Karıncanın Su İçtiği (Bir Ada Hikayesi 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
10418
Gösterim
Adı:
Karıncanın Su İçtiği
Alt başlık:
Bir Ada Hikayesi 2
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
508
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807077
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Karıncanın Su İçtiği
Karıncanın Su İçtiği
Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan’a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut, dörtlemenin baş kahramanıdır.

Karıncanın Su İçtiği, beklemenin ve sabrın romanıdır. Savaştan dönmeyen yakınlarını bekleyen kadınların, yurduna dönmeyi bekleyen sürgünlerin, denizi bekleyen balıkçıların, aşkı bekleyen yüreklerin sonsuz bir sabırla hayata duydukları inanç, adanın doğasına, insanlarına duyulan sevgiyle aydınlanır.

“Yaşar Kemal’in romanı vahşi ve muhteşem bir türküye benziyor. Güçlü, yalın ve insanı deli eden...”
Die Weltwoche, (İsviçre)

“Yaşar Kemal büyük bir yazardır. Onun eserlerini okumak, zengin kazanımlar sağlayan büyük bir serüvendir.”
Fönstet, (İsveç)

“Yaşar Kemal'in eseri, büyük bir tuval üzerinde her santimine ayrı titizlik gösterilerek hazırlanmış bir tablo gibidir.”
Paul Theroux, The New York Times, (A.B.D.)

“Çok büyük bir yazar.. Eserlerinin güzelliğine kapılıveriyor okur, bitirince şaşkınlık ve mutlulukla doluyor.”
Femme d’Aujourd’hui, (Fransa)

“Almanlar ister koşuklu yazsın ister düzyazıyla, yapıtları yüzeyin çok diplerinde katmanlar taşıyan derinlikli yazarlara ‘Dichter’ derler.... hiç kuşkusuz ‘Dichter’dir Yaşar Kemal.”
Güven Turan
508 syf.
Karıncanın Su İçtiği Bir Ada Hikayesi serisinin 2. kitabı

"Deniz o kadar durgundu ki karıncalar su içerdi."

Bir Ada Hikayesi serisi mübadele romanı demiştik. İlk kitap Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana serinin ilk kitabıydı ve Türkiye'de yaşayan Rumların Yunanistan'a gönderilmesi ve orada yaşayan Türklerin geri çağırılması ile başlamıştı hikaye.
İnsanlar karınlarını doyurdukları, yaşadıkları toprakları vatan bellediler onlara sordunuz mu gelmek istiyor musunuz diye?
İlk kitapta boşalan ada ikinci kitapta dolmaya başladı ve ilk kitapta Rumların gözünden okuduğumuz acılar bu defa Türklerin gözünden de aktarılarak olaylar genişletilmişti. Zaten söz konusu yazar Yaşar Kemal olunca elbette hiçbir acı tek taraflı ele alınamazdı.

Adaya gelen her yeni insanın farklı bir hikayesi var kimi savaştan kaçmış, kimi gazi..
Oğullarının savaşta ölmüş olabileceğini kabul etmek istemeyen umut dolu anneler, açlıktan ölmekten son anda kurtulmuş insanlar, sevdalılar ve daha niceleri..

Farklı yerlerden gelen onlarca insanın birbirlerine tutunmaları, küçücük bir adada kardeşçe yaşamayı başarmaları tam bir ütopya aslında.

Her biri birbirinden güzel olan okuduğum tüm kitaplari arasında Yaşar Kemal'in en zengin olduğunu düşündüğüm kitabı Karıncanın Su İçtiği oldu. Tam bir Anadolu mozaiği.. Aşıklar, dengbejler, mitler efsaneler yani olmazsa olmaz Yaşar Kemal öğeleri bu kitapta da vardı.

İlk kitaptan daha çok sevdim, üçüncü kitabı sabırsızlıkla bekliyorum.
Detaylı olarak Yaşar Kemal ve eserlerinden bahsettiğim videomun linki.

https://youtu.be/ek4BYSZQsoM
.
508 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Yaşar Kemal’in İnce Memed serisi ile birlikte en güzel serilerinden biri de Bir Ada Hikayesi sanırım. Ve serinin 2. “Kitabı Karıncanın Su İçtiği” kadar durgun bir denizin o güzel adasının büyük acılar çekmiş yeni yerleşimcilerinin hikayesi.
Üstat öyle bir anlatıyor ki kendinizi o ada bireylerinden biri gibi hissediyor, acılarıyla acılanıp, sevinçleri ile sevinç duduyorsunuz. Ağlıyor, gülüyor, seviniyor, insanlığın ne olduğunu anlıyorsunuz. Dahası kötü insanlarla birlikte iyilerin de hep var olduğunu görmek mutlu ediyor. Kötülere kızıp, iyilerle kardeş oluyorsunuz. Maddiyatın olmadığı yerde hep iyilik oluyor sanırım.
Bu hikaye bitmedi 3. ve 4. kitaplarda var ve kesinlikle hiç bitmesini istemeden 3. kitaba başlamak için sabırsızlanıyorum.

Keyifli okumalar.
508 syf.
·Beğendi·8/10
Öncelikle bir düzeltme yapmak isterim. Yaşar Kemalin 'Bir Ada Hikayesi' dörtlü serinin ilki olan 'Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana' nın incelemesini yaptığımda bu serinin üçlü olduğunu yazmıştım. Yaptığım hatayı, bu vesileyle özürlerimle düzeltmek isterim.
İlk kitabın incelemelerini aynen bu kitap içinde yineliyorum..
Ayrıca ilave etmek isterim ki, bu seri de, bir ütopyanın, adeta bir komün yaşamın hem de tüm kötülüklere karşı, insanın insanı yok ettiği savaşların açtığı yaralara karşı koyup; küçücük bir yer de olsa, yaşam alanı daracıkta olsa, farklı din, mezhep, cinsiyet, milliyete mensup dahi olsak insan gibi, dostça, kardeşçe yaşaya bileceğimizin, doğanın bize bahşettiği güzelliklerini, çıkarsız, paylaşarak, üreterek, sevgiyle, yürek yürek yaşayarak, aşk ile bir cennet adasına dönüştüre bileceğimizin bir nevi örneklemesi veriliyor.
Kitapta her zaman olduğu gibi benimde her zaman Yaşar Kemal hakkında söylediğim gibi yineleyerek söyleyeceğim ki, Y. Kemal bir destan ustasıdır. Yüreği, kalemi insanlık, doğa kokan bir ustadır.
Bu kitapta da 11 yüz yılda yaşamış bir destancıdan uzun uzun bahsederek bunu pekiştirdiğini tanıklık ettim .Kimdir o ? diye sorarsanız. Fakiye Teyran dır olacak cevabım.
Zaman zaman bu yerin, bu adanın neresi olacağını düşündüm. Ama dedim ya bu bir düş adası dır. yer ve konum olarak karşıdan İda dağını gören Marmara Denizinden bahseden yer sanki Bozca ada ama olamaz, diyorum o çok küçük değil, o halde sanki Ayvalık açıklarında konumlanmış gibi hayal etmiş diye düşünüyorum.
Ayrıca bir yerinde geçiyor kitabın İda ( Kaz Dağları) Sarı Kız efsanesinden söz ederken bir kaynaktan bahseder. Bir yerinden ( gözünden) acı bir gözünden buz gibi su çıktığını belirtir. Bu yer benim 6 yıl kaymakamlık yaptığım Çanakkale nin Bayramiç İlçesinin Kaz Dağındaki AYAZMA dediğimiz yerdir. Efsaneye göre HOMEROS. çoban Paris'in elmayı sunarak Afrodit i kraliçe seçtiği yerdir. Söz konusu su vardır. ama acı değil, biri soğuk biri sıcak yan yana aynı yerdeki iki pınar dır. Ne yaza kı ki orman yolu, köy yolu geçireceğiz derken devlet eliyle iki gözenin yataklarını kaydırmış ve bunun da içine etmiş vaziyetteyiz. Çalış çabala biraz da olsa düzeltilmiş olduğunu da bildirmek vazifemdir.
Bu seriyi okumanızı tavsiye ederim...
508 syf.
·3 günde·10/10
Serinin ikinci kitabı ve artık Vasili ve Poyraz Musa yalnız değiller adada. Mübadeleyle gelen Rumlar dışında, savaş sonrası sığınacak yeri kalmayan bireyler ve aileler de adaya göç ediyorlar.
Farklı mesleklerden olan bu insanlar adaya canlılık katıyor elbette. Her birinin bambaşka yetenekleri ve etkileyici hikayeleri var. Okurken o dönemde yaşanan tüm sıkıntıları hissediyorsunuz.
Ve bu sadece ada için geçerli değil. Yaşar Kemal okura savaşın yaşandığı her bölgeden kesitler sunuyor. Her cepheden hikaye var neredeyse.
Adadaki dostlukları, yardımseverliği, hoşgörüyü,sevgi ve saygıyı kıskanmamak elde değil. Beni en çok etkileyen şeylerden biri bu oldu.
Eminin herkes Lena Hatun, Melek Hatun veya Vasili gibi komşularının olmasını ister. İnsanlara güvenebilmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu anlıyorsunuz.
Yaşar Kemal dostluğu, birlik ve beraberliği en önemlisi "sevgi"yi o kadar güzel işliyor ki, insanlar hakkındaki düşüncelerinizi gözden geçirmenizi sağlıyor. Ayrıca Poyraz Musa'nın sıkıntıları ve aşkı nasıl sonuçlanacak çok merak ediyorum.
495 syf.
Kitap, Bir Ada Hikâyesi'nin ikinci kitabıymış. Aldıktan sonra fark ettim. İlk kitapla bağlantısı nasıl bilmiyorum ama ilkini okumadan da rahatlıkla okunabilecek bir kitap. Seri gibi değil sanırım. Fazla spoi vermek istemiyorum. Savaş sonrasını ve savaş sonrasında yurtlarından, evlerinden, sevdiklerinden olup, kendilerine gösterilen yerlerde yaşamak zorunda kalan insanların hayatlarını anlatıyor. Ana hikâyede karakterlerin sohbetleri sırasında birbirlerine anlattıkları olayları ve özellikle hikâyeleri, roman içinde roman gibi aktarmış. Ana konunun dışında bu minik hikâyeler adeta huzur veriyor diyebilirim. Kitaptaki hikâye Karınca Adası adı verilen bir yerde geçiyor. Terk edilmiş ve yerlerini terk eden diğerleri tarafından kullanılmaya başlanan minik bir ada. İlk başta sadece birkaç karakterimiz varken, sonra karakterler çoğalıyor ve haliyle olaylar ve hikâyeler de çoğalıyor. Hepsinin kaderi aynı, hayatları farklı. Çok etkilendiğim ve çok severek okuduğum bir kitap oldu. Bir çırpıda okunup bitirilecek bir kitap değil kesinlikle, özümsenerek okunması gerekiyor bence. En çok etkilendiğim kısım ise, savaşta ölenlerin künyeleri ailelerine gönderiliyor ve böylece öldükleri anlaşılıyor. Ancak anneler oğullarının bir türlü öldüklerini kabul edemiyorlar. Ölüleri gelmediyse, yaşıyor kabul ediyorlar ve göç etmek zorunda kaldıkları yerlerden, teker teker gizlice, eşlerini, torunlarını terk edip, evlerine geri dönüp, açlıktan ölme riskini bile göze alarak, oğullarını bekliyorlar. Etkisi altında bırakan ve uzun süre etkisini sürdüreceğini düşündüğüm bir kitaptı.
495 syf.
·12 günde·7/10
4 kitaptan olusan 'Bir Ada Hikatesi' nin 2. Kitabi 'Karincanin Su Ictigi'. 1. Kitap olan 'Firat Suyu Kan Akiyor Baksana' yi okuduktan sonra bunu okumak icin bir sure ara vermem gerekmisti. 3. Kitap olan 'Tanyeli Horozlari' nida okumak icin bi sure beklemem gerekecek sanirim. Cunku gercekten iki kitabida okurken cok yoruldum nedenini bilemiyorum. Hikayesi gercekten guzel aslinda. Ilk kitap incelemem de de belirttigim gibi sanirim nedeni Yasar Kemal in kalemine alisik olmamam diye dusunuyorum...
508 syf.
·14 günde·Puan vermedi
Yaşar Kemal - Karıncanın Su İçtiği (Bir Ada Hikayesi - 2)... YKY basıyor Ustamızın kitaplarını. Bir Ada Hikayesi dörtlemesinin ikinci kitabı. Bu kitabı üniversite öğrencisiyken korsan baskıdan okumuş, okumaya çalışmıştım. Yurdum korsanı o zamanlar (yaklaşık yirmi yıl evvel) günümüz korsanı kadar mahir değildi kitap işinde. Ustamızın kitaplarını peyderpey tekrar okuyorum. Kitap yine birçoklarının değinmekten kaçacağı konuları merkezine alıyor: Mübadele, asker kaçağı olmak ve savaş, "vatanseverlerin" cumhuriyetin kuruluşuyla beraber içine düştükleri koltuk, mal mülk kapma yarışı... Ustamızın dilini anlatmaya "dilin imkanları" yetmeyebilir. Bir paragrafta ustamız, "mavi sineğin sırtında baksa kendini görecekti" minvalinde bir cümle kuruyor. "Bir an" dilde gösterişe kaçmadan daha iyi nasıl ifade edilebilir? Bu romanda kadim dengbejlik geleneği üzerine de uzun bir bölüm var. Mübadele yoluyla insanların vatanını terk etmeleri, gittikleri yere tutunma çabaları, hep dönmeye duyulan hasret, insanın o büyük nostaljisinin hiç bitmemesi... Çok etkileyici Okurken hep tetikte bekledim. Dörtlemenin ilk kitabında da Vasili, Poyraz'ı öldürmek için adayı dönüp dururken de aynı tedirginliği duymuştum. Bu kitapta da benzer bir gerilim var, bu defa Poyraz'ın geçmişinin hayaletleri zaman zaman görünür oluyor. Hak etmediğimiz şanslarımız olur az da olsa, Yaşar Kemal'in Türkçe yazması da bu şanslardan biri #yaşarkemal #karıncanınsuiçtiği #biradahikayesi #roman #türkiyeedebiyatı #bookstagram #book #kitap #kitaplık #iyikitap #zorbasahaf #neokudum
508 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Önemli olanın yezidi, ermeni, kürt, türk değil sadece İnsan olmak oldugunu sabır ve umut ile beklemeyi Yaşar Kemal'in kaleminden okuyoruz.
Mübadele, asker kaçağı olmak ve savaş, "vatanseverlerin" cumhuriyetin kuruluşuyla beraber içine düştükleri koltuk, mal mülk kapma yarışı...
Bu kitaba katılan yeni karakterler; Karadenizli Nişancı Veli, Girit göçmeni Musa Kazım Ağaefendi, Vanlı bir asker olan Baytar Cemil, Kürt dengbej Uso, doktor Salman Sami, Halil Rıfat ve beraberinde getirdikleri evlatları, torunları ya da kimsesiz yetim çocuklar...
Karadeniz’e gidip balık kokusu alıyorsunuz, Van’a gidip otlu peynir yiyorsunuz. Sonra kitap sizi alıp Girit’e soylu Atların yanına götürüyor. Oradan Cizre’ye gelip Feqiye Teyran destanını dinliyorsunuz. Bu böyle devam ediyor. Yaşar Kemal’le Anadolu’yu geziyorsunuz. Bu adada yaşayan insanların her birinin hikayesi o kadar etkiliyor ki
508 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Büyük usta Yaşar Kemal, Bir Ada Hikayesi dörtlemesinin bu ikinci kitabı olan Karıncanın Su İçtiği'nde büyük nüfus mübadelesi sırasında bir adada yaşayan insanların hikayelerini anlatmaya devam ediyor. Adaya gelen herkes beraberinde destanlarını da getiryor. Birbirinden farklı gibi görünen halkların aslında birbirine çok yakın kültürlere sahip olduğunu destansı bil anlatımla yaparken mübadeleyi eleştirmeyi de ihmal etmiyor. Osmanlı'nın son yılları ve Cumhuriyetin ilk yılları arasında savaşlardan, yoksulluktan, sürgünlerden kırılan Anadolu ve Yunanistan halklarının kardeşliğini Kürt Dengbej'lerle, Arap Masallarıyla, Yunan efsaneleri ve Anadolu destanlarıyla süslüyor. Yurdundan koparılmış Giritlileri, Savaş kahramanlarını, Köklerinden koparılıp atılmış tutunacak bir karış toprak arayan Kürt Dengbej'leri, Bütün ailesi cepheden dönemediği için asker kaçağı olanları ortak bir amaç doğrultusunda birleştiriyor kitap. O amaç da hayatta kalmak.
508 syf.
·Puan vermedi
Her zaman olduğu gibi yalın ve akıcı dilini bu kitapta da sergileyen Yaşar Kemal bir kişi ile başladığı kitaba koca bir kent ile bitirmiş. Ada dörtlemesi muhteşem bir eser
508 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Bir Ara Hikayesi'nin ikinci kitabını bitirdim.Kitabi okumadım sanki yaşadım.O ada,menekşeler, tarhana çorbası, kabak çiçeği dolması, dümdüz deniz,adada ne var ne yok biliyorum artık.Ada yavaş yavaş kalabaliklasiyordu ve her gelen hikayesini, acılarını da getiriyordu.Bu sefer Yunanistan'dan sürgün gelen Türkleri anlatmış Yaşar kemal. Ama Yaşar Kemal bu sadece bir milletten ,tek acıdan bahsetmez. Yine Anadolu 'yu gezdirdi bize,Kürtler, Ezidiler, Alevîler,Egeliler hepsi konuk oldu satırlara. Tam bir gökkuşağı olusturmustu Anadolu halkları kitapta.Bircok farklı kültürel motifle örülüydü kitap.Sandiklar,işlemeler, dengbejler, kilimler...Yine her duyguyu yaşattı bana acı, keder,özlem ,ümit...Anadolu 'nun Anadolu olduğu, insanların birbirini anladığı, birbirine destek olduğu, yarasına ilaç olduğu zamanlarmış. Kitaptaki dayanışma çok etkiledi beni.Tabii bir de hep olduğu gibi yalancı,acımasız siyasetçi ve zengin ağa da gösterdi kendini.Cok güçlü bir savaş karşıtı eser aynı zamanda.Kulturel çeşitliliği,yaşattığı duygular,insan ilişkileri,doğallık çok güzel verilmişti,hayranlıkla okudum.Bir de yine içinde Anadolu efsaneleri, muhteşem atlar,dengbejlerini son yolculuğuna uğurlayan kuşlar gibi büyülü öğeler vardı. Ben bundan çok hoşlanıyorum. Yaşar Kemal her satırında döktürmüş.
"Savaşı biliyorum evladım. Yalnız insanlar değil, atlar, cümle mahlukat, kurt kuş, börtü böcek, kelebekler, arılar, ağaçlar, otlar, hava, su, su da kırıma uğruyor."
Yaşar Kemal
Sayfa 389 - YKY 16. Baskı - 2015
İnsanoğlu güzelliğe böylesine hayran kalabiliyorsa, bu savaş ne, bu birbirlerini yeme, aşağılama, bu akan suya, uçan kuşa, yaprağın üstüne konmuş kelebeğe düşmanlık niye?
Yaşar Kemal
Sayfa 107 - YKY 16. Baskı - 2015
"Savaştan geriye kalmış her insan sakattır, yarı ölüdür. Savaşmış her kişi savaştan önceki kişi değildir. Yıpranmış, sakatlanmış bir kişidir..."
Yaşar Kemal
Sayfa 474 - YKY 16. Baskı - 2015

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karıncanın Su İçtiği
Alt başlık:
Bir Ada Hikayesi 2
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
508
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807077
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Karıncanın Su İçtiği
Karıncanın Su İçtiği
Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan’a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut, dörtlemenin baş kahramanıdır.

Karıncanın Su İçtiği, beklemenin ve sabrın romanıdır. Savaştan dönmeyen yakınlarını bekleyen kadınların, yurduna dönmeyi bekleyen sürgünlerin, denizi bekleyen balıkçıların, aşkı bekleyen yüreklerin sonsuz bir sabırla hayata duydukları inanç, adanın doğasına, insanlarına duyulan sevgiyle aydınlanır.

“Yaşar Kemal’in romanı vahşi ve muhteşem bir türküye benziyor. Güçlü, yalın ve insanı deli eden...”
Die Weltwoche, (İsviçre)

“Yaşar Kemal büyük bir yazardır. Onun eserlerini okumak, zengin kazanımlar sağlayan büyük bir serüvendir.”
Fönstet, (İsveç)

“Yaşar Kemal'in eseri, büyük bir tuval üzerinde her santimine ayrı titizlik gösterilerek hazırlanmış bir tablo gibidir.”
Paul Theroux, The New York Times, (A.B.D.)

“Çok büyük bir yazar.. Eserlerinin güzelliğine kapılıveriyor okur, bitirince şaşkınlık ve mutlulukla doluyor.”
Femme d’Aujourd’hui, (Fransa)

“Almanlar ister koşuklu yazsın ister düzyazıyla, yapıtları yüzeyin çok diplerinde katmanlar taşıyan derinlikli yazarlara ‘Dichter’ derler.... hiç kuşkusuz ‘Dichter’dir Yaşar Kemal.”
Güven Turan

Kitabı okuyanlar 1.445 okur

  • Fatma Erengil
  • Süleyman EROL
  • Nazif Aslan
  • Ecrin Aydın
  • Nurten şimşek
  • HoneyLand
  • Demet döner
  • necip öztoprak
  • Hasan Tombak
  • Ece Erdil

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.8
14-17 Yaş
%0.7
18-24 Yaş
%11.8
25-34 Yaş
%27.6
35-44 Yaş
%34.9
45-54 Yaş
%17.6
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50.7
Erkek
%49.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%52.6 (214)
9
%19.7 (80)
8
%14.5 (59)
7
%4.9 (20)
6
%1 (4)
5
%0.5 (2)
4
%0.5 (2)
3
%0
2
%0
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları