Türk Edebiyat Klasikleri 34

Değirmen

Sabahattin Ali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·164 syf.··
2023 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2023 23:24
Sabahattin Ali’nin 16 tane öyküden oluşan bu kitabında adının da aldığı ilk öykü olan değirmen haricinde diğerleri bu öyküsünün gölgesinde kaldı. Ya da bende değirmen öyküsü bitince kitap bitti hissi oluştu. Diğer öykülerini okurken aynı duyguyu alamadım maalesef. Tema ile ilgili olarak öykülerinde hayatımızdan kesitler veren Sabahattin Ali kimi öykülerinde hayatımızda karşılaşabileceğimiz olaylara benzer konuları kaleme almıştır. Bu bir dilencinin duyduğu aşk da olabilir ya da politik siyasetin nasıl bir canavar olduğu da olabilir. Sabahattin Ali öykülerinde genel olarak hayatında yaşamış olduğu haksızlıkları, yaşadığı dramı, rahatsızlıkları konu alarak öykülerine yansıtmıştır ki bu olaylar bu dönemde de herkesin başına gelebilecek olaylardır. Bizi kitabı okurken kendisine çeken en güzel yönünden biri de budur. Kitabın en sevdiğim yanı ise içerisinde bilmediğimiz kelimelerle karşılaşma olasılığımız çok olsa da sayfa altlarında açıklamasını okuyarak yeni kelimeleri öğreniyor olmamız. Okumak isteyenlere tavsiyem ilk öyküde takılıp kalmayın diğerleri de okunmaya değer öyküler. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2024 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 19:08
Sabahattin Ali'nin ilk kitabı olmasına rağmen mutlaka okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum. Küçük, basit insanların büyük, temiz, saf aşklarının anlatıldığı Değirmen hikayesi aşkın hiç de kolay olmadığını, ve aynı zamanda fedakarlık olduğunu anlatıyor. Konu sadece aşk değil tabii. Kurtarılamayan Şaheser hikayesi, bence, iyi bir yazarın, yazının ve eserin nasıl olması gerektiğini harika anlatmış. Bir arkadaşınıza kitap hediye etmek istiyorsanız bu kitap güzel bir tercih olabilir :)
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
8/10
·151 syf.··
2023 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2023 00:00
Sabahattin Ali'nin 1935 yılında yayımlanan ilk hikaye kitabı olan bu eser, yazarın 1927-1934 yılları arasında yazdığı 16 kısa öyküden meydana gelir. Özellikle aşk temalı hikayelerin fazla olduğu kitapta aynı zamanda o dönemin ahlâk anlayışı, toplumun adalet sistemi, yolsuzlukları ve siyaseti de eleştiriyor. Keyifle okuyacağınız bu kitabı okumanız dileğiyle.
1000Kitap
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
7/10
·164 syf.··
2023 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2023 22:43
Sabahattin Ali’nin ilk öykü kitabı. Ben normalde öykü kitabı okumayı sevmiyorum, bana nedense çok kopuk geliyor. Tam alışmışım hikâye bitmiş. Öyle bir eksiklik. Ama konu Sabahattin Ali olunca bir şans vermek istedim. Yine de sevemedim. Bazı türler bazı insanlara hitap etmiyor Değirmen: Burada bir delikanlı var, bu delikanlı çok yakışıklı ve efendi biri. Çoğu kızın yüzüne bile bakmamış. Bir gün bir köye giderler ve orada değirmencinin kızını görür. Gördüğü an o kız tutulur. Delikanlı çok da iyi klarnet çalmaktadır. Kızın da aslında delikanlıda gönlü vardır ama delikanlıyı istemez. Çünkü kızın bir kolu yoktur, bunun eksikliğini hisseder. Delikanlının da bunu yaşanmasını istemez. Delikanlı bir gün klarnet çalacağını ve herkesin toplanması gerektiğini haber verir. Herkes gelir, babası ile o kız da. Delikanlı klarneti öyle acıklı çalar ki herkes hayran kalır. Klarneti çalması bittiğinde kolunu değirmene doğru sokar ve kolunu feda eder. Bu nasıl bir aşktır? Kurtarılamayan Şaheser: Delikanlı bir kızı çok sever. Kız ona bu zamana kadar yazılmadık, bilinmedik bir şey yazarsa onunla olacağını söyler. Erkek bunu kabul eder. İnsan arasına karışır, insanın acılarını anlatır kız beğenmez. Doğayı, savaşı anlatır yine kız beğenmez. Bir gün delikanlı çöllere gider. Orada Allah yoluna girer. Dünyevi duyguları rafa kaldırır, bunları yazar ve kıza getirir. Kız, delikanlının yazdıklarına bayılır. Artık onunla olacağını söyler ama delikanlı kızın söylediklerini duymaz bile. Çünkü onu artık dünyevi şeyler mutlu etmemektedir. Kız bunu fark eder ve bu sefer de yazdıklarını atmasını söyler. Delikanlı bunu yapmak istemez bunun üzerine kız defteri ateşe atar. Delikanlı defteri kurtarmak ister ama boşunadır. Delikanlı ve kız kavgaya tutuşurlar. Delikanlı kızın boğazını sıkar ve onu öldürür.
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2020 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2020 15:26
16 hikayeden oluşan adını ilk öyküsünden almış Sabahattin Ali kitabı... İçinde en beğendiğim hikaye olan aynı zamanda kitaba ismini veren Değirmen, gerçek sevgi ve fedakarlığın kanıtı. Yaşadığımız dönem şartları o kadar kötülük ve çirkinlikler barındırıyor ki kısa bir hikaye bile kendine hayran bırakıp mutlu edebiliyor insanı. Değirmen dışındaki diğer hikayelerinde ortak konusu aşk. Her karakterden öğreneceğimiz bir şey var bu kitapta. Her biri bambaşka hikayeler anlatıyor, yepyeni dersler veriyor. Bunların yaninda dönem şartlarını da tarafsız bir şekilde sunan Sabahattin Ali bize o yıllardan ipuçları bırakıyor. Okunması gereken, bir solukta bitirebileceğiniz, her türlü duygunun biriktiği Türk Edebiyatının önemli eserlerinden Değirmen... Tavsiye ettiğim, okunması gereken bir kitap.
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
7/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2024 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2024 18:32
Değirmen içerisinde kendi ile birlikte 15 tane daha hikaye barındıran bir hikaye kitabı. Genel itibari ile gerçek aşkı anlatılmaya çalışılmış kitapta tabi yer yer içerisinde Osmanlı dönemindeki anadoludan ve anadolunun durumlarından da bahsedilmiş. Kitabın bazı yerleri ağır ve anlaşımı zor olsa da genel anlam itibariyle güzeldi.
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
9/10
·164 syf.·
2021 5. kitabı
Sabahattin Ali'nin 16 hikayeden oluşan ve hikayelerinin tadı damakta kalan eseri... Daha çok, romanlarıyla tanıdığımız Sabahattin Ali'nin, "romana olan yolculuğu"na şahit olmak adına; Buyurunuz.
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
Puan vermedi·164 syf.··
Beğendi
·
2021 229. kitabı
İş Bankası Kültür Yayınları’nın Türk Klasikleri dizisiyle, Sabahattin Ali’nin romanlarının ve öykülerinin bir kısmını tekrar okurken, gözden kaçanları da yakalamış oldum. Köy ve köylünün sorunlarına dair, cezaevi gözlemlerine dayalı öyküleri inanılmaz güzel geliyor bana.Sabahattin Ali ile her bir öykü karakteri ete kemiğe bürünüp, karşınıza dikiliyor sanki. İlk öykü kitabı olan Değirmen, 1935 yılında yayımlanır.Acemiliğinin, arayışının en çok net görüldüğü bir kitap olan Değirmen’in ilk öykülerinde aşk teması ağırlık taşırken, ilerleyen öykülerde gerçek Sabahattin Ali öykü temalarını görüyoruz. Yine de Değirmen öyküsü benim için en güzel aşk öykülerinden biri.
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki...
Puan vermedi·164 syf.·
2025 23. kitabı
Sabahattin Ali'nin ilk öykü kitabı "Değirmen" gençlik döneminde yazdığı 3 bölüm 16 öyküden oluşuyor. Kitabın ön sözünde yazar bazı öykülerini acemiliğinde yazdığını, aralarında yazmış olmaktan utanacağı kadar kötü hikayelerden oluştuğunu söylüyor fakat bana göre kitapta hiç kötü öykü bulunmamaktadır. Değirmen, karamsarlık tonu yüksek, ancak gerçekçi öykülerden oluşan bir kitap. Özellikle bazı öykülerde insanın hiç değişmediğini, bugün yaşadığımız pek çok şeyin 1930'larda da aynen mevcut olduğunu düşündürüyor insana. Ben ilk bölümdeki öyküleri daha çok beğendim. Hepsi ayrı güzeldi, hatta bazı öyküler öyle bir yerde bitmesine üzüldüm daha fazla okumak isterdim. Ben oldukça yalın buldum. Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar.
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
7/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2021 10:49
Genelde “İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu Madonna” kitaplarıyla tanıdığımız S.Ali’nin 13 farklı hikayesinden oluşan bu kitap; ilk bölümde genellikle aşk, ayrılık, 2-3. bölümlerdeyse Anadolu insanın çektiği zorlukları, toplumu anlatıyor. Ben genelde uzun soluklu roman okumayı sevsem de kitap kısa zamanda bitti. Gereksiz uzun betimlemeler yoktu ama duygular iyi aktarılmış. “Değirmen, Kırlangıçlar, Viyolonsel, Bir Orman Hikayesi” en sevdiğim hikayeler oldu. Ancak “ Birdenbire Sönen Kandilin Hikayesi, Sarhoş, Bir Delikanlının Hikayesi” pek etkilemedi ve yazarın ön sözünde bahsettiği gibi yarım kalmış, amaçsız geldi. Benim için S. Ali’nin hikayeleriyle tanışmamı sağlayan, ortalama bir kitaptı.
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.