Hep Genç Kalacağım (Bütün Yapıtları - Mektup)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.119
Gösterim
Adı:
Hep Genç Kalacağım
Alt başlık:
Bütün Yapıtları - Mektup
Baskı tarihi:
Nisan 2008
Sayfa sayısı:
560
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750814099
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
İhtiyarlığımda çekilmez bir adam olacağım hakkındaki iltifatına teşekkür ederim. Ama bu tahminin doğru çıkmayacak sanırım. Çünkü ihtiyarlayacağımı kim söyledi. Hep genç kalacağım.

Kitapta, Sabahattin Ali'nin ailesine, arkadaşlarına ve iş ortaklarına yazdığı mektuplarla , Sabahattin Ali'ye ailesi, Nazım Hikmet, Esat Adil Müstecaplıoğlu, Mehmet Ali Aybar, Mehmet Ali Cimcoz, Aziz Nesin, Melahat Togar, Ayşe Sıtkı İlhan, Nihal Atsız, Cemal Kutay, Samim Kocagöz başta olmak üzere arkadaşları ve öğrencileri tarafından gönderilen, Markopaşa ve Yeni Dünya'nın kuruluşunda yazılan mektuplar ve resmi yazışmalar bulunmaktadır.

Bu mektupların Sabahattin Ali'nin edebi kimliğinin oluşumuna ışık tutan metinler olduğunu, okuduklarını, yazdıklarını ve yazacaklarını anlattığı mektupların yazarın notları olarak da okunabileceğini özellikle belirtilmelidir.

Hep Genç Kalacağım'da bir araya getirilen mektuplar sadece Sabahattin Ali'nin hayatına tanıklık etmekle kalmıyor, Cumhuriyet'in ilk on yılında Ankara'da yaşam, II. Dünya Savaşı'nın yarattığı ortam ve Türkiye'de giderek cadı avına dönüşen sol görüşlü kişilerin tutuklanması gibi pek çok olayla ilgili tanıklıklara da yer veriyor.
(Arka Kapak)
Ah, söze nereden başlasam bilemiyorum. Bir insanı sadece sizinle olan iletişimi ile tanıyamazsınız, illâ ki bir topluluk içinde görmek gerekirmiş. Sanırım ben de artık Sabahattin Ali'yi tanıyorum diyebileceğim bir nebze. Zira bugüne kadar yazdığı her şeyi okumak biraz tek taraflı imiş. Şimdi anlıyorum.

Nasıl da seviliyor, üstelik öyle ilginç ki. Nihal Atsız ve Nazım Hikmet mektuplarını yanyana gördüğünüzü düşünün. İkisi de sevgilerini iletiyor kendisine. Gerisini siz düşünün..

Öğrencilerinin, dostlarının, akrabalarının sevgisi ve ilgisi ise öyle güzel ki. İnsan üzülmüyor değil, günümüzde iletişim şansımız bu kadar arttığı için mi sevgi ve ilgiler bu kadar azaldı? Şimdilerde kimse kimseye "gözlerinden öperim" demiyor. Halini merak etmiyor kimse kimsenin, sürekli 'takip edilip 'beğenilmek'' yetiyor mu sahiden?

"Bana mektup yaz, bana her hususta mutlaka mektup yaz, bana uzun mektup yaz" diyor her firsatta sevgili Sabahattin Ali. Kendimi ona ne kadar da benzetiyorum. Ben de bir isteğim olup olmadığını soranlara "mektup!" Diyorum her fırsatta. Boşuna değilmiş her yazısında kendimi bulmam. Ruhumuz kardeşmiş bilhassa. En azından bu hususta. (Nasıl da özeniyorum böyle kelimeler ile derdini dökebilmelerine. Kitabı her elime aldığımda büyük bir hızla değişiyor kullandığım kelimeler.)

Kitaba gelince; okurken bir parça rahatsızlık duyduğum oldu. Bu kadar özeline girmek doğru mudur bilemedim. Mesela Ayşe Sıtkı İlhan'ın bir mektubunda söylediği "Bugüne kadar kaç kişi ile evlenmek istemişsindir, sınırsız!" Kısmını bilmeli miydim? Emin değilim. Fakat bildiğim bir şey var ki bir kez daha samimiyetine hayran oldum. Ve bir kez daha yanlış dönemde yaşadığım için üzüldüm.
Tek söyleyeceğim şey bu kitabı okumadan önce 'Değirmen' adlı kitabını okuyun. Çünkü arkadaşlarıyla mektuplaşması sırasında çokça geçiyor. Gerek Nazım Hikmet gerek Aziz Nesin ile mektuplaşmaları var. Sabahattin Ali ve çevresindeki inşaları anlamak için faydalı olabilir.
Sabahattin Ali, her zaman bende apayrı bir yere ve öneme sahiptir. Yazarın edebi kimliğinin oluşumunu mektuplarından takip edebilmek çok güzel. Bu çalışmayı yapanın ellerine sağlık. Yazarın mektupları hem asılları ile hem de düzenlenmiş biçimleriyle verilmiş. Ayrıca yazarın gezdiği yerleri, beğenileri, bazı sırlarını ve duygu be düşünlerini bu kadar yakından görmek mutluluk verici. Keşke daha çok yaşasaydı Sabahattin Ali. Bizi o güzel yazılarından mahrum bırakan kanlı ellere lanet olsun.
Hep Genç Kalacağım; Sabahattin Ali'nin 1922-1948 yılları arasındaki mektuplaşmalarını içeren muhteşem bir kitap. Yazarın bu kadar özeline girmiş olmak düşündürücü bir mesele olsa da, biz sevenleri için bulunmaz bir kaynak.
Aşkları, dostlukları, eserleri, hapis hayatı,siyasi yaşamı ile okuduğum her mektup ayrı ayrı çarpıcı. Eşi Aliye Hanım, Nazım Hikmet, Hüseyin Nihal Atsız, Aziz Nesin, Hasan Âli Yücel ve daha birçok isim ile ilişkilerini anlayabilmeniz için okunması gereken bir kitap. Sabahattin Ali sizin için eserlerinin ötesinde bir anlam taşıyorsa mutlaka bakin bu kitaba.
Çok duygulanarak okudum ve kitaplığıma eklemiş olmaktan dolayı da çok mutluyum.
Arkadaşlarımızla, sevgililerimizle mektuplaşamamış; belki de bu yüzden sabrı ve bazı derinlikleri hiç öğrenememiş bir nesle ait bir insan olarak, bu kitap benim içime çok farklı bir şekilde dokundu. Birine bir gün içinde, en geç, ulaşabilmenin kolaylığıyla kıymet bilmez oluşumuz yüzüme her sayfada daha çok vuruldu. Kitap aşırı uzun olmasa da okuma açısından biraz uzun kaldı benim elimde, bunun sebebi de bolca eski kelime bulunmasıydı. Bunun haricinde okuduklarım, Sabahattin Ali’nin hayatının aldığı yol, yazdıkları hakkındaki detaylar ve hayatındaki insanlarla ilişkisi gayet doyurucuydu.

Çokça cümlesini not almışım, benim için en etkili olanı yazayım: "Dixi et salvavi animam meam." Bu cümle aynı zamanda Sabahattin Ali’yi de çok güzel anlatıyor, her şekilde. Ve bu kitap, tıpkı hayatı gibi ortasından kesiliyor birileri yüzünden.

Kitapların kurtarıcılığı ve her zaman yetmediğiyle ilgili Sabahattin Ali’nin yazdıklarıyla bitsin o zaman bu inceleme: "Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku… Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş oldu. Fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördün ki, kitaplara rağmen çok ıstırap çektim. Çünkü candan bir insanım yoktu. Sen benim yarım kalan tarafımı ikmal edeceksin."
Üzgünüm Sabahattin Ali, senin için kendim için hepimiz için üzgünüm... Romanları ve hikayeciliginden ziyade bir Sabahattin Ali daha var ki, hayatını kendisinin, yakin çevresinin ve birçok arkadaşının yazdığı mektuplarla tanıyacağınız... Mektuplarla bir döneme tanıklık ediyorsunuz kitap boyunca. Dönemin gerek siyasi gerek kültürel yapısını gerekse daha bircok durumunu sayfa sayfa önümüze seriyor mektuplar. Sabahattin Ali'nin eşine dostuna yazdığı mektuplardan ziyade kendisine yazılan mektuplar daha bir güzeldi sanki.. Aziz Nesin'den, Nihal Atsız'dan, Hasan Ali Yücel'den, Nazım Hikmet'ten, Cemal Kutay'dan ve daha bircok kişiden... Ama beni en çok etkileyen kaleminin sivriliği, dikduruşu, kendisine has edebî tertemiz üslubu ile Sabahattin Ali'nin bir zaman yakın arkadaşı olan tarih ögretmeni Ayşe Sıtkı İlhan'ın mektupları oldu. Size tavsiyem eğer gerçekten Sabahattin Ali ‘yi tanımak, onu anlamak istiyorsanız okumanız gereken harika bir kaynak eser olduğunu düşünüyorum, hazirlanmasinda emeği geçenlerin ellerine sağlık daha dolu bir kaynak olamazdi.
Hep Genç Kalacağım’da Sabahattin Ali’nin yazdığı ve ona yazılan mektuplar toplanmış. Bazı mektuplar yazarın Mahkemelerde ve Canım Aliye Ruhum Filiz kitaplarında da yer alıyordu ama kitapta çoğunlukla ilk kez okuduğum mektuplar vardı.

Yazın dünyasının birçok isminin Sabahattin Ali’ye yazdığı mektupları okumak isteyenlere öneririm.
Eğer gerçekten Sabahattin Ali ‘yi tanımak istiyorsanız okumanız gereken en önemli kitap. Onun dostluklarını,duygularını,ifadelerini kısaca hayatına dair her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz. Bununla kalmayıp yaşadığı döneme ait ortam hakkında bilgi sahibi olursunuz. Kitap bitince onda kendinizden bir şeyler bulacağınızı düşünüyorum.
İki Gözüm Ayşe kitabına nazaran daha çok mektup içeren güzel eser. Sabahattin Ali ve onun yeşil mürekkebi ile yazdığı mektuplar... Ömrünün sonlarına doğru yazılmış mektuplar yürek yakar...
hep genç kalacağım'da bir araya getirilen mektuplar sadece sabahattin ali'nin hayatına tanıklık etmekle kalmıyor, cumhuriyet'in ilk on yılında ankara'da yaşam, ii. dünya savaşı'nın yarattığı ortam ve türkiye'de giderek cadı avına dönüşen sol görüşlü kişilerin tutuklanması gibi pek çok olayla ilgili tanıklıklara da yer veriyor.
Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek.
Yavrum insan bir kere sever deli olur. Fakat ikincisinde artık usta olmuştur. Sever gibi görünür deli eder.
Sabahattin Ali
Sayfa 117 - Yky yayınları
Yalnız bir şeye kızıyorum kardeşim: Bari bu hiçliği düşünemeyecek kadar aptal olsaydım. Kendimi bir şey zannedebilseydim. İnansaydım.
Sabahattin Ali
Sayfa 28 - (Melahat Kemal'in mektubundan.)
Burada yalan para eden biricik iştir,
Burada her şey bir yapmacık, bir gösteriştir.
Kimi coşar din uğruna geberir, yalan!
Kimi gider vatan için can verir, yalan!
Bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır;
Bir kahraman istibdadı ezer, yalandır.
Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz.
……
Sabahattin Ali
Latif manzaradan mahrum kuru çıplak dağlarla çevrilmiş; su denen mefhumdan kilometrelerce uzak bu çölde ibda edilmek istenilen hayat medeni bir insanın yirmi dört saatini dolduramayacak kadar sıkıcı ve boştur.
Sabahattin Ali
Sayfa 129 - Yenge Müfide'nin mektubu.
Zannetme ki Ankara iyidir, eğlencesi boldur. Vallahi iç sıkıntısından patlıyoruz.
Sabahattin Ali
Sayfa 117 - YKY, 6.Baskı, Müfide Ertüzün'ün 13.01.1932 tarihli mektubundan

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hep Genç Kalacağım
Alt başlık:
Bütün Yapıtları - Mektup
Baskı tarihi:
Nisan 2008
Sayfa sayısı:
560
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750814099
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
İhtiyarlığımda çekilmez bir adam olacağım hakkındaki iltifatına teşekkür ederim. Ama bu tahminin doğru çıkmayacak sanırım. Çünkü ihtiyarlayacağımı kim söyledi. Hep genç kalacağım.

Kitapta, Sabahattin Ali'nin ailesine, arkadaşlarına ve iş ortaklarına yazdığı mektuplarla , Sabahattin Ali'ye ailesi, Nazım Hikmet, Esat Adil Müstecaplıoğlu, Mehmet Ali Aybar, Mehmet Ali Cimcoz, Aziz Nesin, Melahat Togar, Ayşe Sıtkı İlhan, Nihal Atsız, Cemal Kutay, Samim Kocagöz başta olmak üzere arkadaşları ve öğrencileri tarafından gönderilen, Markopaşa ve Yeni Dünya'nın kuruluşunda yazılan mektuplar ve resmi yazışmalar bulunmaktadır.

Bu mektupların Sabahattin Ali'nin edebi kimliğinin oluşumuna ışık tutan metinler olduğunu, okuduklarını, yazdıklarını ve yazacaklarını anlattığı mektupların yazarın notları olarak da okunabileceğini özellikle belirtilmelidir.

Hep Genç Kalacağım'da bir araya getirilen mektuplar sadece Sabahattin Ali'nin hayatına tanıklık etmekle kalmıyor, Cumhuriyet'in ilk on yılında Ankara'da yaşam, II. Dünya Savaşı'nın yarattığı ortam ve Türkiye'de giderek cadı avına dönüşen sol görüşlü kişilerin tutuklanması gibi pek çok olayla ilgili tanıklıklara da yer veriyor.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 108 okur

  • Çağla
  • Erdoğan Yolbaş
  • Bey Böyrek
  • Rabia Tosun
  • Begüm
  • M.
  • Ben Ozgurlugum
  • Şeyma Ergüven
  • Drkitapsever
  • Demet

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%25.9
25-34 Yaş
%48.1
35-44 Yaş
%11.1
45-54 Yaş
%1.9
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.5
Erkek
%43.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%48.8 (21)
9
%23.3 (10)
8
%14 (6)
7
%14 (6)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları