Kitap
Demirciler Çarşısı Cinayeti

Demirciler Çarşısı Cinayeti

Akçasazın Ağaları 1

OKUYACAKLARIMA EKLE
9.0
427 Kişi
1.299
Okunma
411
Beğeni
13,9bin
Gösterim
576 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 16 sa. 19 dk.
Adı
Demirciler Çarşısı Cinayeti (Akçasazın Ağaları 1)
Basım
Türkçe · Türkiye · Yapı Kredi Yayınları · Mart 2019 · Karton kapak · 9789750807367
Diğer baskılar
Demirciler Çarşısı Cinayeti
Demirciler Çarşısı Cinayeti
Demirciler Çarşısı Cinayeti
Demirciler Çarşısı Cinayeti
Demirciler Çarşısı Cinayeti
Akçasazın Ağaları tarihle, zamanla, düzenle hesaplaşmanın hikayesidir. Ağalar çökerken yanı başlarında yeni bir tarih yazılır, değişme kaçınılmazdır. Güçlüler dövüşürken doğa da ses verir. Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirini yok etmek için tüm hünerlerini, olanaklarını, güçlerini, bundan da öte akıllarını, nefretlerini ve kinlerini kullanan iki ağanın ayakları altında ezilen toprağın, toprağın insanlarının ve yeşerttiği doğanın büyük efsanesidir. Lanet, çıktığı bağrı vuracaktır. “Yaşar Kemal sadece Mitterrand’ın kalbindeki sevgili halk ozanı değil. Yaşar Kemal edebiyatın bir devi.” Andre Clavel, Nouvelles Litteraires, (Fransa) “Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirlerini yok etme amacıyla tüm hünerlerini kullanan iki karşıt grup arasında kalan ülkenin kaderi üzerine dev lanet okumayı konu ediyor.” Alain Bosquet, (Fransa) “Eski rapsodilerin epik esinini, gücünü, doğa aşkının usta bir lirizmiyle iç içe sokarak, Yaşar Kemal, bize büyüleyici kişilikler çiziyor ve bizi kapıp götüren bu destandan ayrılmak çok güç oluyor.” Bulletin Critique du Livre Française, (Fransa) “Dramatik devinim öylesine canlı bir şekilde anlatılmış ki, insan Torosların eteklerinde kimi zaman bir kovboy filmi kimi zaman da bir Shakespeare trajedisi izlediği kanısına kapılıyor.” Christian Guidicelli, Guide Lire, (Fransa)
4 mağazanın 4 ürününün ortalama fiyatı: ₺40,95
9.0
10 üzerinden
427 Puan · 84 İnceleme
Derin Özkan
Demirciler Çarşısı Cinayeti'yi inceledi.
576 syf.
·
4 günde
·
10/10 puan
Yazmasaydım delirecektim diyor, Sait Faik Abasıyanık. Asıl yazmasaydı deliye dönecek olan, kelimelerin içinde boğulacak olan Yaşar Kemal'dir. Kitabı okurken olayın akışını zaman zaman bu düşüncem böldü. Sordum kendime sürekli. Bir insan, etten kemikten bir insan nasıl bu kadar kelimeyi zihninde barındırabilir diye. Doğa betimlemeleri, karakter analizleri, ölüm betimlemeleri, olay zinciri, kelimeleri kullanış ustalığı ve daha niceleri... Son olarak Yaşar Kemal'in ölümü için şunları söyleyeceğim: O iyi yazar o güzel ata binip çekip gitti. Demirin tuncuna, yazarın piçine kaldık.
Demirciler Çarşısı Cinayeti
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Röya Abraham
Demirciler Çarşısı Cinayeti'yi inceledi.
576 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
İlk inceleme...
"O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler çekip gittiler..." Kitabın ilk cümlesi aynı zamanda bu kitabı okumadan önce de en sevdiğim alıntılardan biri. Yaşar Kemalden okuduğum ilk kitap oldu ve daha önce kalemiyle tanışmadığım için çok üzüldüm açıkçası. O kadar güzel, akıcı anlatıyor ki olayları sanki yaşananları okur kendi gözleriyle görüyor, sayfalarda yaşıyor resmen. Hem bitirmek istiyor, hem de hiç bitmesin istiyorsun. Kitabın konusu çok konuşulan, çok yazılan, uzun yıllardır bitmek bilmeyen şimdi bile bazı bölgelerde var olan "Kan davası" mevzusu. Akçasaz'ın tanınmış Türkmen Beyi olan Akyollu Mustafa Bey ile Sarıoğulları'ndan Derviş Bey arasında olan, yıllardan beri her iki tarafın kurbanlar verdiği bir dava. Neden başladı, nasıl başladı bilinmez. Ama bir taraftan birisi ölse diğeri bunu yerde koymaz, genç yaşlı demeden mutlaka öldürür düşmanı. Bu iki kişinin düşmanlığını görüyoruz eser boyu. Ama ne düşmanlık... "Hayatta bir düşmanım olacaksa, o da böyle olsun!" dedirten türden. Biri ötekine laf söyletmez, onun korkaklığını kabul etmez, kim söylerse de susturur hemen. "Beklemek zor. Gelmeyeni ,gelmeyeceği ..." Düşmanını böyle bekliyor Mustafa bey. "Sana ölüm bulamıyorum. Şaşırdım kaldım. Tam yirmi yıl geceli gündüzlü düşündüm de sana layık bir ölüm bulamadım"- diyor düşman kendi düşmanına. Nasıl öldürsün, nasıl öç alsın diye gecesinden gündüzünden oluyor. Tüm hayatını sadece bu ölüme bağlıyor. Ama kendisini de yavaş yavaş bitirdiğinin farkında değil... Ama sadece bu kan davasını anlatmıyor tabi ki Yaşar Kemal. Akçasaz toprakları uğrunda öldürülen köylüleri, bataklıkları kurutarak toprak sahibi olmak isteyen ağaları, beyleri de görüyoruz ölümü her sayfasında hissettiren kitapta. Gariban, köylü ama beyine nasıl sadık, nasıl seviyor ölür de onun namını vermez... Çok karakter var eserde, pek çok hayat, her birinin hayatı da kendi içine çekiyor adamı. Sevgi, sadakat, düşmanlık, her şey var. Ama en çok Ölüm!!! Ölümü bu kadar ayrıntılarıyla, her dakikasını yaşatarak sayfalarla anlatanı çok az okudum. Yazarın tasvirleri kitapta çok zengin ve bol bol kullanmış her yerde. Çukurova toprakları, Anavarza kayalıkları, Vayvay köyü Akçasaz bataklığı, Van, Diyarbakır... Hepsinden bahsediyor Yaşar Kemal. Bununla beraber yıllar önce bu topraklardan sürülmüş Ermenileri, Kürtleri, Alevileri, zulme uğramış Türkmenleri hepsini anlatıyor. Ve hepsini birbirine bağlıyor sayfalar ilerledikçe. Doğa tasvirleriyle beraber bir yerde karıncanın böcekle mücadelesine tanık oluyoruz. Ve çok uzun oluyor bu mücadele, Mustafa bey sanki yazarın kendisi gibi karşımıza çıkıyor da o seyrediyor onları. Çok farklı bir doğa, hayvan sevgisine şahit oluyoruz burada da. Resmen insana aşılıyor sevgiyi yazar. Kitapta en çok dikkatimi çeken hem de iç konuşmalar oldu. Her zaman severim böyle konuşmaları. Bu zaman daha çok anlıyoruz karakterleri. Söylediklerinden farklı olduklarının, kafalarında yarattıkları kendileriyle ne kadar uzak olduklarının şahidi oluyoruz böylelikle... Töreye bağlılığı, eskilerde kalan soylu beyleri, aşiret ağalarını, feodal sistemin yavaş yavaş ortadan kalkışını görüyorsunuz eserde. Kitap "Akçasaz'ın Ağaları" serisinin ilk kitabı. İkinci kitap ise "Yusufçuk Yusuf". O kitabını da severek okuyacağımdan eminim. Okuyan her kese teşekkürler. Keyifli okumalar dilerim...
Demirciler Çarşısı Cinayeti
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
143
Taner’in kitaplığı
Demirciler Çarşısı Cinayeti'yi inceledi.
576 syf.
·
10 günde
·
9/10 puan
Yaşar Kemal “bana göre” Türk Edebiyatının en büyük yazarıdır. İnce Memed dörtlemesinden sonra bu kitabı da okunması gereken kitaplarındandır. Çukurova yöresinde kan davalı iki aşiret beyinin hem birbirleriyle hem de gün geçtikçe büyüyen ağalık sistemiyle yaptıkları mücadeleyi konu alan kitapta yine büyük usta Yaşar Kemal’in eşsiz betimlemeleriyle sonuna kadar, yöreyi, insanların ruh halini, doğayı hissedebiliyorsunuz. Yaşar Kemal, Anadolu insanının kişiliğini çok iyi analiz etmiş bunu kitaplarında bizlere çok iyi aktarmış ve okurken hiç sıkılmayacağınız eşsiz bir esere imza atmış. Okunmasını tavsiye ediyorum özellikle de Yaşar Kemal seviyorsanız, ince betimlemeleriyle o yörelere gitmek istiyorsanız mutlaka okumalısız.
Demirciler Çarşısı Cinayeti
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
19
SIDIKA TOPAL
Demirciler Çarşısı Cinayeti'yi inceledi.
480 syf.
·
7 günde
·
Puan vermedi
Kitabın adı:Demirciler Çarşısı Cinayeti(Akçasazın Ağaları) Yazarın adı:Yaşar Kemal Okuyanın adı :Sıdıka Topal Sayfa sayısı: 480 Yine ağalar yine Çukurova. Yahu şu ağaların ne kötü geleneği varmış. Gücü yeten yetene güçlü olan güçsüzü ezer büyük balık küçük balığı yutar hesabı . İşte böyle ağalık öl öldür yoksa gözüm acık gider sanki insanlara canı Ağalar veriyor ki...
Demirciler Çarşısı Cinayeti
OKUYACAKLARIMA EKLE
4