Belgeler

Mahkemelerde

Sabahattin Ali
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
153
Basım Tarihi:
Mart 2019
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750807978
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Mahkemelerde
6/10
·153 syf.··
2021 111. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2021 11:08
Sabahattin Ali'nin farklı yıllarda yazmış olduğu yazılardan dolayı mahkemeye verildiği veya hüküm giydiği davaların mahkeme tutanakları, bu davalara itiraz eden yazıları veya avukatının itiraz beyanlarından oluşan belgelerden oluşan bir kitap. Belgelerin orijinal görselleri de kitaba eklenmiş.
Edebiyat
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,860 okunma
Sabahattin Ali ~ Mahkemelerde ~ Belgeler
9/10
·153 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 23:55
Hazırlayan: Nüket Esen-Nezihe Seyhan 13. Baskı , Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, Şubat 2019 Sabahattin Ali 1907-1948 yıllarında yaşamış, Türkiye’de sol görüşlü olmanın ceremesini çok ağır yaşamıştır. Roman, öykü, hikaye ve şiir anlamında Türk edebiyatında adından söz ettirmeyi başarmış ama bu başarıyı gerçek bir vatansever olan Sabahattin Ali hakkında açılan sayısız davalar neticesinde yaşamı boyunca tadına bile varamamıştır. 30’lu ve 40’lı yıllarda devlet memuru olarak Konya’da Ortaokul Almanca Muallimi olarak göreve başlar. Ayrıca Sabahattin Ali asker bir ailenin çocuğudur. Atatürk’e hakaret ettiği sözde şiirinde aylar sonra en yakın arkadaşları tarafından iftiraya uğrar ve hakkında dava açılır. Kuyucaklı Yusuf romanından dolayı vatan haini ilan edilir, #106173374 Reşat Nuri Güntekin’in Sabahattin Ali’yi savunma yazısı takrire şayandı. Yazar Nihal Atsız tarafından Turancılık davası ve vatan haini olarak dava açılır. Sahibi olduğu Marko paşa gazetesinden ötürü hakarete uğrar. Yani anlayacağınız bir dava sürerken öteki başlar. Sayısız mahkumiyetler ve türlü iftiralara uğrar buna rağmen gerçek bir vatansever ruhunu kaybetmeyen sabahattin Ali ülkesi ve davası uğruna çoğu zaman komünist ilan edilir. Görüş kıtlığı sorunsalını yaşayan kitlelerin ucuz iftiraları, masum insanların yıllar sonra anlaşılması da çok acı bir tarih. Sonuç itibariyle bu eseri anlayabilmek biraz da yazarın romanlarını, öykülerini okumuş olmak çok önemlidir. Tarihi bağlantılar, davaların açılış sebeblerini daha iyi kavranabileceğini düşünüyorum. İyi okumalar.
Tarih
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,860 okunma
Puan vermedi·153 syf.··
2021 9. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 09:26
Kitap Sabahattin Ali’nin Konya’da Almanca Öğretmeniyken komünizm propagandası yapmak suçlamasıyla açılana davaları ve savunmalarla başlıyor. Markopaşa ve Merhumpaşa gazetelerinde yayınlanan yazılarılarından dolayı açılan davalar, Kuyucaklı Yusuf romanından dolayı açılan davalar ve savunmalarla devam ediyor. Sayfalar ilerledikçe adalete bak adamı ne hale getirmişler diye hayretler içinde kalacak ve Sabahattin Ali’nin kaldığı her vilayette illa bir ceza verilip o vilayettin cezaevinde kalışına tanık olacaksınız. İyi okumalar.
Edebiyat
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,860 okunma
7/10
·153 syf.··
2021 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 12:06
"Çünkü bir fikre sahip olmak suç değilse ona lisan vermek de suç değildir. Zaten fikirlerin ancak lisansa inkilap ettikleri zaman fikir oldukları, lisansız fikir tasavvur edilemeyeceği herkesçe malum bir keyfiyettir. " Sabahattin Ali'yi ilk romanları ile tanıdım biraz ön yargım vardı ilk okuduğum türk yazarlardan birisidir kendisi türk edebiyatına karşı ilgi ve merakımın oluşmasında çok büyük bir etkisinde vardır kalemi çok sağlam bir yazardır benim için. İlk kitabını okuduktan sonra (içimizdeki şeytan) hayatını araştırmıştım hakkında bazı suçlamalar olduğunu ve bunlar hakkındaki tüm yorumları görüşleri okudum ama onun ağızından da duymam lazımdı onun yaşadıklarını, Sabahattin Ali'nin el yazılarını görmek paha biçimlemez bir mutluluk verdi bana. Neredeyse yaptığı her işte suçlanmış ve yazdığı her yazı için dava edilmiş olmasına rağmen bundan asla vazgeçmemiş, tüm varlığını bu işe adamış. Belki de kendi davasına ölümüne sebep olacağını bildiği halde sonuna kadar savunması onun geride bir aile bırakmasına kaleminin elinden alınmasına neden oldu. Fakat Sabahattin Ali benim için zamanında değer görmemiş ama ideolojisi ve görüşleri şimdilerde anlaşılmaya başlanmış çok önemli bir yazardır.
Edebiyat
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,860 okunma
Puan vermedi·153 syf.··
2018 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2018 13:14
Canım Aliye Ruhum Filiz’i okuduktan sonra Sabahattin Ali okumayı ne kadar özlediğimi fark ettim. Bundan yıllar önce yazarın bütün kitaplarını almış ve kısa sürede birçoğunu okumuştum. Elimde okumadığım iki üç kitabı kalmıştı. Onları da okumak istedim. Mahkemelerde yeni okuduğum kitaplardan biri. Kitapta Sabahattin Ali’nin mahkemelerle olan maceraları anlatılıyor. Öğretmenlik yaparken yazar olarak da tanınmaya başlayan Ali, sürekli olarak mahkemeye verilir; kendini savunur, aklanır veya hüküm giyip hapis yatar. Bir mahkemesi sürerken hakkında yeni bir dava açılır. Hapse girer, hapisten çıkar. Ünlü yazar davalarıyla da ünlenir. Kitapta çeşitli davaların mahkeme tutanakları, savunma metinleri, mahkeme kararları, hapishanelerdeki hayatı anlatan notlar ve belgeler var. Kuyucaklı Yusuf romanı aile hayatı ve askerlik karşıtı olduğu gerekçesiyle mahkemeye verildiğinde üç bilirkişinin raporuna gerek duyuyorlar. Bunlardan biri de Reşat Nuri Güntekin. Şöyle yazıyor Reşat Nuri, meslektaşı için: “Sabahattin Ali kanaatimce son neslin hikâyecilerinin en kuvvetlisidir ve Kuyucaklı Yusuf romanı memleketimiz ve edebiyatımızın yüzünü ağartacak kıymetli bir sanat eseridir. Zararlı bir tarafını göremedim. Yalnız bir şahsın ve bir romanın değil, memleketimizde ilerlemesi lazım bir büyük ve faydalı sanatın da davasını gören Cumhuriyet adliyesinden zaten zayıf olan Türk romanının cesaretini kıracak bir karar çıkmayacağını kuvvetle ümit ederim.” Reşat Nuri’yi zaten çok severdim, bu anekdotu okuyunca yazara duyduğum sempati arttı. Sabahattin Ali’yi sevenlere, bir yazarın kitap yazarken, yazdığında ne zorluklarla karşılaştığını merak edenlere öneririm.
Tarih
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,860 okunma
Dava Adamı!
Puan vermedi·153 syf.··
2021 27. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2021 16:14
Sabahattin Ali, iyi bir öykücü, iyi bir romancı ve iyi bir şairdir. Bu özelliklerin yanı sıra çok iyi bir "sanatçı"dır da. Yaşadığı dönemin siyasi ortamına kayıtsız kalamamış, görüşleri doğrultusunda yazılar yazmış ve yazdığı yazılardan dolayı da birçok defa yargılanmış, hatta hapis yatmıştır. Sabahattin Ali'nin edebi eserlerinde açık bir şekilde görülmese de makalelerinde ve dergilerinde "sol görüş"e yakınlığı hemen fark edilir. O, hiçbir siyasi partiye veya kuruma bağlı olmaksızın, yalnızca "halkçı" olmaya çalışan biridir. Yöneticileri eleştirdiği yazılarında da görüşlerini ortaya koyduğu yazılarında da her zaman "halk yanlısı" olduğunu göstermiştir. Tabii hem devlet memuru (öğretmen) olup hem yöneticileri eleştirip hem de bunun yanında ün kazanınca adeta "radar"a yakalanmış ve ömrünün önemli bir kısmı mahkemelerde ve hapiste geçmiştir. Aziz Nesin ile birlikte bir mahkemeyi sonlandırıp bir başka mahkemeye koşmuş, o mahkeme de sona erince yepyeni başka davaların şüphelisi/sanığı olmuştur. Kısacası, mahkemeler ve davalar Sabahattin Ali'nin hayatında önemli bir rol almış, tam anlamıyla onu bir "dava adamı" yapmıştır. Bence biraz da zorla olayların içerisine çekilmiştir... İşte bu eser, Sabahattin Ali'nin siyasi davalarıyla ilgili yazıları barındıran bir "belge" niteliğindedir. Elbette diğer bazı eserlerde olduğu gibi, bu eser de Sabahattin Ali'nin ölümünden sonra kızı Filiz Ali tarafından ortaya çıkarılan yazılardan seçilerek oluşturulmuştur. Açıkçası bir hukukçu olarak ben bile bazı belgeleri okurken zorlandım. Mahkemeye yazılan yazılar veya mahkemelerin Sabahattin Ali'ye yazmış olduğu yazılar bir hayli eski Türkçe yazılmış metinlerdi. Mesleğim gereği belli başlı bu tarz kelimelere aşinayım; ama bazı belgeler beni bile çok zorladı ve bunalttı. Sabahattin Ali'yi
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,860 okunma
Puan vermedi·153 syf.··
2021 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2021 18:14
Merhaba sevgili okur, Sabahattin Ali ile ilgili belgeleren oluşan Mahkemeler kitabı ile geldim. Kitapta Sabahattin Ali’nin çeşitli kişilerle olan davalarına ait belgeler ve savunmalar yer alıyor. Ayrıca hapishanelerin durumu hakkında da yazıları bulunuyor. • Belgelerin, dönemleri gereği, ağır bir dili var ama anlaşılma açısından sorun oluşturmuyor. Biraz yavaş okunuyor. • Yaşadığı kısacık hayatta bizlere şahane eserler bırakan Sabahattin Ali’ye hepimizin teşekkür borcu olduğunu düşünüyorum.
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,860 okunma
8/10
·153 syf.··
2021 138. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2021 17:28
Yaşamak güzel ama çok zor bir eylem. Yaşıyorsun, günler geçiyor, günler geçtikçe yeni şeyler görüyor ve yeni fikirler ediniyorsun, yaşın gibi fikirlerin de büyüyor ama büyüyen fikirler bazen kasten bazen yanlış anlama vesilesiyle dumura uğratılıyor. Müthiş eserlerin yazarı Sabahattin Ali'nin belgelenen çektikleri. Özelinde Sabahattin Ali'yi görüyoruz ama göremediğimiz yığınla insan vardır. Siyasi görüşleri ve mizahı çok dert açmış başına Sabahattin Ali'nin. Beni en çok etkileyen kısmı Reşat Nuri Güntekin'in "Kuyucaklı Yusuf" eseriyle ilgili yaptığı tahkikat. Kuyucaklı Yusuf bazı bölümleri itibariyle sakıncalı bulunmuş ve bir komisyon tarafından incelenmesine hükmedilmiş. Heyet üyelerinden biri Reşat Nuri Güntekin. Harika bir inceleme yapmış. Kişilerin hayatı üzerine beylik laflar etmek, kişiyi karalamak çok kolay. Ama araştırmak, incelemek, doğru hüküm vermek, hakka hakkını vermek çok mühimdir.
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,860 okunma
10/10
·153 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Mahkemelerde belgeler okurken Sebahattin Ali'nin zorlu yaşamına bir daha tanıklık ettim ve gerçekten çok üzüldüm. Onca haksızlık karşısında dimdik duran Sebahattin Ali; Yılmaz kişiliği ile yine gönlümde taht kurdu. İyiki bu topraklardan bir Sebahattin Ali geçmiş kalemine yüreğine sağlık büyük üstat, senin eserlerini okumak çok ama çok ayrı. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,860 okunma
7/10
·153 syf.··
2018 8. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2018 02:26
"Mahkemelerde" kitabı Sabahattin Ali'nin komünizm propagandası yapmak, Atatürk'e hakaret etmek, "Kuyucaklı Yusuf" romanında aile hayatı ve askerlik aleyhinde olmak gibi suçlarla itham edilmesinin ve bu suçlamalara karşı yaptığı savunmaların belgelerini içeriyor. 1930'lu yıllara ait bu mahkeme belgelerinin yanı sıra, Sabahattin Ali'nin 1940'lı yıllarda Yeni Dünya, Marko Paşa, Merhum Paşa gazetelerinde yazdığı makaleler neticesinde bir çok kişiyle mahkemelik olması ile ilgili belgeleri de bu kitapta bulabilirsiniz. "Bütün Şiirleri" kitabıyla okumaya başladığım, sonrasında öyküleri, romanları, mektuplarıyla devam eden Sabahattin Ali yolculuğunun son durağı "Mahkemelerde" kitabı oldu. Bu yolculuk hiç bitmesin isterdim; ama bitti. İlerleyen zamanlarda yine tekrar tekrar okuyacağım, özellikle öykülerini. Ve önüme her gelene tavsiye edeceğim, "Öykülerini okudun mu?" diye söze başlayarak.
MahkemelerdeSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20191,860 okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.