·
Okunma
·
Beğeni
·
7,6bin
Gösterim
Adı:
Middlemarch
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
952
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750846656
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Middlemarch
Middlemarch
Middlemarch
Middlemarch
Middlemarch
Middlemarch
Kendi döneminde kadınların hapsolmaya zorlandığı fantezi dünyası yerine sıradan insan hayatının karmaşasını gözler önüne seren George Eliot, İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri olan “Middlemarch”ta bireysel trajediler, küçük başarısızlıklar, küçük zaferler, sıkıntılı evlilikler ve seçimlerin önemi gibi meselelerle aslında sadece bir kasabanın sakinlerine değil, tüm insanlığa ışık tutuyor.

Umutsuz bir evlilik yapan Dorothea, yanlış seçimlerinin bedelini ödeyen genç doktor Lydgate, kimsenin sevmediği Bulstrode, hayal kırıklıklarıyla savaşan Fred Vincy ve daha nicesi. İdealizmin, hayal kırıklıklarının, aldatılmanın, sadakatin, engelleri aşmaya çalışan evliliklerin klasikleşen romanı Middlemarch’ı Ünal Aytür’ün özenli çevirisiyle yayımlıyoruz.
952 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10 puan
Gerçek ismi Mary Anne Evans olan George Eliot mahlaslı İngiliz yazar Victoria dönemi İngiltere’sinde yaşamıştır. "Middlemarch" adlı romanına 1869 yılında başlamış, 1871-1872 yıllarında tefrika olarak yayımlamıştır. Romanın tek cilt halindeki ilk baskısı ise 1874 yılında gerçekleşmiştir. İngiliz Edebiyatı'nın en önemli kitaplardan biri olarak kabul edilen eser kurgusal bir kasabada 1829-1832 yılları arasında geçiyor ve birbirinden farklı karakterin kesişen hayatlarını içeren romanda olay örgüsü dört ayrı hikaye üzerinden aşk, evlilik, din, egitim, bilim, sanat, soy, statü, idealizm, siyasi reform gibi temalarla oluşmaktadır. Tarihi olaylara da değinilen eserde özellikle 1832 Reform Yasası'na, demiryollarının döşenmesi sırasında buna destek veren ve karşı çıkanlar ile tıptaki gelişmelere açık olan ve değişimi istemeyenler arasındaki mucadelelere yer veriyor. Yazar romanında 19. yüzyıl İngiltere'sinin kültürel ve toplumsal yapısını başarıyla yansıtmış, toplumsal konuları ele alırken kadın ve erkek gözünden ustaca analiz etmeyi başarmış, insan ruhunu derinlemesine incelenmiştir.

Bireylerin toplumsal konumları, hayalleri, evliliğin doğası, eşlerin birbirine uygunluğu ve birbirlerinden beklentileri, ihanet, sadakat, kişisel çıkarlar, bencillik, riyakârlık, ikiyüzlülük, rekabet, hayal kırıklıkları, dedikodunun yol açtığı sorunlarla birlikte kasabanın toplumsal, dinsel ve siyasal ahlâkına da eleştiriler getiriyor.

George Eliot, İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri olan Middlemarch’ta yanlış seçimlerin doğurduğu bireysel trajedileri aktarırken sıkıntılı evlilikleri, bilimsel çalışma ortamının oluşmasını sağlarken yaşanan sorunları, aile geçmişinin soy ağacının önemi, maddi sıkıntının kısıtladıkları ve parasal refahın yol açtığı duyarsızlıkları, iş ortamının yarattığı rekabetler, toplumsal ve kişisel ahlaki degerler, reform, seçim propagandası gibi meselelerle aslında bir kasabanın sakinleri aracılığıyla tüm insanlığa ayna tutabilmiştir.
952 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Yeni yıl konsepti yapmadan olmazdı. 2020'nin bitmesine sayılı günler kala 100.kitabım olan George Eliot'un (Mary Ann Evans) Middlemarch eserini biraz önce bitirdim.(hedef tamam) Eser 1830'lu yılların İngiltere'sinde Middlemarch isimli bir taşrada geçiyor. Eserin ana karakterleri toprak sınıfı soylular, bu dönemde soyluların sosyal konumlarını ve servetlerini yükseltmeleri çok önemli. Dorothea Brook da kız kardeşi Celia ile amcasının velayetinde yaşayan bu soylulardan biri ancak fikir yapısı zamanının genç kızlarından çok farklı. Doruthea katı bir dini inanca sahip, gösterişi bayağılık sayan, muhtaç insanlara yardım etmek gibi faydalı şeyler yapmak isteyen bir kız. Kadınların aklının yetmeyeceği düşünüldüğü için bilimden uzak tutulduğu bir dönemde bir bilim adamı olan Casaubon'un idealistliğine hayran oluyor. Çalışmalarında ona yardım edebilmek ve yeni şeyler öğrenebilmek hevesiyle onunla evlenmeyi kabul ediyor. Evliliğinde umduğu hiçbir şeyi bulamadığı gibi huysuz kocasına da koşulsuz itaat ediyor. Çünkü kocasına itaat etmek bir eşin görevi sayılıyor. Ardından Casaubon'un kuzeni yakışıklı Will Ladislaw ile tanışıyor. Eserde aslında çok sayıda iç içe geçmiş hikaye var. Aşk, gurur, taşra halkının cehaleti ve her yeniliğe karşı çıkışı, 1830'larda kadın-erkek ve aile ilişkileri, gelenekler ve mahalle baskısı, engellemeler, çıkar çatışmaları, sınıflar arası farklılıklar, hayaller ve hayal kırıklıkları... 945 sayfalık eser çok sayıda temaya değinirken bunu akıcı bir dille sıkmadan okuyucuya aktarmayı başarıyor. Benim açımdan uzun soluklu, dolu dolu, doyurucu bir okuma oldu. Mary Ann Evans eseri yazdığı dönemde kadınların eserlerine kıymet verilmediğinden eserlerini George Eliot adıyla yazmış. Dönemine göre aykırı bir kadın zaten.Bende yazarın diğer eserlerini de okuma isteği uyandırdı. Herkese keyifli okumalar.
952 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Merhabalar, bu akşam harika bir klasik önerisiyle geldim sizlere... Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve son kitabı da olmayacak çünkü usta bir kalemi var, 952 sayfalık akıcı bir klasik okumak isteyen herkes beklemeden eline alsın diyorum...

Kazım Taşkent’ten okuduğum ilk kitaptı bu arada, kaliteli ve dolgun bir eser okumanın tadına bu yapıt sayesinde doydum diyebilirim. Kokusunu içime çeke çeke bir hal oldum okurken :D

Çok derine inmeden yüzeysel bir bilgiyi es geçmek istemiyorum sizlerden; Middlemarch adlı hayali kasabımız da aşk ve aile hayatı, ilişkiler üzerine önemli nokta atışları var... Ayrıca kasaba halkının her ayrı sınıfının sorunlarının ortak bir pencereden yansıtılması müthiş olmuş. O dönemlerde Avrupa’yı kasıp kavuran Reform hareketlerinden de kasaba halkının etkilenmesi de farklı bir şekilde sunulmuş. Kısacası sosyal ilişkilerin her türlüsünde verilen yanlış veya doğru kararların insanı nereye götürdüğüne dair anlatılar sunan çarpıcı bir klasik.

Sizi sıkmadan dersler veren bu klasiği okumadan geçmeyin, ben sıkılmadan ve zevkle okudum, şimdiden keyifli okumalar.
En önemli kurmaca eserlerden biri olan Middlemarch, yazarının entelektüel seviyesinin birçok açıdan tezahürüdür. Benim en çok dikkatimi çeken ise yazarın, sosyolojik sorunları yansıtmak adına dönemin bilimsel gelişmelerini kullanarak kitaba biçim ve içerik olarak yedirmesi.

19. yüzyıl, kendinden bir süre önce gelişen Sanayi Devrimi ve Aydınlanma Dönemi'nin etkilerini en çok hisseden ve en çok bilimsel gelişmeye, icada ve değişime maruz kalan dönemdir. Toplumsal uyumun sağlanması adına akıl ve mantık ön plana çıkmıştır; duygular bastırılmak zorundadır. Toplum bireylere roller vermektedir; toplumda statü sahibi olmak isteyenler bu rollere ve kurallara uymak zorundadır (evlilik, dış görünüş, edep kuralları vb.).

Bu gelişmelerin bireylere ve toplumlara birçok olumlu ve olumsuz getirisi olmuştur. Bir sorunu sadece bir kişinin yaşaması kişiseldir, ancak aynı sorunu birçok kişi yaşıyorsa o sorun sosyolojiktir. Dönemin bireylere yaşattığı sorunların başında iç çatışmalar, topluma ayak uyduramama, evlilik sorunları ve başarısızlıklar/hayalkırıklıkları gelmekte.

Başarı odaklı bir döneme ayak uydurmaya çalışan Dorothea karakteri mitoloji üzerine çalışma yapan Casaubon ile evlenir. Mitolojiden bahsetmişken şunu belirtmekte fayda var; Nietzsche insanın mantıklı, düzenli ve toplumsal tarafı için Apolloncu (Antik Yunan'da aklın sembolü), hayvani, cinsel, şiddetli ve duygusal tarafı için Dionysiusçu (Antik Yunan'da cinselliğin sembolü) taraf demiştir. Bu durumda Dorothea toplumsal statü ve idealler için Apolloncu tarafını seçmiştir ve hayalkırıklığı yaşamıştır ancak bastırılan Dionysiusçu taraf Will Ladislaw ile yasak aşk olarak ortaya çıkmıştır (toplumda Dionysiusçu taraf yasaktır).

Dorothea gibi birçok karakter başarısızlık yaşar ve yazar bu sorunları dönemin bilimsel gelişmeleri gibi inceler. Mikroskopların ve kadavraların kesilmesinin o dönemde ortaya çıkmasını eserine Lydgate gibi doktor karakterlerle yedirir. Mikroskop, hastalıkların kaynağını bulmak için en ufak birimleri inceler; Eliot da toplumun sorunlarını, en küçük birim olan bireylerin hayatlarını adeta mikroskopla inceliyormuş gibi inceliyor ve kadavralar gibi onların içini açıp bu sorunları ortaya çıkarıyor.
945 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Yazar Mary Anne Evans daha çok mahlasıyla bilinen George Eliot'un 1871'de yayımlanan yedinci kitabıdır. Uluslararası pek çok kitap listelerine giren ve özellikle İngiliz edebiyatının en önemli eserlerinden biri sayılan Middlemarch aldığı övgülere rağmen ülkemizde pek bilinmemektedir.

Roman, 1820’lerin sonları kurgusal bir kasaba olan Middlemarch sakinleri ve onların birbirleriyle kesişen hayatlarını kadının toplumsal statüsü,evlilik üzerine yanılgılar, siyaset ve din, hatta idealizm ve eğitim gibi pek çok değer ve temalar işlenmekte. Açıkçası fazlaca karakter ve karışık ilişkiler var. Olayları takip etmekte zorlanmadım değil ama bu kasabaya kesinlikle yabancılık çekmedim. Sanki film setinde dönem kıyafetleriyle birlikte orada bulunan figüranmış gibi hissettim.

Zeki, ahlaklı, bilime değer veren idealist Dorothea'nın kendisinden yaşça büyük temelinde sadece bilimsel çabalarını desteklemek olan Peder Edward Casaubon ile evlenmesiyle roman açılışını yapıyor. Bay Casaubon'un genç kuzeni Will Ladislaw ise bu hikayenin en unutulmayacak karakterlerindendi. Daha sonra kasabada siyaset, politika, sağlık, eğitim ve din konularında sert rüzgarlar esmeye başlıyor. En üzücü tarafı ise yıllardan beri şahsi menfaatlerin halkın ihtiyaçlarının yok sayılmasının devam ettiği olması. Sadece kadınların her konuda bastırılmaya çalışılması bile başlı başına üzülecek bir durum daha.

Tavsiye edilir
640 syf.
·6 günde·7/10 puan
Ilk cilt için ne yazsam bilemedim. Okuyacaklara öncelikli tavsiyem YKY ile Nora'nin baskısını karşılaştırmaları. Grup okuması olduğu için birçok arkadaş ellerinde Nora olsa dahi YKY baskısını alıp ondan okumaya başladı. Yazarın dili zaten öyle ağdalı ki arada ne derece fark var şimdilik bilemiyorum. Bazen bir cümle 10 satır devam edebiliyor. Başında ne demişti diye düşünmenize neden olabiliyor. Bu nedenle hızlı okumakta fayda var ama bu kez de çeviri kaynaklı olduğunu düşündüğüm öyle cümleler oluyor ki "haydaaa" diyip kitabi elinizden atmak geliyor :))
Yazarın daha önce başka kitabını okumuş olmasam aynı kişinin yazmadığını düşünürdüm. Bazı gereksiz mevzulari anlatmış da anlatmış. "Yok ya, bu mevzuyu bir yere bağlayacak yoksa niye bunca sayfa anlatmış olsun ki" diye düşünüyorsunuz ama nafile! Gerçekten öylesine anlatmış hissine kapılıyorsunuz. "Belki de o karakterin ahlak anlayışını daha iyi anlamamız içindir" diye düşünüp kendinizi teselli ediyorsunuz:)) yine de İngiliz edebiyati için favorim hep Dickens olacak sanıyorum.
Okumayı planlayanlara keyifli okumalar dilerim.
952 syf.
·31 günde·Beğendi·10/10 puan
Taşra Hayatı Üzerine Bir İnceleme yazan Middlemarch George Elliot'un İngiltere kırsalında geçen bir romanıdır. Kitap o kadar güzel ki tadı damağımda kaldı. Mükemmel roman kahramanları, mükemmel insan tahlilleri. Mutlaka ama mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Okumadan ölmeyin. YKY baskısı çok kolay okunuyor.
848 syf.
·67 günde·Puan vermedi
Edebiyatın bir yan işlevi olarak görsem de, en önemli işlevlerinden birisi de bir topluma kimlik kazandırmasıdır. 19.yy İngiltere’sinde ortaya konan ve dünya klasikleri arasında yerini alan birçok roman da Viktorya Dönemi İngiltere’sine mührünü vurmuştur. Son yıllarda yeterli seviyede olmasa da dünya klasiklerine olan ilginin arttığını düşünüyorum. Ancak ülkemizde dünya klasiklerine duyulan ilginin ağırlıklı olarak Rus ve Fransız yazarlarda toplandığını görüyorum. Maalesef bu döneme ait önemli İngiliz yazarlardan George Eliot, Trollope, Dickens, Thomas Hardy ve Bronte kız kardeşler yeterince ilgi görmemektedir ya da benim izlenimim öyle.

Middlemarch’ı okurken kendimi Tolstoy’un Anna Karenina’sını okurken hissettiğim duyguları hissederken buldum. Kanaatimce iki kitap arasındaki bazı benzerlikler yeterince ortadaydı. Ele alınan ilişkiler -gerek toplumsal gerek aile bağları gerekse de romantik ilişkiler- bende bu hissin vukuu bulmasını sağlamış olmalı. Daha sonrasında merak edip araştırdığımda gerçekten de Tolstoy’un George Eliot’ın eserlerinden önemli ölçüde etkilendiğini öğrendim. Anna Karenina’da Levin-Kitty, Vronski-Anna ya da Stiva ile Darya’nın ilişkisini okumaktan zevk alanlar Middlemarch’ta Dorothea’nın önce Casaubon daha sonrasında Will Ladislaw’la olan ilişkisini ya da Rosamond-Lydgate, Mary Garth-Fred ilişkisini okumaktan zevk alacaklarına inanıyorum.

Viktorya Çağı İngiliz Edebiyatı’nın en önemli eserlerinden bazılarını vermiş olan Eliot’ın bu kitabında, her ne kadar Middlemarch hayali bir kasaba olsa da, İngiliz toplumuna ait önemli olaylara dair izleri görebiliyoruz. Toprak sahibi Lord ve Lady’lerin İngiliz Parlamentosunda görüşülen reform yasalarına bakışı, Tory ve Whig ayrımı, ahlak anlayışı, kadına ve evliliğe bakış, asil bir aileden gelmenin önemi ve daha birçok ayrıntı romanda güzel bir şekilde işleniyor. Bu hayali kasaba sayesinde 19.yy’da İngiltere kırsalında hayatın nasıl akıp gittiğini kolaylıkla idrak edebiliriz. Toplumun önemli parçalarından kişilerin; toprak sahiplerinin, kasaba doktorlarının, mahalle papazlarının, belediye başkanının, at yetiştiricilerin, arazi idarecilerinin, gazete sahiplerinin ve önemli ailelere mensup lady’lerin birbirleri ile olan ilişkisini ve bu ilişkide nelere dikkat ettiklerini görebiliriz. Evlenmek isteyen kızların ve onları evlendiren ebeveynlerin talipler arasında nelere dikkat ettiklerini de detaylı olarak görebiliyoruz. Sanırım İngilizliğe özgü bu kadar çok şey olması dünya klasiği olmasına rağmen bu eserlerin ülkemizde Rus ve Fransız yazarların eserleri kadar ilgi çekmesini önlemiş. Ancak şunu söylemek gerekir ki bu eserler ne kadar çok İngiltere’ye özgü ayrıntı barındırırsa barındırsın içerisinde evrensele ait birçok değeri işlemeyi de ihmal etmiyor. Bu yüzden bu kitabı sadece İngiltere’ye ve İngiliz Edebiyatı’na merakı olan kişilere değil klasik okumayı seven herkese önerebilirim.
952 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10 puan
'Taşra Hayatı Üzerine Bir İnceleme' alt başlığıyla yazılmış bir metin olduğu için neyle karşılaşacağımızı bilerek başlıyoruz okumaya. Dönemin İngiltere'sinde, Middlemarch adındaki kasabada geçiyor yazarın din, sanat, bilim, politika ve sosyal ilişkiler üzerine anlattıkları. Romantizm içeren sahneler bana sık sık Austen'ı anımsatsa da, karakter incelemelerinin aşırı detaylı olması sebebiyle Proust'un kulaklarını çınlattım sürekli. Kayıp zamanın izinden giderken zamanın büküldüğünü hissetmiştim. Bayan Evans da aynı baloncuğa soktu beni. Özellikle kitabın ilk yarısında, zamanın adeta duracak kadar yavaşladığı anlarda ortaya çıkan bu baloncuklara girip karakterlerin duygu ve düşüncelerinin açıklanması bitene kadar orada kalıyoruz. Ama ikinci yarısını ve finalini göz önüne alırsam keyifli bir okuma olduğunu söyleyebilirim. Gerçi 945 sayfa boyunca öngörülebilir, tek düze giden bir hikâyenin de okuru yormadığını, zaman zaman sıkmadığını söylersem yalan olur. Okumak için zamanınız bolsa şayet, tavsiye ederim. =)
952 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Gizli hazinem. Çoğu eleştirmen yazılan en iyi İngilizce kurgusal roman demeye kadar götürüyor işi. Aslında mary ann evans adlı yazarımız ciddiye alınmak için ve kitabını daha kolay bastırabilmek için birçok çağdaşı gibi erkek ismi kullanıyor. Victoria döneminde kendimi büyük işlere adamak isteyen dorothea hayalindeki evliliği kurduğunu zannedip renksiz ve mutsuz bir evlilik yapmak zorunda kalır. Ama evlilik süresince sadece iyi bir eş olarak aslında kendi kişiliğine hakaret ettiğini anlar ve kendi hayatında adımlarını atmaya başlar. Dönemin Britanya’sını din, siyaset ve toplum yaşamı olarak çok iyi ele alan eser. Gerçek bir başyapıt. Dönem romanı ve klasik edebiyat seven herkesin okuması gereken ve zamanın krallığını tüm yönleriyle ve çıplaklığıyla anlatan bir eser
Kavramlar ve ahlaki ilkeler yere saçılmış topluiğneler gibiydi; insanı yürümekten, oturmaktan, hatta yemekten korkar hale getiriyorlardı.
Kadın olalım erkek olalım, biz ölümlüler, sabah kahvaltısıyla akşam yemeği arasında pek çok düş kırıklığını sineye çeker, gözyaşlarımızı bastırırız; dudaklarımızın çevresi bir parça solgun görünür; ama nedeni sorulunca "Bir şey yok!" deriz. O sırada gururumuz yardımımıza koşmuştur; bizleri sırf başkalarını yaralamamak için kendi yaramızı gizlemeye zorladığı zamanlar, gurur hiç de kötü bir şey değildir.
Siz baş belası yakışıklı gençler! Her şey hep kendi dilediğiniz gibi olsun istiyorsunuz. Kadınları anladığınız yok. Sizin kendinize duyduğunuz hayranlığın yarısını bile duymazlar onlar size karşı.
Kadın olalım erkek olalım, biz ölümlüler, sabah kahvaltısıyla akşam yemeği arasında pek çok düş kırıklığını sineye çeker, gözyaşlarımızı bastırırız; dudaklarımızın çevresi bir parça solgun görünür; ama nedeni sorulunca, "Bir şey yok!" deriz. O sırada gururumuz yardımımıza koşmuştur; bizleri sırf başkalarını yaralamamak için kendi yaramızı gizlemeye zorladığı zamanlar, gurur hiç de kötü bir şey değildir.
Eğer hayat şu anda sizler ve benim için daha kötü olabilecekken o kadar da kötü değilse, bunu yarı yarıya, ideallerine bağlı kalarak bir köşede gösterişsiz hayatlar yaşamış, şimdi de kimsenin ziyaret etmediği mezarlarda yatan insanlara borçluyuz.
George Eliot
Sayfa 945 - yky

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Middlemarch
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
952
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750846656
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Middlemarch
Middlemarch
Middlemarch
Middlemarch
Middlemarch
Middlemarch
Kendi döneminde kadınların hapsolmaya zorlandığı fantezi dünyası yerine sıradan insan hayatının karmaşasını gözler önüne seren George Eliot, İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri olan “Middlemarch”ta bireysel trajediler, küçük başarısızlıklar, küçük zaferler, sıkıntılı evlilikler ve seçimlerin önemi gibi meselelerle aslında sadece bir kasabanın sakinlerine değil, tüm insanlığa ışık tutuyor.

Umutsuz bir evlilik yapan Dorothea, yanlış seçimlerinin bedelini ödeyen genç doktor Lydgate, kimsenin sevmediği Bulstrode, hayal kırıklıklarıyla savaşan Fred Vincy ve daha nicesi. İdealizmin, hayal kırıklıklarının, aldatılmanın, sadakatin, engelleri aşmaya çalışan evliliklerin klasikleşen romanı Middlemarch’ı Ünal Aytür’ün özenli çevirisiyle yayımlıyoruz.

Kitabı okuyanlar 152 okur

  • Distopik Okur
  • AysHa
  • Martin Eden
  • Mustafa dönmezer
  • Eda Bıyıklı
  • Neslihan
  • G. İlke
  • Oğuz
  • Dilruba Selvi
  • Zeynep

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.7 (11)
9
%11.3 (7)
8
%3.2 (2)
7
%0
6
%3.2 (2)
5
%1.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0