Karıncanın Su İçtiği Bir Ada Hikayesi 2

9,0/10  (98 Oy) · 
384 okunma  · 
90 beğeni  · 
2.569 gösterim
Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan’a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut, dörtlemenin baş kahramanıdır.

Karıncanın Su İçtiği, beklemenin ve sabrın romanıdır. Savaştan dönmeyen yakınlarını bekleyen kadınların, yurduna dönmeyi bekleyen sürgünlerin, denizi bekleyen balıkçıların, aşkı bekleyen yüreklerin sonsuz bir sabırla hayata duydukları inanç, adanın doğasına, insanlarına duyulan sevgiyle aydınlanır.

“Yaşar Kemal’in romanı vahşi ve muhteşem bir türküye benziyor. Güçlü, yalın ve insanı deli eden...”
Die Weltwoche, (İsviçre)

“Yaşar Kemal büyük bir yazardır. Onun eserlerini okumak, zengin kazanımlar sağlayan büyük bir serüvendir.”
Fönstet, (İsveç)

“Yaşar Kemal'in eseri, büyük bir tuval üzerinde her santimine ayrı titizlik gösterilerek hazırlanmış bir tablo gibidir.”
Paul Theroux, The New York Times, (A.B.D.)

“Çok büyük bir yazar.. Eserlerinin güzelliğine kapılıveriyor okur, bitirince şaşkınlık ve mutlulukla doluyor.”
Femme d’Aujourd’hui, (Fransa)

“Almanlar ister koşuklu yazsın ister düzyazıyla, yapıtları yüzeyin çok diplerinde katmanlar taşıyan derinlikli yazarlara ‘Dichter’ derler.... hiç kuşkusuz ‘Dichter’dir Yaşar Kemal.”
Güven Turan
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2017
  • Sayfa Sayısı:
    508
  • ISBN:
    9789750807077
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Halil Yavuz KAYA 
 16 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Öncelikle bir düzeltme yapmak isterim. Yaşar Kemalin 'Bir Ada Hikayesi' dörtlü serinin ilki olan 'Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana' nın incelemesini yaptığımda bu serinin üçlü olduğunu yazmıştım. Yaptığım hatayı, bu vesileyle özürlerimle düzeltmek isterim.
İlk kitabın incelemelerini aynen bu kitap içinde yineliyorum..
Ayrıca ilave etmek isterim ki, bu seri de, bir ütopyanın, adeta bir komün yaşamın hem de tüm kötülüklere karşı, insanın insanı yok ettiği savaşların açtığı yaralara karşı koyup; küçücük bir yer de olsa, yaşam alanı daracıkta olsa, farklı din, mezhep, cinsiyet, milliyete mensup dahi olsak insan gibi, dostça, kardeşçe yaşaya bileceğimizin, doğanın bize bahşettiği güzelliklerini, çıkarsız, paylaşarak, üreterek, sevgiyle, yürek yürek yaşayarak, aşk ile bir cennet adasına dönüştüre bileceğimizin bir nevi örneklemesi veriliyor.
Kitapta her zaman olduğu gibi benimde her zaman Yaşar Kemal hakkında söylediğim gibi yineleyerek söyleyeceğim ki, Y. Kemal bir destan ustasıdır. Yüreği, kalemi insanlık, doğa kokan bir ustadır.
Bu kitapta da 11 yüz yılda yaşamış bir destancıdan uzun uzun bahsederek bunu pekiştirdiğini tanıklık ettim .Kimdir o ? diye sorarsanız. Fakiye Teyran dır olacak cevabım.
Zaman zaman bu yerin, bu adanın neresi olacağını düşündüm. Ama dedim ya bu bir düş adası dır. yer ve konum olarak karşıdan İda dağını gören Marmara Denizinden bahseden yer sanki Bozca ada ama olamaz, diyorum o çok küçük değil, o halde sanki Ayvalık açıklarında konumlanmış gibi hayal etmiş diye düşünüyorum.
Ayrıca bir yerinde geçiyor kitabın İda ( Kaz Dağları) Sarı Kız efsanesinden söz ederken bir kaynaktan bahseder. Bir yerinden ( gözünden) acı bir gözünden buz gibi su çıktığını belirtir. Bu yer benim 6 yıl kaymakamlık yaptığım Çanakkale nin Bayramiç İlçesinin Kaz Dağındaki AYAZMA dediğimiz yerdir. Efsaneye göre HOMEROS. çoban Paris'in elmayı sunarak Afrodit i kraliçe seçtiği yerdir. Söz konusu su vardır. ama acı değil, biri soğuk biri sıcak yan yana aynı yerdeki iki pınar dır. Ne yaza kı ki orman yolu, köy yolu geçireceğiz derken devlet eliyle iki gözenin yataklarını kaydırmış ve bunun da içine etmiş vaziyetteyiz. Çalış çabala biraz da olsa düzeltilmiş olduğunu da bildirmek vazifemdir.
Bu seriyi okumanızı tavsiye ederim...