1000Kitap Logosu
Hep Genç Kalacağım
Hep Genç Kalacağım
Hep Genç Kalacağım

Hep Genç Kalacağım

Bütün Yapıtları - Mektup

OKUYACAKLARIMA EKLE
9.0
167 Kişi
597
Okunma
227
Beğeni
8,4bin
Gösterim
560 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 15 sa. 52 dk.
Adı
Hep Genç Kalacağım (Bütün Yapıtları - Mektup)
Basım
Türkçe · Türkiye · Yapı Kredi Yayınları · Nisan 2008 · Karton kapak · 9789750814099
İhtiyarlığımda çekilmez bir adam olacağım hakkındaki iltifatına teşekkür ederim. Ama bu tahminin doğru çıkmayacak sanırım. Çünkü ihtiyarlayacağımı kim söyledi. Hep genç kalacağım. Kitapta, Sabahattin Ali'nin ailesine, arkadaşlarına ve iş ortaklarına yazdığı mektuplarla , Sabahattin Ali'ye ailesi, Nazım Hikmet, Esat Adil Müstecaplıoğlu, Mehmet Ali Aybar, Mehmet Ali Cimcoz, Aziz Nesin, Melahat Togar, Ayşe Sıtkı İlhan, Nihal Atsız, Cemal Kutay, Samim Kocagöz başta olmak üzere arkadaşları ve öğrencileri tarafından gönderilen, Markopaşa ve Yeni Dünya'nın kuruluşunda yazılan mektuplar ve resmi yazışmalar bulunmaktadır. Bu mektupların Sabahattin Ali'nin edebi kimliğinin oluşumuna ışık tutan metinler olduğunu, okuduklarını, yazdıklarını ve yazacaklarını anlattığı mektupların yazarın notları olarak da okunabileceğini özellikle belirtilmelidir. Hep Genç Kalacağım'da bir araya getirilen mektuplar sadece Sabahattin Ali'nin hayatına tanıklık etmekle kalmıyor, Cumhuriyet'in ilk on yılında Ankara'da yaşam, II. Dünya Savaşı'nın yarattığı ortam ve Türkiye'de giderek cadı avına dönüşen sol görüşlü kişilerin tutuklanması gibi pek çok olayla ilgili tanıklıklara da yer veriyor. (Arka Kapak)
5 mağazanın 5 ürününün ortalama fiyatı: ₺19,72
9.0
10 üzerinden
167 Puan · 54 İnceleme
Betül
Hep Genç Kalacağım'ı inceledi.
Merhaba herkese, Kitabın birçoğunu Sabahattin Ali'ye gelen mektuplar oluşturuyor, bir kısmında da kendisinin eşine yazdığı mektuplar var ki bu mektupların hepsini Canım Aliye, Ruhum Filiz isimli kitapta da bulabilirsiniz. Kitabı yarım bıraktım olarak işaretliyorum ama aslında okudum. Şöyle ki tüm mektuplara tek tek göz gezdirdim ancak hepsini okumadım. Çünkü resmi/samimi her türlü mektubu kitaba eklemişler. Sanki Sabahattin Ali'nin mektup sandığını açmışlar ve ne varsa basmışlar gibi. Bazıları hayatına ışık tutsa da bir kısmını bana okumak doğru ya da mantıklı gelmedi. Çünkü bunlar başkalarının Sabahattin Ali'ye yazdığı kişisel mektuplar ve o kişilerin hayatına bu kadar dahil olmak hem ilgimi çekmedi hem de doğru gelmedi. Onun dışında Sabahattin Ali'nin hayatına ışık tuttuğu için kesinlikle önemli bir kitap. Ancak bana kalırsa elinize alıp teker teker tüm mektupları okuyacağınız türden bir eser değil. Bu arada öğrencilerinin yazdığı bazı mektuplar beni duygulandırdı çünkü Sabahattin Ali'nin ne kadar iyi bir öğretmen olduğunu gösteriyordu. Sabahattin Ali hayranlarına tavsiye ederim ama olmazsa olmaz bir kitap değil daha çok bir belge niteliğinde.
Hep Genç Kalacağım
OKUYACAKLARIMA EKLE
22
Ömer Aybars
Hep Genç Kalacağım'ı inceledi.
560 syf.
Eski nesillerin Mektûbât (مکتوبات) veya Mekâtîb (مکاتیب) dediği türde neşrolunan bu eser, Sabahattin Ali'nin daha çok alıcısı ve az da olsa göndericisi olduğu mektuplardan oluşuyor. İncelemelerdeki 50 adet incelemeyi de okudum, uzunca ve tafsilatlı bir eser olmasından dolayı atlayarak okuyanlar mı dersiniz, esef ederek kendisine gönderilen her mektubu yayınlatmanın mantığını soranlar mı hatta "olmazsa olmaz değil almazsanız da olur diye öneri kriterlerini aşan ve zırva kabilinden tavsiyeler" buyuranlar da var!. Halbuki bir yazar en önce eserlerinden sonra da mektuplarından anlaşılır. Sizin önemli görmediğiniz bir mesele bir başka okuyucunun uzun süredir aradığı bir sorunun cevabı olabilir, sizin atladığınız ve "amaaan resmî evrakın ne işi var burada" dediğiniz evrak, yazarın hayatının resmi bir bölümünü teşkil ediyor ve hiç ummadığınız vesikalara ulaşabilmenize imkan tanıyabiliyor. İşte hakiki hayran ile damarlarına popüler kültür zehri zerk edilmiş okuyucu arasındaki fark buralarda ortaya çıkıyor. Bu mektuplar bize hikayelerin arka planını veriyor, romanların oluştuğu ortamı, yazarın şahsi kanaatlerini, hayat görüşünü, dostluk ve düşmanlıklarını veriyor ve hatta dost görünmek zorunda kaldıklarını da. Hasılı nasıl önemsenmez, anlayamıyorum. Ben bu mekatibi uzunca bir süredir kütüphanemde bekletiyordum zira Sabahattin Ali okumalarımın en sonunda okuyup, kronolojik sıradan yararlanarak kıyas yapar sonra da elimdeki bilgilerle eşlerim diye düşünüyorsum fakat böyle yaparak çok uzun zamandır okuyamadığımı fark edince okuyayım da, metodolojisi sonraki mesele diyerek kitaba daha sarıldım ve bitene dek de bırakmadım. Bu mektuplarda Sabahattin Ali’yi zamanın Milli Eğitim Bakanlığına şikayet eden ünlü bir yazarın yeğeninin başına gelenleri de, Nihal Atsız ile nasıl aralarından su sızmaz tabir edilebilecek bir dostluk kurdukları halde nasıl "içimizdeki şeytan"ı ortaya çıkarıp düşman kesilebildiklerini de görüyorsunuz. Öğrencisine aşık olması hadisesini öteden beri biliyordum ancak mektuplarda bu durum daha ayrıntılı ele alınmış. Atatürk'e yazılan ve hakaret niteliği taşıyan şiirin de iddia edildiği gibi bir Bektaşi taşlaması filan değil bizzat dönem eleştirisi olduğu mektupları dikkatle okuyanlar tarafından derhal fark edilecektir. Sabahattin Ali benim de mezunu olduğum bir okulun öğretmeni olması hasebiyle kendisine daima ilgi duydum. Yapı Kredinin açtığı bir sergide Filiz Ali ile tanışabilmeyi de ümit etmiştim ancak maalesef o imkanı kaçırdım. Ona dair pek çok şeyi merak ediyorum ve araştırıyorum. Umarım bir gün elde ettiğim bilgileri bir kitap hacmine getirip neşrettirebilirim. Tabii öncesinde Filiz Ali'ye okutmak kaydı ile.... Selim İleri'nin Radikal'de çıkan bir incelemesi vardı, o iktibasla incelememe son veriyorum: "Günü gelince silinip gidecek, mumyasından kimsenin korkmayacağı politikaların mahvettiği onca sanatçıyı, onca yazarı Hep Genç Kalacağım’da birden, yeniden, kim bilir kaçıncı kez, fakat bir kez daha duyumsamamak elde değil. Dedikodunun, kibirlerin, çekememezliklerin, iftiraların ortamında yok edildi Sabahattin Ali. Yaşasaydı, 1943’te yayımlanan Kürk Mantolu Madonna’dan sonra, insan ruhunun gizlerine dair birçok eser daha kaleme getirecekti, Kürk Mantolu Madonna’da vardığı göz kamaştırıcı tahlil gücüyle. Oysa, çok daha acı verecek bir ‘son’a yol alınıyordu: Sabahattin Ali’nin isyankâr kişiliği ‘otorite’yi rahatsız etmişti..."
Hep Genç Kalacağım
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Hilal
Hep Genç Kalacağım'ı inceledi.
560 syf.
·
8 günde
·
Puan vermedi
Teknolojinin delice hızla büyümediği dönemler ne güzeldi. Mektuplar vardı.Ailelere ,arkadaşlara ,öğretmenlere ,öğrencilere gönderilen mektuplar. Zor zamanlar ,sıkıntılar mektup sıcaklığı ile hafiflerdi kuşkusuz.Sevinçler mektuplara sığmaz taşardı.Ve tabi mektup beklemenin eşsiz lezzeti de vardı.. Sabahattin Ali’nin kişiliğini ona gönderilen mektuplarla ve onun gönderdiği mektuplarla daha yakından tanıdım.iyiki tanıdım.iyiki okudum.
Hep Genç Kalacağım
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
Öznur
Hep Genç Kalacağım'ı inceledi.
560 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Çekilin Ben Komünisttim!!!
Okuduğum her mektup türünde insanların özeline giriyormuş gibi rahatsız oluyorum ama sevdiğim yazarların geçmişinde yazdığı ya da onlara gelen mektupları okudukça onları daha iyi tanıdığımı düşünüyorum. Çünkü bu kurgu üzerine yazılan, ya da süslü cümlelerle okuyucunun ilgisini çekmeye çalışılan yazılardan çok daha sahici ,çok daha samimi... Okurken bu çok özel değil mi yaa dediğim mektuplar da oldu, açık açık tartışılan, iğneleyici, hakaret boyutuna varan mektuplarda... Nihal Atsız'ın Sabahattin Ali'ye yazdığı mektupları okurken bu nasıl bir uslup diye düşünmeden edemedim ve kitabın sonuna doğru mahkemelik olduklarını hatta birbirilerine hakaretten hapis yattıklarını okuyunca şaşırmadım desem yalan olur. Sabahattin Ali'nin Aziz Nesin ile beraber "Markopaşa" gazetesi ortaklığı ve aralarında geçen mektuplaşmalar da çok ilgimi çekti açıkçası. Aziz Nesin'in saman alevi gibi parlaması ve çabuk sönmesi, ağzından çıkanı kulağı duymaması ama bir sonra ki mektuplarında gönül alma çabası dikkatle okuduğum yazarlar hakkında daha çok şey öğrenmeme vesile oldu. Kitapta 1922'den 1948'e kadar bir çok mektup okudum özetle anladığım Sabahattin Ali'nin ailesine ,eşine, çocuğuna, dostlarına hasret bir ömür tükettiğidir. Ondan dır "Hep genç kalacağım" deyişi. Ben bu cümlede yaşanmamış yılları görüyorum, yaşlanmayı itirazı görüyorum ve çok haklı buluyorum! Ayırt etmeksizin bütün görüşleri savunan kitapları okumaya çalışıyorum. Dar bir pencereden bakmaktansa ufkumu açacak çeşitliliğe bakmaya özen gösteriyorum. Ve itiraf ediyorum ki zamanında "komünist" diye hapse atılan yazarların kalemini daha çok beğeniyorum. Bu kitapta da önüme çıkan; Sabahattin Ali, Aziz Nesin , Necip Fazıl Kısakürek gibi... "Komünizm" gerek siyasal gerek ekonomik olarak ortak bir mülkiyetin amaçladığı ve bu ortamda herhangi bir devletin veya paranın yer almadığını savunan bir ideolojiyse, pazar günlerini iple çekip 7:30 da internet başında ülkenin halini bir mafyadan dinleyecek hale gelindiyse, ekonomi zaten "alın verin ,ekononiye can verin" den çok başka yerlere geldiyse , çekilin ben komünisttim!!! Kitaplığımda da bir zamanlar yasaklanmış bir çok Sabahhattin Ali kitabı mevcuttur. Söyleyeceklerim bu kadar! Keyifli okumalar dilerim.
Hep Genç Kalacağım
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
12