Derinden bir düş kırıklığı benimkisi. Geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin Hızır olmadığını anladığın zaman kırılıyorum. Böylece kırılan bir düş haline dönüştüğünü görüyorum. Evet, bizzat kendim bir düş kırıklığıyım, kırık bir rüyayım ben. Ve hepimiz öyleyiz.
Çok bilgili olup da bir şeyden zevk almamak; bu cıvıl cıvıl, muazzam yaşam sahnesinde olup da titreyip duran, küçük ama doymak bilmez bir bencillikten asla kurtulamamak; gözlerimizin önündeki bu ihtişamın içine tam anlamıyla dalamamak; zihnimizden geçirdiğimiz bir şeyi, sevinçle kendimizden geçerek apaçık bir düşünceye, ateşli bir tutkuya, güçlü bir eyleme asla dönüştürmeyip hep bilgili ama yaratıcılıktan uzak, hırslı ama ürkek, titiz ama anlayışsız olmak; en hafif ifadeyle, katlanılması güç bir kaderdir.