Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
Sabahattin Ali, birçok eserinde olduğu gibi Değirmen adlı kitabında da toplumun kanayan yaralarını, adeta deşilen bir ciğer misali, adaletsizlikleri, sevgi yoksulluğundan ağzı hasret kokan sevdalıları bir tokat gibi yüreğimize indirip duruyor. Üstelik bunları yaparken üslubundan hiç ödün vermiyor. Ne mahrum ediyor betimlemelerinden ne de kalemini ürkekleştiriyor; mürekkebi olduğu gibi döküyor kağıtlara ve bir ebru gibi milim milim şekillendiriyor kelimeleri. Satırlar, sayfalar bitip son kelimeye kavuştuğumuzda on altı öykünün olan çıplaklığıyla zihnimizde uzanıverdiğini görüyoruz.Hangi konuyu, hangi karakteri ve yeri, zamanı ele alırsa alsın ham maddesinin hep ‘sevgi’ olduğunu görürüz Sabahattin Ali’nin. Hep sevgiyle yoğurulur ve sevgiyle inceltir kalemini; kelimelerini sevgiyle başlara taç eder. Kimi zaman insanların sevdaya olan doyumsuzluğunu kırlangıçlar anlatır kimi zaman da yalnızlığa olan sevgisini kendini kitaplarına teslim ederek belli eder ve ekler. Üç bölümden oluşan bu eseri baştan sona karakterleri, olayları ve kendi içindeki üslubuyla tam anlamıyla irdelemeye çalışırken, aslında yazarın ön sözde iliştirdiği bu sözler anlattıklarının okur için olduğunu zaten kanıtlar nitelikte: ‘Arasında yazmış olmakta utanacağım kadar kötülerin olduğunu biliyorum… İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim.’ Keyifli okumalar...
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Ve aşk ne kadar kudretlidir!..
7/10
·144 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 01:19
Sabahattin AliSabahattin Ali, en sevdiğim yazarlardan birisi. DeğirmenDeğirmen, 16 farklı eserden oluşuyor. Hikayelerin hepsi birbirinden güzel. Sabahattin AliSabahattin Ali, öykülerinin her birinde farklı konuları işlemiş. Kimisinde aşk, kimisinde sadakat, kimisinde mücadele, bazıların da haksızlık ve özgürlük... Yazar, hem içinde yaşadığı dönemin olaylarına ışık tutarken hem de işlemek istediği konuyu net olarak aktarmış biz okuyucularına. Sabahattin AliSabahattin Ali, çok güçlü bir yazar. Öykü okumayı seviyorsanız bir solukta okuyup bitirebileceğiniz bir eser. Kitabı okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
7/10
·140 syf.·
2025 13. kitabı
""İçimdeki ateş, herkesin ısınmak için bana sokulmasına kâfiydi.." Sabahattin AliSabahattin Ali Eser iki gözüm Sabahattin AliSabahattin Ali'nin ilk öykü kitabıdır. Eser üç bölüm ve on altı öyküden oluşuyor. Öyküler birbiriyle bağımsız kendi dünyasını anlatan dostlar.. Eserde en çok sevdiğim üç öykü vardı bunlar: Değirmen, Kırlangıçlar ve Viyolonsel... Her bir öykü kendi içinde bir konuya değiniyordu. İçerik itibariyle genel konular; Aşk, sevgi, hüzün, ayrılık, toplumsal sorunlar, yönetim vs. değinmektedir. Sevdiğim öykülerden kısaca bahsetmem gerekirse.. Değirmen öyküsü beni daha çok etkiledi açıkçası... Siz sevdiğiniz kadın için bir kolunuzdan vazgeçer miydiniz? Sırf sevdiğiniz kadın kendini kötü hissetmesin diye kendi nefsinin sesini bastırıp sevdiği kadın için bir kolunu kesen bir genç..(sevdiği kadın tek kollu, diğer kolunu bur kazada kaybetmiş.) İki gözüm sen bu öyküyü yazarken o elin nasıl titremedi, okurken ben kötü oldum.. Tabii kimse kimseyi böyle körü körüne sevmemeli, eğer sevmek buysa çok yanlış. Sevgi aklı başında yapılan bir şeydir. Sıradışı delice şeyler yapmaya lüzum yoktur. İçinden geldiği gibi sev, sarmala ve gözünden sakın kâfi, gerisi birazcık fazlalık bana göre... Viyolonsel öyküsü de bir o kadar beni etkiledi açıkçası.. Siz sevdiğiniz erkek için en sevdiğiniz sanatınızdan vazgeçer miydiniz? Sırf o istemedi diye, çok sevdiğiniz için, sevdiğiniz şeylerden kendinizi esirger miydiniz? Bunu bir düşünelim.. Şahsen benim düşüncem karşımdaki kişi beni bir tercih yapmaya yönlendiriyorsa ondaki değerimi bir sorgularım. O bende ne kadar ben onda ne kadarım? Çünkü sevgi, sevdiğini yolundan alıkoymak değildir. Gerçek sevgi, sevdiğini yürüdüğü yolda desteklemektir. Fikrini söylersin fakat zorlamazsın, zorla olan şeylerin pek bir tadı olmuyor
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Gidersem istikbalimi kaybedecektim , fakat durursam aklımı
10/10
·140 syf.··
2000 12. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2000 00:00
Değirmen isimli eserinde Sabahattin Ali'nin özellikle gözlem gücünün öykülerine yansıması muazzam. Kitapta alıştığımız Anadolu öyküleri olduğu gibi aşka ve sevgiye dair de hikayeler bulunmakta. Seçmek zor olmakla birlikte Değirmen öyküsü en iyilerinden biri. Güçlü bir kalemle yazılmış öyküler içeren Sabahattin Ali'nin ilk eserlerindenbiridir hemen hemen bu kitap. Bazılarında daha çok aşk teması ön plandayken bazılarında toplumsal sorunları ele almış. Öykü severlerin ve öykü yazanların okumasını tavsiye ederim.
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Değirmen Kitap İncelemesi
9/10
·140 syf.··
2019 21. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2019 00:03
"Siz aniden sönen kandilin hikayesini bilir misiniz?" Sabahattin Ali'den okuduğum ikinci kitaptı. Kuyucaklı Yusuf'u okumuştum ilk olarak (incelemem : #44611276 ) O kitabını okuyunca hemen bunu ve 'İçimizdeki Şeytan' isimli kitabını da aldım. İlk bunu okumak nasip oldu. Kitaba gelecek olursa kitap hikayelerden oluşmaktadır. Benim gibi hikaye seven biri iseniz bu kitap hoşunuza gidecektir diye tahmin ediyorum. Bazı hikayeler diğerlerinden daha öne çıkıyordu. Ben en çok kırlangıçlar hikayesini beğendim. ( hikayeyi merak ederseniz kısa bir bölümünü alıntı olarak paylaşmıştım: #48478663 ) Peşinden Değirmen ve Viyolonsel hikayesini beğendim. Her hikayenin kendine göre bir ön planı ve anlattığı bir şey vardı. Bu üç hikaye de sevmek üzerineydi. Eğer okuduysanız sormak isterim: Değirmen öyküsündeki gibi seven biri olur mu sizce? veyahut viyolonsel hikayesindeki gibi ölümden sonra bile öylesine sevecek, sadık olan... Ben kitabı gerçekten sevdim. Tavsiye eder miyim? Evet, ederim. Umarım bu incelemeyi okuduktan sonra siz de merak edersiniz ve eğer okursanız benim gibi seversiniz. Keyifle kalın, iyi okumalar dilerim herkese... ^-^
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
8/10
·137 syf.·
2018 139. kitabı
''İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim.'' Bakın bu inceliktir, naifliktir, temizliktir, bir şairin / yazarın ruhunun yansımasıdır. 3 kısım ve 13 öyküden oluşan kitap, Sabahattin Ali'nin bu önsözüyle başlar. ''Zor olan insan olmak değil kii, mesele insan kalabilmekte'' demiştir Sabahattin Ali'nin eserlerini beğenerek okuyan Nazım Hikmet. Keza insan kalabilmenin yükü altından zor da olsa kalkmış biridir Ali. 1935 sıralarında yayımlatmış bu eseri yani Cemal Kutay'ın yalan, dolanla onu içeriyi attırdıktan sonra Sinop Cezaevi'nden afla çıkışından sonrasına dayanır. Ne yapabilirsin dostum söyle bana? İçindeki doğrulardan sıyrılıp yanlışları insanların yüzüne bilahare değil de doğrudan söyleyebilir misin? Su gibi akan zamanın önüne geçip ona isyan edebilir misin? Hem etsen ne olacak zaman duracak mı? Nedir bu umarsızlığın? Nedir bu telaşın? Hayatı dik yokuşlarda yaşayan bir sen misin? Çıkar, çıkarabildiğin müddetçe varsın insanların gözünde. Yok isen yoksundur neden bu senin cehennemin olsun. Aldığın nefesi hiçbir insana borçlu değilsin. Aldığın nefesi bahşetmediler ki onlarsız nefesi terk ediyorsun. Düşün, aziz dostum! Düşünmek, onurdur, şereftir. Şu uçsuz bucaksız yeryüzünün de bir sınırı var. Sen bu sınırlar içerisinde sonsuz huzuru yakalayabilirsin. Ancak içini temiz tut. Vermek istediğim nasihatten çok bir öngörüdür. Senin yürüdüğün yolları arşın arşın tepeledim, adımlarımla düzledim. Sen arkamdan tozlarını yutarak ilerle. İlerle ki anlayasın ben hangi acıları çektim. Acıyı fazla önemseme. Ne demiş Peyami Safa ''Acıyı ancak acıyla tedavi edersin.'' Ne de olsa sınırsız acılara sahibiz değil mi? Bundan hiç kimsenin şüphesi yok. Hayat bir noktada sana simyacı olmayı da emreder. Elindeki malzemeyi iyi kullanabilmesin. Elimizdeki en iyi
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
2/10
·144 syf.··
2026 1. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 19:44
Nasıl okudum bilemiyorum doğrusu. Hiç ilerlemedi ve çok zor bitirdim. Üzülerek söylüyorum pek beğenmedim. Bakalım diğer kitaplarını okurken nasıl ilerleme kaydedeceğim?
Alıntı
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
8/10
·140 syf.··
2021 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2021 00:13
Değirmen, Sabahattin Ali’nin ilk öykü kitabıdır. 1935 tarihinde yayınlanmıştır. Kitap üç kısımdan oluşmaktadır. İçerisinde 16 tane öykü vardır. Ben kendim eleştirmeden önce kitabı henüz almayanlar için yazarın kendi kitabı için yazdığı eleştiriyi belirtmek istiyorum. “Şiir ve hikayelerim arasında, yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum. Bunların bir kısmının çocuk denecek bir yaşta yazılmış olmaları bence bir mazeret değildir; çünkü bu çeşit yazıyı bugün herhangi bir imzanın üstünde görsem, sahibini ıslah olmaz bir zevksizlik ve tam istidatsızlıkla suçlandırmakta tereddüt etmem. Bunların, benim san’at hayatımın gelişmesini göstermesi bakımından, sadece kendim için bir ehemmiyeti vardır ki bu da onları başkalarına okutmak için bir sebep olamaz. Buna rağmen bu yeni baskıdan onları çıkaramadım. Çünkü, bir kere okuyucu önüne sermiş olduğum taraflarımı sonradan örtbas etmeye hakkım olmadığı kanaatindeyim; ama böylece belki de eski bir hatayı devam ettirmekten başka bir şey yapmıyorum. İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim.” Kitabın içerisinde beğenmediğim öyküler var. Zaten ikinci ve üçüncü kısımdaki bazı öykülerin Osmanlı zamanına dayandığını açıklamış. Dönem farklılıkları var. O zamana göre çok yadırganacak bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Bir kitapta seni etkileyecek bir bölüm bile olsa sözünü edebiliyorsanız o kitaba beğenmedim, kötü bir kitap diyemezsiniz. Üç öykü beğenmedim diye kalan 13 öyküyüde çöpe atamam. Değirmen, Kurtarılamayan Şaheser, Kırlangıçlar, Viyolonsel, Bir gemici hikayesi.. Beni en çok etkileyenlerden. Özellikle Viyolonsel. Ben kitabı beğendim. Bence okunması gereken kitaplardan. Tavsiye ederim..
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Beni Kararsızlığımla Bırakan Hikâyeler
Puan vermedi·144 syf.··
2026 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 22:01
Sabahattin Ali’nin romanlarını daha önce okumuş biri olarak Değirmen’e başladığımda benzer bir okuma deneyimi bekliyordum. Ancak romanlarındaki daha akıcı ve doğal üsluba kıyasla bu kitapta daha ağır, betimlemeci ve yer yer klasik öykü anlatımına yakın bir tonla karşılaştım. Kısa hikâye formunun getirdiği hız ile uzun betimlemelerin birleşmesi, bazı öykülerde mesafe yaratmama ve tam olarak içine giremememe sebep oldu. Buna rağmen kitabın güçlü yanları da göz ardı edilemez. Anadolu insanını samimi, derin ve içten bir şekilde yansıtması, toplumsal mesajlarını doğal biçimde hissettirmesi kitabın en değerli tarafları. Özellikle Değirmen öyküsü atmosferi ve taşıdığı duyguyla bende karşılık buldu. Yazarın insanın yalnızlığını, kırılganlığını ve iç çatışmalarını anlatırkenki samimiyeti birçok öyküde hissediliyor. Öte yandan bazı hikâyeler bugün modern okura fazla melankolik, dramatik ve sade gelebiliyor. Bazı öykülerde karakterlerden çok duygunun ve fikrin öne çıktığını hissettim. Bu yüzden kimi hikâyeler bende biraz ansızın bitmiş gibi bir his de bıraktı. Kitaptaki ağır karamsarlık ve trajedi dozu da dönemin şartlarından besleniyor olsa gerek. Kitabın başındaki önsöz de okuma deneyimimi etkileyen noktalardan biri oldu. Sabahattin Ali’nin bazı hikâyelerini kendisinin de çok güçlü bulmadığını söylemesi ilginçti. Bu dürüstlük bir yandan saygı uyandırırken, bir yandan da bazı öykülere yüklediğimiz anlamları yeniden düşündürdü bana. Belki de sevdiğimiz yazarlarda eksik kalan yerleri bile bilinçli tercihler olarak yorumlamaya daha yatkınız. Genel olarak Değirmen, bende net bir hayranlık ya da hayal kırıklığı bırakmadı; daha çok kararsız bir his bıraktı. Etkilendiğim hikâyeler oldu, ama aynı zamanda bana tam ulaşmayan ya da daha öngörülebilir gelen öyküler de vardı. Yine de
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
kurtarılamayan şaheser..
5/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 19:55
"Şiir ve hikayelerim arasında, yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum. İyiyi kötüden ayırma külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim." Diyerek başlamış yazar.. İlk defa öykülerini okuma fırsatı buldum. Şiirlerinden ve romanlarından yanı sıra. Öykulerinde de toplumun iç çatışmaları, adaletsizlik, halkın içten içe yaşadığı sıkıntıları ele almıştır. Bazılarında ise aşk, sevgi, özlem ön planda yer almaktadır. Bana hitap etmekle birlikte okurken beğendiğim öyküsü "Kurtarılamayan Şaheser" oldu. Ve o öykü eminim hayatta ders çıkaracağım çoğu şey arasında olacak. Eseri beğendim. Öykü severlere tavsiye ederim.
Alıntı
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.