İstanbul sokaklarını, parke taşı kaplı caddelerini, yanıp yıkılan ahşap konaklarını, eski bir kültürün yok oluşuyla, onun külleri ve yıkıntıları arasından bir yenisinin doğuşunun zorluklarını keşfederek Pamuk'un ruhsal dünyasının oluşumunu bir dedektif romanı okur gibi hızla izliyoruz... İstanbul'un siyah beyaz hüznünü araştıran bu benzersiz eserde, okurken elden bırakamadığımız ve dönüp dönüp yeniden okuyacağımız kitaplara has o ruh ve duygu birliği var.

"Sayın Orhan Pamuk, İstanbul'u Dostoyevski'nin St. Petersburg'u, Joyce'un Dublin'i ve Proust'un Paris'i gibi dünyanın her köşesinden okurların kendi hayatlarını yaşar gibi tanıyıp, bir ikinci hayat sürecekleri vazgeçilmez bir edebi şehri yaptınız!"

İsveç Akademisi Daimi Sekreteri Horace Engdahl

Ödüller : 2006 Nobel Edebiyat Ödülü
Tuncer KAHRAMAN 
12 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Orhan pamuğun kaleminden resimlerle destekli İstanbul..... İstanbulun tarihi yerlerini, dünki İstanbulu resim destekli bulacuğımız bir eser İstanbul sevdalıları için okunası bir kitap.....

Can Özsoy 
17 Kas 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Orhan Pamuk bu kitabında İstanbul' u anlatırken aslında kendini, kendini anlatırken İstanbul'u anlatmış. Çoçukluk yıllarındaki İstanbul'un havasını sokaklarını boğaz manzaralarını anlatirken şehrin onda yarattığı duyguları bir şehrin bir insan üzerine olan etkisini ancak bu kadar güzel anlatabilir bir yazar. Kitabı okurken özellikle Ara Güler gibi bir ustanın fotoğraflarıyla bir taraftan İstanbul'u sanki yazar ile geziyormus hissine kapıldım. Ayrıca Orhan Pamuk'un kendi ile ilgili yaptığı ic hesaplasmaları, ruh halini ve aile yasanti ile ilgili samimi düsünceleri bu kadar akıcı bir şekilde yansıtması Nobel odulunu gercekten hak ettiginin onemli bir gostergesi olmuş. İstanbul'un 1950-2000 li dönemlerini ve Orhan Pamuk un yasantısını merak edenler icin cok guzel bir kitap iyi okumalar

çiğdem aktaş 
14 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · Puan vermedi

İstanbul' un geçmişini; bir çocuk, bir ergen, bir genç, bir de yetişkinin gözünden okudum sanki. Hatta bir tarihçi bir sanat eleştirmeninin... Bunların hepsinin birbirini tanıması, farklı ruh halleri, inanılmaz gözlemleri, ve tek bir bedende birleşmiş harmanlanmış olması... Hepimizin hiç gelmeyecek misafirler için hergün geleceklermiş gibi hummalı hazırlıklar yapan akrabaları omuştur. Hatta kendimizinde yaptığı... Çocukluğumda İstanbulu her tarafı aynalı, acının kaderin hiç uğramadığı bir şehir olarak hayal ederdim. İstanbuldan gelen öğretmenlerime elit oarak bakardım. Taki lise son sınıfta tatil için geldiğim bu şehri görene kadar. O zaman şu soruyu sordum kendime: Madem kültürümüz aynı, madem aynı şeylere gülüyor, aynı şeylere ağlıyoruz, madem aynı güneşle ısınıyor aynı karla üşüyoruz, madem aynı kulağa aynı buruna aynı devlete aynı polise aynı gökyüzüne sahibiz. Peki neyi paylaşamıyoruz. Niye bu kavga niye dil, din, ırk üstünlüğü... Neden nerden gelip nereye gittiğimizi unuttuk. Neden bu kadar şeyi renklilik zenginlik olarak değilde kusur olarak görüyor ve dayatıyoruz.. Artık hiç gelmeyecek misafirler için değil daima yanı başımızda olanlar için o muhteşem yemek takımlarını kullanma zamanı gelmeli diyorum :) sevgi ve selamlar.

serdar şahin 
02 Ara 2015 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 8/10 puan

Orhan Pamuk, hem İstanbul'u hem de kendi çocukluğunu anlattığı bu kitapla ben de geçmişe yolculuk yaptım. İstanbul'un o eski hallerini kafamda canlandırmaya çalıştım. Fotoğraf ve resimlerle süslenmiş bu kitap sonrasında ben de kendimi İstanbul'un sokaklarına vurmak istiyorum. İstanbul ancak yürüyerek yaşanır :) "Kafamda Bir Tuhaflık" kitabını okuduğumda Orhan Pamuk İstanbul'un son 50 yılını nasıl bu kadar iyi resmedebilmiş, bunun için çok iyi araştırma yapmış olması gerekir diye düşünüyordum. Belki de gençliği boyunca arşın arşın dolaştığı sokaklar bu bilgi birikimine ve tecrübesine önemli katkılar sağlamıştır.

nazlı karataş 
05 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Güzel adam güzel anlatmış İstabul'u,çocukluğunu,anılarını. İstanbul bir başka güzel Pamuk'un kaleminden. Boğaz,semtler ,oyunlar,aşklar,okullar... Nobel ödülüne layık görülmesi de belki her romanında gizli bir Orhan olmasındandır

Alto 
07 Eki 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Orhan Pamuk'un gözünden İstanbul... Çocukluğu, gençliği, tüm yaşanmışlıklarıyla ve İstanbul'u güzel betimlemeleriyle anlatan bu yapıt Nobel Ödülüne layık...

Mert Demiröz 
14 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir Istanbul'lu olmadiğim için belki İstanbul'a dair hüzünlü satirlari okurken İstanbul'u yaşayan, bilen biri kadar hislenememiş olabilirim, fakat yazarin çocukluk ve ilk gençlik yillarini okuduğumda kendimden pek çok şey buldum. Eminim siz de kitabi okudukca kendinizden birçok şey bulacaksaniz.

Kitaptan 19 Alıntı

M. 
13 Şub 11:11 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Hayatta yaşadığımız şeylerin -hatta en derin zevklerin bile- anlamını başkalarından öğrenmeyi alışkanlık ediniriz.

İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 16)İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 16)
dilanur 
22 Ara 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Napolyon olduğunu sürekli düşünmekten hoşlanan adamla, kendini Napolyon sanan adam arasındaki fark, mutlu hayalci ile mutsuz şizofren arasındaki farktır.

İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 30)İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 30)
dilanur 
22 Ara 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Nişantaşı semti adını, on sekizinci yüzyılın sonuyla on dokuzuncu yüzyılın başında reformcu ve Batılılaşmacı padişahların (III. Selim, II. Mahmut) spor olsun, keyif olsun diye boş tepelere nişanladıkları okların düştüğü, bazan da tüfekle vurdukları boş testilerin kırıldığı yeri işaretlemek için dikilen (üzerinde de olayı anlatan bir iki mısra yazılan) taşlardan alıyordu.

İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 33)İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 33)

Özellikle çocukluğumun ilk yıllarında onunla gezip tozar, arkadaşlık ederken dünyanın insanın mutlu olmak için geldiği eğlenceli bir yer olduğunu hissederdim.

İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 21)İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 21)
M. 
15 Şub 09:17 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Ressam olmayacağım," dedim. "Yazar olacağım ben."

İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 345)İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 345)
Filinta 
05 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Gençlik Yıllarım
“İlk gençlik yıllarımda, böyle bir boğaz yangını patlak verdiğinde arkadaşlar birbirine telefon eder, arabalara doluşulur takımlar halinde, mesela Emirgan’a gidilir, burada deniz kıyısına yan yana park eden arabalarda yeni moda olan teypten Creedans Clearwater Revival dinlenirken, yandaki çayhaneden gelen kaşarlı tostları yer, çay ve bira içerken karşıyakada, Asya’da yanan yalının esrarengiz alevleri seyredilirdi.”

İstanbul, Orhan Pamukİstanbul, Orhan Pamuk
Filinta 
06 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Unutmanın Yolu
Yıkıp yakıp yerine "Batılı, modern" bir apartman dikmek de unutmanın bir yoludur.

İstanbul, Orhan Pamukİstanbul, Orhan Pamuk
M. 
15 Şub 09:15 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Elele tutuşarak yürümek mutlu olan ve mutlu olduklarını bilerek göstermek isteyen aşıkların hareketiydi, oysa ben, biz mutlu olsak bile bunu kabul edecek kadar yüzeysel olmaktan korkuyordum.

İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 312)İstanbul, Orhan Pamuk (Sayfa 312)
Filinta 
06 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Manzara
Manzara resminin asil konusunun manzaranın kendisi kadar uyandırdığı duygu olduğunu hatırlayalım.

İstanbul, Orhan Pamukİstanbul, Orhan Pamuk
AYŞE ŞİMŞEK 
13 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ruhumdaki bu kırılmayı hissediyor, yaklaşan yalnızlığımdan telaşa kapılıyor, içine düşmekte olduğum karanlığın bir hayat tarzı olmasından korkarak herkes gibi olmaya karar veriyordum: Onyedi-onsekiz yaşlarımda bir dönem herkesi güldüren, her fırsatta şaka yapan, herkesle arkadaşça, hatta serserice iyi geçinen bir cemaat adamı gibi gözükmeyi başardım... Herkesin kafayı fazla takmadan yaptığı şeyleri yapabilmek için niye benim dişimi sıkmam, gayret etmem, sonra da poz yaptığım için kendimden nefret etmem gerekiyordu?

İstanbul, Orhan Pamukİstanbul, Orhan Pamuk
2 /