Geri Bildirim
Adı:
Mahkemelerde
Alt başlık:
Belgeler
Baskı tarihi:
Temmuz 2000
Sayfa sayısı:
153
ISBN:
9789750807979
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"...Hülasa: Kuyucaklı Yusuf yüzümüzü ağartacak bir sanat eseridir. Zararlı bir tarafını göremedim. Mevzuubahis tenkitler bugün el üstünde tutulan bazı Avrupalı şaheserlerinde gördüğümüz aynı mevzulara ait tenkitler yanında son derece masum ve küçük kalır. Yalnız bir şahsın ve bir büyük ve faydalı sanatın da davasını gören Cumhuriyet adliyesinden zaten zayıf olan Türk romanının cesaretini kıracak bir karar çıkmayacağını kuvvetle ümit ederim.
Maarif Vekaleti Müfettişlerinden
Reşat Nuri"
(Arka Kapak)
"Mahkemelerde" kitabı Sabahattin Ali'nin komünizm propagandası yapmak, Atatürk'e hakaret etmek, "Kuyucaklı Yusuf" romanında aile hayatı ve askerlik aleyhinde olmak gibi suçlarla itham edilmesinin ve bu suçlamalara karşı yaptığı savunmaların belgelerini içermektedir. 1930'lu yıllara ait bu mahkeme belgelerinin yanı sıra, Sabahattin Ali'nin 1940'lı yıllarda Yeni Dünya, Marko Paşa, Merhum Paşa gazetelerinde yazdığı makaleler neticesinde bir çok kişiyle mahkemelik olması ile ilgili belgeleri de bu kitapta bulabilirsiniz.

"Bütün Şiirleri" kitabıyla okumaya başladığım, sonrasında öyküleri, romanları, mektuplarıyla devam eden Sabahattin Ali yolculuğunun son durağı "Mahkemelerde" kitabı oldu. Bu yolculuk hiç bitmesin isterdim; ama bitti. İlerleyen zamanlarda yine tekrar tekrar okuyacağım, özellikle öykülerini. Ve her önüme gelene tavsiye edeceğim, "Öykülerini okudun mu?" diye söze başlayarak.
Canım Aliye Ruhum Filiz’i okuduktan sonra Sabahattin Ali okumayı ne kadar özlediğimi fark ettim. Bundan yıllar önce yazarın bütün kitaplarını almış ve kısa sürede birçoğunu okumuştum. Elimde okumadığım iki üç kitabı kalmıştı. Onları da okumak istedim. Mahkemelerde yeni okuduğum kitaplardan biri.

Kitapta Sabahattin Ali’nin mahkemelerle olan maceraları anlatılıyor. Öğretmenlik yaparken yazar olarak da tanınmaya başlayan Ali, sürekli olarak mahkemeye verilir; kendini savunur, aklanır veya hüküm giyip hapis yatar. Bir mahkemesi sürerken hakkında yeni bir dava açılır. Hapse girer, hapisten çıkar. Ünlü yazar davalarıyla da ünlenir.

Kitapta çeşitli davaların mahkeme tutanakları, savunma metinleri, mahkeme kararları, hapishanelerdeki hayatı anlatan notlar ve belgeler var.

Kuyucaklı Yusuf romanı aile hayatı ve askerlik karşıtı olduğu gerekçesiyle mahkemeye verildiğinde üç bilirkişinin raporuna gerek duyuyorlar. Bunlardan biri de Reşat Nuri Güntekin. Şöyle yazıyor Reşat Nuri, meslektaşı için:

“Sabahattin Ali kanaatimce son neslin hikâyecilerinin en kuvvetlisidir ve Kuyucaklı Yusuf romanı memleketimiz ve edebiyatımızın yüzünü ağartacak kıymetli bir sanat eseridir. Zararlı bir tarafını göremedim. Yalnız bir şahsın ve bir romanın değil, memleketimizde ilerlemesi lazım bir büyük ve faydalı sanatın da davasını gören Cumhuriyet adliyesinden zaten zayıf olan Türk romanının cesaretini kıracak bir karar çıkmayacağını kuvvetle ümit ederim.”

Reşat Nuri’yi zaten çok severdim, bu anekdotu okuyunca yazara duyduğum sempati arttı.

Sabahattin Ali’yi sevenlere, bir yazarın kitap yazarken, yazdığında ne zorluklarla karşılaştığını merak edenlere öneririm.

Benzer kitaplar

Sabahhattin Ali'nin eserlerini severek hatta hayranlıkla okuduktan sonra kendisi hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak istedim. Bu yüzden Mahkemelerde, tek başına tam anlamıyla yeterli olmasa da bunun için çok uygun.
Kitapta Sabahattin Ali'nin bizzat kendi yazdığı savunmalar, dilekçeler, mektuplar bulunuyor. Belgeler kısa dipnotlarla anlaşılır bir biçimde açıklanmış, kronolojik bir şekilde bölümlere ayrılarak anlatılmış.
Sabahattin Ali'ye atılan iftiralar ve bu iftiralara karşı yazdığı savunmalar, görmüş olduğu cezalar, Kuyucaklı Yusuf'un toplatılarak mahkemeye verilmesi, Nihal Atsız ile olan davaları, Yeni Dünya gazetesinin kuruluşunu içeren mektuplar, Aziz Nesin ile çıkardıkları Marko Paşa (daha sonra Merhum Paşa) gazetesi gibi konular belgelerle gözler önüne serilmiş. Ayrıca Sabahattin Ali'nin açık bir dille siyasî görüşünden bahsettiği mektup da bu kitapta yer alıyor.
Ben severek ve heyecanlanarak okudum bu kitabı. Bizzat Sabahattin Ali'nin kaleme aldığı yazıların ve belgelerin fotoğrafları ile beraber sunulduğu bu kitap o yıllara tutulmuş bir ayna gibi. Üstelik Sabahattin Ali'nin, kendini edebi eserleri dışında ifade edişine böylesine ilk kez şahit oluyorum. Onun kendinden emin tavrı ve kelimelerle âdeta dans edişi beni kendine bir kez daha hayran bıraktı. Sabahattin Ali'yi daha yakından tanımak ve anlamak isteyenlere önerimdir.
Kimi zaman Sabahattin Ali'nin bu acımasız dünyaya yakışmayacak kadar naif, dünyanın bunca çirkin yüzüne rağmen tertemiz kalabilmiş nadide insanlardan biri olduğunu düşünürüm. O, duruşuyla,düşüncesiyle, kaleme aldıklarıyla kısacık hayatına sayısız talihsizliği, zorluğu sığdırmış insanlardan biridir. Haksızın karşısında haklıyı, kötünün karşısında iyiyi, yanlışın karşısında doğruyu savunduğu,düşündüklerini açık yüreklilikle dile getirdiği için suçlu konumuna düşürülmüş, suçsuzken sayısız iftiraya maruz kalmış; hani dört duvar arasında bir bedel ödemek zorunda bırakılması bir kenara, en büyük bedel olarak canından edilmiş biridir. Değil mi ki bu dünyada iyilerin kaybedişi hep doğruyu söylediğinden, dönen kirli çarkın bir parçası olmayıp bin türlü dolap çevirmeyişinden, değil mi ki bu dünyada en etkili silahın kalem olduğu bilindiğinden...

Mahkemelerde, Filiz Ali'nin babasının sandığından çıkan çeşitli belgeler ışığında Nükhet Esen ve Nezihe Seyhan'ın belgeleri orijinal görselleriyle birlikte derlediği bir eser. Çeşitli davalar üzerine Sabahattin Ali tarafından kaleme alınmış savunmalar, mahkeme kararları, tutanaklardan oluşan Mahkemelerde, aynı zamanda Sabahattin Ali'nin hapishanede kaleme almış olduğu bazı mektupları da içeriyor. Bu derleme eser sadece Sabahattin Ali'nin yaşadığı hukuki süreçler ve hapishane hayatı hakkında okuruna bilgi vermekle kalmıyor bütünde gözler önününe serdiği tabloda 1930-1940'lı yılların adalet sistemi, hapishane yaşantısı ve düşünce özgürlüğü üzerine de çarpıcı bir nitelik taşıyor.

Dil bakımından hem dönemin etkileri hem de hukuki bir süreci içeren resmi belgelerden oluştuğunu göz önünde bulundurarak kitabı okumanızı, Sabahattin Ali'nin yaşadığı zorluklara birinci elden belgelerle tanık olmanızı tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun.
Sabahattin Ali 'nin davaları ile belgelerini merak ediyorsanız. Kütüphanenizde bulunsun derim.
Bazı davaların, hikayelerinin sebebi olduğu gibi bazı davalarının da yazdığı hikayelere konu olduğunu bulabiliyorsunuz....
Bir roman gibi değil eldeki bir belgesel olan yapıttır....
Zannımca, devletin ileri sürdüğü bir politika yüzünden bazı belgeler eksik!... Sabahattin ALİ'nin siyasi düşünceleri hakkında bilgi veren bir kitap... Ama bu kitap tek başına yeterli değildir!.... Ama siz gene okuyun derim!...
Sanırım Sabahattin Ali ("Âli" katiyetle degil. Kendisi hiç sevmezmiş bu halini), mahkemelerden çektiği kadar başka bir şeyden çekmedi.
Bu kitapta mahkeme dilekçeleri,savunmalar Sabahattin Ali'nin kendi el yazisiyla Arap harflerini kullanarak yazdığı yazılar mevcut. Mahkeme yazıları olduğu için hukuk terimleriyle dolu. Bu anlamda biraz sıkmadı değil .
"Kuyucaklı Yusuf" adlı romanı Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiği sebebiyle mahkemeye verilmiş. 3 bilirkişiden yazı istenmiş. Bunlardan biri de Reşat Nuri Güntekin. Sabahatyin Ali de kitabının böyle bir maksat içermediğini savunmuş. Bu olayla alakali belgeleri okuyabileceğiniz bir eser.
Nihal Atsız,Falih Rıfkı Atay ile davalık olduğunu göreceksiniz.
Hülasa yazarın iç dünyasına biraz daha müdahil oluyorsunuz. Bu anlamda okunmasıni tavsiye ederim.
Şunu belirteyim dili biraz ağır. Kitabın genelinde yoğun terkipler var. Bu da tamamen eserin kaleme alındığı dönemde kullanılan dilin özelliklerinden kaynaklanıyor.
Şimdi size bir soru soracağım. Siz yazar veya şairleri yazdıkları şeylere göre mi seviyorsunuz yoksa hayatına göre mi? Sabahattin Ali, Cemal Süreya vs. genelde bu yazarların yaşamları öğrenilince sevmekten okumaktan vazgeçiliyor. Peki ya neden? O yaşamını sevmediğiniz kişi o yaşamı yaşamasaydı onları yazamazdı. Ve belki günümüze kadar bu kadar eser ulaşamayacaktı. Bırakın ne yaşadılarsa yaşasınlar. Siz yazdıklarının güzelliklerine bakın. Önyargılı olmayın. Her insanın sebepleri vardır. Her neyse bu kitabı okuduktan sonra fark ediyorsunuz ki Sabahattin Ali birçok kere mahkemelik olmuş, birçok kere hapse girmiş. Burada neden girdiğini anlatan bir çok anlaşılmayan yazılar var. Ben zaten birçok kere hayatını okuduğum için bu olayları biliyordum. Ama siz tam bir Sabahattin Ali hayranı iseniz bu kitabı okumaktan kaçınmayın derim. Aynı zamanda da keyifli okumalar dilerim hepinize!
Sabahattin Ali’nin sandığından çıkan mahkeme belgelerinden oluşturulmuş bir kitap. Yazarın Kuyucaklı Yusuf, Markopaşa yazıları ve Cemal Barlas, Falih Rıfkı Atay, Nihal Atsız, İsmet Rasim Tümtürk gibi kişilerle yaşadığı davalar ve mahkûmiyetlere belgelerle yer veriliyor.
Dili son derece ağırdı bence buna rağmen anlayabildigim kısımları Sabahattin Ali'nin ne çektigini görmeye yetti. O dönemin en çok sansür yiyen baskı gören yazarının her seferinde soluğu mahkemelerde hapishanelerde almasını anlatıyor bu kitap ve mahkeme tutanaklarının o dönemki yazı örneği de kitaba ekli. Dili konusunda sıkıntı çekmem diyenler mutlaka okumalı
Çünkü adaletin yanlış tatbik olunduğu bir yerde mahpus olmak serbest gezmekten daha şereflidir.
“…mahkemenizden ne merhamet,
ne müsamaha istiyorum.
İstediğim şey adalet,
vermekle mükellef olduğunuz adalettir.”
Dixi et salvavi animam meam.*
*Konuştum ve ruhumu kurtardım.
Başka memleketlerde cemiyetin iyi yapamadığı insanlar mücrim olur, bizde cemiyet çok kere kendisi mücrim yapar.
Sabahattin Ali
Sayfa 55 - YKY, 8.Baskı
Hey anavatandan ayrılmayanlar
Bulanık dereler durulmuş mudur?
Dinmiş mi olukla akan o kanlar?
Büyük hedeflere varılmış mıdır?

Asarlar mı hâlâ Hakka tapanı?
Mebus yaparlar mı her şaklabanı?
Köylünün elinde var mı sabanı?
Sıska öküzleri dirilmiş midir?
(...)
Cümlesi belî der enelhak dese
Hâlâ yaparlar mı koca terese?
Ismet girmedi mi hala kodese?
Kel Ali'nin boynu vurulmuş mudur?
"Haklı olanlar bu yoldan yürüyemezlerdi, hayır, hak hiçbir zaman söz ve fikir tarafını bırakıp tekme ve balyoz tarafını tutmuş olamazdı"
Sabahattin Ali
Yapı Kredi Yayınları
Hayır, hak hiç bir zaman söz ve fikir tarafını bırakıp tekme ve balyoz tarafını tutmuş olamazdı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mahkemelerde
Alt başlık:
Belgeler
Baskı tarihi:
Temmuz 2000
Sayfa sayısı:
153
ISBN:
9789750807979
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"...Hülasa: Kuyucaklı Yusuf yüzümüzü ağartacak bir sanat eseridir. Zararlı bir tarafını göremedim. Mevzuubahis tenkitler bugün el üstünde tutulan bazı Avrupalı şaheserlerinde gördüğümüz aynı mevzulara ait tenkitler yanında son derece masum ve küçük kalır. Yalnız bir şahsın ve bir büyük ve faydalı sanatın da davasını gören Cumhuriyet adliyesinden zaten zayıf olan Türk romanının cesaretini kıracak bir karar çıkmayacağını kuvvetle ümit ederim.
Maarif Vekaleti Müfettişlerinden
Reşat Nuri"
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 84 okur

  • Gökhan IŞIK
  • HE
  • Hatice Aci
  • Aysun Öncel
  • Kamil Bilici
  • İlknur Yurt
  • Kağan Bilge
  • Reyhan Deniz
  • Ümit Akyiğit
  • Berrak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2
14-17 Yaş
%4
18-24 Yaş
%28
25-34 Yaş
%46
35-44 Yaş
%12
45-54 Yaş
%4
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.3
Erkek
%42.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (7)
9
%7.1 (2)
8
%21.4 (6)
7
%25 (7)
6
%7.1 (2)
5
%10.7 (3)
4
%3.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%0