Karıncanın Su İçtiği Bir Ada Hikayesi 2

9,1/10  (69 Oy) · 
266 okunma  · 
57 beğeni  · 
1.788 gösterim
Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan’a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut, dörtlemenin baş kahramanıdır.

Karıncanın Su İçtiği, beklemenin ve sabrın romanıdır. Savaştan dönmeyen yakınlarını bekleyen kadınların, yurduna dönmeyi bekleyen sürgünlerin, denizi bekleyen balıkçıların, aşkı bekleyen yüreklerin sonsuz bir sabırla hayata duydukları inanç, adanın doğasına, insanlarına duyulan sevgiyle aydınlanır.

“Yaşar Kemal’in romanı vahşi ve muhteşem bir türküye benziyor. Güçlü, yalın ve insanı deli eden...”
Die Weltwoche, (İsviçre)

“Yaşar Kemal büyük bir yazardır. Onun eserlerini okumak, zengin kazanımlar sağlayan büyük bir serüvendir.”
Fönstet, (İsveç)

“Yaşar Kemal'in eseri, büyük bir tuval üzerinde her santimine ayrı titizlik gösterilerek hazırlanmış bir tablo gibidir.”
Paul Theroux, The New York Times, (A.B.D.)

“Çok büyük bir yazar.. Eserlerinin güzelliğine kapılıveriyor okur, bitirince şaşkınlık ve mutlulukla doluyor.”
Femme d’Aujourd’hui, (Fransa)

“Almanlar ister koşuklu yazsın ister düzyazıyla, yapıtları yüzeyin çok diplerinde katmanlar taşıyan derinlikli yazarlara ‘Dichter’ derler.... hiç kuşkusuz ‘Dichter’dir Yaşar Kemal.”
Güven Turan
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    508
  • ISBN:
    9789750807073
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Fırat Çağlar MANTAŞ 
25 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Serinin ikinci kitabı ve artık Vasili ve Poyraz Musa yalnız değiller adada. Mübadeleyle gelen Rumlar dışında, savaş sonrası sığınacak yeri kalmayan bireyler ve aileler de adaya göç ediyorlar.
Farklı mesleklerden olan bu insanlar adaya canlılık katıyor elbette. Her birinin bambaşka yetenekleri ve etkileyici hikayeleri var. Okurken o dönemde yaşanan tüm sıkıntıları hissediyorsunuz.
Ve bu sadece ada için geçerli değil. Yaşar Kemal okura savaşın yaşandığı her bölgeden kesitler sunuyor. Her cepheden hikaye var neredeyse.
Adadaki dostlukları, yardımseverliği, hoşgörüyü,sevgi ve saygıyı kıskanmamak elde değil. Beni en çok etkileyen şeylerden biri bu oldu.
Eminin herkes Lena Hatun, Melek Hatun veya Vasili gibi komşularının olmasını ister. İnsanlara güvenebilmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu anlıyorsunuz.
Yaşar Kemal dostluğu, birlik ve beraberliği en önemlisi "sevgi"yi o kadar güzel işliyor ki, insanlar hakkındaki düşüncelerinizi gözden geçirmenizi sağlıyor. Ayrıca Poyraz Musa'nın sıkıntıları ve aşkı nasıl sonuçlanacak çok merak ediyorum.

sezen 
04 Kas 2015 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

"Bir Ada Hikayesi" serisinin 2. kitabı "Karıncanın Su içtiği"... Bu terk edilmiş adada hayat kurma çabaları devam ediyor. Adaya yeni gelen insanlarla birlikte neşe, hüzün, keder, sevinç, hepsi birden artıyor. Bu hüzünlü, savaş yorgunu, yurtlarından koparılmış her biri farklı bir sır taşıyan insanların hikayeleri okuru sarıyor. Bu kitaba katılan yeni karakterleri sayacak olursam; Karadenizli Nişancı Veli, Girit göçmeni Musa Kazım Ağaefendi, Vanlı bir asker olan Baytar Cemil, Kürt dengbej Uso, doktor Salman Sami, Halil Rıfat ve beraberinde getirdikleri evlatları, torunları ya da kimsesiz yetim çocuklar...

#Ada halkı yeni bir yaşam arzusuyla ve gelenlerle birlikte birinci kitaba göre daha canlı. Baytar Cemil arıcılık yapıyor, Nişancı Veli ise usta bir balıkçı, Giritli Musa Kazım ise at çiftliği kurmaya çalışıyor. Lena Ananın ve Melek Hatunun yemekleri, Zehra ve Poyraz Musa'nın aşkları, adadan giden Rumların mallarına göz dikmiş olan Hacı Remzi Kavlakzade, Çeçen Hanı Üzeyir Han'ın yiğitliği, Hayri Bey'in yardımseverliği, Vasili'nin çalışkanlığı... İnsana dair bütün haller bu kitapta var. Tabiata ve sevince, neşeye övgü de aynı şekilde...

#Eserde en hoşuma giden kısım Feqiye Teyran'dan bahsedilen kısımdı. Feqiye Teyran bir Kürt masalcısı, destancısı, filozofu, şairidir. Bugün Van Bahçesaray'da dünyaya gelmiş olan Feqiye Teyran "Kuşların sözcüsü, şairi" olarak bilinir. Eserde yaklaşık 40 sayfa bu güzel şairden bahsetmiş Yaşar Kemal. Kendisi de bir destan toplayıcısı olan Yaşar Kemal oldukça etkileyici bir biçimde anlatmış bu ülkemizde pek tanınmayan ama Rusya'da eserleri basılan dengbeji...

#Öyle güzel doğa betimlemeleri var ki yine, kendinizi tabiatın kucağına bırakasınız geliyor. Sırtımızı ısıtan güneşe, papatyalara, börtü böceğe, kuşa, kediye, köpeğe, ekmeğe, aklınıza ne geliyorsa farklı bir gözle bakmaya, bu sevinçten bir pay kapmaya çalışıyorsunuz. Yani en azından bana öyle oldu:)

#Herkese iyi okumalar dilerim.

Şeyma Öztürk 
06 Tem 17:34 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

Bir Ada Hikâyesi serisinin ikinci kitabı da bitmişken heybemizde kitaptan neler kalmış bir bakalım. :) Öncelikle kitabın isminden söz etmek istiyorum. Zira ilk eser Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana'da az çok ismin içeriğini tahmin etme şansımız vardı fakat Karıncanın Su İçtiği isimli eserde herhangi bir fikre kapılmamıştım. Yaşar Kemal'in neden böyle bir isim seçtiğini merak etmiştim. Kitabı okuyunca merakım tatmin oldu. Karadenizli arkadaşlar bilir belki, denizin durgun olduğunu ifade etmek için "Karıncalar su içerdi" denilirmiş. Yani deniz o derece durgun olurmuş kimi zaman.

İlk eserde (Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana) yazar bizleri başkahramanımız Poyraz Musa ve onun macerasıyla tanıştırmıştı hatırlarsanız. Bu eserde de yine Poyraz Musa ana karakter olma özelliğini koruyarak her durumda karşımıza çıkıyor. İlk eserde henüz çok fazla karakter ile tanışmamıştık ve romanımızın ana mekânı olan adamız pek de kalabalık değildi. Bu eserde ise Yaşar Kemal bizlere bir adada farklı ırklara mensup insanların nasıl kardeşçe, dostça, el ele yaşadığını anlatıyor. Tabii bunu ifade ederken mübadele sorununu yine vurguluyor. Okuyucuya pek çok kahramanın hayat hikâyesini sunuyor. Birbirini tanımayan, her biri çeşitli sıkıntılara maruz kalmış, vatan, aile, sevgili hasreti çeken değişik vasıflara sahip insanları ortak bir noktada toplayan bir adayı geziyoruz satırları okurken. Issız olan ada bu sefer aşklara, özlemlere, sitemlere, hüzünlere sahne oluyor.

İlk kitaba nazaran kalın olmasına rağmen daha akıcı, daha heyecanlı ve sürprizlerle dolu bir eserdi. Bu eserde insanların savaş sonrası yaşadığı sıkıntılar daha ayrıntılı bir biçimde ele alınmış. Sadece kitap içerisinde yer alan, bana göre gereksiz yere uzatılmış bazı kısımlar vardı. Şimdi ise sırada üçüncü kitap olan Tanyeri Horozları var. Şuraya bir alıntı bırakalım:

"İnsanoğlu güzelliğe böylesine hayran kalabiliyorsa, bu savaş ne, bu biribirlerini yeme, aşağılama, bu akan suya, uçan kuşa, yaprağın üstüne konmuş kelebeğe düşmanlık niye? Deli mi bunlar, deli mi? Bu yaşa geldim çok savaşlardan, ölümlerden, zulümlerden, dostluklardan sevgilerden, mutluluklardan, ölümüne sevdalardan geriye kaldım, şu insanoğlunu anlamadım gitti. Ne tuhaf, ne çılgın bir yaratık. Allah belasını versin, diye ayağa kalktı, yere kocaman bir tükrük attı, eli ayağı zangır zangır titriyordu. Şu halime, şu günüme bir bakın, söyleyin. İnsanoğlu bu hale gelecek bir yaratık mı?" (Karıncanın Su İçtiği)

Muzaffer Akar 
16 Nis 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Ada hikayesinin ikinci kitabı. Bazı kitapların sadece ismine bakılarak okunması gerektiği anlaşılır ya bu da onlardan. Su o kadar durgundu ki karınca eğilip su içebilirdi, "karıncanın su içtiği"

Deliler Cumhuriyeti 
06 Mar 22:26 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaşar KEMAL'siz edebiyat olmaz. Bu toprakların insanlarına bu toprakları öyle güzel anlatıyor ki, sanki dedenizden topraklariniza dair bir masalı soba basında dinliyormuş gibi bir duygu yaşatıyor.

Mehmet Hakan Ersoy 
02 Mar 14:07 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 10/10 puan

“Bir Ada Hikayesi “dörtlemesinin ikinci kitabı olan ”Karıncanın Su İçtiği” adlı romanda 1.Dünya Savaşından sonra Yunanistan’dan gelen Türk mübadiller ile Anadolu’dan savaşın sebep olduğu sorunlar ve acılardan dolayı zorunlu olarak göç eden insanların yaşadıkları konu edilmiştir.

“Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana”kitabında Rumların Yunanistan'a olan zorunlu göçünü anlatırken,devam kitabı olan bu romanda ise tersi Yunanistan’dan gelen Türk göçmenler anlatılmaktadır.

Göçün toplumlar üzerinde sebep olduğu dram çok ustalıkla anlatılmakla birlikte,farklı toplumların göç nedeniyle birbirleri ile zorunlu olarak iletişime girmesi ve bunun sonucunda kültürlerin birbirine girmesi ve çeşitlenmesine de konu edilmektedir.

Savaş nedeni ile Osmanlı İmparatorluğunun en doğusunda yaşayan insanlarla, en batısında yaşayan insanlar zorunluluktan dolayı, tesadüfen Ege’de bulunan cennet gibi çok küçük bir ada da bir araya gelirler .Yaşanılan çok kötü günlerden sonra burada kendilerine yaşanılası çok güzel bir hayat kurmuşlar.Göçlerin sebep olduğu medeniyet ve kültürler arasında renklilik, çok seslilik bu cennet adada kendiliğinden oluşmaya başlamış.

Tarih yazanlar her zaman tarafsız olamadıklarından çoğu olayları bilinçli veya kendilerince gerek görmedikleri için atlamaları çoğu acı olayların arşivlerde yer almamasına sebep olmuştur.Bu göz ardı edilen olguları Yaşar Kemal ustalıkla okuyucuya aktarmaya çalışmış.

Göç konusunun iyi irdelenmesi için bu dörtlemenin konunun meraklıları tarafından okunması gerektiğini düşünmekteyim.

!!! Dikkat bu kitapta ayrıca Ege yemeklerinin mis gibi kokusunu burnunuzda hissedecek,tatları damağınızda kalacak.Kilolara dikkat :)

Hüsamettin Çalışkan 
18 Şub 10:09 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

İkinci kitapta; adaya yerleşen Poyraz Musa, Vasili, Leman, Kadri Kaptan ve annesi Melek Hatun'un ardından Hüsmen, hanımı ve kızları, Nişancı Veli Reis, Musa Kazım Ağaefendi ve kızları Nesibe ile Zehra ki Musa bu kıza aşık olur, Yusuf ve iki doktorun hayatları, yaşadıkları anlatılmaktadır.

Gün İlke Yıldırım 
15 Ağu 21:41 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir kere alışınca Yaşar Kemal'in diline, gerisi çok hızlı geliyor. İkinci kitapla birlikte ada da kalabalıklaşmaya başlıyor. Karakterlere iyice alışıyorsun, kendini ada sakinlerinden saymaya başlıyorsun hatta. Üçüncü kitapla seriye devam o zaman.. =)

Kitaptan 63 Alıntı

Sadettin TANIK 
 15 Şub 14:20 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Savaşı biliyorum evladım. Yalnız insanlar değil, atlar, cümle mahlukat, kurt kuş, börtü böcek, kelebekler, arılar, ağaçlar, otlar, hava, su, su da kırıma uğruyor."

Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 389 - YKY  16. Baskı - 2015)Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 389 - YKY 16. Baskı - 2015)
Sadettin TANIK 
15 Şub 14:24 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Savaştan geriye kalmış her insan sakattır, yarı ölüdür. Savaşmış her kişi savaştan önceki kişi değildir. Yıpranmış, sakatlanmış bir kişidir..."

Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 474 - YKY  16. Baskı - 2015)Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 474 - YKY 16. Baskı - 2015)
Sadettin TANIK 
12 Şub 14:36 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İnsanoğlu güzelliğe böylesine hayran kalabiliyorsa, bu savaş ne, bu birbirlerini yeme, aşağılama, bu akan suya, uçan kuşa, yaprağın üstüne konmuş kelebeğe düşmanlık niye?

Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 107 - YKY  16. Baskı - 2015)Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 107 - YKY 16. Baskı - 2015)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
22 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"İnsanların bütün delilikleri, gaddarlıkları bu ölüm korkusu, bu yok oluş yüzünden mi?"

Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 21 - YKY)Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 21 - YKY)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
23 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Suçsuz insanı öldürmek ölümlerin en zalimi, insanoğlunu en aşağılayanı, en iğrenci, en rezilidir. Dünyanın bütün savaşlarında öldürülenler suçsuz insanlar değil mi?"

Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 176 - YKY)Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 176 - YKY)
sezen 
02 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Vasili savaştan döndüğünde hiç konuşmuyordu. Hep ağaçlarla, kuşlarla, toprakla, denizle konuşuyor, bir taşın üstüne oturuyor, denize gözlerini dikiyor, karanlık kavuşuncaya kadar bakıyordu. Kimi günler göz gözü görmez gecelerde de bakıyordu. Adalılar, Vasili savaş vurgunu olmuş, diyorlardı.

Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 27)Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 27)
sezen 
02 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yüreği sevinç kaynağı olan kişiler, her zaman, ne kadar kötü durumlarda kalırlarsa kalsınlar, hiçbir şey olmamış gibi sıcacık konuşurlar, hem de bir sevgi seline kapılıp ağız dolusu gülerler.

Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 193)Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 193)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
25 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"İnsanlar çektikleri acılarda birleşiyorlardı da, yaşadıkları sevinçlerde niçin bir araya gelemiyorlardı?"

Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 492 - YKY)Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 492 - YKY)
sezen 
02 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Bu kışın, bu karda kıyamette, bu tipide boranda Ruslara hücum edemeyiz Paşam, Enver Paşam. Turana da hiç gidemeyiz paşam. Turan buralara çoook uzak paşam. Askerlerin ayakları yalın, sırtlarındaki giyitler de yazlık. Sarıkamış'a varmadan, bir tek kurşun bile atmadan hepimiz donarız paşam."

Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 150)Karıncanın Su İçtiği, Yaşar Kemal (Sayfa 150)